• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Bir asırlık kin: Hüseyini’lerin yaşı büyütüldü idama, Yusufların ismi küçültüldü mezara!

Nisan 22, 2026
in Manşet, YAZARLAR
184
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Justice Square, ‘Şaban Yasak’ kararının tam çevirisini ve güncel dilekçe örneklerini yayımladı

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

Org.Sönmezateş’ten 15 Temmuz ifşası: Komutanlar Saray’a çağrıldı, sonra birdenbire zenginleştiler

Kahramanmaraş ve Dersim!
Bu iki şehir, bu ülkenin sadece haritasında değil, vicdanında da derin yaralar açmış iki ayrı hikâyedir.
Bu iki şehir, aynı coğrafyanın iki ayrı yüzü gibi; biri direnişin, diğeri acının hafızasıdır.
Her ikisi de bu ülkenin tarihine kazınmış, farklı zamanlarda ama benzer kaderlerle yoğrulmuş trajedilerin mekânıdır.
Biri işgalci Fransız’a karşı onurun sembolü, diğeri devletin acımasızlığına karşı direnişin; zulümlere karşı “Fransız kalışa” haykırışın adıdır…
Ama ikisinin de ortak noktası, zalimlere karşı dimdik duran insan onurudur.

Dün Seyit Rıza’nın oğlu Hüseyin’in yaşıyla oynayarak darağacına götüren çürümüş akıl neyse, bugün Yusuf Tarık’ın ismini küçülterek onu ikinci kez öldüren mütekebbir anlayış aynıdır.

Sütçü İmam ve Seyit Rıza…
Biri Fransız askerinin bir kadının örtüsüne uzanan eline karşı çektiği tabancayla tarihe geçti…
Öteki, darağacına yürürken “ayıptır, zulümdür, cinayettir” diyerek, dönemin muktedirlerine,  aslında bugüne seslendi; bir halkın vicdanını geleceğe taşıdı.

Bugün dönüp baktığımızda, bu topraklarda yaşanan zulmün, bir zamanlar Fransızların Maraş’ta yaptıklarını aratmayacak bir noktaya geldiğini görmek insanın içini yakıyor.

Önce Kurtuluş Savaşı’nın sembollerinden Sütçü İmam’ın memleketinden başlayalım…
Maraş’ı “Kahraman” yapan; tecavüzlere, baskılara, işgale karşı dimdik duran, gasplara karşı ayağa kalkanların ruhudur.
Bu ruhu abideleştiren ve ülke tarihine altın harflerle yazılan Sütçü İmam vakasını hatırlayalım.
Çünkü bugünü anlamak için tarihin o yaralı sayfalarına yeniden bakmak gerekir.

Tarih: 25 Ekim 1919…
Yer: Kahramanmaraş, Uzunoluk…
Günlerden Cuma…

Fransızlar iki bin kişilik kuvvetle şehre girer. Cizvit papazları işgalcileri bando ile karşılar.

Ardından aşağılamalar başlar; hakaretler, baskılar, zorbalıklar… Şehrin üzerine çöken bir utanç gibi yayılır bu zulüm.

Bir akşamüstü…
Hamamdan çıkan kadınlara yönelen Fransız askerleri, “Burası artık sizin değil” diyerek bir kadının örtüsüne el uzatır.

Taciz alenileşir.

Tam o sırada…
Bir adam çıkar ortaya: Sütçü İmam.
Gördüğü karşısında tereddüt etmez. Tabancasına sarılır.
Kadının onuruna uzanan eli, tek bir kurşunla durdurur.

O an sadece bir asker vurulmaz; bir milletin haysiyeti ayağa kalkar. Maraş o gün kahraman olur.

Ama bugün…
Aynı şehirde yürek yakan bir tablo var.

Sabıkalı polis müdürü Uğur Mersinli’nin oğlu, canına kıydığı KHK’lı bir babanın oğluna karşı bile “özel bir protokol” uygulanarak toplumdan tecrit edildi.

Babası 1758 gün zindana atıldı ama kinleri dinmedi.
Vefat edenlerin listesinde Yusuf Tarık Gül’ün ismi küçültülerek farklı muameleye tabi tutulması, cenazesine kimsenin katılmaması vs.

Memleket bu zorba anlayış ve ırkçı zihniyeti iyi tanır..

 Alevi halkının kapılarına çarpı atarak  yüzünü daha önce de göstermişti.
11 yaşında bir çocuğa bile ayrımcılık uygulayan bir rejim ise; faşizmde çıtayı yükseltmiş oldu.

Uğradıkları mahalle ayrımcı baskı korkusuyla çevresine “Babam yok” diyerek büyüyen bir çocuk…
Ve ölümünden sonra bile küçültülen ve ifşa edilen isim…

Yusuf Tarık Gül’ün babası sıradan biri değildi.
O, KHK ile ihraç edilmiş bir polisti.

Önce işi, mesleği ve özgürlüğü alındı,
Sonra evladından koparıldı,
Daha sonra Seyit Rıza gibi; evladının acısıyla ayrı bir acı çektirdi dünkü muktedirlerin haşin yüzü!

Devletin ve sistemin soğuk yüzü, önce hayatı parçaladı, sonra acıyı derinleştirdi.
Yusuf Tarık da önce kurşunla, sonra yas evinde ayrımcılıkla ikinci kez öldüren bir patolojik anlayışla ötelere uçtu…

Ve en acısı…

Katiller, kollanıp korunurken, bu eşkıya düzenine haykırmak isteyen KHK’lı babanın feryadına arka çıkan yiğit ve yürekli bir insan çıkmadı kahraman şehir Maraş’ta!

Bu zulme karşı çıkacak bir “Sütçü İmam” çıkmadı.

Dünkü gaddarlar, Seyit Rıza’nın 17 yaşındaki oğlu Hüseyin’in yaşını 21’e çıkarıp, babasının gözleri önünde darağacına gönderdi.
Bugünün katilleri ise Yusuf Tarık’ın ismini küçülterek, onu yok sayarak mezara yolladı.

Aradan yıllar geçse de değişen bir fark görüyor musunuz?

İşte 88 yıl önceki o karanlık gece…
15 Kasım’ı 16 Kasım’a bağlayan bir Ramazan gecesi…

Bir devlet jipi Elazığ’da Buğday Meydanı’na ilerliyor…
Gökyüzü yarı bulutlu…
Ay, sanki olacakları görmek istemiyor gibi bulutların arkasına saklanıyor…

Jipin arka koltuğunda üç kişi oturuyordu: Elazığ Emniyet Müdürü Serez İbrahim, Emniyet Genel Müdürlüğünden İhsan Sabri Çağlayangil, Dersim Bölgesi Komutanı ve ortada Seyit Rıza.
Meydanda yedi darağacı…
Bir devrin utanç direkleri…

78 yaşındaki Seyit Rıza’nın yaşı yasaya ve asmaya uygun şekilde küçültülür, 17 yaşındaki oğlu Hüseyin’in yaşı ise; büyütülür…

Bugünküler gibi…

Adalet ve hukuk, celladın, hak tanımazların elinde eğilip bükülerek kevgire dönüştürülmüştü.

İdam sehpasında  baba Seyit Rıza’ya “Son sözün nedir?” diye sorulur.
“Kırk liram ve saatim var, oğluma verirsiniz” der.

“Oğlunu da asacağız” diye cevap verir insaftan mahrumlar.

“O zaman beni önce asın” der baba…

O da kabul edilmez.

17 yaşındaki oğlu Hüseyin, gözlerinin önünde infaz edilir.

Bir babaya verilebilecek en ağır acı…
Katil bir devlet bunu yapar.

Ve ardından kendisi…
“Evlade Kerbelayimê, bê gunayimê, ayibo, zulimo, cineyata  (Evlad-ı Kerbelayız, günahsızız, ayıptır, zulümdür, cinayettir) diyerek ve cellattı iterek, ipi boynuna geçirir.

Sandalyeye ayağıyla tekme vurup, infazını gerçekleştirir.

O gece sadece bir insan ölmez.
Bir halkın haysiyeti darağacına çekilir.

Bugün Seyit Rıza’nın dört dağın içindeki memleketi Dersim’de bir başka karanlık olay…

Anne ve baba feryadı!
Gülistan Doku…

İddialar ağır:
Tecavüz…
Cinayet…
Delil karartma…

Devletin Valisi,

Polisi,

Doktoru…
Aynı karanlığın içinde.

Hastanede kayıtlar siliniyor…
Deliller yok ediliyor…
Gerçek örtülüyor…

Ve en sarsıcı olanı ise;
Hipokrat yemini etmiş bir doktor, gerçeği yok ettiği için ödüllendiriliyor, Saray rejiminin Türkiye’sinde!.
“Yılın doktoru” seçiliyor, ardından terfi ettirilerek Sağlık Müdürü yapılıyor.

Daha vahimi; 6 yıldır cinayeti perdeleyen rejim ve aparatları tıpkı;

“Kurtla birlikte yiyenler, köpekle birlikte havlayanlar, sonra çobanla birlikte ağlayanlar’ korusu oluşturarak, bu sessiz toplumu uyutmaya devam ediyor.

Ülkeyi bu karanlık döneme sürükleyen rejimin kindar mucidinin meydanlarda, Yusuf Tarık, Yusuf Kerim, Ahmet Burhan ve daha niceler gibi masumların anne babalarına “Acımayacağız, acırsak acınacak hale geliriz.” diye höykürmesi; bu topraklarda merhameti boğan lanetli dilin hâlâ karşılık bulması en vahimi.

Bu topraklarda, Sütçü İmam gibi cesur, Seyit Rıza gibi vakur insanların sesi çıkmıyor.
O cesur yüzbinler, zindanlarda kaderine terk edilmiş, adalet bekliyor.

Son söz: Maraş, Dersim, Elazığ ve ülke sathında bunca zulümlere hâlâ Fransız kalanlara; “Bir ülkede namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o ülkede kurtuluş yoktur.”  e.cansever@zamanaustralia.com.au

Tags: Ahmet BurhanAKPBir asırlık kinCezaeviDersimerdoganFransızlarHİZMET HAREKETİKahramanmaraşMaraşSeyit RızaSutçü İmamtunceliTürkiyeYusuf KerimYusuf TarıkYusuf Tarık Gülzulüm
PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Bediüzzaman fikirleri ışığında ortak çağrı:Vicdan susarsa toplum çöker

SONRAKİ HABER

Avustralya heyeti ANZAC programında

BENZER HABERLER

Justice Square, ‘Şaban Yasak’ kararının tam çevirisini ve güncel dilekçe örneklerini yayımladı
AVRUPA

Justice Square, ‘Şaban Yasak’ kararının tam çevirisini ve güncel dilekçe örneklerini yayımladı

Mayıs 12, 2026
KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim
Manşet

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

Mayıs 11, 2026
MİT gizli sorguda kızı ve eşiyle tehdit etti: ‘Emri Gülen verdi de’
Gündem

Org.Sönmezateş’ten 15 Temmuz ifşası: Komutanlar Saray’a çağrıldı, sonra birdenbire zenginleştiler

Mayıs 11, 2026
Strazburg’da tarihi buluşma için yürüyen binler AHİM’e seslendi: Geciken adalet, adalet değildir!
Gündem

AİHM noktayı koydu: ‘Şaban Yasak’ kararı AKP rejimini panikletti

Mayıs 11, 2026
Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü
Avustralya

Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü

Mayıs 11, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
  • All
  • Manşet
Justice Square, ‘Şaban Yasak’ kararının tam çevirisini ve güncel dilekçe örneklerini yayımladı
AVRUPA

Justice Square, ‘Şaban Yasak’ kararının tam çevirisini ve güncel dilekçe örneklerini yayımladı

by adminzaman
Mayıs 12, 2026
0

Amsterdam merkezli insan hakları derneği Justice Square, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin 5 Mayıs’ta vermiş olduğu tarihi “Şaban...

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

Mayıs 11, 2026
MİT gizli sorguda kızı ve eşiyle tehdit etti: ‘Emri Gülen verdi de’

Org.Sönmezateş’ten 15 Temmuz ifşası: Komutanlar Saray’a çağrıldı, sonra birdenbire zenginleştiler

Mayıs 11, 2026
Strazburg’da tarihi buluşma için yürüyen binler AHİM’e seslendi: Geciken adalet, adalet değildir!

AİHM noktayı koydu: ‘Şaban Yasak’ kararı AKP rejimini panikletti

Mayıs 11, 2026
Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü

Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü

Mayıs 11, 2026
O bir Hakas kızı

ANALAR!

Mayıs 11, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM