• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Uhuveti baltalayan kalemler!

Mart 13, 2023
in Manşet, YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

 

Risale okuyanlanlar bilir, Bediuzzaman hazretleri Tarihçe-i Hayat isimli eserde “Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor.

O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var?

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama

Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti

Avustralya Hükümeti, yakıt krizine karşı ‘acil rezervleri’ piyasaya sürdü

O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!” buyuruyor.

Şimdi, yaşadığımız şu sürece sadece mantıklarımızla değil, vicdanlarımızla da bir göz atalım. Türkiye’de o dev yangını söndürmek için ellerinde tulumbalar, hortumlar ve kovalarla koşturan insanların ayaklarına çelmeler değil, pırangalar vuruldu, başlarına balyozlar indirildi, aileleri paramparça edildi, zindanlara atıldılar, akıl almaz işkencelere maruz kaldılar, mallarından, mülklerinden, evlatlarından, hayatlarından edildiler.

Öyle ki, mağdur olanlara el uzantanlar bile mağdur ediliyor, adeta bir itfaiye memuru gibi yangın söndürmeye çalışanlar, terörist muamelesi görüyorlar.

Meslenin daha da acı bir tarafı şu ki, insanlar bu müthiş zulümler karşısında mücadele etmeye çalışırken, en azından ciddi mağduriyet yaşayan insanların dertlerine muavenet ve benzeri yardımlarla derman olmaya gayret gösterirken, içinizden birileri çıkıyor ve size çelme takmaya, kösteklemeye çalışıyor.

Müsadenizle burada bir misal arz edeyim, Avustralya’da yaşayan hizmet gönüllüleriyle beraber, çok yakından tanıdığım İtalyan, İrlanda ve Fiji asıllı bazı arkadaşlarımız (Rabbim nazardan saklasın), Yunanistan’a sığınan mağdur ailelere “kardeş aile” teması altında destek oluyorlar.

Bu arkadaşlar maaşlarından her ay belirli bir miktar ayırıyor ve kendilerine verilen detaylarla Yunanistan’da ki mağdur ailelerle bizzat bağlantı kuruyorlar, telefon görüşmeleri yapıp dertleşiyorlar, maddi manevi destek oluyorlar.

Bu fedakarlığı, hayatlarında Türkiye’ye hiç gitmemiş, Hizmet Hareketini sonradan tanımış insanlar bile gösterirken, Hizmet içinde ki ufak tefek olayları büyüteç altına alarak, pireyi dev yaparak, olayların muhataplarıyla görüşmeden, konuşmadan, sağdan, soldan işittikleri dedikodularla senaryo yazanlar, ve yazdıkları bu senaryoları, sosyal medya, internet ortamlarında yayınlayanlara ne demeli?

Dolayısıyla, barışa, kardeşliğe ve insanlığa hizmet etmeye kendini adamış bu kahramanlara çelme takma hükmünde olan bu tavırlar bizi, başımıza ard arda inen balyozlardan daha çok incitiyor.

Evet, tarihin sayfaları arasında önemli bir yer alacak olan müthiş bir dönem yaşıyoruz. Süreçle bağlantısı olan herkes bu yaşananların bir parçası olarak tarihe geçecek.

Kimileri Allah davasının en sıkıntılı dönemlerinde dimdik durdu, fitne fesada karışmadan her türlü iftiraya, sıkıntıya göğüs gerdi, yol arkadaşlarını yolda bırakmadı, vazifesini hakkıyla tamamlayıp ötelere uçtu gitti, diye geçerken, kimileri de boguncu, yalancı, müfteri, fetbaz, zalim olarak geçecekler.

Karşımıza adeta bir firavun gibi dikilenlerin, Hitler gibi soykırım yapanların, fıtratları gereği hareket ettiklerini anlamakta zorluk çekmiyoruz da, Hizmet içinde yetişip, kalemlerini, özellikle Ashab-ı Kiram efendilerimizin boykot yıllarında yaşadığı gibi bir dönemde, uhuveti baltalamak için kullanmalarına aklımız ermiyor. Soysal medya ve internet köşelerinde bu yazılarla karşılaştığımda, aklıma hep Ümit Yaşar Oğuzca’nın kaleme aldığı,

Meydana çıkalı asıl çehreler, aydınlanmaz oldu artık geceler,

Yalanlar tükendi, indi maskeler, beni benden etti dost bildiklerim,

mısraları geliyor…

Beni mazur görün ama her tarafımızı dev alevlerin sardığı bu dönemde bunlara ne gerek var diye sormaktan kendimi alamıyorum.

Mesele Hizmet içindeki bazı sıkıntıları dile getirmekse, arkadaşlar şunu bilmeli ki, milyonlarca mensubu olan bir cemaatte elbette insanlar arasında bazı sıkıntılar, anlaşmazlıklar olabilir.

İnsanlığın en yüksek tabakalarında dolaşan Sahabe efendilerimiz arasında bile bazı anlaşmazlıklar, sıkıntılar olmuş, hatta bazen birbirlerini incitme durumuna bile gelmişler.

Bundan daha doğal bir şey olamaz. Hepimiz insanız, dış görünüş olarak farklı yaratıldığımız gibi, iç dünyalarımız da farklı. Bazen karekter çakışmaları, bazen anlayış ve yorum farklılıkları elbette olacak.

Aslında bunların hiç birinin olmadığı bir durumda sıkıntı aramak lazım.

Önemli olan mefkurelerimizin, vizyonumuzun, değerlerimizin ve dertlerimizin bir olmasıdır.

Bu vesileyle, ben şahsen Ahmet Dönmez gibi arkadaşların, kulaktan dolma bilgilerle, meselelerin asıl muhattapları olan arkadaşlarla konuşmadan, görüşmeden, yani işin iç yüzünü ve ciddiyet boyutlarını araştırmadan ve daha da önemlisi kaleme alınan yazılarının uhuvete nasıl bir zarar vereceğini, şahsi maneviyi nasıl etkiyeceğini düşünmeden, konuyu varsayımlar üzerine bina edip, sosyal medyadan ve internet köşelerinden yayınlamasının sebebini ve amacını anlayabilmiş değilim.

Yani, bu tip yazıların sosyal medya ortamlarında yayınlanması ve tartışılması gerçekten sorun çözme amaçlı mı? Arkadaşlar ellerini vicdanlarına koyup bir düşünseler, vicdan yalan söylemez.

Dedikodu üzerine kaleme alınan bu yazılar gerçekten kime hizmet ediyor, hangi sıkıntıya çözüm oluyor?

Daha doğrusu kimlerin ekmeğine yağ sürüyor?

Belki vicdanlara sorulması gereken en önemli soru, “milyonların gönül verdiği şu davaya, ve özellikle insanların bir masumun ve mağdurun yarasına merhem olabilir miyim diye gayret gösterdiği şu dönemde, yazıp çizdiklerimin bir faydası var?” olmalı.

Şayet gerçekten müsbet bir katkıda bulunduklarını düşünüyorlarsa, kendilerini takip eden okurlarına bir saygı ifadesi olarak açıklasınlar.

Ne tür katkıları var?

Hizmetin dağılmasına engel olmaya mı çalışıyorlar?

Mağduriyet yaşamış insanlara sahip çıktıklarına mı inanıyorlar? Eğer gerçekten böyle bir dertleri varsa, hiç merak etmesinler.

Hoca Efendinin mükerreren ifade ettiği, bu dava Allah ve Resulü’nün davası, dolaysıyla Allah’ın başlattığını, ancak Allah bitirebilir prensipini kendilerine düstur edinsinler, dışarıdan veya içeriden gelen dedilodulara kulak asmasınlar.

Evet, hizmet insanı, karşımızdaki şu büyük yangını söndürme yolunda üzerine aldığı vazifede, ayağına takılan taşlara bir an bile olsa dönüp bakmamalıdır, yoluna istikrarlı adımlarla devam etmelidir.

Tarihten biraz olsun ders alınırsa, geçmişte yaşanan benzeri hadiselerde, yolundan şaşmayanlar, çizgisini bozmayanlar, uhuveti baltalamayanlar, her zaman kazananlardan olmuştur.

Allah dostlarına zulmedenler, zulümlere sessiz kalanlar, yolda takılıp kalanlar, şahsi sıkıntılarından dolayı şahsi maneviye köstek olanlar ise her zaman hüsrana uğramışlar, en azından yaptıklarından büyük pişmanlık duymuşlardır.

Vicdan ve izan sahibi tüm yazarlara, çizerlere, akademisyenlere, gazetecilere, düşünürlere tekrar tekrar rica ediyoruz, kaleminizi sadece Allah için, hak için, uhuveti muhafa etmek için kullanın ve tarihe, zulüm döneminde mağdurlara kalemiyle destek olanlar olarak geçin, köstek olanlar olarak anılmayın.

Tags: Uhuveti baltalayan kalemler
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Aktivist Natali Avazyan: İnsan hakların savunmak,karşı mahalledeki yangını görmek, oraya su taşımaktır

SONRAKİ HABER

TMSF kendini aklıyor: Bank Asya’daki hukuksuzluğa 1 yıl içinde dava açın

BENZER HABERLER

Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama
Manşet

Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama

Mart 14, 2026
Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti
Manşet

Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti

Mart 13, 2026
Avustralya Hükümeti, yakıt krizine karşı ‘acil rezervleri’ piyasaya sürdü
EKONOMİ

Avustralya Hükümeti, yakıt krizine karşı ‘acil rezervleri’ piyasaya sürdü

Mart 13, 2026
Tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Özer’den mesaj: “Biz haklıyız, kazanacağız”
Manşet

Kayyım davayı kaybetti: Ahmet Özer’in ödenmeyen maaşı, faiziyle ödenecek

Mart 13, 2026
ABD, Gazze’de savaş suçu kanıtlarını görmezden gelmiş
Dış Haberler

İsrail’e bomba satan Türk firma adını değiştirdi

Mart 13, 2026
Diyalog iftarına katılan Batı Avustralya Valisi Chris Dawson: Çaba ve gayretlerinize büyük bir hayranlık duyuyorum
Avustralya

Diyalog iftarına katılan Batı Avustralya Valisi Chris Dawson: Çaba ve gayretlerinize büyük bir hayranlık duyuyorum

Mart 13, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama
Manşet

Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama

by adminzaman
Mart 14, 2026
0

  Hizmet Hareketi Cemaatine yönelik HAKMAR Şirketler Grubu Başkanı Zeki Doruk'un da aralarında bulunduğu davada, Doruk'un da aralarında olduğu 4...

Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti

Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti

Mart 13, 2026
Avustralya Hükümeti, yakıt krizine karşı ‘acil rezervleri’ piyasaya sürdü

Avustralya Hükümeti, yakıt krizine karşı ‘acil rezervleri’ piyasaya sürdü

Mart 13, 2026
İlber Ortaylı’dan zeytinlikler için çağrı: Türkiye sefil kömürün, beton otellerin olmamalı

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Mart 13, 2026
Tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Özer’den mesaj: “Biz haklıyız, kazanacağız”

Kayyım davayı kaybetti: Ahmet Özer’in ödenmeyen maaşı, faiziyle ödenecek

Mart 13, 2026
ABD, Gazze’de savaş suçu kanıtlarını görmezden gelmiş

İsrail’e bomba satan Türk firma adını değiştirdi

Mart 13, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM