• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Uhuveti baltalayan kalemler!

Mart 13, 2023
in Manşet, YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

 

Risale okuyanlanlar bilir, Bediuzzaman hazretleri Tarihçe-i Hayat isimli eserde “Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor.

O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var?

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

DİB’in “israf”eleştirisine Tokyo savunması: “Cuma namazı kıldırdı, cemaate hitap etti”

BM’de Genel Sekreter seçimi başladı: 5’i kadın, 3’ü erkek olmak üzere 8 aday

Muhalefet Lideri Taylor göç rakamıyla ilgili:200 binin çok altında olmasını bekliyoruz

O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!” buyuruyor.

Şimdi, yaşadığımız şu sürece sadece mantıklarımızla değil, vicdanlarımızla da bir göz atalım. Türkiye’de o dev yangını söndürmek için ellerinde tulumbalar, hortumlar ve kovalarla koşturan insanların ayaklarına çelmeler değil, pırangalar vuruldu, başlarına balyozlar indirildi, aileleri paramparça edildi, zindanlara atıldılar, akıl almaz işkencelere maruz kaldılar, mallarından, mülklerinden, evlatlarından, hayatlarından edildiler.

Öyle ki, mağdur olanlara el uzantanlar bile mağdur ediliyor, adeta bir itfaiye memuru gibi yangın söndürmeye çalışanlar, terörist muamelesi görüyorlar.

Meslenin daha da acı bir tarafı şu ki, insanlar bu müthiş zulümler karşısında mücadele etmeye çalışırken, en azından ciddi mağduriyet yaşayan insanların dertlerine muavenet ve benzeri yardımlarla derman olmaya gayret gösterirken, içinizden birileri çıkıyor ve size çelme takmaya, kösteklemeye çalışıyor.

Müsadenizle burada bir misal arz edeyim, Avustralya’da yaşayan hizmet gönüllüleriyle beraber, çok yakından tanıdığım İtalyan, İrlanda ve Fiji asıllı bazı arkadaşlarımız (Rabbim nazardan saklasın), Yunanistan’a sığınan mağdur ailelere “kardeş aile” teması altında destek oluyorlar.

Bu arkadaşlar maaşlarından her ay belirli bir miktar ayırıyor ve kendilerine verilen detaylarla Yunanistan’da ki mağdur ailelerle bizzat bağlantı kuruyorlar, telefon görüşmeleri yapıp dertleşiyorlar, maddi manevi destek oluyorlar.

Bu fedakarlığı, hayatlarında Türkiye’ye hiç gitmemiş, Hizmet Hareketini sonradan tanımış insanlar bile gösterirken, Hizmet içinde ki ufak tefek olayları büyüteç altına alarak, pireyi dev yaparak, olayların muhataplarıyla görüşmeden, konuşmadan, sağdan, soldan işittikleri dedikodularla senaryo yazanlar, ve yazdıkları bu senaryoları, sosyal medya, internet ortamlarında yayınlayanlara ne demeli?

Dolayısıyla, barışa, kardeşliğe ve insanlığa hizmet etmeye kendini adamış bu kahramanlara çelme takma hükmünde olan bu tavırlar bizi, başımıza ard arda inen balyozlardan daha çok incitiyor.

Evet, tarihin sayfaları arasında önemli bir yer alacak olan müthiş bir dönem yaşıyoruz. Süreçle bağlantısı olan herkes bu yaşananların bir parçası olarak tarihe geçecek.

Kimileri Allah davasının en sıkıntılı dönemlerinde dimdik durdu, fitne fesada karışmadan her türlü iftiraya, sıkıntıya göğüs gerdi, yol arkadaşlarını yolda bırakmadı, vazifesini hakkıyla tamamlayıp ötelere uçtu gitti, diye geçerken, kimileri de boguncu, yalancı, müfteri, fetbaz, zalim olarak geçecekler.

Karşımıza adeta bir firavun gibi dikilenlerin, Hitler gibi soykırım yapanların, fıtratları gereği hareket ettiklerini anlamakta zorluk çekmiyoruz da, Hizmet içinde yetişip, kalemlerini, özellikle Ashab-ı Kiram efendilerimizin boykot yıllarında yaşadığı gibi bir dönemde, uhuveti baltalamak için kullanmalarına aklımız ermiyor. Soysal medya ve internet köşelerinde bu yazılarla karşılaştığımda, aklıma hep Ümit Yaşar Oğuzca’nın kaleme aldığı,

Meydana çıkalı asıl çehreler, aydınlanmaz oldu artık geceler,

Yalanlar tükendi, indi maskeler, beni benden etti dost bildiklerim,

mısraları geliyor…

Beni mazur görün ama her tarafımızı dev alevlerin sardığı bu dönemde bunlara ne gerek var diye sormaktan kendimi alamıyorum.

Mesele Hizmet içindeki bazı sıkıntıları dile getirmekse, arkadaşlar şunu bilmeli ki, milyonlarca mensubu olan bir cemaatte elbette insanlar arasında bazı sıkıntılar, anlaşmazlıklar olabilir.

İnsanlığın en yüksek tabakalarında dolaşan Sahabe efendilerimiz arasında bile bazı anlaşmazlıklar, sıkıntılar olmuş, hatta bazen birbirlerini incitme durumuna bile gelmişler.

Bundan daha doğal bir şey olamaz. Hepimiz insanız, dış görünüş olarak farklı yaratıldığımız gibi, iç dünyalarımız da farklı. Bazen karekter çakışmaları, bazen anlayış ve yorum farklılıkları elbette olacak.

Aslında bunların hiç birinin olmadığı bir durumda sıkıntı aramak lazım.

Önemli olan mefkurelerimizin, vizyonumuzun, değerlerimizin ve dertlerimizin bir olmasıdır.

Bu vesileyle, ben şahsen Ahmet Dönmez gibi arkadaşların, kulaktan dolma bilgilerle, meselelerin asıl muhattapları olan arkadaşlarla konuşmadan, görüşmeden, yani işin iç yüzünü ve ciddiyet boyutlarını araştırmadan ve daha da önemlisi kaleme alınan yazılarının uhuvete nasıl bir zarar vereceğini, şahsi maneviyi nasıl etkiyeceğini düşünmeden, konuyu varsayımlar üzerine bina edip, sosyal medyadan ve internet köşelerinden yayınlamasının sebebini ve amacını anlayabilmiş değilim.

Yani, bu tip yazıların sosyal medya ortamlarında yayınlanması ve tartışılması gerçekten sorun çözme amaçlı mı? Arkadaşlar ellerini vicdanlarına koyup bir düşünseler, vicdan yalan söylemez.

Dedikodu üzerine kaleme alınan bu yazılar gerçekten kime hizmet ediyor, hangi sıkıntıya çözüm oluyor?

Daha doğrusu kimlerin ekmeğine yağ sürüyor?

Belki vicdanlara sorulması gereken en önemli soru, “milyonların gönül verdiği şu davaya, ve özellikle insanların bir masumun ve mağdurun yarasına merhem olabilir miyim diye gayret gösterdiği şu dönemde, yazıp çizdiklerimin bir faydası var?” olmalı.

Şayet gerçekten müsbet bir katkıda bulunduklarını düşünüyorlarsa, kendilerini takip eden okurlarına bir saygı ifadesi olarak açıklasınlar.

Ne tür katkıları var?

Hizmetin dağılmasına engel olmaya mı çalışıyorlar?

Mağduriyet yaşamış insanlara sahip çıktıklarına mı inanıyorlar? Eğer gerçekten böyle bir dertleri varsa, hiç merak etmesinler.

Hoca Efendinin mükerreren ifade ettiği, bu dava Allah ve Resulü’nün davası, dolaysıyla Allah’ın başlattığını, ancak Allah bitirebilir prensipini kendilerine düstur edinsinler, dışarıdan veya içeriden gelen dedilodulara kulak asmasınlar.

Evet, hizmet insanı, karşımızdaki şu büyük yangını söndürme yolunda üzerine aldığı vazifede, ayağına takılan taşlara bir an bile olsa dönüp bakmamalıdır, yoluna istikrarlı adımlarla devam etmelidir.

Tarihten biraz olsun ders alınırsa, geçmişte yaşanan benzeri hadiselerde, yolundan şaşmayanlar, çizgisini bozmayanlar, uhuveti baltalamayanlar, her zaman kazananlardan olmuştur.

Allah dostlarına zulmedenler, zulümlere sessiz kalanlar, yolda takılıp kalanlar, şahsi sıkıntılarından dolayı şahsi maneviye köstek olanlar ise her zaman hüsrana uğramışlar, en azından yaptıklarından büyük pişmanlık duymuşlardır.

Vicdan ve izan sahibi tüm yazarlara, çizerlere, akademisyenlere, gazetecilere, düşünürlere tekrar tekrar rica ediyoruz, kaleminizi sadece Allah için, hak için, uhuveti muhafa etmek için kullanın ve tarihe, zulüm döneminde mağdurlara kalemiyle destek olanlar olarak geçin, köstek olanlar olarak anılmayın.

Tags: Uhuveti baltalayan kalemler
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Aktivist Natali Avazyan: İnsan hakların savunmak,karşı mahalledeki yangını görmek, oraya su taşımaktır

SONRAKİ HABER

TMSF kendini aklıyor: Bank Asya’daki hukuksuzluğa 1 yıl içinde dava açın

BENZER HABERLER

DİB’in “israf”eleştirisine Tokyo savunması: “Cuma namazı kıldırdı, cemaate hitap etti”
Gündem

DİB’in “israf”eleştirisine Tokyo savunması: “Cuma namazı kıldırdı, cemaate hitap etti”

Ağustos 25, 2026
BM’de Genel Sekreter seçimi başladı: 5’i kadın, 3’ü erkek olmak üzere 8 aday
AMERİKA

BM’de Genel Sekreter seçimi başladı: 5’i kadın, 3’ü erkek olmak üzere 8 aday

Ağustos 25, 2026
Muhalefet Lideri Taylor göç rakamıyla ilgili:200 binin çok altında olmasını bekliyoruz
Avustralya

Muhalefet Lideri Taylor göç rakamıyla ilgili:200 binin çok altında olmasını bekliyoruz

Ağustos 25, 2026
Okul saldırganı İsa Aras Mersinli’nin anne ve babası hakim karşısına çıkacak
Gündem

Okul saldırganı İsa Aras Mersinli’nin anne ve babası hakim karşısına çıkacak

Ağustos 25, 2026
ABD’den İran’a yaptırım: Dünya çapında ekonomik saldırı başlatıyoruz
Dış Haberler

ABD’den İran’a yaptırım: Dünya çapında ekonomik saldırı başlatıyoruz

Ağustos 25, 2026
@alparslankuytul: Anayasa Mahkemesi, sansür yasasını seçim sonuna bırakmamalı
Manşet

Meryem Kuytul: Babama cezaevinde seccade ve Kur’an-ı Kerim verilmedi

Ağustos 24, 2026
  • All
  • Manşet
DİB’in “israf”eleştirisine Tokyo savunması: “Cuma namazı kıldırdı, cemaate hitap etti”
Gündem

DİB’in “israf”eleştirisine Tokyo savunması: “Cuma namazı kıldırdı, cemaate hitap etti”

by adminzaman
Ağustos 25, 2026
0

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un Japonya ziyaretine ilişkin “lüks gezi” tepkilerine yanıt verdi. Diyanet İşleri Başkanlığı,...

BM’de Genel Sekreter seçimi başladı: 5’i kadın, 3’ü erkek olmak üzere 8 aday

BM’de Genel Sekreter seçimi başladı: 5’i kadın, 3’ü erkek olmak üzere 8 aday

Ağustos 25, 2026
Muhalefet Lideri Taylor göç rakamıyla ilgili:200 binin çok altında olmasını bekliyoruz

Muhalefet Lideri Taylor göç rakamıyla ilgili:200 binin çok altında olmasını bekliyoruz

Ağustos 25, 2026
Okul saldırganı İsa Aras Mersinli’nin anne ve babası hakim karşısına çıkacak

Okul saldırganı İsa Aras Mersinli’nin anne ve babası hakim karşısına çıkacak

Ağustos 25, 2026
ABD’den İran’a yaptırım: Dünya çapında ekonomik saldırı başlatıyoruz

ABD’den İran’a yaptırım: Dünya çapında ekonomik saldırı başlatıyoruz

Ağustos 25, 2026
@alparslankuytul: Anayasa Mahkemesi, sansür yasasını seçim sonuna bırakmamalı

Meryem Kuytul: Babama cezaevinde seccade ve Kur’an-ı Kerim verilmedi

Ağustos 24, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM