• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home KONUK YORUM

Utanç davası: Hidayet Karaca, Silivri’de 12. yıla giriyor!

Aralık 14, 2025
in KONUK YORUM, Manşet
80
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

ADEM YAVUZ ARSLAN | TR724

Bugün 12. yıla giriyoruz. Koskoca 11 yıl geride kaldı. Samanyolu Yayın Grubu CEO’su, meslektaşımız, abimiz Hidayet Karaca, Silivri zindanlarında 12. yılına giriyor.

Bugün itibarıyla tam 132 ay, 574 hafta, 4.018 gün…

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Reha Muhtar hayatını kaybetti

TBMM Başkan vekili Pervin Buldan paylaştı:Demirtaş’ın son hali

Türkiye’de eğitim dibe vurdu: Artık Boğaziçi ve ODTÜ bile ilk 500’de yok

Üstad Necip Fazıl, “Zindandan Mehmet’e Mektup” şiirinde “Zindanda dakika farksızdır aydan” der. Oturup hesapladım: Hidayet Karaca, tam 96.432 saat, yani 5 milyon 785 bin 920 dakika özgürlüğünden mahrum bırakıldı. Necip Fazıl’ın ifadesiyle bu, 5 milyon 758 bin ay demek. Dile bile kolay değil.

Samanyolu Yayın Grubu CEO’su olan Karaca, 14 Aralık 2014’te, uyduruk bir suçlamayla gözaltına alındı ve o günden bu yana cezaevinde.

Suçlama neydi? Bir televizyon dizisinin senaryosu.

Hidayet Karaca ne dizinin senaristiydi ne yapımcısı. Sadece 16 kanallı bir medya grubunun yöneticisiydi. Ama bu yetti. Suçlamaya dayanak yapılan telefon kayıtları illegaldi ama ne önemi vardı. Çünkü kalemi önceden kırılmıştı.

Hukuksuzluk ilk günden başladı

Gözaltına alındığında İstanbul Çağlayan Adliyesi nezarethanesinde insanlık dışı koşullara maruz kaldı. Hasta olmasına rağmen ilaçlarını içmek için su istediğinde, “Burası kantin mi?” denilerek su verilmedi. Günlerce uyutulmadı, ifadesi alınmadı, yemek verilmedi. Dört günlük yasal gözaltı süresi dolmasına rağmen serbest bırakılmadı. Savcılar “Dersanelerin kapanmasına neden muhalif yayınlar yaptınız? Hükümeti neden eleştirdiniz?” gibi sorularla geldiler. Çünkü karar hukuki değil, siyasiydi. Talimat “yukarıdan” gelmişti.

Erdoğan istedi; savcı ödüllendirildi

Karaca’nın dosyası günün birinde mutlaka hukuk fakültelerinde ‘hukuk nasıl katledilir’ dersi olarak okutulacaktır. Dönemin savcısı Hasan Yılmaz, Erdoğan’ın talimatını yerine getirdi.

Sonra ne oldu? O savcı ödüllendirildi. Adalet Bakan Yardımcısı yapıldı. Bu dosyaya imza atan diğer isimler de benzer şekilde terfi etti. İrfan Fidan bugün Anayasa Mahkemesi üyesi. Hukuksuzluk ödülle taçlandırıldı.

İddianame çöktü, ceza devam etti

Hazırlanan iddianameler, mahkeme aşamasında delik deşik oldu. Delil yoktu. Mantık yoktu. Hukuk yoktu. Erdoğan rejimi yargısının bile dolandırıcılıktan mahkûm ettiği “Adanalı Parsadan” Tamer Barış Terkeşli adlı gizli tanığın, yalan olduğu ispatlanan ifadeleriyle ceza verildi.

Sonrasında Yargıtay, suçlamaya dayanak yapılan “Tahşiye” davasında açıkça şunu söyledi: “Böyle bir örgüt yok. Böyle bir kumpas yok.” 

Ama ne tahliye geldi ne adalet! ‘Şike’ diye bir dava uydurulup akla ziyan gerekçelerle bin 500 yıl hapis cezası verildi.

Hidayet Karaca’nın cezaevinde geçirdiği 11 yılın çok büyük bölümü, 10 metrekarelik tek kişilik bir hücrede, tecrit altında geçti.

Unutuldu. Unutturuldu.

Fiziksel ve psikolojik işkence

Mahkemelere götürülürken iki kelepçe birden takıldı; çözülmedi. Bir jandarma dengesini kaybedip düşünce Karaca da düştü. Bilekleri kelepçelerle kesildi. Babası vefat ettiğinde cenazeye katılması bile zulme dönüştürüldü.

Kelepçeli, askerler eşliğinde; ailesiyle aynı salonda bile görüştürülmeden…

Tabut gibi cezaevi araçlarında, elleri çözülmeden oradan oraya götürüldüğü için artık hastalandığında bile hastaneye sevk istemiyor.

Dosya, daha sonra dolandırıcılıktan ve “F.TÖ borsası” kurmaktan mahkûm edilmiş bir gizli tanığın yalanları üzerine inşa edildi. Mahkemede bu yalanlar tek tek çürütüldü. Ama sonuç değişmedi. Müebbet verildi.

Bu da yetmedi. Karaca’nın emekli maaşına haciz konuldu. Oysa yasa açık: Emekli maaşı haczedilemez. Üstelik “firari hukuku” uygulandı. Yedi yıldır hücrede olan birine firari muamelesi yapıldı. 40 milyon liralık hukuksuz vergi cezası kesildi. Mal varlığı donduruldu. Zulüm bitmedi.

Bitirilmiyor.

Bir rejimin siciline yazılan dava

Bu dava bir semboldür. Bir dizi senaryosundan, illegal telefon dinlemelerinden, 11 yıllık hücre cezasına uzanan bir zulüm hikâyesidir. Dünya bu davaları mahkeme kararlarıyla değil, rejimlerin sicilleriyle hatırlar.

Mesela Dawit Isaak davası bugün Eritre mahkemeleriyle değil, Eritre rejiminin karanlık siciliyle anılıyor. Raif Badawi davası, Suudi yargısının gerekçeleriyle değil; kırbaç cezası ve susturulan ifade özgürlüğüyle hatırlanıyor.

Zaman geçtikçe bu davalar hukuki metinlerden kopar, insan hakları ihlali dosyalarına dönüşür. Bugün dünya bu dosyaları “devlet güvenliği” ya da “terörle mücadele” başlığı altında okumuyor. Aksine; siyasi intikam, güç gösterisi ve gözdağı örnekleri olarak sınıflandırıyor.

Hafıza paragrafları değil, acıyı kaydeder

Yıllar sonra kimse iddianame numarasını, ceza maddesini, hâkimin gerekçesini hatırlamayacak. Hatırlanan şu olacak: Kaç yıl hücrede kaldı? Kaç yıl tek başına tutuldu? Ailesinden ne kadar koparıldı?

Çünkü hafıza, paragrafları değil acıyı kaydeder. Ayrıca bu davalar sadece iktidarların değil, suskun kalanların da siciline yazılır. Yıllar sonra sorulan soru şudur: “Kim sustu?“

Sessizlik zamanla tarafsızlık değil, onay olarak okunur.

Bu davalar kazananı olmayan davalardır. Ne iktidar kazanır, ne mahkeme, ne savcı. Kazanan tek şey vardır: Hafıza. Bu dava bir mahkeme dosyası değil, bir rejimin hafızaya kazınan sicilidir.

Bir dizi senaryosundan 11 yıllık hücre cezası çıkaran bir düzeni hiçbir propaganda aklayamaz. Ama bilinmeli ki: Tarih, susturulan gazetecileri değil, onları susturanları yargılar.

Bir gün bu dosya kapandığında, Hidayet Karaca’nın adı özgürlüğün yanında yazılacak. Bu karanlığın adı ise utanç olarak kalacak.

Şimdi soruyorum: Vicdanınızın harekete geçmesi için ne gerekiyor?

Hidayet Karaca cezaevinde ölürse mi?

Tags: ADEM YAVUZ ARSLANAKPCezaevierdoganErdoğan rejimiHidayet KaracaHİZMET HAREKETİİşkenceNecip FazılSamanyolu Yayın GrubuSilivriTahşiyeTamer Barış TerkeşliTR724TürkiyeÜstadUtanç davasızulüm
PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Kız Çocukları Davası’nda kızı sebebiyle tutuklandı: Baba Mehmet Çataklı, Silivri kalp krizi sonucu vefat etti

SONRAKİ HABER

İstihbarat Başkanı doğruladı: Bondai şüphelilerden biri güvenlik birimlerinin bilgisi dahilindeydi

BENZER HABERLER

Reha Muhtar, THY tarafından kara listeye alındı
Gündem

Reha Muhtar hayatını kaybetti

Haziran 3, 2026
TBMM Başkan vekili Pervin Buldan paylaştı:Demirtaş’ın son hali
Manşet

TBMM Başkan vekili Pervin Buldan paylaştı:Demirtaş’ın son hali

Haziran 2, 2026
Türkiye’de Yüksek Öğretim dökülüyor: 1 milyon 155 bin üniversiteli eğitimini bırakmak zorunda kaldı
Gündem

Türkiye’de eğitim dibe vurdu: Artık Boğaziçi ve ODTÜ bile ilk 500’de yok

Haziran 2, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Asıl hac eve dönünce başlar!

Haziran 2, 2026
Kilo fiyatını duyan donup kalıyor:Yeşil erik gram altını solladı
EKONOMİ

Mayıs ayının zam şampiyonu erik oldu: Fiyatı dudak uçuklatıyor

Haziran 2, 2026
MİT’in çökme süreci şöyle: Maydonoz Döner’e kayyımın nedeni haraç vermeyi kabul etmemesi mi?
Manşet

TMSF gasp ettiği Maydonoz Döner’e bağlı 5 şirketi satışa çıkardı

Haziran 2, 2026
  • All
  • Manşet
Reha Muhtar, THY tarafından kara listeye alındı
Gündem

Reha Muhtar hayatını kaybetti

by adminzaman
Haziran 3, 2026
0

Geçtiğimiz günlerde Bodrum’daki evinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılan ve kalp yetmezliği teşhisi konulan Reha Muhtar hayatını kaybetti. Geçtiğimiz günlerde Bodrum’daki...

TBMM Başkan vekili Pervin Buldan paylaştı:Demirtaş’ın son hali

TBMM Başkan vekili Pervin Buldan paylaştı:Demirtaş’ın son hali

Haziran 2, 2026
Türkiye’de Yüksek Öğretim dökülüyor: 1 milyon 155 bin üniversiteli eğitimini bırakmak zorunda kaldı

Türkiye’de eğitim dibe vurdu: Artık Boğaziçi ve ODTÜ bile ilk 500’de yok

Haziran 2, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

Asıl hac eve dönünce başlar!

Haziran 2, 2026
Kilo fiyatını duyan donup kalıyor:Yeşil erik gram altını solladı

Mayıs ayının zam şampiyonu erik oldu: Fiyatı dudak uçuklatıyor

Haziran 2, 2026
MİT’in çökme süreci şöyle: Maydonoz Döner’e kayyımın nedeni haraç vermeyi kabul etmemesi mi?

TMSF gasp ettiği Maydonoz Döner’e bağlı 5 şirketi satışa çıkardı

Haziran 2, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM