• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Gündem

Kayyımın Sansürleyip Basmadığı Bomba Yazı

Mart 12, 2016
in Gündem, Manşet
1
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter
Zaman gazetesi yazarlarından Emine Eroğlu’nun bugünkü yazısı Zaman’a atanan kayyım tarafından sansürlendi.

 

Emine Eroğlu, kayyım tarafından yayınlanmayan yazısında, Zaman’a kayyım atama kararını ve bu kararın verilmesinde etkili olanları yazdı. Ve ekledi: “Dünyayı başıma ateş yapsanız hakikat-i Kur’âniye’ye feda olan bu baş size eğilmeyecektir!”

Emine Eroğlu’nun, Zaman gazetesinde kayyımın yayınlatmadığı bugünkü yazısı şöyle:

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü: İnşaat sorumlusu da tutuklandı

Yüz binlerce Müslüman Arafat’ta duaya durdu

İçişleri Bakanı Çiftçi: Genel merkeze polisin girmesini Kılıçdaroğlu yönetimi istedi

“SAKIN ALLAH’I ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN HABERSİZ SANMA”​

Bir Müslüman, Yahudi komşusundan borç alır. Fakat ödeme vakti geldiğinde borcunu inkâr eder, komşusunu yalancılıkla suçlar. Tartışma büyür. Birlikte Kadı’ya giderler. Borcu veren Yahudi, komşusuna güvendiği için senet almamış, şahit de tutmamıştır. Bu şartlar altında Kadı hükmedemez. Geriye sadece mübahele kalır.

Müslüman hiddetle, “Eğer bu hüccetim doğru değilse İlahî, Yahudi olarak öleyim”der.

Yahudi’nin mübahelesi ise ilginçtir:

“Tevrat’a yemin ediyorum. Eğer hilafım varsa, senin gibi Müslüman olayım.”

Sizin Gibi Müslüman Olmak

Şeyh Sâdî-i Şirazî’nin duyduğunda “güleceğinin geldiğini” söylediği bu yemin, ahlakı olmayan bir dindarlığı tanımlıyor. Hırsız ve gaspçı bir Müslüman. Yalancı ve iftiracı bir Müslüman. Kibirli ve kindar bir Müslüman. Zorba ve zalim bir Müslüman. Allah’tan korkmayan bir Müslüman…

Hakperest değil liderperest, güçperest, menfaatperest ve kaçınılmaz olarak putperest bir Müslüman.

İman kalbine ya hiç girmemiş, ya da girmiş de barınacak yer bulamamış bir gayr-ı Müslüman.

Kısaca ehl-i Kitab olmadığı için Müslüman da olamayan bir Müslüman.

“Senin gibi Müslüman” kimliği hayatın hâkim ve muktedir tiplemeleri haline gelince Şeyh Sâdi’nin gülmeleri bizim ağlamalarımıza inkılab ediyor. Hele bunlar güç ve iktidarı ele geçirmişse… Necip Fazıl’ın yaklaşımı ile “işte İslam’ın en korkunç̧ belası…” O zaman parti denilen şey bazı ciğeri yanık, fakat aklı sönük Müslümanları sömürme işletmesi haline gelir. Bu nifak kimliği, dini ferasetten, akıldan, ilimden saf itikada kadar, her şeyiyle büyük İslâm inkılabını köstekler.Küfre ve dalalete “Demek İslâm dedikleri buymuş̧!!” hissini verir. Velhasıl dine en büyük ihanettir. (Rapor 6’dan, 1979)

Böylelerini Kur’an, “dinini bir oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatı kendilerini aldatanlar.” (En’am, 70) olarak tanımlıyor. Bediüzzaman ise, “Nihayet derecede alçaklığa düşmüş vicdanlar. Bilerek dinini dünyaya satanlar. Bilerek hakikat elmaslarını pis, muzır şişe parçalarına (saraylara, mevkilere, alkışa…) değiştirenler. Münafıklığa girmiş insan suretindeki yılanlar.” diyor Mektûbat’ta. Bu sıfatları taşıyan bahtsızlara hakikati söylemenin, öküzün boynuna inciler takmak gibi olacağı darb-ı meseli hatırlatarak.

“Onlar Gibi Olma” Korkusu

“Onlar Gibi Olmama” Saadeti

Onlar bize Cehennemin korkusunu duyurdular, evet. Fakat çektirdikleri ile değil büründükleri kimliklerle…

Şerlerinden Allah’a sığındığımızdan daha çok, onlar gibi olmanın dehşetinden Allah’a sığınmaya başladık. Dahası “onlar gibi olmamak” hayatımızın en büyük ideal ve ümniyesi haline geldi. Bırakın elebaşlarını, ismi zulümle anılan herhangi birilerine benzemektense dünyanın bütün musibetlerine göğüs gerebilir hâle geldik.

Yeter ki “onlar gibi Müslüman” olmayalım…

Eskiden hayır adına yaptıklarımıza hamd ederdik, şimdi şer adına yapmadıklarımıza da hamd etmeyi öğrendik.

Meğer ne büyük bir nimetmiş makamın ve paranın kölesi olmamak.  Var olmak için zalime methiyeler düzmek mecburiyetinde bırakılmamak. Bir cebbarın her gün değişen beyanatlarına göre hizalanmamak. “Şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid etmemek”.

Çalmıyoruz elhamdülillah. Yapılan haramilikler karşısında susmuyoruz  elhamdülillah. Mazlumlara “Ama siz de…” diye başlayan cümleler kurmuyoruz elhamdülillah… “Slogan işportacılığı” yapmıyoruz elhamdülillah…

Kürsüden yükselen o lahuti ses kim olmamız gerektiğini anlattı bize yıllarca. Şimdi kim olmamamız gerektiğini güce tapıcıların eliyle öğreniyoruz. Ona da elhamdülillah.

Belânın Öznesi ve Nesnesi

Bütün baskılara rağmen ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi olmaya devam eden Zaman’a “çökmek” hukuk ve adaletle izah edilebilir bir durum olmadığına göre bir tek açıklaması var: Kötülük. Bir terkip halinde kıskançlık, haset, kin, garaz, aç gözlülük ve intikam duygusu.

Hepsi de insanın amelini ve emelini tıpkı ateşin odunu yakıp kül ettiği gibi cayır cayır yakan, yok eden sıfatlar. Öznesini kör, sağır ve kalpsiz kılan, insanlığından çıkaran…

Hasan Basri Hazretleri’nin “Ben haset edenden daha ziyade mazluma benzeyen bir zalim görmedim.” sözünü hatırlayın. Hasedin hâside verdiği zarara dikkat çekmiyor mu? Kötülüğün sahibine döneceği İlahî kanununu hatırlatmıyor mu?

Zalim kendi zulmünün eseri/esiri, kendi saldırganlığının mahkûmu, kendi çağırdığı bela ve musibetin nesnesi değil midir?

Bize kan kusturduklarını, dünyayı dar ettiklerini sananların elleri boyunlarına bağlanmayacak mıdır?

Belâdan söz ediliyorsa, zulmedene zulmü bela olarak yetmez mi?

Hayali bir terör örgütüne yardım ettiği gerekçesi ile ömrü hayra hizmet etmekle geçmiş tertemiz iş adamlarını hapse attıran hâkim ve savcılar, dünya ahiret alınlarına sürdükleri bu leke ile yaşayacak değiller midir? Sadece kendileri değil, aileleri, çocukları ve torunları için yüz karası, baht yarası, utanç vesilesi olmayacaklar mıdır?

“Bu kadınları buradan süpürün!” , “At şunu aşağıya!” talimatı veren emniyet amiri aslında kendi kaderine fetva vermiyor mudur?

Emrine kul olunan cüzzamlılar, kirli tırnakları ile kendi yaralarını kaşıyıp kanatmıyorlar  mıdır?

Öyleyse bırakalım kırk katırla kırk satır arasında tercih yapmak zorunda bırakılanlar düşünsün.

Birbirlerine zulmü tavsiye edenler ve şerde yardımlaşanlar düşünsün.

Tuzak hazırlayıcılar ve çukur kazıcılar düşünsün.

Biz Resul-i Ekrem Efendilerimiz gibi, Sahabe-i Kiram Efendilerimiz gibi, Hazreti Hasan, Hüseyin Efendilerimiz gibi, Ebu Hanife, Ahmet bin Hanbel Hazretleri gibi, İmam-ı Rabbanî, Abdülkadir Geylanî, Hasan Şazelî gibi, Üstadımız gibi… mihnetleri zevk edinelim.

“Dünyayı başıma ateş yapsanız hakikat-i Kur’âniye’ye feda olan bu baş size eğilmeyecektir!” haykırışının lezzetini duyalım.

Ve evet, “off” bile demeyelim.

PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

KASADA 6 MİLYON VARMIŞ

SONRAKİ HABER

BENZER HABERLER

Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü: İnşaat sorumlusu da tutuklandı
Gündem

Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü: İnşaat sorumlusu da tutuklandı

Mayıs 26, 2026
Yüz binlerce Müslüman Arafat’ta duaya durdu
Gündem

Yüz binlerce Müslüman Arafat’ta duaya durdu

Mayıs 26, 2026
İçişleri Bakanı Çiftçi: Genel merkeze polisin girmesini Kılıçdaroğlu yönetimi istedi
Manşet

İçişleri Bakanı Çiftçi: Genel merkeze polisin girmesini Kılıçdaroğlu yönetimi istedi

Mayıs 26, 2026
İşçi Partisi’nden Göçmen toplumuna vize sözü: Ebeveyn vizesi kolaylaştıralacak, ücretler indirilecek
Avustralya

‘Nitelikli göçmen’ yeniden gündemde:Yaşlı bakım ve mühedis açığı var

Mayıs 26, 2026
Elektrik faturalarında düşüş beklentisi
Avustralya

Elektrik faturalarında düşüş beklentisi

Mayıs 26, 2026
İçişleri Bakanı doğruladı:IŞİD bağlantılı 7 kadın,12 çocuk Avustralya yolunda
Gündem

İçişleri Bakanı doğruladı:IŞİD bağlantılı 7 kadın,12 çocuk Avustralya yolunda

Mayıs 26, 2026
  • All
  • Manşet
Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü: İnşaat sorumlusu da tutuklandı
Gündem

Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü: İnşaat sorumlusu da tutuklandı

by adminzaman
Mayıs 26, 2026
0

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 8 yıl yıl önce Dorukhan Büyükışık’ın bir şantiyede ölü bulunmasına ilişkin dün yakalanıp gözaltına alınan firari inşaat sorumlusu...

Yüz binlerce Müslüman Arafat’ta duaya durdu

Yüz binlerce Müslüman Arafat’ta duaya durdu

Mayıs 26, 2026
İçişleri Bakanı Çiftçi: Genel merkeze polisin girmesini Kılıçdaroğlu yönetimi istedi

İçişleri Bakanı Çiftçi: Genel merkeze polisin girmesini Kılıçdaroğlu yönetimi istedi

Mayıs 26, 2026
İşçi Partisi’nden Göçmen toplumuna vize sözü: Ebeveyn vizesi kolaylaştıralacak, ücretler indirilecek

‘Nitelikli göçmen’ yeniden gündemde:Yaşlı bakım ve mühedis açığı var

Mayıs 26, 2026
Elektrik faturalarında düşüş beklentisi

Elektrik faturalarında düşüş beklentisi

Mayıs 26, 2026
İçişleri Bakanı doğruladı:IŞİD bağlantılı 7 kadın,12 çocuk Avustralya yolunda

İçişleri Bakanı doğruladı:IŞİD bağlantılı 7 kadın,12 çocuk Avustralya yolunda

Mayıs 26, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM