AİHM’in tarihi kararındaki isim Şaban Yasak: “Hukuki mücadele sabır gerektiriyor. Bugün rüzgâr tersten esiyor olabilir ama bugünün yarını da var. Bir gecede her şey değişebilir. Hiç kimse ümitsizliğe kapılmasın, mücadeleden vazgeçmesin” dedi.
Gazeteci Sevinç Özarslan’ın TR724 için gerçekleştirdiği röportajda konuşan Şaban Yasak’ın hikâyesi, yıllara yayılan hukuk mücadelesinin ve vazgeçmemenin sembollerinden biri olarak öne çıkıyor. 55 ay cezaevinde kalan, hakkında verilen hüküm yıllarca “kesin” gözüyle değerlendirilen Yasak’ın dosyasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bugün tarihi bir ihlal kararına imza attı. AİHM, Şaban Yasak’ın hem adil yargılanmadığını hem de cezaevinde kötü muameleye maruz kaldığını tescilledi.
Çorum’da öğrencilerle ilgilendiği gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Yasak’ın davası, benzer süreçlerden geçen binlerce KHK mağduru açısından da kritik önem taşıyor. Çünkü aynı gerekçelerle yargılanan çok sayıda kişinin dosyası hâlâ mahkemelerde bulunuyor.
Kararın ardından Almanya’da ulaşılan 39 yaşındaki Şaban Yasak, cezaevinde geçen yılları ve içerideyken sürdürdüğü uzun hukuk mücadelesini anlatırken şu ifadeleri kullandı:
“Hukuki mücadeleyi hiçbir şekilde bırakmamak lazım. Bugün rüzgâr tersten esiyor olabilir. Bu kararın uygulanması zor olabilir ama bugünün yarını da var.”
“ALTI ÇOCUKLU BİR AİLENİN İKİNCİ ÇOCUĞUYUM”
AİHM, 27 Ağustos 2024’te hakkınızdaki ilk kararı açıkladığından bu yana herkes sizi merak ediyor. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
1987 yılında Nevşehir’in Acıgöl ilçesinde doğdum. Altı çocuklu bir ailenin ikincisiyim. Babam Acıgöl İmam Hatip Lisesi’nde memurdu. Yazıişlerine bakıyordu. Şu an emekli. Annem ev hanımı. İlkokulu Acıgöl’de okudum. Liseyi Nevşehir merkezde okudum. Liseden 2006’da mezun oldum. 2008’de Çorum Hitit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi iktisat Bölümünü kazandım. 2012’de üniversiteden mezun oldum. Üniversitede okurken Hizmet Hareketi’nin öğrenci evlerinde kaldım.
“ÖĞRENCİ EVLERİNİN SORUMLUSUYDUM”
Mezun olduktan sonra ne yaptınız?
Çorum’da FEM Dershanesi’nde öğrenci işleri ve rehberlik alanında çalıştım. Sigorta kaydım oradaydı. Öğrenci hizmetlerine bakıyor, öğrenci evleriyle ilgileniyordum.
Hakkınızdaki tüm suçlamalar bu evlerle ilgiliydi. Tam olarak ne yaptınız öğrenci evinde?
Şaban Yasak, Çorum Cezaevi’nde tutukluyken ablası ve kızkardeşiyle birlikte bir görüş gününde. 2017.
Haftada bir dini sohbetlerimiz oluyordu. Bunun dışında öğrencilerin maddi-manevi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorduk. Evin kira, gıda gibi ihtiyaçlarını organize ediyorduk. Üniversiteye yeni gelen öğrencilerin yerleşmesini sağlıyorduk. Vatana, millete ve insanlığa hayırlı insanlar yetiştirmek gayesiyle yapıyorduk bunları. Başka bir amacımız yoktu. Allah rızası için.
Ne zamana kadar bu görevleri yaptınız?
2014 yılına kadar.
Daha sonra ne yaptınız?
Ailemin yanına Nevşehir’e döndüm. O arada KPSS sınavına hazırlandım. Sınava Temmuz 2016’da girdim. Alnımın akıyla 84 puan aldım. Memur olmak için yeterli bir puandı. Mülakatlara giriyordum ama Ocak 2017’de evimize arama için geldiler.
“TUTUKLANACAĞIMI HİÇ DÜŞÜNMEMİŞTİM”
15 Temmuz’da neredeydiniz?
Ailemin yanındaydım. Nevşehir’de. Olayı televizyondan ve sosyal medyadan öğrendim. Normal bildiğimiz darbeler gibi değildi. 15 Temmuz’dan sonra tutuklamalar başlayınca bu işin öğrencilere kadar geleceğini hiç tahmin etmemiştim.
Hakkınızda soruşturma nasıl açıldı?
Üniversiteden tanıdığım, öğrenci evlerinde kalan bir arkadaş vardı. Adı Yakup B. Bir de Abdüssamet diye bir arkadaş vardı. İkisi de itirafçı olmuş. Yakup B. ‘Şaban da evlerde kalıyordu. Sorumlu kişilerdendi. Talebelerle ilgilendi’ demiş. Yakup Çorum’da görev yapan herkesin adını verdikten sonra evlerimize baskın yapıldı. Nevşehir Kaçakcılık Organize Şube Müdürlüğü 24 Ocak 2017’de evimize geldi. Ben o anda evde değildim. Ankara’daydım. Annemin, babamın, kardeşlerimin tüm telefonlarını almışlar, bilgisayarlara el konulmuş. Durumu öğrenince Organize Şube’ye kendi ayaklarımla teslim oldum. Beni hemen nezarete koydular.
“BANA KELEPÇE TAKMA GEREĞİ DUYMAYAN POLİSLERLE YOLDA KABAK ÇEKİRDEĞİ MUHABBETİ YAPTIK”
Çorum’a ne zaman götürüldünüz?
Aynı gün Çorum’dan bir ekip geldi. O ekiple Çorum’a götürdüler. Yolda kelepçe bile takmadılar. Hatta yola çıktıktan sonra polislerden biri ‘Nevşehir’in kabak çekirdeği meşhurmuş. Nereden alabiliriz?’ diye sordu bana. Şehir merkezinde bir yeri söyledim. Oraya gittik. Beni arabada bıraktılar. Gidip çekirdeklerini alıp geldiler. Yolda giderken bir yandan çekirdek çitleyip bir yandan da beni itirafçı olmam için ikna etmeye çalıştılar. Çorum’a varmadan WC ihtiyacı için bir benzinlikte durduk. Normal bir şekilde, şehirlerarası otobüs mola vermiş gibi durdular, ben WC’ye gittim, geri geldim. Terörist diye gözaltına alınan biri olarak bana çok güven duyuyorlardı sanırım. Sonra Çorum’a nezarete geldik. 30 Ocak 2017’deydi. Bir hafta gözaltında kaldım. Son gün ifademi aldılar.
Nezarethanede kötü muamele, işkence vs gördünüz mü?
Kötü muamele görmedik ama Narkotik Şube’nin en alt katında çok küçük bir yerde kaldık. Çok kalabalıktık. Nezaretin camı da kırıktı. Ocak ayı olduğu için çok soğuktu. İstediğimiz zaman namaz için abdest alamıyorduk. Sabah namazında kapıları açmıyorlardı. WC’ye gitmek istediğimizde hemen göndermiyorlardı.
İfadede ne sordular?
İtirafçıların anlattıklarını sordular. İsim vermemi istediler. Yakup B.’yi tabi ki tanıdığımı söyledim. Dershanedeyken Arnavutluk’a gezi düzenlenmişti. Beraber gitmiştik. Oradan tanıdığımı söyledim. Bank Asya’ya para yatırmışsın, öğrencilerle ilgilenmişsin dediler. Mahkemeye 17 kişi olarak çıkarıldık. 9 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ben dahil 7 kişi tutuklandık.
Ne zaman tutuklandınız?

6 Şubat 2017’de Çorum L Tipi Cezaevi’ne girdim. 12 Eylül 2021’de tahliye oldum. 55 ay, 15 gün hapis yattım. 7 yıl 6 ay hapis cezasının yatarı 55 aydır. Hepsini yattım. Denetimli serbestlik verdiler. O süreyi dışarda geçirdim. O zaman kovit süreci vardı. Kurula çıkamıyorduk. Psikolog hakkımızda rapor yazmış, kurul da o raporu baz alınca beni bıraktılar.
AİHM’e siz üç gerekçeyle başvurmuştunuz; adil yargılanma hakkınız ihlal edilmesi, savunma hakkınızın kısıtlanması ve Çorum L Tipi Cezaevi’ndeki kötü şartlar. Ne gibi kötü şartlar vardı. Orada neler yaşadınız?
Çorum’da ben iki koğuşta kaldım. F5 ve F 10. İlk girdiğimde en büyük problemimiz koğuşların aşırı kalabalık olmasıydı. 7 kişilik koğuşlarda 45-46 kişi yaşamak zorunda kaldık. L tipi cezaevlerinde koğuşlar 7 odadan oluşur. Altta 2, üstte 5 oda. Avlu ve WC de var. Normalde her odada 1 kişi kalacak diye planlamış ama olaylardan sonra çift ranza koymuşlar. Odaların büyüklüğü 10 metrekare. 13-14 ay ben dönüşümlü olarak yerde yattım. Avluda yan yana yürümek bile zordu. 7-8 kişi zor sığıyordu.
“AİHM BAŞVURUSUNU CEZAEVİNDE KHK’LI BİR HAKİMİN YARDIMIYLA HAZIRLADIM”
AİHM süreci nasıl başladı?
Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi bana 7 yıl 6 ay ceza verince adil yargılanma hakkımın ihlal edildiği gerekçesiyle ilk önce karara itiraz ettim. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi itirazımı reddetti. Yargıtay’a dilekçe yazdım. Yargıtay çok hızlı bir şekilde 7 ayda hakkımdaki kararı onadı. Ondan sonra dosyamı Anayasa Mahkemesi’ne götürdüm. Yargıtay’a kadar tüm başvurularımı avukat yaptı, ondan sonra kendim hazırladım.
Cezaevinde nasıl yaptınız bu başvuruları? Özellikle AİHM dilekçelerinin doğru hazırlanması çok önemli diye biliyorum.
Koğuşumuzda bir hakim vardı. O bana yardımcı oldu. Adını şu an hatırlamıyorum. Genelde tüm arkadaşlara o yardımcı oldu. AYM’den de 11 ayda red geldi. AYM ve Yargıtay cezaevinde tutuklu olan kişilerin dosyalarını çok hızlı onaylıyor. Tutuksuz yargılananları çok bekletiyor. AİHM’e Mayıs 2019’da başvurdum. Nisan 2021’de ben cezaevindeyken AİHM’den bir mektup geldi. Başvurunuz kabul edildi, avukat tayin etmeniz gerekiyor diye. Ankara’dan bir avukat tuttuk. Onun vasıtasıyla ek savunmaları ilettim. AİHM ilk önce hakkımda olumsuz bir karar verdi. Adil yargılandığımı, savunma hakkımın kısıtlanmadığını, cezaevinin şartlarının kötü olmadığını söyledi. KHK’lı Yüksel Yalçınkaya ve AİHM’in kendi içtihatlarıyla tezat bir durum olacağını düşündüğümüz için karara itiraz ettik. Düşük bir ihtimal demişlerdi ama AİHM itirazımı kabul etti. Geçen yıl 5 Mayıs’ta ilk duruşma oldu. Bir yıl sonra ise nihai kararı bugün açıkladılar.
Almanya’ya ne zaman, niye geldiniz? Ceza bitmişti, kalmayı düşünmediniz mi?
Kısa bir süre önce geldim. İşin aslı, ben cezaevindeyken ülkede artık durmak istemediğime karar vermiştim. Cezayı yatsam dahi hiçbir zaman beni rahat bırakmayacaklarını biliyordum. O stresle yaşamak istemediğim için ayrıldım. Hapisten çıktıktan yaklaşık bir yıl sonra evlilik nasip oldu. Eşimin de 6 yıl 3 ay cezası vardı. O yüzden ikimiz de kalmak istemedik.
Yıllar süren hukuki mücadeleniz zaferle sonuçlandı. Özgürlüğünüze de tamamen kavuştunuz. Sizinle aynı süreçleri yaşayanlara ne söylemek istersiniz?
Hukuki mücadele sabır gerektiriyor. Anadolu insanın fıtratında bir an önce karar verilsin, hemen her şey sonuçlansın diye acelecilik var. Ama hukuki mücadele yıllar sürebiliyor. Mücadeleyi hiçbir şekilde bırakmamak lazım. Hiçkimse vazgeçmesin. Bugün rüzgar tersten esiyor olabilir, bu karar uygulanma açısından olumsuz da olabilir ama bugünün yarını var. Bir gecede her şey değişebilir. Ümitsizliğe kapılmamalı. Yarın yine birçok insanın doğrunun yanında olacağına inanıyorum.













