AİHM Büyük Dairesi’nin Şaban Yasak kararında Türkiye hakkında hak ihlali tespit etmesinin ardından Ahmet Davutoğlu, 15 Temmuz süreci için “kapsamlı toplumsal barış” çağrısı yaptı.
Davutoğlu, kararın örgütsel eylem niteliği taşımayan faaliyetler nedeniyle verilen cezalar açısından kritik olduğunu söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye seslenen Davutoğlu, KHK’lıların hukukunun da masaya yatırılması gerektiğini belirtti. Devletin geçmişte meşru gördüğü okul, banka ve sendika bağlantıları nedeniyle mağduriyet yaşayanların sicillerinin temizlenmesini istedi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, grup konuşmasında AİHM Büyük Dairesi’nin Şaban Yasak kararını gündeme taşıyarak 15 Temmuz sürecinde yeni bir hukuki ve siyasi değerlendirme yapılması çağrısında bulundu. Davutoğlu, kararın yalnızca bireysel bir başvuru sonucu değil, 15 Temmuz sonrası açılan binlerce dosyayı ilgilendirebilecek nitelikte olduğunu vurguladı. 15 Temmuz’un 10. yılına giderken “kapsamlı toplumsal barış” önerisinde bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de çağrı yapan Davutoğlu, terör örgütü mensuplarına tanınan pişmanlık hakkı tartışılırken KHK’lıların hukukunun da masaya yatırılması gerektiğini söyledi. Devletin geçmişte meşru gördüğü okullara çocuk gönderenlerin, bankalara para yatıranların ve sendikalara üye olanların aynı kapsamda değerlendirilmesine karşı çıktı. Davutoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“15 Temmuz’un 10. yılına giderken kapsamlı bir toplumsal barışa imza atalım hep beraber. Sayın Bahçeli’ye çağrıda bulunuyorum. Birlik beraberlikse, terör örgütüne tanınan pişmanlık hakkı konuşuluyorsa, buna ihtiyaç olmadan hakları yenmiş KHK’lıların hukuku da masaya yatırılmalı ve 15 Temmuz’a bir toplumsal barış içinde gitmeliyiz.
Ne mi yapmalıyız? Dört ana madde.
Bir: Darbeye kim girmişse, silahı kim eline almışsa; ama silahı emir ile eline alanları demiyorum, darbe niyetiyle ele alanları yargılayın. En sert cezayı verin. Darbeyi kim yaparsa yapsın tavizsiziz.
İkincisi: Devletin meşru gördüğü okullara öğrenci gönderenler, bankalara para yatıranlar ve devletin meşru gördüğü sendikalara üye olanların sicilleri tümüyle temizlenmeli. Çocuklarına asla bir terör örgütü geçmişi olan aile ferdi gibi muamele yapılmamalıdır.
Dün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir karar aldı. Şaban Yasak kararı. Çok önemli bir karar. Daha önce (2024) aldığı ‘ihlal yoktur’ kararını (bozdu). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ilk kez kendi kararını bozdu. ‘İhlal vardır’ dedi ve örgütsel eylem niteliği taşımayan faaliyetler dolayısıyla cezalandırılmayı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesine, ‘kanunsuz ceza olmaz’ ilkesine aykırı gördü. Binlerce, on binlerce dosya şu anda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bekliyor.
Ya arkadaşlar, sen okulu açmışsın. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı bir banka açılış töreni yapılmış. Senin yanında bulunan insanlar orada görev yapmış. Senin en yakın akrabaların oralarda okumuş. Onlara bir şey olmuyor da sahipsiz, kimsesiz Anadolu çocuğuna, KHK mağdurlarının çocuklarına zulmediyorsunuz. Böyle bir şey kabul edilemez. Böyle bir şey kabul edilemez.
Üç: Beraat edenler derhal göreve iade edilmeli.
Dört: Emir altında, başka türlü davranması mümkün olmayan askerlerin de yargılanması tekrar adil bir şekilde yapılmalı ve bu mesele çözülmeli.












