• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Gündem

Org.Sönmezateş’ten 15 Temmuz ifşası: Komutanlar Saray’a çağrıldı, sonra birdenbire zenginleştiler

Mayıs 11, 2026
in Gündem, Manşet
15 Temmuz’da ne planladıklarını anlatan Sönmezateş, ihtilale bilerek ve isteyerek katıldığı fakat darbe ile suçlanan Hizmet Hareketinin bir mensubu olmadığını belirtti

15 Temmuz’da ne planladıklarını anlatan Sönmezateş, ihtilale bilerek ve isteyerek katıldığı fakat darbe ile suçlanan Hizmet Hareketinin bir mensubu olmadığını belirtti

0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Sönmezateş, “Marmaris’te cezaevindeyken bana da geldiler; Hulusi Akar’la ilgili hiçbir şey konuşulmayacak talimatı herkese gitti. O zaten darbeci değil ki, niye böyle bir emire ihtiyaç duyuldu?”

Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, Yargıtay’ın kısmi bozma kararından sonra Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda yeniden görülen Genelkurmay Çatı Davası’nda esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yaptı.Sönmezateş çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Sönmezateş’in savunması:

“ÖZÜR DİLİYORUM”

“Niye başı her sıkışan; rüşvetten, yolsuzluktan, dolandırıcılıktan, hatta mafyadan yargılananlar ‘F.TÖ’ diyor? Ben sıradan bir insanım, ölene kadar hapiste kalacağımı biliyorum. Her şeyimi kaybettiğimi de kabul ediyorum. Konuşmalarımdan dolayı aileme, çocuklarıma, arkadaşlarıma hatta avukatıma bile zarar geleceğini kabul ediyorum.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

AİHM noktayı koydu: ‘Şaban Yasak’ kararı AKP rejimini panikletti

Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü

Ne korkum var ne de yalan söylemeye ihtiyacım. 15 Temmuz’dan önce devletin her kademesinde görev yaptım, 10 yıldır da hapisteyim. Utancım, bizden önce binlerce insan işkenceye maruz kalmışken gösterdiğimiz duyarsızlıktır. Bizden önce de varmış, ama bize yapılınca duyduk. Sıra bana geldiğinde, hatta kızlarım da işkence görünce, bunlara itiraz ettiğim için özür diliyorum.”

15 TEMMUZ PLANLAMASI

Sönmezateş, yargılamalarda itiraz ettiği şeyin, yaptığı fiilden değil yapmadıklarından cezalandırılması olduğunu belirtirken de 15 Temmuz planlamasına ilişkin şu iddialarda bulundu:

“Açık ve net söylüyorum; komutanlarım tarafından bana verilen görev, emniyet ve adalet mekanizmasını ele geçirip bu mekanizmaları kendisi için kullanan ve yolsuzluklarla anılan Erdoğan’ın alınmasıydı.Tüm yaptığım buydu. ’15 Temmuz’u kim planladı, esas sorumluları kim?’ sorusunun cevabını, devletin kritik kademelerinin bildiğini düşünüyorum. Onlara söz verdiğim için sustum, ama Muğla’da hapisteyken MİT’ten üç personel geldi; soruları vardı, cevaplarını aldılar.

Ondan bir hafta önce kızlarım çırılçıplak aranmıştı. ‘Bunu yaptınız, şimdi benden yardım mı istiyorsunuz?’ dedim. ‘Biz yapmadık’ cevabı verildi. O soruya dönersek; Hulusi Akar’ın 15 Temmuz’daki pozisyonu bolca tartışıldı, ama konuyu sadece onun üzerinden tartışmak hata olur.

“4 KUVVET KOMUTANI İŞİN İÇİNDEYDİ”

En başından itibaren dört kuvvet komutanı işin içinde ve başındaydı. Kuvvet komutanları genelde kibirli olur, ama Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak’ın hiçbir kibri yoktu. Hulusi Akar’ın gölgesi gibiydi, ne derse onu yapardı. Abidin Ünal ile Hulusi Akar arasında ismi konulmamış bir mücadele vardı.

İkisi de birbirlerine karşı profesyoneldi, ancak kapalı kapılar arkasında birbirlerinin kuyusunu kazardı. Abidin Ünal’ın en büyük hayali Hava Kuvvetleri Komutanı, sonra da ilk havacı Genelkurmay Başkanı olmaktı. Bu zaafıydı. Genelkurmay Başkanı olsa Cumhurbaşkanlığını da isterdi.

“FİKİR BİRLİĞİNE VARDILAR”

Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi dürüst bir asker ve komutandı. 15 Temmuz’dan 8-10 ay önce, Eylül 2015’te Hava Kuvvetleri Komutanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanı kendi aralarında darbe konusunda fikir birliğine varmıştı. Ama Hulusi Akar kararsızdı. En büyük tereddüdü Galip Mendi’ydi.

Çünkü dünya görüşleri, Balyoz-Ergenekon’daki tutumları farklıydı. İçlerinde en tutarlı, mert olan Galip Mendi’ydi. Adam satmaz, ikircikli davranmazdı. O süreçte Balyoz-Ergenekon’dan ders alınarak plan seminerleri yapılmadı. Hep yüz yüze, güvenli ortamlarda görüşüp dar bir kurmay heyetiyle çalıştılar.

Özetle birbirlerini tarttıklarını, aşağıya doğru sondaj yaptıklarını, Erdoğan’ın durdurulması konusunda ortak hareket ettiklerini söylüyorum. Zaten darbe olabilmesi için Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanının bir olması şarttı ve 15 Temmuz’dan önce bu sağlanmıştı.”

“KONSEY VARDI, 4 KİŞİYDİ”

Gökhan Şahin Sönmezateş, sözde Yurtta Sulh Konseyi’yle ilgili olarak da şunları anlattı:

“15 Temmuz’da bir konsey ya da Yurtta Sulh Konseyi var mıydı? Evet, vardı; fakat iddianamelerde yazdığı gibi, 38 kişilik konsey değil. Planlamalardaki konsey, aynen 12 Eylül’deki gibi, Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanından ibaretti.

Delil dosyasındaki bir mesajda Hulusi Akar’ın adı yazmıyor mu? Akın Öztürk veya Sönmezateş yazmıyor. 38 kişilik liste çalakalem, gerçek konseyi gizlemek için Hulusi Akar ve destekçileri tarafından yeniden organize edildi. Hulusi Akar ve dört kuvvet komutanının o geceki davranışlarına bakıldığında, darbeyi desteklemedikleri görülüyor.

“SARAY’A DAVET EDİLDİLER, HEPSİ ZENGİNLEŞTİ”

Diğerleri yüzde 100 ama Hulusi Akar için öyle değil, hepsi ağız birliği etmişçesine bir darbe olduğunu anlamadıklarını, geç anladıklarını söylediler. 8-10 ay geriye gidelim; gizli toplantılar yaptılar, ama son 3-4 ay içinde çok şey değişmiş gözüküyor. Hepsi tek tek, ayrı ayrı Saray’a davet edildiler, görüşmeler yapıldı.

Büyük ihtimalle, darbe planının içinde olup olmadıkları sorulmuş ve geri çekilmişlerdir. Bildiğim, bu görüşmelerden sonra birdenbire hepsi zenginleşti. Ev, para sahibi oldular. Şu kuvvet komutanlarının birinci derece yakınlarıyla birlikte mal varlığına bakılsın. Hulusi Akar son 1 yılda birkaç mülkün sahibi oldu.15 Temmuz’dan 1 yıl önce ev aldığı için parası kalmayan Abidin Ünal, Nisan-Mayıs’ta yeni bir ev aldı. Milyon dolarlık hesabı oldu. Zekai Aksakallı da öyle.  Onlar darbe için yola çıkıp bizi motive ederken, zenginleştiler. Biz astlarda onlara karşı güven kalmamıştı. Birkaç ev, birkaç milyon dolar için bizi ortada bırakmak üzere gizli gizli düşmanla anlaşmışlardı.

“MAL VARLIKLARI ARAŞTIRILSIN”

Bu komutanların yanı sıra Ahmet Zeki Üçok ve Cihat Yaycı’nın mal varlıklarının araştırılması için dilekçe verdim; ama kabul edilmedi. İftira etmiş olsam beni mahkemeye verirlerdi, vermediler.Buyursun versinler; hepsinin son 15 yıllık MASAK raporlarını alalım. O geceki tavırlarına bakalım. 15 Temmuz başarısız olursa, ‘Bakın, biz içinde yokuz.’ diyeceklerdi, öyle de oldu. Başarılı olunsaydı, ‘Evet çocuklar, nerede kalmıştık? Haydi ülkeyi düzeltelim.’ diyeceklerdi. Bugün ülkemizin bu adamlar tarafından yönetilmemesi bir şans. Birkaç ev, birkaç milyon dolara sattılar bizi.”

“İÇİŞLERİ VE MİT DARBE YAPAR”

Bundan sonra TSK’nın darbe yapamayacağını kaydeden Sönmezateş, “Çünkü bugün generaller kendi aralarındaki sohbette bile darbe şakası yapamaz. Üstelik generallerin arasında MİT’in ve Saray’ın adamları varken, sızma olmaması mümkün değil. Darbenin en önemli ayağı MİT ve Jandarma’dır. Ancak bunlar da artık TSK’nın kontrolünde değil. Peki kim darbe yapabilir? İçişleri Bakanı ve MİT birlikte hareket ederse, kimse durduramaz.” dedi.

ŞİRİN ÜNAL SIZDIRMIŞ

Sönmezateş; Balyoz, Ergenekon ve askeri casusluk soruşturmalarının gerçek olduğu iddiasını tekrarlarken de şunları söyledi:

“Onların yargılanması da aynen şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi yargılamaları gibi Erdoğan’ın emriyle olmuştur. İrticayla mücadele eylem planı da doğruydu. Dursun Çiçek benim gibi kendisine verilen görevi yaptı. Tüm işaretler bu belgenin Şirin Ünal tarafından sızdırıldığını gösterince Ünal emekli edildi; ancak hemen AKP’nin korumasına girip milletvekili olunca Ergenekon, Balyoz ekibi ona dokunamadı.

Askeri casusluk, Yaşar Güler bunları herkese izletti, daha neyin kafasını yaşıyoruz? Hani ‘15 Temmuz’dan sonra TSK Gülen Cemaatinden temizlendi; Atatürkçü, Kemalist subaylar döndü’ deniyor ya… Sanki ben Mustafa Kemal’in askeri değilmişim gibi. Peki Kara Harp Okulu’ndaki teğmenler atıldığında bu Atatürkçü subayların, generallerin, amirallerin sesi çıktı mı?”

“8-10 KİŞİ ALINACAKTI”

Savunmasının devamında 15 Temmuz’a ilişkin iddialarını sürdüren Sönmezateş, bu tarihin belirlenmesinde, dönemin İzmir Başsavcıvekili Okan Bato’nun operasyon hazırlığının herhangi bir ilgisi olmadığını belirtirken şöyle konuştu:

“15 Temmuz tarihi önceden belliydi. Konu tarih değil gündü, Cuma olacaktı. Çünkü araya hafta sonu girecek, piyasalar minimum etkilenecek, ilk şok rahat atlatılacaktı. Bu bir tür polisiye operasyondu. Onların yapmadığını, biz TSK yapacaktık. Çünkü çok küçüktü, Erdoğan ve 8-10 kişiydi. Belediye operasyonları gibi yüzlerce, binlerce kişi alınmayacaktı.”

Para konusunun küçümsenmemesi gerekiyor. Rüşvet, yolsuzluk, kokuşmuş yönetim; milyon doları olmayan bakan, kritik görevde general yok.

ASKERLERE KURULAN KUMPASLAR

15 Temmuz’dan dolayı orgeneral rütbesinde sadece Akın Öztürk’ün içerde olduğunun sanıldığını, oysa 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’nin de tutuklanıp cezalandırıldığını hatırlatan Sönmezateş şöyle devam etti:

“İstihbarat dokümanlarına göre; Adem Huduti sosyal demokrat, Akın Öztürk ülkücü. Keşke Türk mahkemelerinde yemin etmek gibi bir seçenek olsa. İki çocuğumun üzerine yemin ediyorum; Akın Öztürk ve Adem Huduti cemaatçi  de darbeci de değil. Onların içeride olması Hulusi Akar, Yaşar Güler ve diğer orgenerallerin utancıdır, ayıbıdır.

MİT de Saray da onları biliyor. MASAK’ta tek bir paraları çıkmaz. Cemaatçi olduklarına dair belge getirin, tüm söylediklerimi geri alayım. 15 Temmuz’dan sonra Yaşar Güler bu isimleri kurtarmak için çok çalıştı. İlhan Talu neredeyse çıkıyordu. 4 saat ertelediler. Bu arada, kendisine ait olmayan bir telefon ona atfedilerek savcılığa iletildi ve hapse düştü.

HERKESİ TEK TEK ANLATTI

1 yıl sonra o belgenin sehven yapıldığı kabul edildi, ama çok geç. İlhan Talu, Satı Bahadır Köse, Osman Ünlü niye içerdeler; cevabım yok. ‘O gece televizyona çıksalardı, kararlar değişebilirdi.’ deniyor. Hayır, doğru değil. O gece TRT’ye ilk açıklamayı yapan Osman Ünlü’dür. ‘Keşke bakanlarla konuşsalardı.’ deniyor.

Osman Ünlü defalarca Milli Savunma Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ile görüşmüş. Çünkü AKP-MHP’ye yakınlığıyla bilinirdi. ‘Askeri birliğe gitmeseydi’; gitti, ama Metin Gürak da bütün askeri birliklere gitti, ne fark var? Destek Kıtaları Komutanı Cengiz Aydın, herhangi bir tarikattan değil, sosyal demokrattır.

Kendisine o gece ne emir verildiyse onu yapan, tüm delilleri toplayıp savcılığa teslim eden biri. Evet, ben darbeye katıldım, cemaatçi değilim, ama onlar ne darbeci ne cemaatçi. Hep birlikte aynı hapisteyiz, Ben bu insanların adını temize çıkarmaya çalışmıyorum. Zaten cezaları onandı. Söylediklerim hiçbir işe yaramayacak. İdam olsa, idam edilmiş olacaklardı. Örgütsel savunma da yapmıyorum, sadece tarih önünde yerimi belirliyorum.”

“AKAR’LA İLGİLİ KONUŞULMAYACAK”

Sönmezateş, Akar’ı derdest ettirmekle suçlanan Mehmet Dişli hakkında ise şunları söyledi:

“Ona güvenmiyorduk, bir şey de paylaşmadık. Darbeye karşı olan tiplerden biri. Bizim için şöyle bir karakterdi; abisi Erdoğan’a çok yakın, aile boyu AKP’liler ve zengin bir aile. Şeker fabrikaları özelleştirildiğinde yüzde 30’unu bunun ailesi aldı. ByLock vs. denilerek atılmış herhangi bir memurun çocuğu infaz edilirken, onun abisi taltif edildi.

Eğer Hulusi Akar’ın adamı, yakını, sırdaşı kimdir diye sorarsanız, buradaki sanıkların yüzde 99’u ‘Dişli’ diyecektir. Bugüne kadar bir şey paylaştı mı, hayır. Akıncı’daki ekip, Genelkurmay Başkanvekilliğine Ümit Dündar’ın atandığı haberi gelince, işi gücü bırakıp Hulusi Akar’ı yeniden koltuğa oturtmaya uğraşmış.

En önce de Mehmet Dişli ve Barış Avıalan. Başardılar da. Marmaris’te cezaevindeyken bana da geldiler; Hulusi Akar’la ilgili hiçbir şey konuşulmayacak talimatı herkese gitti. O zaten darbeci değil ki, niye böyle bir emire ihtiyaç duyuldu? Dişli’nin, ‘TSK’nın dönüşümü’ dediği şey, 15 Temmuz’dan sonra TSK’nın geldiği noktadır ve Dişli’nin eseridir. O zaman da tasvip edmiyordum, bugün de etmiyorum. Kendisine söyledik, ama Hulusi Akar’la kafa kafaya verdiği için bizi dinlemedi.”

“YEMİN EDERİM”

Sönmezateş, darbe bildirisinin altında ismi bulunan Mehmet Partigöç’ü de, “Kızlarımın üstüne yemin ediyorum, darbeye karşı olanlardan birisiydi. Darbenin dışındaydı.

Partigöç’ün bir kişiliği, kapasitesi var, eski ÖKK’cı. O gece Hulusi Akar’ın makamını ve karargâhını korudu. İfadelerinde de eski silah arkadaşlarına, ‘Ben bu işin içinde olmadım’ mesajını vermeye çalıştı. Onu Levent Göktaş’a soracaksınız. En iyi adamıydı; ‘Partigöç cemaatçi, hain’ desin, kabul ederim.” sözleriyle savundu.Cumhurbaşkanlığı eski başyaveri Ali Yazıcı’yı ilk kez birlikte yargılandıkları Marmaris davasında gördüğünü, öncesinde kendisiyle hiçbir iletişimi olmadığını, zaten Saray’da çalışan hiç kimseye güvenmeme gibi bir strateji izlediklerini ve bugün de kendisi, “Ben Cumhurbaşkanını tutuklamaya giden insanım” derken Yazıcı’nın, “Hâlâ Cumhurbaşkanımıza bağlıyım” dediğini, Kubilay Selçuk ve Hakan Evrim’le ise hiç çalışmadığını bildiren Sönmezateş, alt rütbedekiler için de, “Buradaki gençlerin sorumluluğu sıfır. Salonda görevli jandarmalar mahkemenin kararından ne kadar sorumluysa, bu gençler de öyle.” dedi.

“BENİ NİYE ÖLDRÜMEDİNİZ?”

Gökhan Şahin Sönmezateş, savunmasının ilk günkü bölümünü Marmaris’te yaşananlara ilişkin şu anlatımlarla bitirdi:

“Asıl suçlandığım konu ve aktif görev yaptığım yer Marmaris’te. Ancak heyetiniz Marmaris’i hiç dinlemedi. İddianamede de yapmadığım işlerden suçlandım ve ceza aldım. Bir ülkenin Cumhurbaşkanını tutuklamaya gidiyorsanız ve başarısız olursanız, ne diyeceksiniz? Şaşırdığım için TEM’de, ‘Beni niye öldürmediniz?’ diye sordum.

Ankara ve İstanbul’da yaşananlardan haberim yoktu, onların da benden. Gerçeği anlattığım halde buradakiler bile inanmadı. Görevim, 3 helikopterle Erdoğan neredeyse onu almaktı.

Nerede olduğunu da bilmiyordum. Başarabilseydim, 450 milyon dolarlık haksız servetin hesabını sormak üzere paralarla fotoğrafını çektirip tutuklamak ve mahkemeye vermekti. Ama Erdoğan’a suikast yapmakla suçlandık. Suikast yapılması sözkonusu değildi.

“KAÇMADIM ABİDİN ÜNAL’LA GÖRÜŞTÜM”

Çiğli’de saatlerce bekletildik. 03.20 gibi Marmaris’e hareket ettik. 04.30 gibi gittiğimizde 150’ye yakın polis özel harekatın mevzilendiği yerin ortasına düştük. Ful ateş altındaydık. Polisle işimiz yoktu, çatışmayı kabul etmedik, çekildik. 16 Temmuz’da İzmir’deydim. TV’lerden olanı biteni izledim, başıma ne geleceğini biliyordum.

İzmir’de hayat normaldi, bu güvenli ortamda kaçma imkanım da vardı. Kaçmadım, arabayla Ankara’ya döndüm. Abidin Ünal’la telefonla görüştüm. Buraya geldiğinde, kendisine görüşüp görüşmediğimizi sordum, ‘Hatırlamıyorum, görüşmüş olabiliriz’ deyince elimden kurtuldu.

‘Hayır’ dese, bir orgeneral nasıl rezil olur, gösterecektim. Hulusi Akar’la görüşmeye çalıştım, ulaşamadım. Namusum, şerefim ve iki kızımın üzerine yemin ediyorum ki, o iki polisi ben veya ekibim öldürmedi.

Onlar saat 12.30’da öldürüldüler. Biz 04.30’da gittik. O gece Antalya’dan kalkan üç jandarma Sikorsky helikopteri var. 42 tanık, gelenlerin siyah giyimli, gaz maskeli, tam teçhizatlı olduğunu söyledi. Biz ise ne siyah giymiştik ne de gaz maskemiz vardı.”

Tags: 15 temmuzAKPCezaevierdoganErdoğan rejimiGalip MendiGökhan Şahin SönmezateşHİZMET HAREKETİMİTSalih Zeki ÇolakTuğgeneralTürkiyezulüm
PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

AİHM noktayı koydu: ‘Şaban Yasak’ kararı AKP rejimini panikletti

SONRAKİ HABER

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

BENZER HABERLER

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim
Manşet

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

Mayıs 11, 2026
Strazburg’da tarihi buluşma için yürüyen binler AHİM’e seslendi: Geciken adalet, adalet değildir!
Gündem

AİHM noktayı koydu: ‘Şaban Yasak’ kararı AKP rejimini panikletti

Mayıs 11, 2026
Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü
Avustralya

Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü

Mayıs 11, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
Türkiye, hak ihlalleri sebebiyle 9 milyon Euro tazminat cezası ödedi
AVRUPA

‘AHİM kararıyla bir mahkeme beraat verdi’ diyen Dr. Ufuk Yeşil:Lütfen mücadeleden vazgeçmeyin

Mayıs 11, 2026
9 yıldır tutuklu üç harbiyeli kız öğrenciyi ziyaret  eden Yeneroğlu: “Ortada büyük bir dram var”
Manşet

‘Milat yaklaşımı AİHM’e takıldı ‘diyen Yeneroğlu:Karar sadece Şaban Yasak dosyası değil

Mayıs 11, 2026
  • All
  • Manşet
KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim
Manşet

KHK’lı Albayın eşi:Kızımın okul birinciliğini elinden almaya çalıştılar, Oxford’a kabul edildi ama gönderemedim

by adminzaman
Mayıs 11, 2026
0

Diyarbakır Bölge Jandarma Kurmay Başkanı olduğu dönemde 15 Temmuz’un ardından tutuklanan, hakkında verilen müebbet hapis cezası istinafta bozularak tahliye edilen...

MİT gizli sorguda kızı ve eşiyle tehdit etti: ‘Emri Gülen verdi de’

Org.Sönmezateş’ten 15 Temmuz ifşası: Komutanlar Saray’a çağrıldı, sonra birdenbire zenginleştiler

Mayıs 11, 2026
Strazburg’da tarihi buluşma için yürüyen binler AHİM’e seslendi: Geciken adalet, adalet değildir!

AİHM noktayı koydu: ‘Şaban Yasak’ kararı AKP rejimini panikletti

Mayıs 11, 2026
Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü

Avustralya siyasetinde “One Nation” depremi: 70 yıllık muhafazakâr kale çöktü

Mayıs 11, 2026
O bir Hakas kızı

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
Türkiye, hak ihlalleri sebebiyle 9 milyon Euro tazminat cezası ödedi

‘AHİM kararıyla bir mahkeme beraat verdi’ diyen Dr. Ufuk Yeşil:Lütfen mücadeleden vazgeçmeyin

Mayıs 11, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM