Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un AİHM’nin ‘Şaban Yasak / Türkiye’ kararı sonrası yayınlanan ve yargıya ‘ayar verdiği’ yazısına tepkiler gelmeye devam ediyor. Prof. Dr. Vedat Demir, Mehmet Uçum’un paylaşımını alıntılayarak yaptığı paylaşımda, “En büyük tehlike bu “vesayetçi” zihniyet! Geçmişte “irtica” söylemiyle bürokrasiye ve topluma ayar verirlerdi. Şimdi bunun yerini “f.tö” aldı! Demokratik kurumları çürüten tek adam rejimi sayesinde Mehmet Uçum gibi “yetkisiz etkililer” yine millete ve yargıya parmak sallıyor!” ifadelerini kullandı.
Avukat Murat Akkoç ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeeri kullandı: “AIHM Şaban Yasak ihlal kararı Böyle yazılar yazdırır adama. Önce @ProfDrErsanSen efendi yazı yazdı. Şimdi de Mehmet Uçum efendi yazmış. @nedimsener2010 ve benzeri çapsızları aşar bu kararın ağırlığı. Hukuka alışacaksınız. Hukuku uygulayacaksınız. Hukuku kabulleneceksiniz!”
Gazeteci ve akademisyen Emre Uslu da konuyla ilgili kişisel blog sayfasında bir yazı kaleme aldı. Mehmet Uçum’un ‘saçma sapan ve mantık dışı şeyler’ yazdığını aktaran Uslu, şu ifadeleri kullanıyor:
- Yazısında, “Cemaat ile mücadele, hukuk içinde olmak kaydıyla özel ve rutin dışı mücadele yöntemleri kesintisiz devam eder.” diyor. (…) 1990’lı yıllarda devlet PKK ile mücadelede zorlanınca, hukuk içinde mücadele yapmak yerine RUTİN DIŞINA çıkma kararı almış, MGK kararıyla alınan bu RUTİN DIŞI mücadele yöntemi devleti ÇETEYE dönüştürmüştü. (…)
- Uçum’un yazısında tıpkı Güneydoğu’da rutin dışına çıkma önerisinin bir ÇARESİZLİK nedeniyle yapıldığı gibi, şimdiki RUTİN DIŞI önerisinin de çaresizlik nedeniyle yapıldığı anlaşılıyor. Uçum Cemaat mensuplarının diasporaya gidip orada tutunmalarından, oralardan yayınlar yapan gazetecilerin gündemi belirlemesinden, devletin içindeki ÇETELERİ deşifre etmelerinden, daha önemlisi, halkın artık kendilerine değil Cemaat mensularına inanmasından rahatsız. Yahi sizin anlayacağınız büyü bozulmuş, tehtidle sihirbazın sihirini görenleri sindirme çaresizliğinde Uçum.
- Uçum, yazısında cemaatin artık bir terör örgütü olarak kodlanmasının yetersizliğinden şikâyet ediyor.
- Nitekim AIHM’ye Şaban Yasak kararıyla fiilen “F.TÖ” diye uydurulan zırvayı çöpe atınca, Uçum bu sefer de Cemaati “Casusluk ve Terör Örgütü” olarak tanımlama derdinde. Biri çıkıp “Ulan dangalak, 1 milyon mensubu olan, kalem kalem fişlenmiş, her ferdi bilinen bir casusluk örgütü mü olur?” diyene kadar Uçum bu saçmalıkları hukuk metni diye insanlara yutturmaya devam edecek.
- Fakat Uçum için mantık önemli değil. Rutin dışı önerisi için bir altyapı hazırlaması lazım. Cemaati ne kadar saçma sapan da olsa “casusluk örgütü” olarak kodlamak için zırvalıyor bu şeyleri. Ne tesadüf ki aynı zırvayı Ümit Özdağ da uzun süredir dile getiriyor. Uçum ile Özdağ’ı aynı dilde buluşturan nokta yukarıda sözünü ettiğim ÇETE KARDEŞLİĞİ olmasın?
- (…)
AİHM’ Uçum’u panikletti: Gevşemeyin
- AİHM Büyük Daire’nin Şaban Yasak kararı ile Erdoğan rejimine ve onun omurgası ÇETEYE adeta “Ne F.TÖSÜ ulan” türünden vurduğu tokat Uçum’u panikletmiş görünüyor. Zira bu çete, her zaman olduğu gibi, davulu yargı mensuplarının boynuna asıp tokmağı ellerinde tuttu. Bir sorun olduğunda, “ben yapmadım, hukuk yaptı” deyip ellerini yıkamak için bunu yaptı. Ancak hesap AHİM’den dönünce, AİHM kararları doğrultusunda karar vermeye başlayan hâkim ve savcıları tehdit ederek çetenin ömrünü uzatmaya çalışıyor.
- Uçum’un bu konudaki yazısının içinde yargıya ve devlet bürokrasisine: “Gevşemeyin” talimatı içeriyor. Metinde tekrar eden ana vurgu şu: “Asla taviz verilmemesi” “Özel ve rutin dışı yöntemler” “Mücadele kararlılığı” “Yargı mercilerince de gösterilmesi” “Milli yargımızın gereğini yapacağı” “Bazı kararlara çok dikkatli bakmak gerektiği devletin dikkatindedir.” “Bu kararlılığın yargı mercilerince de gösterilmesinin ve yargı kararlarıyla desteklenmesinin gerekliliği ise izahtan varestedir. Milli yargımızın gereğini yapacağı da açıktır” Bu cümlelerin alt metni şu: “Devlet çizgisi değişmedi, gevşemeyi istemiyoruz.”
- (…)
- Türkiye’nin hukuka ve demokrasiye dönmekten başka kurtuluş yolu yokken RUTİN DIŞI yöntemler önermek paniğin değilse neyin işareti?













