Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatının ardından yaptığı “Allah’tan rahmet diliyorum” sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek tutuklanan Kazım Güleçyüz hakkında AYM, kişi hürriyeti ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Güleçyüz’e 325 bin lira manevi tazminat ödenecek.
Anayasa Mahkemesi (AYM), sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklanan Yeni Asya gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Kazım Güleçyüz’ün kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, Güleçyüz’e 325 bin lira manevi tazminat ve 43 bin 518 lira yargılama gideri ödenmesine hükmetti.
Gazeteci Güleçyüz, Fethullah Gülen’in vefatının ardından sosyal medya hesabından ‘Allah’dan rahmet diliyorum’ paylaşımında bulunmuştu. Bu nedenle “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklanmış ve 57 gün cezaevinde kalmıştı.
AYM, söz konusu paylaşımda cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren, öven ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden herhangi bir ifade bulunmadığını belirtti. Soruşturma makamları ile sulh ceza hâkimliğinin suç işlendiğine ilişkin yeterli ve somut gerekçe ortaya koyamadığını kaydeden Mahkeme, tutuklamanın ön koşulu olan kuvvetli suç şüphesinin oluşmadığı sonucuna vardı.
Yüksek Mahkeme, tutuklama tedbirinin hukuka aykırı olmasının Güleçyüz’ün ifade özgürlüğünü de ihlal ettiğine oy birliğiyle karar verdi. Yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmezken, kararın ilgili mahkemeler ile Adalet Bakanlığına gönderilmesine hükmedildi.İlk derece mahkeme tarafından Kazım Güleçyüz’e 1 yıl 3 hapis cezası verildi. Cezanın hükmünün açıklanmasını geriye bırakan mahkeme, Güleçyüz’e 5 yıl denetim getirdi.
HUKUKSUZLUK İLK GÜNDEN BELLİYDİ
Kararı değerlendiren İstanbul milletvekili Mustafa Yeneroğlu, AYM’nin hukuki gerçeği teyit ettiğini söyledi.Paylaşımda suçun unsurlarının bulunmadığını vurgulayan Yeneroğlu, kuvvetli suç şüphesi olmadığı için AYM’nin tutuklama nedenleri ve ölçülülük yönünden ayrıca inceleme yapmaya gerek duymadığını belirtti.
Güleçyüz’ün 57 gün özgürlüğünden mahrum bırakıldığını hatırlatan Yeneroğlu, “Hukukun görevi, bir buçuk yıl sonra hukuksuzluğu tescil etmek değil, en başta onu önlemektir. Bir hukuk düzeni, insanların önce özgürlüğünü elinden alıp yıllar sonra ‘Haklıymışsın’ diyerek adalet sağlayamaz” dedi.
Yeneroğlu, açık hukuksuzluklara imza atanlar hakkında çoğu zaman hukuki veya mesleki sorumluluk doğmadığını belirterek, “Bedelini özgürlüğünden mahrum bırakılan insanlar ödüyor. Bazıları 57 gün, bazıları 10 yıl” ifadelerini kullandı.












