• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Gündem

Tutuklu gazeteci Zafer Özcan’ı kızı Ebrar Beyza Özcan yazdı: Basit, küçük anları özlüyorum ben

Mayıs 2, 2019
in Gündem, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Tutuklu gazeteci Zafer Özcan’ı kızı Ebrar Beyza Özcan yazdı: “Bir sahne görünüyor, benim gözlerimin çokça aşina olduğu bir sahne. Bir çift zarif el, dans edercesine hareket ediyor klavyenin üzerinde. Düşünceli biraz, kaşları hafif çatık. Öyle güzel kaptırmış ki kendini, görenler dünyaya geliş amacının yazmak olduğunu zannediyor.”

| EBRAR BEYZA ÖZCAN yazdı…

İçimde bir meydan var. Meydanın orta yerinde bir açık hava sineması, sevdiklerim bir yanda. Herkes benim hikayemi izliyor, herkes ilk kez bu kadar sessiz. Anlatmak mümkün değil ama herkes ilk kez ben çırpınmadan anlıyor.Bir sahne görünüyor, benim gözlerimin çokça aşina olduğu bir sahne. Bir çift zarif el, dans edercesine hareket ediyor klavyenin üzerinde. Düşünceli biraz, kaşları hafif çatık. Öyle güzel kaptırmış ki kendini, görenler dünyaya geliş amacının yazmak olduğunu zannediyor.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dorukhan Büyükışık cinayetinde 5 tutuklama

Kapatılan Bilgi Üniversitesi’nde protesto: ‘Ne kayyım ne AKP, kampüsler bizimdir’

Basın danışmanı Sönmez: Kılıçdaroğlu Genel Merkez’e gidecek

Sonra bir başka sahne. Küçük bir kız çocuğu, kollarını masanın üzerinde kavuşturmuş, pür dikkat izliyor o elleri. Sanki gözlerini kırpsa kaybolacak, sanki bir kelebeği ürkütmemek için nefesini tutmuş gibi…

Birkaç gündür hep aynı film dönüyor zihnimde. Anılardan demeçler sunan zihnim şimdi tek bir sahneye takıldı. Ama eminim, herkes anladı beni. Çocukluğum, genç kızlığım, kendimi arayışım boyunca hep aynı sahne eşlik etti bana. İçimdeki yazma arzusunu alevlendiren, beni ait olduğum evrenle tanıştıran elleri kazıdım zihnime. O ellerin dans ederken çıkardığı ritmik sesleri ezberledim. Hayatım boyunca keyif aldığım bir şeye dönüştü bu; onu yazarken izlemek. Nedense bu sahnede beni kendine çeken bir şeyler vardı, elimde olmadan kendimi onu izlerken bulurdum hep. Dünya böyle anlarda sanki daha bir telaşsız ve güvenli görünürdü bana. Dışarıda kaba insanların çiçeği, kediyi, yaşamı ürküterek yürüdüğünü bilirdim elbette. Dışarıda yüksek sesler, sert bakışlar, yer altı vardı. Ama ben hepsinden uzak, benim için örülmüş birkaç dakikalık kısa anın içinde güvende olurdum.

Bu histen mahrum, dünyanın orta yerinde bir başıma kalmışım gibi buruk bir tadı var şimdi yaşamın. Tekrar onu yazarken izlemek, tam o anda tutup zarif ellerinden öpmek isterdim şimdi, tam şu dakika. Binlerce kez söylemişimdir belki ama hikayemi ilk kez duyanlar için tekrar söylemek isterim, ben bu sahneyi hayatım boyunca hep çok sevdim.

Aklıma kazınmış bir sahne daha var, birkaç dakika ve birkaç cümleden ibaret. Bir defasında da ağaca tırmanmak istemiştim, tırmandım ancak inmek zor gelmişti gözüme. Düşmekten korktum. “Hadi gel yardım et, inemiyorum” dedim. Ama gelmeyeceğini biliyordum. Gelmedi, tebessüm ederek “bekliyorum burada, sen gel” dedi. Kendi başıma indim. Şimdi de nedense yine tebessüm ederek beni seyrediyormuş gibi bir his var içimde. Ancak şimdiki öyle kolay olmayacak, düşersem kim tutar beni?

Ben kendi toprağımda, gökyüzünü daima kucaklayarak serpildim. Büyüdüm, kendim oldum. Bana kendim olma fırsatını verdi, bana kendime güvenmeyi, affetmeyi, sınırsız düşünebilmeyi verdi. Şimdi yokluğunda ilk kez böyle güçsüz ve ilk kez böyle güçlü hissediyorum. Başarılı olmak mecburiyeti yürüyüşümü dikleştiriyor. Herkes adına ve herkesten çok başarmam gerekiyor şimdi.

Sendelemiyor değilim, ama çok sağlam ellere tutunuyorum. Bir yanımı koparıp atan yaşam bana başka bir toprak hediye etti. Köklerimi günden güne daha derinlere saldım, benimsedim iklimini. Sınırsızca kendim olmanın mutluluğunu kana kana içtiğim, sırtımı ve ruhumu yasladığım ana vatanımdayım. İşte geldiğin vakit seni yeni toprağımla tanıştıracak, beni daima cömert kollarında ısıttı diyeceğim. Sen yokken üşümeyeceksem hiç, bu sebepten yalnız.

Geçenlerde bir mektup aldım senden. Bana yine sevmeyi, merhameti öğütlüyorsun. “Kin gibi medeniyetten uzak bir duyguya esir etme kendini” diyorsun. “Kendin olmaktan, kendin kalmaktan vazgeçme” diyorsun. Tam kendimden tüm ümidi yitirmişken o sihirli ellerin çocukluğumdaki gibi koştu yanıma. Beni sardı, kelimelerin okşadı yüzümü. Pek çok şey geçti zihnimden o anda ama anlat desen anlatamam. Gözyaşlarım o bilindik rotayı izledi aralıksız. Zamanı zihnimde erittim, seni düşündüm yalnız. Tek başına yaşadığın o mahşeri, yanında olamamanın canımı ne çok yaktığını düşündüm. Hiç güçlü hissetmiyorum aslında ama o an yanında olsam dimdik dururdum, eminim. O an yanında olsam gözlerim gülümserdi sana. O an yanında olsam “ben dünyanın en şanslı kız çocuğuyum”diye fısıldardım.
“Sana bir badirenin içinden yazıyorum” demişsin. “En güzel çağında, en güzel zamanlarını, hayatın sana bahşettiği en müstesna yıllarını, üzüntüden üzüntüye savrularak geçirdin.” demişsin. Bilsen nasıl özledim seni. İnsan çok basit şeyleri düşünüyor böyle zamanlarda biliyor musun? Kaybettiğim, o çok büyük kayıplar sandığım şeyler ufaldı gözümde teker teker. Çok basit çok küçük anları özlüyorum ben. En çok onların alınması üzdü beni. Seni bir daha ne zaman yazarken izleyebileceğim, ne zaman kahvemi içeceksin tekrar, ne zaman sabah kahvaltılarımız bitmeyen sohbetimizle asırlara evrilecek?  Yalnız bunlar dönüyor zihnimde. Sadece bunları diliyorum, dilimde bir tekerleme gibi dönüyor aynı dualar. Dilimi aynı duaya esir bırakıyorum.

O karanlık sabaha uyandığında kumru seslerini duymuşsun, hüzünlenmişsin yine. “Evet belki ilk anlarda hissiyatım çaresizlik yüklüydü, yıkıcıydı belki ama sonrası derin bir huzur vadisine, dingin bir ilkbahar ormanına yolculuktan ibaretti ve ben bu satırları sana o yolculuktan yazıyorum.” Ne kadar süreceğini kestiremediğimiz bu yolculukta seni yalnız bıraktığım için özür dilerim. Ama söz, güneşin hükmünü henüz yitirmediği aydınlık sabahlar geri geldiğinde, şarkısını söylemeye başladığında kumrular, anneler güleç yüzleriyle baktığı vakit çocuklarına, ben seni yanıbaşıma alacağım.

NOT: Bu yazı tutuklu gazeteci Zafer Özcan’ın kızı Ebrar Beyza Özcan’ın kişisel blogundan alınmıştır.

PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Gergerlioğlu, cezaevinden bir annenin acı dolu mektubu: Polis gözaltında 3 yaşındaki çocuğa ‘Kulağını keselim mi’ dedi

SONRAKİ HABER

Yükselen kollektif şuur

BENZER HABERLER

Dorukhan Büyükışık cinayetinde 5 tutuklama
Gündem

Dorukhan Büyükışık cinayetinde 5 tutuklama

Mayıs 23, 2026
Kapatılan Bilgi Üniversitesi’nde protesto: ‘Ne kayyım ne AKP, kampüsler bizimdir’
Gündem

Kapatılan Bilgi Üniversitesi’nde protesto: ‘Ne kayyım ne AKP, kampüsler bizimdir’

Mayıs 22, 2026
Basın danışmanı Sönmez: Kılıçdaroğlu Genel Merkez’e gidecek
Gündem

Basın danışmanı Sönmez: Kılıçdaroğlu Genel Merkez’e gidecek

Mayıs 22, 2026
Strazburg’da 5. Adalet Yürüyüşü çağrısı: AİHM kararları uygulansın
Gündem

Strazburg’da 5. Adalet Yürüyüşü çağrısı: AİHM kararları uygulansın

Mayıs 22, 2026
Böbreği iflas noktasındaki KHK’lı katib  Mehmet Parlak tahliyesi engellendi
Gündem

Böbreği iflas noktasındaki KHK’lı katib Mehmet Parlak tahliyesi engellendi

Mayıs 21, 2026
Cezaevinde dünyaya gelen 2 yaşındaki Tarık Eroğlu da AİHM önünde ‘adalet’ aradı
AVRUPA

Zulümlere karşı Adalet yürüyüşü çağrısı:Strazburg’da 5.adalet çağrısı

Mayıs 21, 2026
  • All
  • Manşet
Dorukhan Büyükışık cinayetinde 5 tutuklama
Gündem

Dorukhan Büyükışık cinayetinde 5 tutuklama

by adminzaman
Mayıs 23, 2026
0

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın 2018 yılında İzmir’deki bir inşaat alanında şüpheli şekilde hayatını kaybetmesiyle ilgili dosya yıllar...

Gazze filosu aktivistleri gözaltını anlattı: “Kötü muameleye ve cinsel saldırıya maruz kaldık”

Gazze filosu aktivistleri gözaltını anlattı: “Kötü muameleye ve cinsel saldırıya maruz kaldık”

Mayıs 23, 2026
Eski Vali Mustafa Türkay Sonel kasten adam öldürmeden tutuklandı

Gülistan Doku soruşturması: Firari şüpheli Umut Altaş ABD’de gözaltına alındı

Mayıs 23, 2026
Kapatılan Bilgi Üniversitesi’nde protesto: ‘Ne kayyım ne AKP, kampüsler bizimdir’

Kapatılan Bilgi Üniversitesi’nde protesto: ‘Ne kayyım ne AKP, kampüsler bizimdir’

Mayıs 22, 2026
Basın danışmanı Sönmez: Kılıçdaroğlu Genel Merkez’e gidecek

Basın danışmanı Sönmez: Kılıçdaroğlu Genel Merkez’e gidecek

Mayıs 22, 2026
Strazburg’da 5. Adalet Yürüyüşü çağrısı: AİHM kararları uygulansın

Strazburg’da 5. Adalet Yürüyüşü çağrısı: AİHM kararları uygulansın

Mayıs 22, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM