Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF) Şubat 2026 tarihli raporunda, Türkiye’de Hizmet Hareketi ile bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilere yönelik soruşturma ve kovuşturmaların sürdüğü belirtildi. Raporda ayrıca Almanya’nın, Türkiye’nin Hizmet Hareketi için kullandığı “terör örgütü” nitelemesini benimsemediği açıkça kayda geçirildi.
Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF), Türkiye’de Hizmet Hareketi’nin mevcut durumuna ilişkin hazırladığı kapsamlı raporda, 2016’dan sonra başlatılan soruşturma ve kovuşturmaların 2026 itibarıyla devam ettiği ifade edildi.
Şubat 2026 tarihli raporun, Almanya’daki iltica ve mülteci koruma başvurularında Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerde kullanılmak üzere hazırlandığı belirtildi.Raporda yüz binlerce soruşturma, on binlerce mahkûmiyet, kamu görevinden çıkarmalar, pasaport iptalleri ve malvarlığına yönelik işlemlere yer verildiği kaydedildi.
Almanya, Türkiye’nin “terör örgütü” tanımını benimsemiyor
Raporun dikkat çeken bölümlerinden birini kullanılan terminoloji oluşturdu.Türkiye’nin Hizmet Hareketi’ni 2016 öncesinde “paralel yapı”, daha sonraki dönemde ise “terör örgütü” olarak tanımladığı hatırlatılırken, Almanya’nın bu değerlendirmeyi paylaşmadığı açıkça ifade edildi.Bu nedenle BAMF raporunda Türkiye’de kullanılan örgüt tanımlaması yerine “Hizmet” ve “Hizmet Hareketi” ifadelerinin tercih edildiği belirtildi.
“Sistematik ceza kovuşturmaları devam ediyor”
Raporda, Hizmet Hareketi ile bağlantılı olduğu düşünülen kişilere yönelik “sistematik ceza kovuşturmalarının” devam ettiği değerlendirmesine yer verildi.Daha önce ceza alan ve cezasını tamamlayan ya da hakkında takipsizlik kararı verilen kişilerin dahi yeni soruşturmalarla karşılaşabildiğine ilişkin örneklerin bulunduğu aktarıldı.
Öte yandan, kamu kurumlarında Hizmet Hareketi ile bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilere yönelik işlemlerin de sürdüğü kaydedildi.
ByLock hâlâ temel kriterlerden biri
BAMF raporunda, ByLock uygulamasının Türk makamlarınca Hizmet Hareketi ile bağlantının önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirildiği belirtildi.
Ancak ByLock tespitlerinde geçmişte ciddi hatalar yaşandığına da dikkat çekildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017 yılında 11 bin 480 kişinin gerçekte ByLock kullanmadığını tespit ettiği hatırlatıldı.
AİHM’den 2 bin 420 kişi hakkında kritik karar
Raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 16 Aralık 2025 tarihli kararlarına da yer verildi.
AİHM’nin toplam 2 bin 420 kişinin başvurusunu değerlendirdiği, yalnızca ByLock kullanımına dayanılarak verilen mahkûmiyetlerde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkı ile “kanunsuz ceza olmaz” ilkesinin ihlal edildiğine hükmettiği aktarıldı.
Bank Asya hesabı soruşturma kriterleri arasında
Raporda, Bank Asya hesabına sahip olmanın da Türkiye’de Hizmet Hareketi ile bağlantı kurulmasında kullanılan göstergeler arasında bulunduğu belirtildi.Özellikle Fethullah Gülen’in çağrısından sonra bankaya para yatırılmasının bazı davalarda delil olarak değerlendirildiği aktarıldı. Bununla birlikte yalnızca banka hesabı bulunmasının her durumda otomatik olarak soruşturma anlamına gelmediği ifade edildi.
Gazeteci, avukat ve öğretmenler de raporda
BAMF raporunda, Türk makamlarının Hizmet Hareketi ile bağlantı kurarken dikkate aldığı kriterler de sıralandı.Hareketle bağlantılı olduğu belirtilen medya kuruluşlarında çalışan gazeteciler, bu davalarda sanıkları savunan avukatlar ve Hizmet Hareketi ile ilişkili olduğu ileri sürülen eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin soruşturmalara konu olabildiği belirtildi. ByLock kullanımı, Bank Asya hesabı, belirli yayınlara sahip olmak ve Hizmet Hareketi ile bağlantılı kişilerle kişisel veya mesleki temasların da kriterler arasında yer aldığı kaydedildi.
Gizli tanık ifadelerine dikkat çekildi
Raporda Türkiye’deki gizli tanık uygulamasına da ayrı yer ayrıldı.Bazı “terör örgütü üyeliği” davalarında gizli tanık ifadelerinin dosyadaki tek delil olabildiği, mahkemelerin bu ifadeleri yeterli kabul ederek mahkûmiyet kararı verebildiği yönündeki değerlendirmeler aktarıldı.
2016’da çocuk olanlar yıllar sonra gözaltına alındı
Raporda, yeni soruşturmaların yalnızca geçmişte hakkında işlem yapılanlarla sınırlı olmadığı ifade edildi.2016 yılında çocuk yaşta bulunan bazı kişilerin yetişkinliğe ulaştıktan yıllar sonra gözaltına alındıkları belirtildi.
Tutuklu yakınlarına yardım eden siviller ile yurt dışından maddi destek aldığı veya bu yardımları dağıttığı ileri sürülen kişilerin de soruşturmalara dahil edildiği kaydedildi.
2025’te bin 601 gözaltı
Raporda, dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine de yer verildi.Buna göre, Hizmet Hareketi ile bağlantılı olduğu iddiasıyla düzenlenen operasyonlarda 2025 yılı içinde bin 601 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
Bu verinin, 15 Temmuz 2016’dan yaklaşık dokuz yıl sonra da soruşturma ve operasyonların devam ettiğini ortaya koyduğu ifade edildi. KRONOS /













