Avustralya Federal Hükümeti’nin brüt borcu ülke tarihinde ilk kez 1 trilyon Avustralya dolarının üzerine çıktı. Tarihi eşik, hükümet ile muhalefet arasında kamu harcamaları ve bütçe yönetimi tartışmalarını yeniden alevlendirirken, ekonomistler Avustralya’nın borç/GSYH oranının birçok gelişmiş ülkeye göre hâlâ düşük olduğuna dikkat çekti.
Avustralya’nın federal brüt borcu 20 Ağustos Perşembe günü gerçekleştirilen yeni tahvil ihracının ardından ilk kez 1 trilyon Avustralya doları sınırını geçti.
Australian Office of Financial Management verilerine ilişkin hesaplamalara göre, 18 Ağustos’ta gerçekleştirilen 13 milyar dolarlık tahvil ihracının ardından borç stoku yaklaşık 996,7 milyar dolara yükseldi. 20 Ağustos’ta gerçekleştirilen 4,1 milyar dolarlık yeni ihraç ise toplamı yaklaşık 1 trilyon 800 milyon dolara taşıdı. Bununla birlikte 21 Ağustos’ta yaklaşık 6 milyar dolarlık tahvilin vadesinin dolması nedeniyle toplam borcun yeniden 1 trilyon dolar seviyesinin altına gerilemesi bekleniyor.
ABC’nin ekonomi analizinde de Avustralya hükümetinin brüt borcunun bu hafta ilk kez 1 trilyon dolar sınırını geçtiği doğrulandı.
Kişi başına yaklaşık 36 bin dolar
Federal borcun 1 trilyon doları aşması, yaklaşık olarak kişi başına 36 bin dolar kamu borcuna karşılık geliyor.
Muhalefet, tarihi rakam üzerinden Albanese Hükümeti’ni harcamaları kontrol altına alamamakla suçladı. Gölge Hazine Bakanı Tim Wilson, mevcut borç seviyesinin gelecek nesiller üzerinde daha fazla vergi yükü oluşturacağını savundu.
Borç için ödenen yıllık faiz giderinin de yaklaşık 30 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Muhalefete göre hükümetin borçlanma maliyeti artık bazı büyük federal harcama kalemlerinden daha yüksek seviyelere ulaşmış durumda.
Chalmers hükümetin sicilini savundu
Hazine Bakanı Jim Chalmers ise hükümetin göreve geldiğinden bu yana bütçenin önceki tahminlere kıyasla daha iyi bir noktada bulunduğunu savunuyor.
Hükümet cephesi, önceki bütçe tahminleri gerçekleşmiş olsaydı federal borcun bugünkü seviyeden yaklaşık 200 milyar dolar daha yüksek olabileceğini belirterek, son yıllardaki güçlü gelir artışlarının bütçeye önemli katkı sağladığını ifade ediyor.
Borcun ekonomiye oranı yüzde 32
Ekonomistler ise 1 trilyon dolar rakamının psikolojik olarak büyük görünmesine rağmen, borcun değerlendirildiği asıl göstergenin ekonominin büyüklüğüne oranı olduğuna dikkat çekiyor.
ABC’ye konuşan bağımsız ekonomist Saul Eslake, Avustralya’nın federal kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 32’sine denk geldiğini söyledi.
Aynı oran Almanya’da yaklaşık yüzde 70, İngiltere’de yüzde 95, ABD’de yüzde 125 ve Japonya’da yüzde 250 seviyesinde bulunuyor. Bu nedenle Avustralya’nın kamu borcu açısından gelişmiş ülkeler arasında görece güçlü konumunu koruduğu belirtildi.
Ancak Eslake, bunun rehavete yol açmaması gerektiğini belirterek hükümetin ekonominin tam istihdama yakın olduğu dönemlerde sürekli bütçe açığı vermesinin sürdürülebilirliği konusunda uyarıda bulundu.
Hane halkı borcu daha büyük sorun
Avustralya için kamu borcundan daha ciddi sorunlardan birinin ise hane halkı borçluluğu olduğu ifade edildi.
ABC’ye göre Avustralya’da hane halkının toplam borcu kullanılabilir gelirin yaklaşık yüzde 190’ına ulaşmış durumda. Borcun büyük bölümünün konut kredilerinden kaynaklanması, Avustralyalı aileleri faiz oranlarındaki değişikliklere diğer birçok ülkeye kıyasla daha hassas hale getiriyor.












