• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Hayatın gayesini anlama

Aralık 23, 2019
in YAZARLAR
9
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sürüye kurt çağıran çoban: FSD

Kur’an’ı okumak mı, Kur’an’a söyletmek mi?

Bazen bir selam, bazen bir tebessüm…

Aralık 2019 tarihli Çağlayan dergisinin başyazısı “Hayatın Gayesi” başlığını taşıyordu. 
Bu yazıdan anlamaya çalıştığım ve hissedebildiklerini ifade etmeye gayret edeceğim: Hayatın gayesini anlamayan, herşey bir hayal gibi görenlerden, bir kaos zannedenlerden, bu yüzden bazı filozofların  kendilerini Etna Yanardağına atıp intihar eden inançsızların yanında, Alexis Carrel gibi inancı olduğu halde çözüme tam ve doğru bir isabetle yardımcı olacak rehberliklerden mahrum olduğu için “İnsan bu meçhul” diyenlere kadar pek çoklarının üzerinde durduğu bir husus bu…
Hayatın gayesi bilinmezse, insanlar  çalkantılar içinde kalır ve inkârın girdaplarında boğulup giderler.
Bu yazıda M. Fethullah Gülen Hocaefendi, Bediüzzaman Hazretlerinin “Katiyen bil ki: Yaradılışın en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi Allah’a imandır. İnsaniyetin en âlî mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, Allah’a iman içindeki mârifetullahtır.
Cinlerin ve insanların en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır. Ruh-u beşer için en halis sürur ve kalbî insan için en sâfî sevinç, o muhabbetullah içindeki ruhânî lezzettir.” (Yirminci Mektup)  sözlerinin bir nevi açılımını gerçekleştirmektedir.
Hocaefendi bu ufka ulaşmak için “ancak ve ancak sistemli bir düşünce ve disiplinli bir aksiyon” gerektiğini söylemektedir. Ayrıca bu aksiyonların daha komplike düşüncelere doğru geniş zaviyelere ulaşıp düşüncelerde de daha büyük PROJELERE  dönüşerek devam etmesi için “Kalbin lâhûtî ufkuyla aklın hikmet aydınlık parıltıları arasında bir sürü salih dairelerin yaşanması” gerektiğini hatırlatır.
Bu büyük projeler için de “En muhteşem üstadın, en güçlü rehberin, en bâriz karakteristiğinin de sağlam bir iman, şuurlu bir amelde ENGİN  BİR  MUR KABE  anlayışı olduğunu vurguluyor.
Engin Murakabe anlayışı işe de, hayatın gerçek manasını temâşa imkanını veren câzip hayat cereyanlarının birer RASATHANE’ye  dönüşeceği müjdesini veriyor. Böylece batılı bir düşünürün ifade ettiği gibi, sıradan insanlar hayatta bir defa büluğa ererken, bunlar defalarca yeni yeni buluğlara ererler.
Yani Hocaefendinin ifadesiyle “Aksiyonu yeni fikir çileleriyle derinleştirir ve her gün farklı bir doğum sancılarıyla kıvranır durur, kıvranır durur ve ancak ızdırapla zonklayan beyinlerin  doğurgan olacağına inanırlar.”
Cenab-ı Hak bize İRADE  vermiş. Aslında bu iradeyi, İSTEYİP  DİLEMESİNE  BİR  DAVETÇİ  yapmış. Bize düşen bu iradenin hakkını vermektir. Yani madem biz varız ve Allah’ın yarattığı dünyalar dolusu nimetler var “Elbette bu nimetleri devşirme, değerlendirme ve onları başka nimetlerin basamağı haline getirme bize düşmektedir.”
Evet biz insanlar İRADΠ VARLIKLAR  olduğumuzu  ortaya koyarak:  “Bu engin VARLIK ÇAĞLAYANI içinde, kendi yerimizi, kendi sorumluluklarımızı, kainat ve kainat ötesi münasebetlerimizi düşünmek ve RUHΠ MANTIĞIMIZI, varlığın perde arkası değerlerini araştıran bir HİKMET  KAYNAĞI haline getirmemizdir. Bunu yaptığımız takdirde kendimizi daha farklı duyacak, daha farklı görecek, daha derin hissedecek, derken bütün VARLIK  ve HADİSELERİN  DİLİNİN  ÇÖZÜLDÜĞÜNE, bize bir şeyler anlattıklarına ve bizimle DİYALOGA  geçtiklerine şâhit olacağız.”
Bazıları “Bir damla kan ve bin bir ızdırap” diye hayatın dış yüzüne bakıp böyle bir değerlendirme yapsalar  da “Biz kainatın EN  ÖNEMLİ  BİR  AKSESUARI,  hatta ruhu, özü, usâresi;  topyekün varlık da bu özün bir inkişafı ve inbisatı… Öyle ise, denebilir ki, asıl sorumluluğumuz, konumumuzun gerektirdiği bir açıdan, varlığın bütün satır ve sayfalarını okuyup değerlendirerek, ruhumuzun derinliklerindeki HİKMET  AKTİVİTEMİZİ ortaya çıkarmaktır… Çıkarıp ve dış yüzü itibarıyla doğmak-ölmek arasında ızdıraba çekmekten ibaret olan CİSMANΠ YAŞAYIŞIN  dağdağalarından sıyrılıp, kalbî  ve ruhî hayata vaad edilen MANEVΠ ENGİNLİKLERİDE, tecelli ve zevk avlamaktır.”
Kainattaki daimî faaliyetin sırrı üzerinde dururken Bediüzzaman Hazretleri faaliyette bir lezzetin bulunduğunu, aslında faaliyetin zaten bizzat bir lezzet olduğunu ifade ediyor.
Hocaefendi de “Aslında bu elemli hayatı yaşamaya değer hale getiren de, herhalde bu fani yolculuğun her merhalesinde, ayrı bir NEŞVEYE  ulaşmak ve farklı bir lütfa mazhar olsa, gerek. Bunu başarabilen kimseler, her an ayrı bir tecelli ile mest ve sermest; ruhlarının tıpkı bir şiirin, bir musikinin kendi mecrasındaki akışının cezbesiyle pür-heyecan karar noktasına koşması gibi haz yudumlayarak, zevk soluklayarak hep O’na koşarlar.”
Seherlerde Cennetten tatlı bir NESİM  salıverilir. Uyanık vicdanlar birer AVCI ve birer GAVVAS’tırlar. “Bizim bu günkü nesilleri böyle bir iman ve anlayışa, böyle bir yorum ve neşveye yükseltecek REHBERLERE ihtiyacımız var GENÇ  NESİLLER  ancak, bu ufkun erleri arkasında koşarken, gençliklerini de, o gençliğin gaye ve hedefi çizgisinde doya doya yaşayarak… ruhlarının sonsuzla bütünleştiği ufuklarda, fenâ ve zevâli aynı bekâ gibi duyacak… ömürlerinin saniye ve saliselerine cihanların sığabildiği hayretle temâşa edecek… ve herşeyin çehresinde ayrı bir ebediyet televvünü müşahadesiyle ayrı bir bekâya erecek… ve bu hayatın gerçekten yaşamaya değdiğini anlayacaktır ve herşeyin kendi ruh semalarında doğup battığını müşahede ederek, galaksiler arası seyahat ediyor gibi sürekli kendi derinliklerinde, sonsuzun temâşa menfezleri arasında gelip gidecek ve bu fani hayatı pek çok boyutlarıyla birden yaşamaya çalışacaklardır.”
Bu başyazının, tekrar tekrar mütalaa ve müzakeresini ısrarla tavsiye ediyorum.
Tags: Hayatın gayesi
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

İşte isim listesi: Jailed Journos’dan yeni yıla hapiste girecek gazeteciler listesi

SONRAKİ HABER

Kayyım gaspı devam ediyor: Sur Belediyesi Eşbaşkanları tutuklandı

BENZER HABERLER

Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Sürüye kurt çağıran çoban: FSD

Eylül 6, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Kur’an’ı okumak mı, Kur’an’a söyletmek mi?

Eylül 5, 2026
Sınırsız kontenjan
Manşet

Bazen bir selam, bazen bir tebessüm…

Eylül 5, 2026
Sınırsız kontenjan
Manşet

   Derin darbe: Felaketlere karşı ortak akıl, tedbir ve dua

Ağustos 29, 2026
Sırlı zarf!
Manşet

Hocaefendi ile bir hatıra: Kemanın sesi

Ağustos 24, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Suç’ unsurları raflarda duruyor!

Ağustos 20, 2026
  • All
  • Manşet
AKP’li İ.Melih Gökçek’in serveti Avrupa’da: Milyonlarca euroluk gayrimenkul almışlar!
Gündem

İ.Melih Gökçek’in oğlu ve gelini de hakim karşısında

by adminzaman
Eylül 7, 2026
0

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade vermek...

10 Ekim katliamı davası Avukatı, Davutoğlu’na: Bildiğiniz, ortak olduğunuz her şeyi anlatın

İfade veren Davutoğlu: Sözlerimin arkasındayım, susmayacağım

Eylül 7, 2026
İsrail katliamıyla enkazlar cenaze dolu: Gazze’de 62’si çocuk 100’den fazla Filistinli defnedildi

İsrail katliamıyla enkazlar cenaze dolu: Gazze’de 62’si çocuk 100’den fazla Filistinli defnedildi

Eylül 7, 2026
KHK’lı İbrahim Güngör’ün kızı: “Tahliye oldum ama hâlâ babamın mezarına gidemiyorum”

KHK’lı İbrahim Güngör’ün kızı: “Tahliye oldum ama hâlâ babamın mezarına gidemiyorum”

Eylül 7, 2026
Güney Avustralya’da 40 metrelik gemi denize batırılacak: Balıklar için yeni yuva olacak

Güney Avustralya’da 40 metrelik gemi denize batırılacak: Balıklar için yeni yuva olacak

Eylül 7, 2026
@alparslankuytul: Anayasa Mahkemesi, sansür yasasını seçim sonuna bırakmamalı

Alparslan Kuytul Hoca’ya cezaevinde şimdi de saç ve sakal eziyeti

Eylül 7, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM