• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Hem gerçek, hem de iç yakıcı bir olay: Ya Furkan’ın hayatı?

Ağustos 13, 2017
in Genel Gündem, Gündem, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
3
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Strazburg’da adalet çağrısı: 5. büyük buluşma 24 Haziran’da

KHK’lı Yargıtay Üyesi Savcı Uğur: Cezaevinde darp edildim, başvurum 6 yıldır hala AYM’de

Italya’da çarpıcı rapor: KHK’lılar 10 yıldır ‘medeni ölüme’ mahkum edildi


Meral Aslan-shaber3.com

‘Furkan’ın anne babası bir ihbarın kurbanı olmuştu. Fakat her şeye rağmen hayata tutunmaya çabalıyordu Furkan’ın babası. İşinden edilmişti ama onun için çok daha önemli bir sıkıntı vardı, o da biricik oğlu Furkan…”

Mevsimler enteresandır; vermek ile almak arasında salınır durur. Isı verir, ışık verir… Hayata neşe verir, kimi zaman hüzün. Aynı zaman da alır da…
Vermek, almanın simetrisi…
Bileşik kap yani…
Karanlık, aynı zamanda ışık eksikliği…
Varlık, yokluğun yok oluşu. 
Kötülük diye bir şey yok belki de… İyiliğin eksikliği hatta yokluğundan bahsetsek yanılmış olmayız…
Kış, bahar ve yazsızlık demektir bu sebeple… 
Baharda ve yazın verdiğini geri alır mevsimler… 
Bir tür alış veriş balansı anlayacağınız. 
Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün kahramanı Muvakkit Nuri Efendi’nin veciz şekilde ifade ettiği gibi; “her şey zıddıyla mümkün ve maruftur.”
Bahar ve yaz için kışa, gündüz için geceye, sıcak için soğuğa, iyilik için kötülüğe ihtiyacımız var. 
Şair; 
“Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın” derken olukların çift oluşundaki hikmeti anlatır şair. 
Sözü çok uzatmanın anlamsızlığının siz de farkındasınızdır sevgili okuyucularım. 
Çetin sınavlar, fırtınalar hayatlarımızda bir tür ayrıştırma sürecini de başlatır. Bizim başka türlü olduğunu düşündüğümüz kişi ve ‘şey’lerin bir anda aslında öyle olmadıklarını bazen canımız yanarak öğreniriz. 
Furkan’ın ailesi için de her şey öyle oldu maalesef. 
Maalesef, diyorum çünkü okuyacağınız öykü hem gerçek, hem de iç yakıcı bir olay…
Toplum olarak dehşet verici bir korku tünelinden geçiyormuş gibi yaşadığımız son birkaç yıl. Özellikle de son bir sene…
Öylesi tuhaf bir hayata dönüştü ki yaşamlarımız, artık anne-baba çocuklarına işlerinden atıldığını bile söyleyemiyorlar. 
Babasının işe gitmemeye başladığını fark eden çocuklar, ailesinin teröristlikle suçlandığından habersiz çoğu kez. 
Anne ya da babasından en az birinin hapishanede olduğu çocuklar içinse durum çok daha trajik aslında. 
Hele bazı örnekler var ki, hem anne, hem baba hapishanede. 
Hem de bir banka hesabı ya da bir telefon uygulamasından dolayı. 
Çocuk zihnine bunu izah edemezsiniz. Asla edemezsiniz…
Büyüklerin yaşadığı olaylar sonrasında bir anda ailesi darmadağın olan ve kendisini sokakta bulan çocuğun psikolojisini tahmin edin isterseniz. 
Furkan’ın anne babası da böylesi bir ihbarın kurbanı olmuştu. 
Fakat her şeye rağmen hayata tutunmaya çabalıyordu Furkan’ın babası. İşinden edilmişti ama onun için çok daha önemli bir sıkıntı vardı, o da biricik oğlu Furkan…
Çünkü Furkan hastaydı, hem de çok ciddi bir hastalıkla mücadele ediyordu gencecik yavru. 
Bir dizi kötülük peşine bırakmadı Furkan ve ailesinin. 
Düne kadar iyi gibi görünen pek çok akrabaları, çevreleri bir anda onlara sırtlarını dönmüştü. 
Bunu niye yaptıklarını bir türlü anlayamıyordu 12 yaşındaki Furkan. 
En çok doktorunun ona yapacağı kötülükten habersiz gitti son kontrollere. 
Doktor oldukça umutsuz konuştu, beyninde tümör vardı minik çocuğun ve çok fazla zamanı yoktu. Açıkçası yapacak çok fazla alternatifi de yoktu Furkan’ın ailesinin. 
Yine de tüm imkanlarını seferber etti ailesi. Kendi yaşadıkları sıkıntıyı önemsemiyorlardı bile, belki Furkan için bir umut olabilir düşüncesiyle sürekli araştırıyorlardı. 
Sonunda toplu iğne ucu kadar bir umut ışığı bulabilmişti babası. 
Uzakta, epey uzakta, Furkan’ın o güne kadar ismini dahi duymadığı bir ülkede; Küba’da uygulanan bir yöntemden bahsetmişlerdi. Bir ihtimal Kübalı doktorlar çare olabilirdi minik Furkan’a…
Ailesi bir an bile tereddüt etmedi, buldu buluşturdu, denkleştirdiler maddi imkânlarını ve Küba’ya gitmek üzere harekete geçtiler. 
Ancak önce sistem tüm kötücüllüğünü gösterdi. Babasının durumunu sebep olarak beyan ettiler ve yurt dışına çıkamayacağını söylediler. Pasaportunu iptal etmişlerdi hem de habersizce. 
Yalvardı Furkan’ın babası, ağladı annesi. Hiç mi merhameti yoktu bu ilgililerin?
Sonunda birileri yarım vicdan da olsa, merhamet gösterir gibi oldu ve “doktorundan, Türkiye’de tedavi edilemez, mutlaka yurt dışında tedavi lazım” diye belge getirirse yurt dışına çıkmalarına izin verebileceklerini söyledi birileri. 
Koşarak doktoruna gittiler Furkan’ın…
Gariptir, mesleği gereği insanlara yardım etmeye yemin etmiş olan doktor olumsuz cevap verdi bu talebe, gerekçesi ise daha korkunçtu: “Zaten bir aylık ömrü kalmış, ne gerek var!”
Bir anda KHK, olağanüstü hal, terör bilmem ne bir şerit gibi geçti annesinin gözlerinin önünden. 
Nasıl bir zalimlikti ki bu?
Sadece ihraç edilenler değil, ailelerine de yaşam hakkı tanınmıyordu artık. 
Çoğu kez hedef gösterildikleri yetmiyormuş gibi, iş için yaptıkları tüm başvurular reddediliyor, tüm kapılar yüzlerine kapatılıyordu. 
Hastalığı son aşamadaydı minik yavrunun, kanser son safhaya kadar ilerlemişti. 
Çaresizlik nedir bilmeyenler için dünya meseleleri, dünyevi tartışmalar çok ama çok önemliydi. İnsan hayatı, Furkan’ın hayatı haber değeri bile olmayan bir ayrıntıydı, hamiyetiyle meşhur Türk milleti için. 
Soğuk bir Şubat akşamı son kez sarıldı ailesine Furkan… 
Minik bedeni tekrar ısınmamak üzere giderek soğudu… 
Mevsim kıştı ve 12 yıllık kısacık hayatında büyük acılar yaşamıştı küçük çocuk. 
Hele ki son bir yılı tam bir trajedi içerisinde geçmişti. 
Bulutların üzerine doğru havalanırken minik bedeni, aşağıda hala kıyasıya bir dünyevi savaş vardı. 
İnsan hayatının hiç ama hiç değer ifade etmediği bir dünyaya, kâbus dolu bir filmi karanlığın ortasında terk eden ismi cismi belirsiz bir seyirci gibi göçtü gitti bu dünyadan…
Gerisinde koskoca bir ülkeye, birkaç nesil yetecek kadar bir utanç tablosu bırakarak…
Mekânı cennet olsun minik yavrunun…
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Genelkurmay Eski Başkanı’ndan, Turnbull’a çağrı: Avustralya’nın kanlı savaşta olma düşüncesi çok korkunç

SONRAKİ HABER

Carlos Latuff, Coca Cola’nın dostu Erdoğan’ı çizdi

BENZER HABERLER

Strazburg’da adalet çağrısı: 5. büyük buluşma 24 Haziran’da
Manşet

Strazburg’da adalet çağrısı: 5. büyük buluşma 24 Haziran’da

Haziran 17, 2026
KHK’lı Yargıtay Üyesi Savcı Uğur: Cezaevinde darp edildim, başvurum 6 yıldır hala AYM’de
Manşet

KHK’lı Yargıtay Üyesi Savcı Uğur: Cezaevinde darp edildim, başvurum 6 yıldır hala AYM’de

Haziran 17, 2026
Anayasa Mahkemesi’nden KHK’lı polis hakkında hak ihlali ve tazminat kararı
Manşet

Italya’da çarpıcı rapor: KHK’lılar 10 yıldır ‘medeni ölüme’ mahkum edildi

Haziran 17, 2026
Son finalist Fransa, 4 gollü maçta Senegal’i mağlup etti
Gündem

Son finalist Fransa, 4 gollü maçta Senegal’i mağlup etti

Haziran 17, 2026
Manşet

AİHM’den Gazeteci Çetinkaya için ihlal kararı ve tazminat: Cezaevinde işkence görmüştü

Haziran 16, 2026
Demirtaş’tan Erdoğan’a: Sorun sensin, düş artık bu halkın yakasından
Gündem

Selahattin Demirtaş: “İnşallah bana güvenen herkesin başını dik tutacak hizmetler yapma fırsatı bulurum”

Haziran 16, 2026
  • All
  • Manşet
Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Engel: Trump’ın Erdoğan gibi biriyle rahat hissetmesi mide bulandırıcı
Dış Haberler

ABD ve İran mutabakatı imzaladı: Petrol fiyatlarında sert düşüş

by adminzaman
Haziran 18, 2026
0

Amerika Birleşik Devletleri ve İran, Orta Doğu’daki savaşı sona erdirecek mutabakata imza attı. Cuma günü İsviçre’de düzenlenecek resmi törenle birlikte,...

Dışişleri Bakanı Wong, Waters ve Minns’ten Hanson’a ortak tepki: “Avustralya’nın gücü çeşitliliğidir”

Dışişleri Bakanı Wong, Waters ve Minns’ten Hanson’a ortak tepki: “Avustralya’nın gücü çeşitliliğidir”

Haziran 18, 2026
İslamofobi Özel Temsilcisi’nden Hanson’a sert tepki:“Bu, Avustralya için distopik bir vizyon”

İslamofobi Özel Temsilcisi’nden Hanson’a sert tepki:“Bu, Avustralya için distopik bir vizyon”

Haziran 18, 2026
İngiltere, gol düellosunda Hırvatistan’ı mağlup etti

İngiltere, gol düellosunda Hırvatistan’ı mağlup etti

Haziran 18, 2026
AKP’li Adalet Bakanı Akın Gürlek gayrimenkul zengini çıktı: Malvarlığı 10 milyon dolardan fazla, 190 yıllık maaşına denk

AP, AKP’li Bakan Gürlek’e yaptırım çağrısı kabul edildi: Yalçınkaya kararının uygulanması istendi

Haziran 18, 2026
Strazburg’da adalet çağrısı: 5. büyük buluşma 24 Haziran’da

Strazburg’da adalet çağrısı: 5. büyük buluşma 24 Haziran’da

Haziran 17, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM