Avustralya’da Meme Kanseri Farkındalık Ayı öncesinde kadınlara önemli bir uyarıda bulunan Sydneyli meme cerrahı Doç. Dr. Sanjay Warrier, düzenli mamografinin hayati önem taşıdığını ancak tek başına kişinin meme kanseri riskini ortaya koymadığını belirtti. Warrier, aile geçmişi, genetik yapı, meme yoğunluğu ve yaşam tarzının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Sydney’de görev yapan meme cerrahı Associate Professor Sanjay Warrier, kadınların yalnızca yaşlarına ve rutin mamografi taramalarına güvenmemeleri, kendi kişisel risk profillerini de bilmeleri gerektiğini söyledi.Warrier, “Tarama son derece önemli ancak yaşınız meme kanseri risk profilinizin tamamını oluşturmaz” dedi.
AYNI YAŞTAKİ İKİ KADININ RİSKİ FARKLI OLABİLİR
Warrier, aynı yaştaki iki kadının farklı risk profillerine sahip olabileceğine dikkat çekerek, meme yoğunluğu, ailede meme veya yumurtalık kanseri bulunması, genetik yatkınlık, tıbbi geçmiş ve yaşam tarzının riski etkileyebileceğini belirtti.Cancer Australia da aile geçmişinin bulunmamasının meme kanseri riskinin olmadığı anlamına gelmediğini vurguluyor.
MEME YOĞUNLUĞU ÖNEMLİ
Uzmanların dikkat çektiği konulardan biri de meme yoğunluğu. Resmî sağlık kaynaklarına göre yoğun meme dokusu hem meme kanseri riskini artırabiliyor hem de mamografide bazı kanserlerin görülmesini zorlaştırabiliyor.Warrier, kadınların doktorlarına meme yoğunluklarını ve bunun kendileri açısından ne anlama geldiğini sormaları gerektiğini söyledi.
AVUSTRALYA KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TARAMAYA YÖNELİYOR
BreastScreen Australia’ya ilişkin ulusal incelemede, gelecekte kişisel risk faktörlerinin tarama programlarında daha fazla dikkate alınması önerildi.Ancak mevcut sistem değişmiş değil. Avustralya’da 50-74 yaş arasındaki kadınlara halen iki yılda bir mamografi yaptırmaları tavsiye ediliyor.
“DEĞİŞİKLİK VARSA BEKLEMEYİN”
Warrier, normal çıkan bir mamografinin kadınlarda yanlış bir güven duygusu oluşturmaması gerektiğini de belirtti.Yeni bir kitle, meme ucundan akıntı, ciltte veya meme şeklinde değişiklik ya da devam eden yeni bir ağrı fark edilmesi halinde bir sonraki tarama tarihinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Warrier, kadınlara aile sağlık geçmişlerini öğrenmeleri, fiziksel aktivite, kilo ve alkol tüketimi gibi değiştirilebilir risk faktörlerine dikkat etmeleri ve vücutlarındaki değişiklikleri takip etmeleri çağrısında bulundu.













