• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Meriç ve ötesi

Temmuz 25, 2018
in Genel Gündem, KONUK YORUM, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
1
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

”Babanın çaresiz feryadı, kulaklarda ve paslı vicdanlarda ne kadar etkili olur bilinmez. Bilinen bir şey var ki bir kavuşma daha ahirete kaldı.”

“Bu yazı, Öz Vatanında Özgürce Yaşama İmkanı Kalmayınca Ölümü Göze Alarak Canpareleri Evlatlarıyla Yollara Düşen ve Meriç’i Geçemeden Can Verenlerin Aziz Hatırasına İthafen, Rahim-u Rahman’dan Nusret Beklentisiyle Yazılmıştır.”

Zulümden kaçış. Uzunca bir yol, aynı zamanda upuzun bir hikaye. Sonrası yeni bir hayata başlangıç. Bu başlangıcın adı Meriç ve Ötesi.

Aşılmışsa, geçilmişse Meriç yeni başlayan hayatın adı “Özgür Hayat”. Yol vermemişse Meriç, çekmişse bedenleri derinliklerine, bakmadan bebek ya da kadın olduklarına. İşte o zaman yeni başlayan hayatın adı “Sonsuz Özgür Hayat”. 

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

AİHM’den tutuklu polisler için hak ihlal kararı: Türkiye bir tazminat mahkumiyeti daha

Gergerlioğlu’ndan “kayıp ve zorla kaybetme” raporu: KHK’lılardan öğrencilere 73 vaka

AİHM Türkiye’yi 5 maddeden mahkûm etti: Osman Kavala’yı derhal bırakın

Meriç’e yönelenler, ikisine de cana minnet deyip yollara düşenlerdir. Bu yönelmede yürekten kabulleniş vardır her iki hayatı da. 

Bir tek geride bırakılan hayatı kabullenemeyiş vardır Meriç’e yönelen güzel zihinlerde. Kabullenselerdi zaten işlerinden, aşlarından, ekmeklerinden, emeklerinden, alın teriyle elde ettiklerinden olmazlardı. 

Vatanlarından, sevdiklerinden ayrılmak zorunda kalmazlardı. Yanlışı görmezden gelselerdi, eğriyi doğrultma gayreti göstermeselerdi, haramilikleri gözardı etselerdi, kalbi vatan ve millet sevgisiyle dolu nesiller yetiştirme sevdasına düşmeselerdi, vurdumduymaz olsalardı, olup bitene kulak tıkasalardı, memleketin çivisinin çıkarılmasını milyonlarcası gibi seyretselerdi bırakın birtakım mağduriyetler yaşamayı el üstünde tutulurlardı. Baştacı edilirlerdi. Her türlü makam ve mevkiye getirilirlerdi. Yaşadıkları hayat standartlarını beşe ona katlayabilirlerdi. Amiyane tabirle bir elleri yağda bir elleri balda olacak şeklinde hayat sürdürebilirlerdi. Yalılar, köşkler, katlar, yatlar önlerine serilirdi. Bunları elde etmek için yapacakları şey çok basitti: Kralım sen bilirsin, Padişahım sen çok yaşa, Çalıyorlar ama çalışıyorlar vb cümleleri kurup yaşamaya bakmak. Evet evet tüm bu nimetleri bu üç beş cümleyle elde etmek, daha da büyük imkanlara ulaşmak mümkündü. 

Ama elde edilen bu kazançlarla kıyas dahi kabil olmayacak şeyleri kaybedeceklerdi. En başta kaybedecekleri şey “İnsan Onuru”ydu. Bunu kaybettikten sonra bir insan niye yaşar ki? Sonra sırasıyla kaybedecekleri şeyler, “Müslümanlık İzzet ve Haysiyeti, Dinimizin Evrensel Değerleri, Mesleki Şeref,…”

İşte Meriç’e doğru yola çıkanlar ve geride kalıp da ya zindanda hayat sürenler ya da zindana düşmemek için uğraş verenler; bu kayıpları göze alamamış, ahiretlerini dünyaya tercih etmemiş, dünyalık metalara peylenmemiş, zalimin zulmüne ortak olmamış insanlardır. 

Onların tercihi zordu, kimilerine göre delilikti, kimilerine göre bile bile yanmaktı, bazılarına göre yaşanılan tüm bu zulümleri hak etmekti. Zor da olsa, delilik de olsa, bile bile yanmak da olsa hatta zulmü hak etmek de olsa insanca, mü’mince, er oğlu erce bir tercihti Onların tercihi. 

İnsan olmanın gereği insani vasıflara, donanımlara, özelliklere göre bir hayat yaşamak değil midir zaten. Evetse onların tercihleri değil, bu tercihi yapamayanlar sorgulanmalıdır. Değilse, Allah’ın verdiği insan elbisesi derhal çıkartılmalı, Kur’anın ifadesiyle “Hayvanlardan da aşağı bir dereke”ye düşülmelidir.

Mü’min olmak, müslüman olmak İslam’ın dırahşan, aydınlık çehresini kirletmeden yaşamak değil midir? Evetse müslümanca tavır sergileyenler neden zindanda, neden can vermekte, neden açlığa mahkum edilmekte? Değilse, “barış, sevgi, doğruluk, dürüstlük, haram-helal, kul hakkı, …” gibi  İslami Değer Yargıları, ayet, hadis ve icmadan derhal çıkarılmalıdır.

Er Oğlu Er olmak, sonucun kendisi adına olumsuz olacağını bilse dahi, İmanın kor ateş olduğu dönemde imanını her ne pahasına olursa olsun elinde tutmayı gerektirmez mi? Evetse can bedenden çıksa da, ömür zindanlarda geçse de, iliklerine kadar zulmü hissetsen de, açlığa-yokluğa-sefalete sürüklensen de imanın muhafazası senin vazifendir. Değilse, derhal er meydanı terk edilmelidir.

İnsan olma, müslüman olma ve er oğlu er olma tercihini yapmış, bir aile daha Meriç yollarına düşmüştü. Yolun sonunda, nehrin öbür tarafında zorluk içerisinde de olsa en azından gök kubbenin altında hür olarak, özgürce bir hayat sürmeyi umut ediyorlardı. Umut, insan yaşadıkça var olan bir kavramdı. Kim bilir günümüze gelinceye kadar milyonlarca belki milyarlarca insan umudun peşine takılmıştır. Kimi umut ettiğine ulaşmış kiminin de umudu dünya hayatlarının bitmesine sebep olmuş ve yepyeni umut kapılarının açılmasına vesile olmuştur.

 Öğretmen anne ve baba üç evlatlarıyla birlikte Meriç’in bulanık, balçıklarla dolu dört metre derinliğe sahip suyunu geçmek düşüncesiyle bota binmişler. Botlarının karşı kıyıya geçeceğine dair umutlarını hep taze tutmuşlar. Cadı avından kaçıp umuda giden yolculukları başlamış. Önceleri her şey iyi gitmiş fakat sonra bir anda nehrin ortasında botları bir cisme (kaya veya ağaç parçası) çarpmış, bu çarpmanın etkisiyle bot sarsılmış, botta yırtılma meydana gelmiş. Ardından botun üzerindeki Akçabay ailesinin fertleri Meriç’in derinliklerine doğru sürüklenmiş. Baba, ailesini kurtarmak için çırpınmış ancak kıyıya sadece kendisi çıkabilmiş. Eşi ve üç masum yavrusu belli bir süre sonra suda kaybolmuşlar. Günler sonra annenin cesedi minik yavrusuna sarılı vaziyette bulunmuş. Diğer kardeşlerden ise henüz olumlu ya da olumsuz bir haber yok.

Babanın çaresiz feryadı, kulaklarda ve paslı vicdanlarda ne kadar etkili olur bilinmez. Bilinen bir şey var ki bir kavuşma daha ahirete kaldı. Bir aile daha Meriç’in sularında parçalandı. Duamız, en azından henüz bulunamamış olan masum yavruların sağ-salim bir şekilde bulunarak babalarına kavuşmalarıdır. Ülkemizdeki zulümlerin bir an evvel bitmesi; mazlumların, mağdurların, hapsedilenlerin tüm maddi ve manevi sıkıntılarına tez zamanda Rabbimizin inayet ve nusret kapılarını açarak ferec ve mahrec nasip etmesidir. Meriç’te yaşanan bu elim hadisenin son olmasıdır.*Bir Samanyoluhaber okuru tarafından yazılan bu metin Yorum sayfasına isimsiz olarak gönderildi

 

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

HSYK eski Daire Başkanı Okur: Cemaat üyeleriyle çalışmak suçsa, siyasi iktidar bu suçun ortağıdır

SONRAKİ HABER

AKP ve MHP’liler, Çorlu’daki tren faciasının araştırılmasını istemedi

BENZER HABERLER

AİHM’den bir ihlal ve tazminat kararı daha:Türkiye, 3 ay içinde tazminatları ilgililerin hesaplarına yatıracak
Manşet

AİHM’den tutuklu polisler için hak ihlal kararı: Türkiye bir tazminat mahkumiyeti daha

Ağustos 28, 2026
AİHM: Öğretmenlerin Moldova’dan MİT tarafından kaçırılması hukuksuz ve keyfi
Manşet

Gergerlioğlu’ndan “kayıp ve zorla kaybetme” raporu: KHK’lılardan öğrencilere 73 vaka

Ağustos 26, 2026
Almanya’dan Osman Kavala’ya ‘Goethe Madalyası’
Manşet

AİHM Türkiye’yi 5 maddeden mahkûm etti: Osman Kavala’yı derhal bırakın

Ağustos 25, 2026
Alihan Kuriş: Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunuyum, onu sevenler beni sever
Manşet

Süleyman Efendi Cemaatine cadı avı sürüyor: 3.operasyonda 54 gözaltı

Ağustos 25, 2026
Gülistan Doku cinayeti emniyete sıçradı:17’si polis 18 kişi gözaltına alındı
Manşet

Gülistan Doku cinayetinde çarpıcı detay: Vali’nin oğlu cinayet mahallinde sabahlamış

Ağustos 25, 2026
@alparslankuytul: Anayasa Mahkemesi, sansür yasasını seçim sonuna bırakmamalı
Manşet

Meryem Kuytul: Babama cezaevinde seccade ve Kur’an-ı Kerim verilmedi

Ağustos 24, 2026
  • All
  • Manşet
Tarihi adım: Suriye’de Kürtçe ‘ulusal bir dil’ olarak devlet okullarında
Dış Haberler

Tarihi adım: Suriye’de Kürtçe ‘ulusal bir dil’ olarak devlet okullarında

by adminzaman
Ağustos 28, 2026
0

Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde Kürtçenin devlet ve özel okulların müfredatına dahil edilmesine karar verdi....

Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan: Eli silah tutanı affedip kalem tutanı içeride tutamazsınız

Saadet lideri Arıkan: 3Y ile geldiler 13Y ile gidiyorlar

Ağustos 28, 2026
AİHM’den bir ihlal ve tazminat kararı daha:Türkiye, 3 ay içinde tazminatları ilgililerin hesaplarına yatıracak

AİHM’den tutuklu polisler için hak ihlal kararı: Türkiye bir tazminat mahkumiyeti daha

Ağustos 28, 2026
Mazlum Abdi, Suriye Devlet Başkanı Danışmanı oldu

Mazlum Abdi, Suriye Devlet Başkanı Danışmanı oldu

Ağustos 28, 2026
‘Bosna kasabı’ savaş suçlusu Mladiç cezaevinde öldü

‘Bosna kasabı’ savaş suçlusu Mladiç cezaevinde öldü

Ağustos 28, 2026
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu

Ağustos 28, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM