15 Temmuz sonrasında başlatılan “cadı avı” olarak nitelendirilen süreçte, yaklaşık 3 milyon kişi hakkında soruşturma açıldı, çıkarılan KHK’larla ihraç edilenlerle birlikte kamu ve özel sektörde çalışan 400 bine yakın kişi işinden edildi, yüzlerce medya kuruluşu kapatıldı, aralarında büyük holdinglerinde bulunduğu binlerce firmaya el konuldu. Bu süreçte yaklaşık 150 bin kişi tutuklandı, on binlerce aile ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Ege Denizi’nde ve Meriç Nehri’nde, çocuklarıyla birlikte hayatını kaybeden aileler, kanser gibi çeşitli hastalık ve kazalarda vefat edenler, çaresizlikten intiharı seçen anne-babalar, çocuklar bu dönemin en acı olayları oldu.
Bunlar arasında;
Ege’de 3’ü çocuk 6 kişinin boğulduğu faciada Yeni ailesine Bursa Belediyesi tarafından cenaze aracı verilmemesi,
Meriç’te boğulan mavi montlu Feridun,
kanserden hayatını kaybeden Ahmet Burhan Ataç ve Yusuf Kerim,
Boğaziçi Köprüsü’nde linç edilerek öldürülen askeri okul öğrencisi Murat Tekin’e mezar yeri verilmemesi nedeniyle ailesi tarafından bir tarlaya defnedilmesi,
ihraç edildikten sonra askere alınıp şehit düşenler,
üzerine benzin dökerek yaşamına son veren KHK’lı polisler,
Galata Kulesi’nden atlayarak intihar eden KHK’lı Danıştay hakiminin oğlu
ve benzeri binlerce trajik olay yer aldı.
Kamuoyunda, toplumun vicdanını kanatan olaylardan biri de, Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yaşamını yitiren 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül’ün cenazesinde yaşananlar oldu.
Cenazede yapılan ayrımcılık Meclis’e taşındı
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül’ün, babasının KHK’lı polis memuru olması gerekçesiyle: musalla taşındaki cenaze namazına hiçbir bakanın katılmaması, vefat listesinde isminin küçük harflerle yazılması meclis gündemine taşındı.CHP’den Ali Öztunç, Saadet Partisi’nden Şerafettin Kılıç, DEM Parti’den Ömer Faruk Gergerlioğlu, İYİ Parti’den Turan (Turhan) Çömez ve Yeni Yol Partisi’nden Bülent Kaya, küçük bir çocuğun cenazesine yönelik ayrımcılığa tepki göstererek konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dile getirdi. Gergerlioğlu, ailenin evine giderek taziyede bulundu.AKP Grup Sözcüsü ise gelen tepkilere karşı, Yusuf Tarık Gül’ün ismini anmadan, “gerekenin yapıldığı” yönünde savunmada bulundu.
Medya ve kamuoyundan yoğun tepki:
11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül’ün cenazesinde yaşananlar; Halk TV ana haber bülteninde, çok sayıda gazetecinin YouTube kanallarında ve sosyal medyada geniş şekilde yer aldı. Hem Meclis kürsüsünde hem de kamuoyunda tepki sesleri yükseldi.Gazeteci Ayşenur Arslan, bir çocuğun kanı üzerinden siyaset yapılmasını ve ayrımcılığı, Halk TV’deki köşe yazısında ele aldı. Arslan, “İnsanlığın Selası Verilmiş” başlığıyla kaleme aldığı yazısında bu yaklaşımı sert sözlerle değerlendirdi.
Ayrımcılığı gündeme getirenlerden biri de gazeteci Levent Gültekin oldu. Gültekin, kendi YouTube kanalında yaptığı yayında, Yusuf Tarık Gül’e yönelik ayrımcılığı sert sözlerle eleştirdi.
“Olay Öyle Değil” telefonları ve çelişkili açıklamalar
Ancak yayının ardından Levent Gültekin bir açıklama yaptı. Açıklamasında, AKP Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu ile Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer’in kendisini aradığını ve: olayın anlatıldığı gibi olmadığı, her ikisinin de cenazeye katıldığı, katılımın dar tutulmasının aile talebi olduğu ifadelerinin kendisine iletildiğini söyledi.Bu durum, “Saray yönetimi olaydan rahatsız oldu ve kapatma çabasına girdi” yorumlarına yol açtı.
Aile yakınlarından AKP’li vekile yalanlama
Ancak Yusuf Tarık Gül’ün amcası, AKP’li vekillerin ve valinin bu iddialarını yalanladı.KHK TV muhabiri Ahmet Erkan Yiğitsözlü‘nün sosyal medya hesabında paylaştığı bilgilere göre, gerçek AKP’li vekillerin söylediği gibi değildi. Yiğitsözlü’nün olayla ilgili açıklaması şöyle;
“Kahramanmaraş’tan Yusuf Tarık Gül’ün amcası ile görüştüm. Görünen ve anlaşılan o ki: Saray yönetimi bu olaydan oldukça rahatsız olmuş. Bu nedenle K.Maraş MV’lerini algıyı düzeltmek için seferber etmişler. Akp MV. İrfan Karatutlu ve Kahramanmaraş Valisi Levent Gültekin’i arayıp olayın böyle olmadığını iddia etse de mağdur amca milletvekilleri ve valiyi yalanlıyor. Olay aşağı yukarı medyaya ve siyasete yansıdığı gibi. Aile KHK’lı olduğu için listelerde görmezden gelinmiş veya küçük harfle yada parantez içine alınmış. Maraş’ta bulunan 6 Bakanın cenaze törenine katılmaması bu ayrımcılığın ispatı olarak değerlendiriliyor. Ayrıca bu olay kraldan çok kralcılık yapan bürokrasinin halt yemesi olarak görülüyor ama burada fatura doğal olarak bürokrasiye değil siyasete AKP’ye kesildi.”













