Merkezi ABD’de olan Advocates of Silenced Turkey’in (AST) hazırladığı uluslararası gezici insan hakları sergisi “Sessiz Çığlıklar“, 12 Nisan’da Amerika’nın Buffalo şehrinde bulunan Buffalo History Museum’da açıldı.
İlk kez bir müzede açılan sergide, Tahir Elçi’nin en sevdiği kravatı, gazeteci Mehmet Baransu’nun cezaevinde yalnızca bir hafta dinleyebildiği radyosu, 15 yaşında hayatını kaybeden Sümeyra Gelir’in namaz kılarken giydiği hırkası, İhraç hâkim Ayşegül Göç Dilber’in hâkimlik cübbesi, cezaevinde dünyaya gelen ve yoğun bakım sürecinde anne sütü alamayan Murat’a verilen biberon, emzik ve dişlik gibi 30 hatıra sergileniyor. Ayrıca, ressam Ümmü Körkü’ye ait, kadın ve çocuk temalı yağlıboya tablolar da sergide yer alıyor.Amerika, Kanada ve Avustralya’nın farklı şehirlerinde kurularak 44. kez yolculuğunu sürdüren gezici sergi, kadınların, çocukların ve hak ihlallerine maruz kalan bireylerin hikâyelerini uluslararası kamuoyuna duyurmayı amaçlıyor.
12 Nisan’da gerçekleştirilen açılış resepsiyonu Buffalo’da geniş ilgi gördü. Yerel televizyon kanalları etkinliği yerinde takip ederek canlı yayınlar gerçekleştirdi, sergiyi gezen ziyaretçilerle röportajlar yaptı. Sosyal medya içerik üreticilerinin de katılımıyla sergi kısa sürede yerel ölçekte güçlü bir görünürlük kazandı.
Programın açılışını yapan etkinlik sunucusu Brianna Lanoye, serginin yalnızca bir sergi olmadığını, susturulmuş sesleri duyurmak için bir alan oluşturduğunu vurgulayarak katılımcıları bu hikâyelere tanıklık etmeye davet etti.

Buffalo UP Başkanı Mustafa Gökçek, sergide yer alan her bir nesnenin bir hayatı temsil ettiğini belirterek, bu nesnelerin çoğu zaman sayılara indirgenen acıları görünür kıldığını ifade etti.
Buffalo History Museum İcra Direktörü Melissa Brown, müzelerin yalnızca geçmişi sergileyen yerler olmadığını, aynı zamanda hafızayı taşıyan ve koruyan mekânlar olduğunu belirtti. Serginin, ziyaretçileri yalnızca bakmaya değil, dinlemeye ve hissetmeye davet ettiğini ifade etti.
New York Eyalet Senatörü Jeremy Zellner, adaletsizlik karşısında sessiz kalmamanın önemine dikkat çekerek, bu tür sergilerin insanları düşünmeye ve sorumluluk almaya çağırdığını söyledi.New York Valisi Kathy Hochul adına etkinliğe katılan Batı New York ve Southern Tier Bölge Temsilcisi Frank Jablonski, kadın haklarının önemine dikkat çekerek bu tür çalışmaların toplumsal farkındalığı artırdığını ifade etti.Erie County 1. Bölge Meclis Üyesi Lawrence Dupre, serginin toplum içinde diyalog ve farkındalık oluşturduğunu belirterek insanların bu hikâyeler karşısında duyarsız kalmaması gerektiğini vurguladı.
Torture Abolition and Survivors Support Coalition International (TASSC International) Savunuculuk ve İletişim Program Yöneticisi, Washington D.C. merkezli Andrea Barron, Türkiye’de kamuoyunda “Minor Girls Case” olarak bilinen davaları uluslararası bir insan hakları gözlemcisi olarak bizzat takip ettiğini belirtti.
Bu davalarda kız çocuklarına yöneltilen soruların suç unsuru taşımadığını ifade eden Barron, bu durumun hukukun nasıl araçsallaştırıldığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Bu sürecin yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumun tamamını etkileyen bir insan hakları sorunu olduğunu vurguladı.
Advocates of Silenced Turkey Yönetim Kurulu Üyesi ve serginin koordinatörü Aslıhan Kaş, serginin doğrudan gerçek hayatlara dokunduğunu ifade etti. Kaş, sergide hatıraları yer alan Hatice Akçabay’ın üç çocuğuyla birlikte Türkiye’den ayrılmaya çalışırken Meriç Nehri’nde hayatını kaybettiğini hatırlatarak, sergide bu aileye ait kıyafetlerin yer aldığını belirtti. Bu trajedinin yaşananların yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, gerçek ve geri dönüşü olmayan kayıplara yol açtığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Kaş ayrıca, Metamorphosis belgeselinde yer alan kadınlardan biri olan yurt müdürü Aysun Işınkaralar’ın gözaltında elektrik işkencesine maruz kaldığını ifade ederek, kadınların yaşadığı şiddetin çoğu zaman görünmez kaldığını ancak bu çalışmalarla görünür hale getirildiğini vurguladı. Bu çalışmaların, kadınların, çocukların ve hak ihlali yaşamış bireylerin sesini duyurmak için sürdürüldüğünü belirtti.
Buffalo UP – United for Peace ile Advocates of Silenced Turkey işbirliğinde hazırlanan serginin, Buffalo Cherry Blossom Festival süresince de açık olacak olması nedeniyle binlerce ziyaretçiye ulaşması bekleniyor.
Program kapsamında 2 Mayıs’ta Metamorphosis belgesel gösterimi ve bir panel düzenlenecek. Etkinlikte, sergide yer alan hikâyelerin daha geniş bir perspektiften ele alınması ve insan hakları bağlamında değerlendirilmesi planlanıyor.













