Sydney Muslim Writers Festival, bu yıl Sydney’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Farklı geçmişlere sahip yazarlar, şairler ve düşünürler, edebiyatın ortak dili etrafında bir araya geldi.

Charles Sturt Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren ve Avustralya’da ilahiyat fakültesi seviyesinde eğitim veren Avustralya İslami Bilimleri ve Araştırma Akademisi (ISRA), eğitim faaliyetlerinin yanı sıra kültürel etkinlikleriyle de dikkat çekiyor. Bu yıl ikincisi düzenlenen Yazarlar ve Edebiyatçılar Şöleni, genç yazar, şair ve fikir insanlarını buluşturdu. “Gürültünün Ötesinde (Beyond Noise)” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte paneller, söyleşiler ve şiir dinletileri yoğun ilgi gördü. Katılımcılar, hem bireysel deneyimlerini hem de toplumsal meseleleri edebiyat aracılığıyla gündeme taşıdı.
KİMLİK VE AİDİYET VURGUSU
Etkinlikte kimlik, aidiyet ve göç temaları öne çıktı. Konuşmacılar, edebiyatın bu alanları görünür kılmadaki rolüne dikkat çekerken, anlatının toplumlar arasında köprü kurduğunu ifade etti. Yazarlar, hikâyelerin insanların birbirini anlamasında güçlü bir araç olduğunu vurguladı.Parramatta, Bankstown ve Auburn’da üç gün süren program; panellerden şiir performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere kadar geniş bir içerik sundu.

Festivalin ana günü Bryan Brown Theatre’da yoğun katılımla gerçekleştirildi.Sara Saleh’in moderatörlüğünü yaptığı panelde Yazarlar Safiah Rind, Eugenia Flynn ve Jumana Abdu, İlk Milletler’in hakikat anlatıları, susturulmuş tarihleri ve sınırları aşan “unutulmuş” meseleleri ele aldı.Yerli halkların hakları, kimlik, sömürgecilik, feminizm ve sosyal adalet konularındaki çalışmalarıyla bilinen Eugenia Flynn, konuşmasında geçmiş ile bugün arasındaki bağa dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle de o geçmişi bugüne taşıyarak, bugün hâlâ işgalin ve sömürgeciliğin sonuçları ve mirasıyla yaşadığımızı göstermek için. Çünkü bu durum herkes için her zaman görünür kılınmış değil. Daha dün başka bir Aborijin arkadaşla bunu konuşuyorduk. Bizim için bu çok açık bir gerçek. Zira tarihimizi biliyoruz, çünkü onu her gün yaşıyoruz. Sömürgeciliğin mirasının ne anlama geldiğini doğrudan deneyimliyoruz. Ama Avustralya’daki çoğunluk için 200 yılı aşkın süredir büyük bir sessizlik söz konusu. Ben de tam bu sessizliğin içinde bu hikâyeleri yükseltmek istedim.
Bu aslında oldukça politik bir bakış açısı. Geçmişte yaşananların bugün hâlâ ne kadar geçerli olduğunu göstermek istedim. Çünkü yerleşimci sömürgeciliğin yüzlerce yıl sonra bile Avustralya gibi bir toplumda ortaya çıkma biçimlerinden biri, insanları bunun kendi hataları olduğuna inandırmak. ‘Suç işlemeseydin polis tarafından öldürülmezdin.’ ‘Eğer doktor randevularına gitseydin ve Aborijin olmasaydın, daha iyi sağlık sonuçların olurdu.’ Bu tür söylemler… ‘Çocuklarını okula gönderseydin daha iyi eğitim ve iş imkânların olurdu’ deniyor. Ama tarihsel olarak okullardan dışlandığımız, eğitimden mahrum bırakıldığımız ve gittiğimizde de yoğun ırkçılıkla karşılaştığımız gerçeği göz ardı ediliyor.”
MÜSLÜMANLAR KALİTELİ HİKAYELER ORTAYA KOYMALI
Genç yazar Jumana Abdu ise hikâye üretiminde niteliğin önemine dikkat çekerek, Müslüman karakterlerin anlatılarda doğal bir şekilde yer alması gerektiğini ifade etti.Genç yazar Jumana Abdu da herkesin bağ kurabileceği kaliteli hikâyeler üretmek gerektiğini belirterek, şu anda bir boşluğun yaşandığını belirtti. Abdu; “Müslümanlara bir şey yapalım, onlar da zaten alternatif yok diye izler” rahatlığına düşmemeliyiz. Hedefimizde özellikle Müslüman olmayanlar da gelip şunu demeli: “Bu gerçekten çok iyi.” Sadece işin kendisi iyi olduğu için öyle demeli.Ve önemli olan Müslüman karakterler ya da hikâyeler “grant dolduralım” diye olmamalı.”dedi.

ŞİİR VE PERFORMANS DİKKAT ÇEKTİ
Festival boyunca şiir ve performans sanatı önemli bir yer tuttu. Gün boyu süren “hanging poems” enstalasyonunda katılımcılar kendi şiirlerini yazarak ortak bir üretim sürecine dahil oldu. Etkinliğin şükür teması etrafında şekillenmesi, bireysel ifadeyi kolektif bir anlatıya dönüştürdü.
ÇOCUKLAR İÇİN ÖZEL ETKİNLİKLER
Şölende çocuklara yönelik programlar da düzenlendi. ISRA çocuk kütüphanesi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinliklerde hikâye saatleri, yazar buluşmaları ve yazı atölyeleri yer aldı. Bu etkinlikler, çocukların edebiyatla erken yaşta tanışmasına imkân sağladı.Festivalin son gününde Auburn’daki ISRA Centre’da düzenlenen atölyelerde, yeni yazar adaylarına yayıncılık süreci ve metin geliştirme konularında eğitim verildi. Katılımcılar, bu sayede yazarlık yolculuklarına dair pratik bilgiler edindi.
EDEBİYATIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ
Sydney Müslüman Yazarlar Şöleni, farklı kültürlerden gelen yazarları bir araya getirerek edebiyatın birleştirici yönünü bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik, kimlik, hafıza ve toplumsal diyalog açısından önemli bir platform olarak değerlendirildi.
GENÇ KALEMLERE FIRSAT SUNULDU
Programda hem tanınmış isimler hem de yeni yazarlar yer aldı. Genç kalemlere alan açan şölen, farklı bakış açılarını bir araya getirerek edebi çeşitliliği yansıttı. Organizasyon kurulu, etkinliğin amacının otantik hikâyeleri öne çıkarmak ve yeni seslere imkân tanımak olduğunu belirtti. Burak AkifCAN-ZAMAN Avustralya













