İzmir’de Hizmet Hareketi Cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında 12 Haziran’da tutuklanan 41 kişi arasında, ağır bir ameliyat sonrası tedavi süreci devam eden 21 yaşındaki ’ın da olduğu ortaya çıktı.
Yaklaşık bir yıl önce skolyoz nedeniyle ameliyat edilen ve omurgasına 22 vida ile platin yerleştirilen Yılmaz, cezaevinde bayıldığı, baş dönmesi yaşadığı ve doktor sevkine rağmen hastaneye götürülmediği belirtildi. TR724’ün ulaştığı bilgilere göre İzmir Demokrasi Üniversitesi Psikoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan Meryem Yılmaz, 21 Temmuz 2025’te Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde omurgasındaki ileri derece eğrilik nedeniyle ameliyat edildi.
Doktorlar, omurgasını düzeltmek amacıyla Yılmaz’ın sırtına destekleyici metal vidalar ve platinler yerleştirdi. Epikriz raporunda ameliyatın başarılı geçtiği, ancak uzun bir iyileşme süreci gerektiği belirtilirken, Meryem’in omurgasında yabancı materyallerle yaşamını sürdürdüğü kaydedildi.
“SIRTINDA BOYDAN BOYA AMELİYAT İZİ VAR”
Meryem Yılmaz, 12 Haziran’dan bu yana İzmir Kadın Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunuyor.
Kızının sağlık mücadelesini anlatan annesi, skolyozu çok geç fark ettiklerini söyledi:
“Kızımın küçüklüğünden beri sırt ağrıları vardı ama bunun skolyoz olduğunu bilmiyorduk. Üniversite sınavına hazırlandığı yıl doktora götürdüğümüzde, ‘İleri derece skolyozu var. Ameliyat olması gerekiyor ve riskli bir ameliyat olacak.’ dediler. Omurgasını düzeltip vidalar ve platinlerle sabitlediler. Geçen yıl 21 Temmuz’da Bursa Uludağ Üniversitesi’nde çok ağır bir ameliyat geçirdi. Sırtında boydan boya ameliyat izi var.”
“AYAĞA KALKTIĞI AN BAYILIYORDU”
Ameliyat sonrası sürecin en az ameliyat kadar zor geçtiğini belirten anne Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“On gün hastanede kaldı ama eve geldikten sonra yaklaşık bir ay ayağa kalktığı anda bayılıp düşüyordu. Doktorlar bunun ameliyatın ağırlığından kaynaklandığını söylediler. Zaman zaman baş dönmeleri de oluyordu. Kontrollerinde ciddi bir sorun görünmüyordu ama toparlanması çok uzun sürdü. Yaşadığı bayılmalar psikolojisini de etkiledi. Eve kapandı, tek başına dışarı çıkmaya korkar hale geldi. Normalde çok sosyal bir çocuktu. Üniversiteye başlayıp başlamamakta bile kararsız kaldı. Biz de evden çıkması ona iyi gelir diye okula gitmesini teşvik ettik.”
“GÖZALTINA ALINDIKTAN SONRA YİNE BAYILMAYA BAŞLADI”
Aile, Kurban Bayramı’nda birlikte Bosna Hersek’e tatile gittiklerini, dönüşlerinden bir hafta sonra ise kızlarının gözaltına alındığını anlattı.“Bosna-Hersek’e ailece gittik. Polis kontrol noktalarından birlikte geçtik, hiçbir sorun yaşanmadı. Dokuz günlük tatilin ardından yine birlikte Türkiye’ye döndük. Buna rağmen gözaltında kızımıza, ‘Orada kiminle görüştün, ne yaptın?’ diye sorular sormuşlar. Oysa kızımız tek başına gitmedi; bütün tatili ailemizle geçirdi.”
Annesine göre Meryem’in ameliyattan sonra azalan sağlık sorunları, gözaltı sürecindeki stresle yeniden başladı.“Dönüşte sırt ağrıları olmuş ama bize söylememiş. Doktordan randevu almıştı. Gözaltına alındığının ertesi günü kontrol muayenesi vardı, gidemedi. Gözaltındayken strese bağlı olarak tekrar bayılmış. Sağlık kontrolüne götürülürken fenalaşmış, iğne yapıp yeniden nezarete koymuşlar.”
“CEZAEVİNDE DOKTORA GİTMEK İSTİYOR AMA GÖTÜRMÜYORLAR”
Anne, Meryem’in cezaevinde de sağlık sorunlarının sürdüğünü söyledi.“Bir iki hafta içinde cezaevinde de bayılmış. Bu hafta baş dönmesi başladığını, gözlerinin karardığını söyledi. Gözaltında bayıldığını bize ilk görüşte anlattı. Avukatına da ‘Doktora gitmek istiyorum ama sevk yazmıyorlar.’ demiş. Sonradan öğrendik ki cezaevi doktoru sevk yazmış ama hâlâ hastaneye götürülmedi. Önümüzdeki hafta iki hafta dolacak, hâlâ bekliyor.”
“SIRTINDA 22 VİDA VAR”
Annenin en büyük endişesi ise kızının bayılarak düşmesi ve ameliyatla takılan yerinden oynaması, platinlerin kırılması.“Bayılma ihtimali olduğu için koğuştan çıkmadığını söylüyor. Kontrolsüz şekilde yere yığılsa hem başını çarpabilir hem de sırtındaki vidalar zarar görebilir. Kızımın omurgasında 22 vida var; 11’i sağda, 11’i solda. Doktorlar ameliyatın içeriden tamamen iyileşmesinin bir buçuk iki yılı bulacağını söylemişti. Daha bir yılı bile dolmadan cezaevine girdi.”
Meryem Yılmaz’ın cezaevi koşullarında günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını belirten anne, “Avluya bile çıkamadığını söylüyor. Koğuş iki katlı. Ne yemek işlerini ne de diğer günlük ihtiyaçlarını tek başına yapabiliyor. Hep koğuştaki arkadaşları yardımcı oluyor. Biz onu evde gözümüz gibi koruyorduk. Yaşadığı stres sırtındaki ağrıları artırıyor, ardından bayılıyor.” dedi.
HAKKINDAKİ SUÇLAMALAR: AİLESİYLE BOSNA’TA GİTMEK, BABASININ KHK’LI OLMASI VE ARKADAŞIYLA AYNI EVDE KALMASI
Kızının ameliyatına ilişkin epikriz raporunu hem savcılığa hem de mahkemeye sunduğunu belirten anne, buna rağmen sağlık durumunun tutukluluk değerlendirmesinde dikkate alınmadığını ifade etti.Meryem’in annesi, kızının suçlamalarla ilgisinin bulunmadığını savunarak, “Babasının soruşturma geçirmiş olması, Bosna-Hersek’e ailece gitmemiz ve üniversiteden bir arkadaşıyla aynı evde kalması dışında dosyada hiçbir şey yok. Bizim tek isteğimiz kızımızın okulunu bitirmesi, sağlığına kavuşması ve hayatını kurması.” diye konuştu.
NE OLMUŞTU?

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 9 Haziran 2026’da İzmir merkezli 12 ilde ev baskınları düzenlendi. Niğde, Manisa, Aydın, Balıkesir, Adana, Denizli, Kütahya, Bilecik, Düzce ve Uşak’ta saat 05.30 sıralarında yapılan ev baskınlarda 80 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan arasında 40’ı öğrenci, toplam 62 kadın ve 16 erkek olduğu öğrenildi. Üç gün süren gözaltılardan sonra çoğu başörtülü üniversite öğrencisi olmak üzere 41 kişi tutuklanırken 23 kişi adli kontrol şartıyla, 15 kişi de herhangi bir şart uygulanmadan serbest bırakıldı.
AYNI EVDE KALMAK, BOSNA’YA GEZİYE GİTMEK SUÇ OLDU
Soruşturma kapsamında İzmir Dokuz Eylül, Ege, İzmir Demokrasi, İzmir Katip Çelebi, Bakırçay, Yaşar, Adnan Menderes ve Balıkesir üniversitelerinde okuyan çok sayıda öğendi hedef alındı. Tıp, hukuk, mühendislik ve ilahiyat fakültelerinde okuyan çok sayıda öğrenciler, birlikte ev tutup aynı evde kalmak, kira paylaşmak, arkadaşlarıyla görüşmek, Bosna Hersek gibi Balkan ülkelerine akrabalarını ziyarete gitmek ya da geziye gitmek gibi gerekçelerle suçlanıyor. İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre ise, tüm bu faaliyetler “eğitim yapılanması” ve “terör finansmanı” olarak değerlendiriliyor.
Edinilen bilgilere göre, İzmir Sulh Ceza Hakimi sadece 20 öğrencinin ifadesini bir saatte aldı ve 15 dakika sonra kararı açıkladı. Tutuklanan kız öğrenciler arasında, tıp fakültesi son sınıf öğrencisi bir genç de vardı. Mezun olmasına sadece bir ay kalmıştı. Bu ay son sınavlarına girecek, doktorluk hayaline kavuşacaktı. İzmir Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklananlar arasında 9 aylık bebeği olan 31 yaşındaki Rümeysa Şanal da bulunuyor.













