Avustralyalıların kişisel ve biyometrik verilerinin ABD ile daha kapsamlı biçimde paylaşılabileceğine yönelik iddialar, ülkede gizlilik ve siber güvenlik uzmanları arasında tartışma başlattı.
ABD’nin Vize Muafiyet Programı kapsamında veri paylaşım şartlarını genişletmesi, Avustralya’nın da bu sürece dâhil olup olmayacağı sorusunu gündeme taşıdı. Avustralya yönetimi ise konuya ilişkin müzakerelerin hangi aşamada olduğuna dair henüz resmî bir açıklama yapmadı.
MEVCUT SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Avustralyalılar hâlihazırda ABD’ye, Elektronik Seyahat Yetkilendirme Sistemi (ESTA) kapsamında 90 güne kadar vizesiz seyahat edebiliyor. Avustralya, ABD ile vize muafiyeti anlaşması bulunan 42 ülkeden biri konumunda.Mevcut uygulamada yolcuların önceden elektronik başvuru yapması ve güvenlik taramasından geçmesi gerekiyor. İki ülke arasında belirli düzeyde veri paylaşımı anlaşmaları ise zaten yürürlükte bulunuyor.
Avustralya’da İçişleri Bakanlığı (Department of Home Affairs), yurt dışına çıkan vatandaşların ve ülkeye giriş yapan yabancıların biyometrik verilerini topluyor. Bu veriler arasında parmak izi, yüz tanıma verileri ve kimlik bilgileri yer alabiliyor.
YENİ ŞART: “GELİŞMİŞ SINIR GÜVENLİĞİ ORTAKLIĞI”
2022 yılında dönemin ABD Başkanı Joe Biden, Vize Muafiyet Programı’na katılmak isteyen ülkelerin ABD İç Güvenlik Bakanlığı ile “Enhanced Border Security Partnership (EBSP)” adlı anlaşmayı kabul etmesi gerektiğini duyurmuştu.Bu çerçevede ABD’nin, partner ülkelerin biyometrik ve kimlik veri tabanlarına daha geniş erişim talep ettiği belirtiliyor. Programın 31 Aralık 2026’ya kadar zorunlu hâle getirilmesinin planlandığı, kapsamının ise Donald Trump döneminde daha da genişletildiği ifade ediliyor.
İddialara göre yeni sistem kapsamında yalnızca biyometrik veriler değil; DNA bilgileri, son beş yıla ait sosyal medya geçmişi, kişisel ve iş iletişim kayıtları, aile bireylerine ilişkin kapsamlı bilgiler ile dijital içeriklerin IP ve meta verileri de talep edilebilecek.
AVUSTRALYA NEREDE DURUYOR?
ABD ile vize muafiyeti bulunan yaklaşık 40 ülkenin bu yeni çerçeveye ilişkin değerlendirme sürecinde olduğu belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin Washington ile müzakereleri sürdürdüğü bilinirken, Avustralya hükümetinin sürece nasıl yaklaşacağı henüz netleşmiş değil.Canberra’nın, vize muafiyeti statüsünü koruyabilmek için müzakere masasında yer almak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor.
UZMANLARDAN UYARI: “VERİ EGEMENLİĞİ KORUNMALI”
Gizlilik ve siber güvenlik uzmanları, biyometrik ve genetik verilerin paylaşımının ulusal veri egemenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.Bir güvenlik uzmanı, “Avustralya hükümeti, vatandaşlarının verilerinden sorumludur. Bu veriler hangi ülkenin elinde olursa olsun, hukuki ve etik sorumluluk Canberra’ya aittir” değerlendirmesinde bulundu.Uzmanlar ayrıca, veri güvenliği ihlali risklerinin ve üçüncü taraf erişimlerinin net biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtiyor.
İÇİŞLERİ’NDEN AÇIKLAMA BEKLENTİSİ
Konuya ilişkin olarak Department of Home Affairs’tan resmî ve kapsamlı bir bilgilendirme yapılması çağrıları artıyor. Muhalefet çevreleri ve bazı sivil toplum kuruluşları, müzakere sürecinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savunuyor.Hükümet kanadından ise şu ana kadar, müzakerelerin devam edip etmediğine ilişkin net bir açıklama yapılmadı.
KAMUOYUNDA SORU İŞARETLERİ
ABD ile seyahat kolaylığının korunması önemli görülse de, kişisel ve biyometrik verilerin kapsamının genişletilmesi kamuoyunda soru işaretlerine yol açıyor.Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi hâlinde, ABD’ye seyahat etmek isteyen Avustralyalıların daha kapsamlı veri paylaşımına tabi tutulabileceği belirtiliyor.ZAMAN Avustralya, SBS












