Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Hizmet hareketi davalarına ilişkin verdiği ihlal kararlarının ardından Türkiye’de dikkat çeken ilk beraat kararlarından biri geldi.
Bir ağır ceza mahkemesinin, AİHM’in ihlal kararı doğrultusunda yaptığı yeniden yargılama sonucunda başvurucu hakkında beraat kararı verdiği bildirildi.Kararı, hukukçu Ufuk Yeşil kişisel X hesabından duyurdu. “Yeniden Yargılama Sonrası Beraat!” başlığıyla paylaşım yapan Yeşil, yeniden yargılama taleplerinin vakit kaybedilmeden yapılması çağrısında bulundu.
“MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYİN”
Dr. Ufuk Yeşil paylaşımında, bir ağır ceza mahkemesinin AİHM’in 16 Aralık 2025 tarihli ihlal kararının ardından yeniden yargılama yaptığını ve başvurucunun beraatine hükmettiğini belirtti.Yeşil açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Yeniden yargılama talebinizi lütfen vakit kaybetmeden yapın. Dosyanıza hem 16 Aralık 2025 tarihli ihlal kararları hem de Yasak/Türkiye kararı sonrası hazırlanan dilekçe örneklerini mutlaka ekleyin. Lütfen mücadeleden vazgeçmeyin.” dedi. Paylaşımda ayrıca, AİHM kararları doğrultusunda hazırlanan yeniden yargılama dilekçe örneklerinin bağlantıları da kamuoyuyla paylaşıldı.
“AİHM’İN RED KARARI SONRASI GELDİ”
Kararın en dikkat çekici yönünün ise, AİHM Büyük Daire’nin geçen hafta açıkladığı Şaban Yasak/Türkiye kararının hemen ardından gelmesi olduğu belirtildi.AİHM Büyük Daire, Şaban Yasak hakkında verilen 7 yıl 6 aylık mahkûmiyet kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesinde düzenlenen “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin ve 3. maddede yer alan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmetmişti. Mahkeme ayrıca, Türk yargısının Hizmet Hareketi davalarında “kolektif suçlama” yöntemiyle hareket ettiğini, kişisel kast unsurunun yeterince ortaya konulmadığını ve soyut değerlendirmelerle mahkûmiyet kararları verildiğini kayda geçirmişti.
BANK ASYA, HTS VE TANIK BEYANLARI TARTIŞMASI
AİHM kararında;
Bank Asya’ya para yatırılması,
HTS kayıtları,
Kod adı kullanılması,
Sohbet toplantılarına katılım,
Eğitim faaliyetleri,
Tanıkların fotoğraf üzerinden teşhisleri gibi unsurların tek başına örgüt üyeliği suçlaması için yeterli delil sayılamayacağı vurgulanmıştı. Kararda, mahkûmiyet için kişinin örgütün suç ve şiddet amacını bildiğinin somut ve kişiye özel delillerle ortaya konulması gerektiği belirtilmişti.
ŞABAN YASAK KARARI NE GETİRDİ?
AİHM Büyük Daire’nin Şaban Yasak/Türkiye kararı, Hizmet hareketi davaları açısından son yılların en kritik kararlarından biri olarak değerlendiriliyor.Mahkeme, yalnızca belirli faaliyetlere katılmanın ya da dini/sosyal bir yapı ile ilişki kurulmasının tek başına “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması için yeterli olmayacağını açık şekilde ortaya koydu.Hukukçulara göre karar; yeniden yargılama taleplerinin önünü açabilecek, binlerce mahkûmiyet dosyasını etkileyebilecek, Türk yargısının “milat” yaklaşımını tartışmalı hale getirebilecek nitelikte tarihi bir içtihat olarak değerlendiriliyor. Burak AkifCAN- ZAMAN Avustralya













