Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Arıkan, iktidarın dini değerlere yönelik yaklaşımında çifte standart uyguladığını savunarak, “‘Bakara makara’ denildiğinde hassasiyetiniz neredeydi?. Siz önce kendi kapınızın önünü bir süpürün, sonra hangi kapının önü kirliyse hep beraber süpürelim” dedi.
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına, eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın “Bakara makara” ifadesini hatırlatarak tepki gösterdi. Arıkan, “Değerlerimiz konusunda gerçekten bu kadar hassassanız, ‘Bakara makara’ diyerek inancımızla alay edildiğinde bu hassasiyetiniz neredeydi? Saygısızlığın suç olması için illa sizin muhalifiniz tarafından mı yapılması gerekiyor?” dedi.
SP lideri Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı’nda konuştu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ve Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin konuşan Arıkan, “Ne hikmetse milyonlarca emeklinin, memurun, çalışanın maaş artışını belirleyen dönem geldiğinde enflasyon birden sakinleşiyor. Bu rakamlar sadece birer istatistik değildir, bu rakamlar sofradan eksilen tabaktır” dedi.
“SİZ ÖNCE KENDİ KAPINIZIN ÖNÜNE SÜPÜRÜN”
Stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’a yönelik de konuşan Arıkan, şunları kaydetti:
“Biz değerlerimizin, kutsallarımızın ve inançlarımızın sahnelerde şov malzemesi yapılmasını asla kabul edemeyiz. Buna müsamaha gösteremeyiz. Türkiye’de bir türlü geride kalmayan gündemlerimizden biri de maalesef nefret ve ayrımcılık saikiyle gerçekleştirilen fiiller ve bu tür fiiller yoluyla hedef alınan değerlerimiz. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Hiçbir nefret hadisesi ‘münferit’ diye geçiştirilemez. Fakat burada iktidara da sormamız gereken açık sorular var: Değerlerimiz konusunda gerçekten bu kadar hassassanız, ‘Bakara makara’ diyerek inancımızla alay edildiğinde bu hassasiyetiniz neredeydi? Saygısızlığın suç olması için illa sizin muhalifiniz tarafından mı yapılması gerekiyor? Sizin adaletiniz ve inanç hassasiyetiniz sadece siyaseten işinize geldiğinde mi çalışıyor? Stand-up gösterisinde aklınıza gelen yüce kitabımız, mülakatlarda milyonlarca gencin hakkı yenirken neden aklınıza gelmiyor? Biz kutsallarımızın sahnelerde şov malzemesi yapılmasına karşıyız ama aynı şekilde kutsallarımızın siyasetin malzemesi yapılmasına da karşıyız. Siz önce kendi kapınızın önünü bir süpürün, sonra hangi kapının önü kirliyse hep beraber süpürelim.”













