• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Gergerlioğlu Meriç faciasını yazdı:Bu vicdansız,ahlaksız ve hukuksuz ortamın üstünü örtecek şala izin verme

Şubat 16, 2018
in Genel Gündem, KONUK YORUM
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter


Artıgerçek.com un yazı  Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meriç’te meydana
gelen faciayı yazdı. AKP iktidarının despotik uygulamaları ve KHK kararıyla işinden
olan öğretmenlerin hukuksuz bir şekilde pasaportla seyahati engellendiğinden
dolayı, Meriç’ten botla geçerken hayatını kaybeden öğretmen ve çocuklarının
dramını yazarak, AKP iktidarını bir kez daha uyardı.  “Çok açık ve tekrar söylüyorum. Eğer
KHK’lılara pasaport yasağı kalkmazsa benzeri facialar tekrar yaşanabilir” diyen
Gergerlioğlu, yaşanan faciayala karşı sesiz kalanlara ise:” Dindarlar,
muhafazakarlar vicdan sızlatan hadiselere duyarsız kalıyor.”  dedi.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi

Utanç davası: Hidayet Karaca, Silivri’de 12. yıla giriyor!

Simurgu arayanlara!

İşte Gergerlioğlu’nun o yazısı:

 Meriç faciası son facia mı?

“Çocuğumu kurtarın” diye feryat eden bir kadın sesi duyuldu ve sonrası sessizlik… 
Meriç Nehri kıyısındaki sahil güvenlik harekete geçtiğinde su yüzünde biri kadın ikisi çocuk 3 ceset gördü.  Yargılanan iki aile Meriç’ten Yunanistan’a geçmek istemiş ve devrilen botları nedeniyle sulara gömülmüşlerdi. Şu ana kadar 3 kişinin cenazesine ulaşıldı, diğer 7 kişinin akıbeti meçhul…
Sıcak evinde oyun oynaması gereken çocuklar sabaha karşı 05.00 sularında Meriç’in soğuk sularında can vermişti. Öğrencilerinin başında olması gereken bir öğretmen, çocuklarıyla birlikte can vermişti. Bu olay, vicdan sahibi her insana büyük bir şok yaşattı. Ancak bu olay rastlantı sonucu olmuş bir olay değildir, olacağı belli bir olaydır. Zira Türkiye’de OHAL devam ediyor ve her geçen gün artan boğucu bir hava hissediliyor. Yargı bağımsızlığının kalmadığı, insanların 18 ay iddianamesiz tutuklu beklediği, hak ihlallerinin arttığı, akıl almaz ağır cezaların sıradan suçlamalar için verildigi bir ülkeden bahsediyoruz.
Bu ülkede yüzbinlerce insan nedeni açıklanmadan KHK’larla işinden atıldı ve on binlerce insan da açığa alınmış, bekliyor. Sosyal dışlamanın tarihin en ağır örnekleriyle yaşatıldığı bir ülkede yasal kurumlara üyelik vb. nedenlerle insanlara terörist etiketi vurularak çok ağır cezalar veriliyor. Keyfilik bir grupla kalmıyor, muhalif her ses anında ağır bir şekilde cezalandırılıyor. Yani hukukun üstünlüğü endeksinde 113 ülke arasında sondan 12. ülke olmuş bir yerden bahsediyoruz. Yazıya sığmayacak uzun ihlalleri saymaya gerek yok, hal ortada. Tüm delillerine rağmen bu ihlalleri görmeyen için Kasım ayında Ege denizinde boğulan Maden ailesinden sonra bu sefer de Meriç nehrinde ikinci facia yaşandı. 
 
Maden ailesi hakkında yazdığım yazıda içerideki mağdurları, yurt dışına gitmiş 10.000 KHK mağdurunu ve pasaportları iptal edilmiş mutsuz, umutsuz, bitmiş insanları gördükçe ve dinledikçe bu faciaların devam edebileceğini yazmıştım ve maalasef yine yaşadık. Kasım ayındaki makalemde “Dinlediklerim hüzün vericiydi ve fakat kaçak geçişlerin devam ettiği kış aylarında buna benzer vakaların daha da artabileceğinin sinyallerini veriyordu.” demistim. İşin acı yanı hal böyle devam ederse faciaların bunlarla kalmayacağı bellidir.
 
Bu aralar OHAL mağdurlarıyla konuştuğumda hallerini soykırım kelimesiyle açıklıyorlar. Büyük bir insan topluluğunun kendi hali için böyle bir tanımlamada bulunması çok vahim bir durumu gösteriyor. İnsanlar öylesine köşeye sıkışmış ki yurt içinde kendilerine adalet, yaşam şansı kalmadığını görünce yurt dışına gitmek istiyor. Ancak KHK’lı oldukları için yurt dışına da çıkamıyorlar. Bu sefer kaçak yollarla yurt dışına gitmek istiyorlar ve çok önemli riskler alıyorlar. Meriç nehrinin yağan yağmurla debisi yükselen tehlikeli sularından yanlarındaki küçük çocuklarıyla geçmeye çalışıyorlar ve başlarına büyük felaketler geliyor. Çok açık ve tekrar söylüyorum. Eğer KHK’lılara pasaport yasağı kalkmazsa benzeri facialar tekrar yaşanabilir.  Artık ülkemiz vatandaşlarının Ege denizinde, Meriç’te sulara kapılmaması için yapılması gereken çok açıktır. KHK’lılara getirilen pasaport yasağının kalkmasıdır. “Bu vebali kaldırırım” diyen bu hukuksuzluğu devam ettirsin, kaldırmayan Allah’tan korksun, kuldan utansın..!
 “Niye bu insanlar Meric’ten kaçmaya calışmış, suçu olmasa kaçar mı” diyene ise cevabım şudur. OHAL’de binlerce insanın inanılmaz sıkıntılarına şahit oldum,onları intiharın eşiğine getiren, depresyon ilaçlarindan kurtulamadıkları, yüzlerce başvuruda iş bulamadıklarını biliyorum. Bu insanlar için başka seçenek mi vardı? 
 
Aslında bu soruyu sorana sorulacak esas soru şudur. “Bu insanlar ülkede adalet olsa kaçar mı!?’ Her şey ters yüz olmuş durumda, bu yüzden adaletten kaçanların sorusu “Suçu olmasa kaçar mı!?”dır 
 3. dünya ülkesi gibi olduk artık. Ülkesinden kaçanlar artık Suriyeli, Bengladeşli değil bizim insanlarımız. Meriç’te ölen sadece kadınlar, çocuklar değil, sessiz kalan, umursamayan, insanlığın dışına çıkarak çocukların ölümünden bile siyasi intikam hislerini dile getirenlerdir 
 O denli nefret var ki bu kadın, çocukların cenazesi karşısında nefret söyleminde bulunan twitter profilinde Ak parti Gençlik kolları ve ‘merhametsize merhamet, merhamete hakarettir’ yazan Zeynep Coşkun isimli biri “bunlar da büyüse terörist olacaklardı, zaten öldükleri iyi olmuş, 2 kişi 2 kişidir. Acımam bana silah çekene ne kendisine ne evladına” diye yazmış. Suda boğulmuş bebeklerin karşısında bile böylesine nefret, intikam, zalimlik dolu bir tavır göstermek aslında  niye ülkeden kaçmaya çalışanların arttığının bir başka açıklamasıdır. Bu söz, maalesef bilinç altında böyle düşünebilen bir topluluğun dışa yansımasıdır. Gerek bireysel olarak gerekse de Hak ve Adalet platformu’nun yapmış olduğu raporlardaki mağduriyetlere sessiz kalan, duymazdan gelen veya “az bile yapmışlar” diyen bir toplumda bu zalimliklerin, bu faciaların yaşanması garip değildir. Bu toplum artık öteki görülene ne yaptığına dair tarihi örneklerle yüzlesmelidir.
 Deniz Yücel’in iddianamesiz 1 yıldır tutukluluğunun nedenini soran Alman gazeteci karşısında aciz duruma düşen Ak Parti insan haklarından sorumlu vekil Ravza Kavakçı, iktidarın gerçek halini resmediyordu aslında. Dindarlar, muhafazakarlar, İslamcılar içinde bulundukları toplumun vicdan sızlatan hadiselerine duyarsız kalıyor, bu devam ettikçe bu dünyaya ne yeni bir teklifleri ne de şikayet edecek bir sözleri kalacak. Ama tüm dindarlar bu tiyatroya göz yumamıyor. 28 Şubat’ta başörtüsü için nasıl mücadele ettiysem bugün başörtülü muktedirlere karşı mücadele ediyorum, bende değişen şey yok, kim olursa olsun zalime karşı ve kim olursa olsun mazlumdan yanayım.
 Maden ailesi faciasını görmeyen ana akım medya Meriç faciasını da görmüyor. Korkuları, çıkarları yani dünyaları ağır basıyor. Tüm dünyanın anında gördüğü bu faciayı mağdurların vatandaşı olduğu bu ülkenin medyası görmüyor.  
Karşılıklı nefret yükseliyor, bu hayra hizmet değil. Dine, mezhebe, ırka, partiye göre ayrıştırma tuzağına
kimse düşmemelidir. Tekrar hatırlatıyorum, bu vicdansız, ahlaksız, hukuksuz ortamın üstünü en iyi örtecek şala izin verme gibi bir kutuplaşmaya düşmemeliyiz. Yoksa ne hak yerini bulur ne de hak talep edebiliriz.
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Ayşe Söyler, Der, Haykırır Taşlaşmış Yüreklerimize!

SONRAKİ HABER

AH ÖĞRETMENİM, MERİÇ’E Mİ GÖMÜLDÜN, KALBİMİZE Mİ?

BENZER HABERLER

Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi
KONUK YORUM

Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi

Şubat 3, 2026
Kılıçdaroğlu’na haber verin: Hidayet Karaca, Mustafa Ünal neden içerideyse Osman Kavala da o nedenle tutuklu!
KONUK YORUM

Utanç davası: Hidayet Karaca, Silivri’de 12. yıla giriyor!

Aralık 14, 2025
Belçika’nın önemli gazetesi De Morgen: İslam’da biz Batılıların kucaklayabileceği bir akım varsa, o da Fethullah Gülen’in akımıdır
KONUK YORUM

Simurgu arayanlara!

Aralık 3, 2025
Gıyabi cenaze namazı kılındı: Hocaefendi, vefat eden kadim dostu Erdoğan Tüzün ile kamp hayatını anlattı
KONUK YORUM

Asrın Mazlumu ve Düşünce Mimarı-2

Ekim 30, 2025
Dumankaya: ‘Malınızın yüzde 50’sini verirseniz şirketler iade edilebilir’ dediler
KONUK YORUM

Dumankaya Holding muhbirinin hazin sonunu yazan Uğur Dumankaya: “O kayboldu, biz hayatta kaldık.”

Ekim 16, 2025
Kemal Gülen, ‘Asuda Mekan’ı ziyaret etti : Mukaddes yük ve güçlü omuzlar
KONUK YORUM

Asrın Mazlumu ve Düşünce Mimarı 1

Ekim 15, 2025
  • All
  • Manşet
Devlet Bahçeli: Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir
Manşet

Devlet Bahçeli: Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir

by zmnaus
Şubat 3, 2026
0

Devlet Bahçeli, Özgür Özel'in erken seçim çağrılarına "Erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır....

Zaman Yazarı Ahmet Turan Alkan’a vefa: Zamana Sığmayan Ömürler’ özel çalışmasında

Zaman Yazarı Ahmet Turan Alkan’a vefa: Zamana Sığmayan Ömürler’ özel çalışmasında

Şubat 3, 2026
Yalçınkaya davasını takip ettiklerini söyleyen AİHM Başkanı:Davaların yüzde 96’sı darbe sonrası ihlallerle ilgili

AİHM’den bir ihlal kararı daha: TÜBİTAK çalışanı hukuk mücadelesi

Şubat 3, 2026
Faiz oranı 3,85’e yükseldi: Merkez Bankası Başkanı Bullock enflasyonu sebep gösterdi

Faiz oranı 3,85’e yükseldi: Merkez Bankası Başkanı Bullock enflasyonu sebep gösterdi

Şubat 3, 2026
Gündüz 500 milyon dolarına el konuldu, akşam maçta reklamı döndü

Gündüz 500 milyon dolarına el konuldu, akşam maçta reklamı döndü

Şubat 3, 2026
Djokovic’i devirdi: ‘Avustralya Açık’tan 4,15 milyon dolar ödül İspanyol raket Alcaraz’e

Djokovic’i devirdi: ‘Avustralya Açık’tan 4,15 milyon dolar ödül İspanyol raket Alcaraz’e

Şubat 3, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM