• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Abdullah Aymaz – Sarp yokuşlar var

Ocak 1, 2015
in YAZARLAR
1
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

1960’lı yılların başında İzmir Buca Cezaevi’nde bir program vardı. O zamanki İzmir Müftüsü Celal Yıldırım hocamızla beraber biz de katılmıştık.

Katılanlar arasında İzmir’in meşhurlarından Baradanlar ve İzmir gazetelerinde makaleler yazan Kemal Tahir’in eşi Fatma İrfan da vardı. Bu benim cezaevine ilk ayak basışım idi. Daha sonra bir Ramazan ayı vaaz ve teravih için de gittim. O zaman İzmir’in Torbalı kazasının Ayrancılar kasabasından bir grup Nur talebesi de içerideydi… Onlarla tanıştım…

Ayrancılar bir kasaba idi ama dini faaliyetler yoğundu. Güzel bir camileri ve Kur’an kursları vardı. Gelip giderdik… Mehmet Ali hocam anlattı:

Bozyaka Yurdu’nun faaliyete geçtiği günlerde Ayrancılar’dan Hüseyin Yukarı ağabeyimiz bizi Kur’an kursuna davet etti. Oranın muattal kalmayıp devamlı faaliyet içinde olması için yurt vazifesi de görmesini istiyordu. “Gelin, bakın… Değiştirmemiz ve ilave etmemiz gereken tarafları varsa söyleyin ve yurtiçin hazırlamamız gerekenlerin listesini verin, biz tamamlayıp kaymakamlığa müracaat edelim.” diyordu. Bir sabah namazından sonra Hocaefendi ile beraber Ayrancılar’a gittik. Cami ve kursun önünde küçük bir havuzun yanındaki kanepelere oturduk. Biraz sonra Hüseyin ağabey geldi. Ama üzerinde bir telaş ve yüzünde başka bir hava vardı. Dedi ki: “Sabah namazından sonra evde sizi beklerken uyuyup kalmışım. Rüyamda sizi işte burada bu havuzun başında gördüm. Konuşuyorduk. Caminin yanında dimdik sarp bir yokuş var. Hem göklere yükseliyor. Hocam, siz bunu aşmamız gerektiğini söylüyorsunuz. Ben de içimden, hiç burası aşılabilir mi, diye geçiriyorum. Siz ayağa kalktınız pardösünüzü iliklediniz, içimden geçenleri okumuş olarak ‘Bak Hüseyin Efendi şimdi sana bunun nasıl aşılacağını göstereceğim!..’ diyerek yürüdünüz ve düz yolda gider gibi o yokuşa tırmanmaya başladınız. Talebeleriniz de peşinizden yürüdüler. Ben de arkanızdan geldim. Sanki karıncaların tırmandığı gibi yürüyüp yükselmeye başladım. Siz aşıp geçtiniz. Ben tam çok az bir mesafede tıkanıp kaldım. Aşağı bakıyorum çok uçurum, yukarıya da çıkamıyorum, ne yapacağım diye sıkıntı içinde iken siz yukarıdan bana bakıp gülümsediniz ve elimden tutup yukarıya çektiniz… Cennet-i âlâ gibi bir yer… Cıvıl cıvıl insanlar, mahsulat ve meyveler dolu… Ben bazan dünyanın bu kadar insanlarına bu kadar rızık ve meyve nasıl yetiyor ki, diye düşünürdüm, demek buradan bunlardan gönderiliyormuş, derken, oğlum beni uyandırdı ve sizin geldiğinizi söyledi.” Hocaefendi de, hizmetlerin ve hayırlı işlerin önünde engellerin ve muzır mânilerin olduğunu ve olacağını ve inşallah bunların teker teker aşılacağını söyledi. Sonra binayı gezip yurt için gerekli değişikliklerle ilgili bilgi verildi. Bir de yurt müracaatı için gerekli işlerin listesini kendisine teslim edip döndük.

Hüseyin ağabey istenilenleri tamamlayıp dosyayı hazırlayarak kaymakamlığa gitmiş. O zaman kaymakam imam-hatip lisesinde okumuş olmasına rağmen feyzinden istifade edememiş bir nasipsiz olduğu için, dosyayı alıp hakaretle yere savurmuş… Hüseyin ağabey de yavaş yavaş bütün evrakı yerden toplayıp dosyanın içine koyduktan sonra tekrar yanına yaklaşmış “Allah da senin hakkından gelsin!” diye yüzüne savurmuş… Kaymakamın dili tutulup kalmış… Bir sürü polisin içinde elini kolunu sallayarak kaymakamlığı terk edip gitmiş. Ama aynı gün daha güneş batmadan, kaymakamın sürgün emri gelmiş… Daha sonra tayin edilen kaymakama yeni dosya ile gidilmiş ve yurt açılmış…

Bu sarp ve dik yokuşlar bitmedi… Arkadan 1971, sonra 1980, sonra 28 Şubat’lar sökün etti… Cenab-ı Hak, hepsini de aşma imkânları bahşetti… Bu akabeler olacak ve bu elekler bulunacak; olmak ve bulunmak zorunda… Haslar olmadan, rıza-i İlahiye kilitlenmişler olmadan bu ihsan-ı İlahi tarafından omuzlara yüklenen mukaddes yük taşınamaz. Yirmi Birinci Lem’a’da dokuz özelliği sayılan İhlas hakikati gönüllerde yerleşmeden, bu müthiş zamanda, bu dehşetli zamanda, bu dehşetli baskılar altında, bid’atların ve dalâletlerin, hıyanetlerin hüküm ve saltanat sürdüğü zamanda dünya çapındaki umumî; ve kudsî; hizmet yapılamaz. Çürük-çarık, menfaatperest anlayışların kokuşturduğu insanlarla bu yolda yürünemez… Onun için bu imtihanlar ve bu elekler, insanları elerler ve elemeyi kazananlar yollarına devam ederler… Başka türlü Câlutlar mağlup edilemez…

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

‘Çamurlu nehirde’ nitelikli göçmen!

Fıkhi sorumluluk; ayrımcılık ve toplumsal gerçeklik

Mecnun!

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Abdullah Aymaz – Tekâmül kursu

SONRAKİ HABER

Abdullah Aymaz – Memduh’umuz yolunda yeni Memduh’lar

BENZER HABERLER

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

‘Çamurlu nehirde’ nitelikli göçmen!

Nisan 2, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Fıkhi sorumluluk; ayrımcılık ve toplumsal gerçeklik

Mart 31, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Mecnun!

Mart 30, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Beton çok soğuk, üşüyorum!

Mart 30, 2026
O bir Hakas kızı
YAZARLAR

Evrensel Bayramlara Doğru

Mart 23, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Her durumda şükredebilme

Mart 23, 2026
  • All
  • Manşet
AKP’li eski Bakan Çelik:Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi Türkiye için  felakettir
Manşet

AKP’li eski Bakan Çelik:Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi Türkiye için felakettir

by adminzaman
Nisan 6, 2026
0

AKP kurucularından ve Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik, Ankara’da düzenlenen konferansta mevcut yönetim sistemini sert sözlerle eleştirdi. Çelik, “Liyakat...

Terör saldırısı sonrası Federal Başbakan’dan birlik çağrısı: Bu zor günleri birlik içinde aşacağız

Başbakan Albanese’den kritik zirve: Avustralya olarak her senaryoya hazırlıklıyız

Nisan 6, 2026
10 yıl sonra tahliye olan Av.Turan Canpolat:  Özgürlüğün karşılığında “terörist” olduğumu kabul etmemi istediler

10 yıl sonra tahliye olan Av.Turan Canpolat: Özgürlüğün karşılığında “terörist” olduğumu kabul etmemi istediler

Nisan 6, 2026
10 yıl sonra tahliye olan Av.Turan Canpolat:  Özgürlüğün karşılığında “terörist” olduğumu kabul etmemi istediler

Demokrasi Platformu’nda konuşan Haşim Kılıç: AİHM kararlarını uygulamayan AYM önce kendini sorgulamalı

Nisan 6, 2026
Fenerbahçe, dev derbide Beşiktaş’ı 90+11’deki penaltıyla geçti

Fenerbahçe, dev derbide Beşiktaş’ı 90+11’deki penaltıyla geçti

Nisan 5, 2026
‘Panikle yakıt alanlar krizi tetikliyor’ diyen Bakan Bowen: 50 yakıt gemisi yolda, haziran riskli

‘Panikle yakıt alanlar krizi tetikliyor’ diyen Bakan Bowen: 50 yakıt gemisi yolda, haziran riskli

Nisan 5, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM