• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home POLİTİKA

Dink:Tanrı’yı seviyorum deyip kardeşinden nefret eden yalancıdır,çünkü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı’yı sevemez

Ocak 20, 2017
in POLİTİKA
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinin 10’uncu yılı dolayısıyla TRT binası önünde toplanan binlerce kişi, Dink’in katledildiği Agos Gazetesi binası önüne kadar yürüdü. Polis, yürüyüşte, “Katil devlet hesap verecek” pankartının taşınmasına izin vermedi.

Kalabalığa seslenen Hrant Dink’in eşi, Rakel Dink, Gelin önce birbirimizi anlayalım… Gelin önce birbirimizin acılarına saygı gösterelim…
Gelin önce birbirimizi yaşatalım.’ çağrısı yaptı.

İşte Rakel Dink’in konuşması:10 yıl. Dile kolay. Tam 10 yıl. Sensiz hiç kolay değil. Sensiz olmak, sevdiğinin yanında olmayışı, hele kalleş bir planla benden almaları ayrıca acı, ayrıca keder ve üzüntü dolu.Acısı 20 yılı bulanlara, 30’u 40’ı bulanlara ben şimdi ne diyeyim? Çocuğu öldürülenlere ben şimdi ne diyeyim?

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Temel: ‘Demirtaş ve Yüksekdağ dahil binlerce kişi tahliye olacak’

AKP, Menderes’i de ele geçirdi; ilk kutlayan butlan CHP oldu

Saray rejimi sandıkta alamadığını transferle topladı: Aday çıkarmadığı ve 153 oy aldığı ilçeler AKP’ye geçti

10 yıldır burnumun direği nasıl yanarak sızlarmış, gözyaşlarım ekmeğimi nasıl ıslatır, ne kadar tuzlu imiş, bunları yaşayarak öğrendim. Kin ve öfkeyle nasıl baş edilirmiş, yüce lütufla öğrendim. Yokluğunu her düşündüğümde, aynı alev ateşi gibi, bedenimi yakar ve yakar, sanki derimi kaldırsam alev fışkıracak olur.

10 yıldır neler neler oldu. Ah sevgilim. Malatya katliamı, İskenderun, Sevag Balıkçı, Roboski, Gezi Olayları, Suruç, Diyarbakır, Sur, Mardin, Nusaybin, Cizre, Şırnak, Tahir Elçi, Ankara, 15 Temmuz, Maçka, İzmir, Gaziantep, Ortaköy, Havaalanı ve Ortadoğu’daki savaş. Operasyonlar, terör, daha neler neler… Ülke kan gölüne döndü. Kimileri insan kanıyla duş yapmayı arzuladı. Ülkeyi bir karabasan sardı. İnsanlar korkar oldu, nefes alamaz hale geldi. Kişilikler ayakaltına alındı. Onurlar kırıldı, küçümsendi.

Anneler çocuklarını toprağa vermek için doğurmuşlar sanki. Doğumu teşvik ediyorlar, fakat doğanların yaşam hakkını korumayı kimse düşünmüyor. Her gün ve her gece işlenen başka cinayetlerse, iş cinayetleriyse, kadın cinayetleriyse siyasi cinayetten sayılmıyor. Kimse üstüne alınmıyor.

Terörün gücü ve gücün terörü altında, olan yine halklara oluyor. Kimin neye ne dediği bize olanı değiştirmiyor. Teröre savaş açtığını söyleyen devletlerin estirdiği terör, berikiyle aynı kapıya çıkıyor. Bir gün bu devlet Ebu Gureyb’te ABD oluyor, öbür gün Halep’te Rusya, bir gün Güneydoğu’da Türkiye oluyor, öbür gün Muhaliflerine karşı Suriye… Bir gün kuzeyden esen rüzgâr ekiyor ölüm tarlasını, bir gün güneyden esen… Lanetli hasadı toplayansa yine biz, yine halk… Kıyılarımıza bebek ölüleri vuruyor… Dahası var mı?

Ey, gök ve yeryüzü… Ey, dağlar ve denizler… Kalkın, tanıklık edin. Bu topraklarda dökülen kanlara siz tanıklık edin. Çünkü insanlar sustu, susturuldu. Öldü, öldürüldü. Yas tutabilecek güç bile bitti. Yapılan zorbalıklar canilikler sınırları aştı. Akıllar durdu, akıllılar yok edildi.

Kalkın dağlar denizler, gök ve yer… Siz tanık olun. Tarihe ve bugüne siz tanık olun. Günahların ağırlığına, cinayetlerin çokluğuna, yaşamların söndüğüne siz tanık olun. İblis’in sonu gelmeyen oyunlarına, yalanlarına ve son bulmayan küstahlık ve pervasızlıklara siz tanık olun. Adaleti saptıranlara, bu kadim topraklarda yaşanan iğrençliklere siz tanık olun.

“Boşların boşu” diyor ki: “Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim. Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim. Dal budak salan orman ağaçlarını sulamak için havuzlar yaptım. Kadın, erkek köleler satın aldım… Herkesten çok sığıra, davara sahip oldum. Altın, gümüş biriktirdim; kralların, illerin hazinelerini topladım… Böylece büyük üne kavuştum, benden önce yaşayanların hepsini aştım. Bilgeliğimden de bir şey yitirmedim. Gözümün dilediği hiçbir şeyi kendimden esirgemedim. Yaptığım her işten zevk aldı gönlüm… Yaptığım bütün işlere, Çektiğim bütün emeklere bakınca, gördüm ki, hepsi boş ve rüzgarı kovalamaya kalkışmakmış.”*

10 yıldır neler neler oldu. Önümüze bir dava süreci verdiler. Mahkemelere girdik çıktık. Üzerimize gülündü, hakaret edildi, “Ya sev ya terk et” denildi. Önce “Cinayette örgüt yoktur” dendi, sonra Yargıtay “Örgüt varmış ama birkaç milliyetçi gençle sınırlı” dedi. Sonra gün geldi, cinayeti işleyen, sonra üzerini örten, bundan çıkar sağlamaya çalışan devletin içindeki ittifaklardan biri birden bozuldu… Birkaç milliyetçi gençten oluşan örgüt gitti, yerine F..Ö geldi. Bir ara Ergenekon’muş gibi yaptılar, ama bizim davayı teğet geçti. Devlet her seferinde kuyruğunu olay yerinde bırakıp “işte iblis” diyor. Ne yalan, ne doğru. Yılanın peşinden gitmek yerine yılanın gömleğiyle uğraşmaktan ne zaman yorulacağız?

10 yıl önce sorduğumuz soruyu yeniden soruyoruz…

Hedefe koyanlar, tehdit edenler, “Hrant, öfkemizin hedefisin” diyenler, Genelkurmay’dan bildiri yayınlayanlar ne zaman adalet önüne çıkarılacak?

Olay yeri görüntüleri yine ortalığa saçılıyor. 10 yıl önce, bu saatlerde, burada sivilden çok jandarma varmış diyorlar. Bekliyoruz bakalım, kaç yıldır süren bu soruşturma ne zaman nihayete erecek.Daha önce de dedik, yine diyeceğiz. Bu cinayetin faili meşhurdur. Bu cinayetin faili öyle görünüyor ki tüm kademeleriyle devlettir. Bu halkın vicdanının bunu anlamak için 10 yılda ortaya saçılan kepazeliğin ötesinde bir şeye ihtiyacı da yoktur. Yok eğer, devlet değilse yine o devlet kendi içindeki taşları ayıklamakla sorumludur.

Kutsal olan devlet değil, insandır. Kutsal olan yaşamdır. Devlet 10 yıldır bu ülkenin kutsallarına kıyıp duruyor. Tıpkı 100 yıl önce de, 100 yıldır da kıydığı gibi… Her ne milletten, her ne ırktan, her ne inançtan olursa olsun, yaşamı kutsal saymadığın sürece bu topraklara layık bir devlet olunamaz kardeşlerim.

Bugün sizlerle 10 yıl önce öldürülen eşimin acısını paylaşıyor, davasından bahsediyor olmak inanın acı verici. Ama ülkenin demokratikleşmesi için bu dava da bu milletin önemli bir davası.Eşim, mahkemelerden ziyade halkın vicdanını önemserdi. Tüm bu yaşananlar içinde bizlere gelecek adına hâlâ umut veren tek şey, halkın bu cinayeti vicdanlarında mahkûm etmesidir.

Bu dava, Türkiye’nin demokratikleşme anahtarlarından biridir. İllâ bir şey için kullanacaksanız bunun için tepe tepe kullanın.Bu dava hakikati ararken kendini hapislerde bulan, barış ve özgürlük için mücadele ederken özgürlüğü elinden alınan tutuklu gazeteci ve milletvekili dostlarımızın da davasıdır. Tanrı’dan dileğim bir an önce sağlıkla sevdiklerine kavuşmalarıdır.

Bugün, bu karanlık dönemde “neyse ki bizimkiler iktidarda” diye avunanlar, sanmayın ki iktidarda olan sizdendir. Sizin iyi niyetlerle bu ülkeyi yönetmesi için gönderdikleriniz, halk çocuğuyken Devlet Adamları oldular. Sözlerini çoktan unuttular. Şimdi suçlarına sizi ortak etme peşindeler. Siz bunu hak etmediniz. Hep birlikte çok daha iyilerini hak ediyoruz. Ve çok daha iyilerini umarım başaracağız.

Sevgi başkaları için bir şeyler yapmaktır. Sevgi yolunda yürüdüğünüz zaman canınız yanacak, acıyacaktır elbet. Sevgi en güçlü ruhsal savaştır. Sevgi kötülüğe iyilikle cevap verir. Sevgi olmadan iman olmaz.

Sevgiyi giyinin.

“Tanrı’yı seviyorum deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı’yı sevemez.”

Tanrı’yı seven kendisini de komşusunu da sevsin.

Sevgili dostlar. Tam 10 yıldır sizinle birlikte buradayız. Acıda akraba olduk demiştik. Hikâyelerimizi anlattık, dinledik. Bir o kadar da acı ve acılık dolu, keder ve gözyaşı dolu hikâyeler oluştu, çoğaldı, binlerce, on binlerce…

Sadece birlikte yaşamak değil, eşit ve mutlu yaşamak önemli olan. Ve onurlu, özgür yaşamak… Gelin, bu ülkedeki güvercin tedirginliğini kaldıralım. Gelin, güvercinlere kıymayalım. Çutagımın dediği gibi:

Gelin önce birbirimizi anlayalım…
Gelin önce birbirimizin acılarına saygı gösterelim…
Gelin önce birbirimizi yaşatalım.

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Dünyadaki en zengin futbol kulüpleri arasında Türkiye’den iki takım var

SONRAKİ HABER

YÜREĞİNİZ YETİYORSA OKUYUN: UMUT BEBEĞİN ACI DOLU HİKAYESİ…

BENZER HABERLER

Temel: ‘Demirtaş ve Yüksekdağ dahil binlerce kişi tahliye olacak’
Manşet

Temel: ‘Demirtaş ve Yüksekdağ dahil binlerce kişi tahliye olacak’

Ağustos 19, 2026
AKP, Menderes’i de ele geçirdi; ilk kutlayan butlan CHP oldu
Manşet

AKP, Menderes’i de ele geçirdi; ilk kutlayan butlan CHP oldu

Ağustos 18, 2026
Saray rejimi sandıkta alamadığını transferle topladı: Aday çıkarmadığı ve 153 oy aldığı ilçeler AKP’ye geçti
Manşet

Saray rejimi sandıkta alamadığını transferle topladı: Aday çıkarmadığı ve 153 oy aldığı ilçeler AKP’ye geçti

Ağustos 17, 2026
Demirtaş ve Mızraklı’dan çerçeve yasa mesajı:Sürece herkesin katkısı önemli
Manşet

Demirtaş ve Mızraklı’dan çerçeve yasa mesajı:Sürece herkesin katkısı önemli

Ağustos 16, 2026
İmamoğlu Silivri Cezaevi’ne götürüldü:Şişli ve Beylikdüzü Belediye Başkan’ları da tutuklandı
Manşet

İmamoğlu,‘Süreç’ açıklaması için: “40 yıllık ızdırabın 25 yılında AKP iktidarı var”

Ağustos 15, 2026
Müebbet verilen askeri öğrencinin babası Veysel Kılıç isyan etti: Asın beni, yaşamak istemiyorum
Manşet

Prof.Dr. Kaboğlu: Hukukun olmadığı yerde ‘terörsüz Türkiye’ başarıya ulaşamaz

Ağustos 15, 2026
  • All
  • Manşet
 Kuytul Hoca, hakkında gözaltı kararı olmadan kelepçelendi: Kızları gözyaşını tutamadı
Manşet

 Kuytul Hoca, hakkında gözaltı kararı olmadan kelepçelendi: Kızları gözyaşını tutamadı

by adminzaman
Ağustos 19, 2026
0

Alpaslan Kuytul Hoca'nın kelepçelenerek gözaltına alınmasının ardından skandal gündeme geldi. Kuytul, hakkında gözaltı kararı henüz verilmeden önce kelepçelenerek emniyete götürüldü....

Terör estiren Saray Rejimi, Furkan Hareketi’ni de suç örgütü ilan etti

Terör estiren Saray Rejimi, Furkan Hareketi’ni de suç örgütü ilan etti

Ağustos 19, 2026
Furkan Hareketi’nden Erdoğan rejimine tepki: Baskılar bizi susturmayacak

Furkan Hareketi’nden Erdoğan rejimine tepki: Baskılar bizi susturmayacak

Ağustos 19, 2026
Saray Danışmanı Oktay Saral dün hedef gösterdi: Alparslan Kuytul Hoca ve eşi  gözaltına alındı

Saray Danışmanı Oktay Saral dün hedef gösterdi: Alparslan Kuytul Hoca ve eşi gözaltına alındı

Ağustos 19, 2026
Kürtaj sonrası canlı doğan ebekler için yasa teklifi, Federal Parlamento’da

Kürtaj sonrası canlı doğan ebekler için yasa teklifi, Federal Parlamento’da

Ağustos 19, 2026
Avustralya’da silahlanma rekor seviyeye ulaştı

Avustralya’da silah sayısı 4 milyonu aştı: NSW 270 bin silahı toplamayı hedefliyor

Ağustos 19, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM