• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Avustralya

Fetih Marşı’yla, darbe şaklabanlığı!

Mayıs 22, 2017
in Avustralya, YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

27 Mayıs günü bu yıl Ramazan’ın ilk gününe denk geliyor. 27 Mayıs deyince tüylerimiz diken diken oluyor, bedenimizin her azası sızlıyor… Mayıs kirazların çiçek açtığı, güzelliklerin de dal budak boy attığı bir ay. 29 Mayıs’ta Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetti. 27 Mayıs günü ise askeri darbeye imzanın atıldığı gün aynı zamanda…

Dünyaya hükmeden imparatorluğun Mayıs ayının bir gününe armağan ettiği güzellik ile genç cumhuriyetin, adeta lanetli bir güne dönüştürüldüğünün bir zaman dilimidir. Yani, Mayıs’ın 29’u sevinç, 27si ise hüznün gözyaşları ile ıslanmışlığına şahittir.

29 Mayıs günü koca bir tarihi aydınlatıyor, 27 Mayıs günü ise Cumhuriyet döneminin önünü tıkayan kara bir dönemdir.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İki polisi öldüren zanlının karanlık arşivi ortaya çıktı

İki polisi öldüren zanlının karanlık arşivi ortaya çıktı

Microsoft’tan Avustralya’ya dev yatırım hamlesi: 18 milyar dolarlık dijital altyapı atağı

İsterseniz her iki olayı karşılıklı olarak ele alalım…

Çünkü biri Osmanlı Devleti’nin yükselişini diğeri ise; Cumhuriyet döneminin önünü, inişe sürüklediği bir süreçtir.

Fethin 29 Mayıs’ı anılırken, 563 yıl geçmesine rağmen büyük bir heyecan ve sevgi dalgası meydana geliyor.

Öteki ise sürekli bir kartopu misali büyüyen bir nefreti biriktiriyor.

Fetih günü milli ve manevi azmimizi kamçılarken, darbe günü Anadolu halkının tüm değerlerini yok sayarak ümitsizliği ve tükenmişliği temsil ediyor.

Biri yaşatırken, diğeri tahrip ediyor, öldürüyor.

Biri kurtarırken, diğeri asıyor.

Birisi hala insanların duasına muhatap oluyor.

Diğeri ise bedduanın temel taşı oluyor.

DÜNKÜ DARBECİLER İLE  BUGÜNKÜ BASKICILAR KUCAK KUCAĞA

Geçmişinden ders almayanın, geleceğinden söz etmesi mümkün değildir.

27 Mayıs, hukuku çiğnemekle kalmadı milli birliğimizin bozulmasına, halkın polarize olmasına yol açtı.

Yani 1960’ın, 27 Mayıs’ı hatırlaması yönü ile sevinip övüneceğimiz, hasretle anacağımız bir yıldönümü değil.

Peki ders çıkarıldı mı?

Ne yazık ki hayır!

Zira 29 Mayıs’ı gerçekleştiren Fatih Sultan’ın dehasından ibret alsaydık, bugünkü Türkiye’nin basiretsiz muktedirleri sayesinde, tüm komşularıyla problemli olan bir ülkeye sahip olmayacaktık.

1960 darbesinden ders çıkarsaydık, sonraki darbeler tekrar etmez, dahası bugün; Saray darbeleriyle çakma darbeler devam etmezdi.

1960 mezalimini ‘devrim’ diye kutsayan dünkü darbeci akım ile bugünkü baskıcı anlayış, kucak kucağa, omuz omuza durmazlardı.

Hem de, “27 Mayıs bir devrimdir” diyen Ergenekoncu ve Ulusalcılar, bugünkü Siyasal İslamcılarla işbirliğini sürdürmezdi.

Ülkeyi yeniden dizayn eden 1960 darbesinin üzerinden 56 yıl geçmesine rağmen, bataklığa saplanmış ağır vasıta misali, ülkeyi batırmaya devam etmez, yurdumuzun dört bir yanını kan gölüne çevirmezlerdi.

Dün, 27 Mayıs ile kamu kurumlarındaki tasfiyelerle devlet yeniden biçimlendirildi, bugün ise Saray sultası, hem hukuk hem de adalet mekanizmasını yerle bir etmeye devam ediyor.

Kamu kurum ve kuruluşları tasfiye ediliyor bir taraftan, diğer taraftan ise günahsız ve suçsuz insanlara, faşizm ve Hitler Almanya’sının görmediği zulümler yaşatılıyor.

Burs ve zekât verenleri “terörist” ilan ediyor, dünyanın en büyük Sivil Toplum Örgütü, bakanlar kurulu kararıyla, darbe dönemlerinde bile rastlanmayan bir uygulamayla “terör örgütü” ilan edilmeye çalışılıyor.

Hem de, “Fetih Marşı” eşliğinde, darbecilerle aynı türküyü, tempoyu tutarak.

Bu “Şeref”in yeni sarayımızın yeni sultanına ait olması ise ülkemiz adına büyük talihsizlik!

Ne ilginç, bugünkü sultanımız cumhuriyetten sonra dünya çapında elde edilen başarıları, markaları yok etmeye de azmetmiş durumda ve ülkenin yarısı bu durumu alkışlıyor.

Hizmet Hareketi gibi Türkiye’nin bir elin parmakları kadar bile olmayan dünya markası kurum ve kişilerini de bitirmek, tüketmek, ezmek, parça pinçik etmek için uğraşıyorlar. Sarayın büyükelçileri yurt dışındaki vatandaşlarına da Türkiye’de yaşatılan zulmü yaşatmaya and içmişler.

Yazıma tam nokta koyarken, AB’nin ‘en yoksul iki ülkesi Bulgaristan ile Romanya vatandaşları, Avrupa Birliği’nde dolaşım hakkına sahip olduğu haberi ajanslara düştü. 

İşin kahredici ve vahim tarafı aynı gün,Türkiye’nin Romanya’daki Aktrol Büyükelçisi ise; bir ajan gibi kendi vatandaşının peşine düşmüş durumda.

Ünlü NBA oyuncusu Enes Kanter’i Romanya’ya sokmamak için uğraşıyordu.

Dünün yoksul ülkeleri vatandaşının refahı, bizimkiler ise tuzaklar peşinde…

Önceki gün Romanya Havaalanında yaşanan hadise dünya çapında yankılandı.

Enes Kanter’in pasaportunu iptal etme kahramanlığını sergilemiş çakma Büyükelçi…

Böylesi bir şerefsizliği 1960 darbesinin cellatları bile yapmadı.

Yaşadığımız onca millet karşıtı harekette hiç bir zaman kadınlar bugün olduğu gibi üretilmiş bahanelerle kundaktaki bebeleriyle hapislere tıkılmadı, tecavüz ile tehdit edilmedi.

Türkiye cezaevleri hiç bir zaman bu kadar vali, kaymakam, öğretmen, polis, kamu görevlisi, öğretim üyesi profesör, sivil vatandaş ile doldurulmadı.

Yeni ‘Sultan’ sayesinde Türkiye dünyada cezaevleri en eğitimli insanlarla dolu olan bir cezaevi olma ünvanına kavuştu bu dönemde.

Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı, TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu’ndaki  sunumda, cezaevlerindeki dramı dile getirdi.

Meclis tutanaklarına yansıdı bu utanç verici rapor.

Cezaevlerinde yaklaşık 221 bin 607 kişi bulunmakta.

Artırılmış kapasitesi 203 binken, bunun bile yüzde 9 üzerinde çıkılmış durumda.

İnşaat aşamasında 76, proje aşamasında 113 ceza infaz kurumu var.

Tarihin en utanç ifadesi ise; cezaevlerinde vardiya sistemiyle, evet vardiyayla binlerce insana zulüm edildiğini sıkılmadan söylüyor Müsteşar Yardımcısı.

Gelişmiş ülkeler fabrika, ilim ve eğitim yuvalarını açıyor, bizde üniversiteler kapatılıyor, cezaevlerinin temeli atılmakla övünülüyor.

Yazık…

Çok yazık…

İşin vahimi bu tabloya alkış tutan sürüler var.

Manzara o kadar net ki…

Eğer bir ülkede cezaevleri “suçlulara” yetmiyorsa o ülkede Adalet sorunu vardır. 

Neyse…

Zulüm payidar olsaydı, 27 Mayıs’ın cellatları, bugün nefretle değil rahmetle anılırdı.

Kutlu ayın yine her zaman olduğu gibi en zor zamanımızda yetiştiğine şehadet ederken, Mübarek Ramazanı’nızı tebrik ederim.

 

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Cezaevleri doldu, taştı: Rezaletin itirafı

SONRAKİ HABER

Fetih Marşı’yla, darbe şaklabanlığı!

BENZER HABERLER

İki polisi öldüren zanlının karanlık arşivi ortaya çıktı
Avustralya

İki polisi öldüren zanlının karanlık arşivi ortaya çıktı

Nisan 29, 2026
İki polisi öldüren zanlının karanlık arşivi ortaya çıktı
Avustralya

İki polisi öldüren zanlının karanlık arşivi ortaya çıktı

Nisan 29, 2026
Microsoft’tan Avustralya’ya dev yatırım hamlesi: 18 milyar dolarlık dijital altyapı atağı
Avustralya

Microsoft’tan Avustralya’ya dev yatırım hamlesi: 18 milyar dolarlık dijital altyapı atağı

Nisan 28, 2026
Şef Somer Sivrioğlu’nun uyuşturucu testi belli oldu: Avustralya’dan Türkiye’ye dönerek
Avustralya

Şef Somer Sivrioğlu’nun uyuşturucu testi belli oldu: Avustralya’dan Türkiye’ye dönerek

Nisan 27, 2026
Sahte faturalarla NDIS’te 1,5 milyon dolarlık vurgunu
Avustralya

Sahte faturalarla NDIS’te 1,5 milyon dolarlık vurgunu

Nisan 27, 2026
Avustralya Suriye’deki vatandaşlarını almayı reddetti
Avustralya

Avustralya Suriye’deki vatandaşlarını almayı reddetti

Nisan 27, 2026
  • All
  • Manşet
Fatih Koleji Müdürü’den Erdoğan’a: 4 çocuğu 4 yıl ücretsiz okuttuk, kininden yalana devam et
Manşet

Cemaat okullarındaki öğretmenlerin “sistem engeli” kaldırılıyor

by adminzaman
Nisan 30, 2026
0

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK), kapatılan cemaat okullarında görev yapan öğretmenlerin MEBBİS kayıtlarındaki engelleyici şerhin kaldırılmasına hükmetti. Yıllardır süren ve temel...

İsrail donanması Küresel Sumud Filosu’ndan 7 tekneyi ele geçirdi

İsrail donanması Küresel Sumud Filosu’ndan 7 tekneyi ele geçirdi

Nisan 30, 2026
Hakakri’de yerine kayyım atanmıştı: DEM Partili Belediye Eşbaşkanı Akış’a 19 yıl 6 ay hapis

Hakakri’de yerine kayyım atanmıştı: DEM Partili Belediye Eşbaşkanı Akış’a 19 yıl 6 ay hapis

Nisan 30, 2026
İsrail donanması Gazze’ye yardım filosunu Yunanistan açıklarında kuşattı

İsrail donanması Gazze’ye yardım filosunu Yunanistan açıklarında kuşattı

Nisan 30, 2026

‘Gülistan Doku’ sorusuna sinirlenen Süleyman Soylu muhabire fiziksel müdahale bulundu

Nisan 30, 2026
Vicdan Vakfı’ndan anlamlı panel:Tutsak Bebekler gerçeği gündeme taşındı

Vicdan Vakfı’ndan anlamlı panel:Tutsak Bebekler gerçeği gündeme taşındı

Nisan 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM