Hatay Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen ve 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Mehmet Parlak’ın eşi Nurten Parlak, Vicdan Vakfı’nın X platformunda dün gece düzenlediği “Sessizliği Kırmak” başlıklı canlı yayınına katıldı.
Dört yıldır cezaevinde bulunan eşinin sağlık durumunun her geçen gün ağırlaştığını söyleyen Nurten Parlak, Mehmet Parlak’ın son dört yılda 300’den fazla hastane girişi belirterek, yaşadıkları süreci gözyaşlarıyla anlattı:
“Hatay Cezaevi bize gerçekten büyük bir zulüm yaşattı. Ankara Sincan’da yapılması gereken tanı ve tedaviler ne yazık ki gecikti. Bugün hâlâ sürekli hastaneye gidip geliyor. Geçen gün hesapladık; son dört yıl içinde hastaneye yatış ve başvurularının toplamı üç yüz günü geçmiş. Eşimi bize tabutta mı verecekler?”
“HATAY CEZAEVİ’NDE ÇOK BÜYÜK SORUNLAR YAŞADIK”
Nurten Parlak, eşinin böbrek nakli nedeniyle düzenli olarak Ankara’da kontrol edilmesi gerektiğini ancak sevklerin aylarca yapılmadığını söyledi:
“Hatay Cezaevi’nde revir konusunda çok büyük sorunlar yaşadık. Mehmet Bey’in böbrek nakli nedeniyle her üç ayda bir Ankara’da kontrole gitmesi gerekiyordu. Ancak dört ay geçti, beş ay geçti, hâlâ Ankara’ya sevki yapılmadı.
Sürekli revire gidip durumu anlatıyordum. ‘Mehmet Bey’in Ankara’da kontrole gitmesi gerekiyor. Kreatinin değerleri yükseliyor.’ diyordum. O dönemde hastalığı yeni başlamıştı ve değerleri yavaş yavaş artıyordu.
Bana, ‘Ankara’ya sevk işlemini yaptık, gidecek.’ deniliyordu. Ancak daha sonra gittiğim hastanede doktora durumu anlattığımda bana, ‘Hayır, bize böyle bir talep gelmedi. Önce cezaevinin bizi resmen talep etmesi, ardından bizim rapor düzenlememiz gerekiyor.’ dediler.”
Bu gelişmenin ardından infaz savcılığına yazılı başvuruda bulunduğunu belirten Parlak, şöyle devam etti:
“Bunun üzerine durumu doğrudan infaz savcılığına yazılı olarak bildirdim. Sonrasında, tedavisinin Hatay’da sürdürülemeyeceği, Ankara’da ya da böbrek nakli yapılan bir merkezde takip edilmesi gerektiğine ilişkin rapor düzenlendi.
Hatay Cezaevi bize gerçekten büyük bir zulüm yaşattı. Ankara Sincan’da yapılması gereken tanı ve tedaviler ne yazık ki gecikti. Bugün hâlâ sürekli hastaneye gidip geliyor. Geçen gün hesapladık; son dört yıl içinde hastaneye yatış ve başvurularının toplamı üç yüz günü geçmiş.
Ben hâlâ bunu anlayamıyorum. Bu kadar ağır sağlık sorunları yaşayan bir insan için ‘iyi durumda’ denilebilmesini anlamakta gerçekten zorlanıyorum.”
“BU KİŞİNİN ÖRGÜTLE BAĞLANTISINI TESPİT EDEMEDİK” DENİLİYOR
Eşinin sağlık sorunlarına rağmen tek kişilik koğuşta tutulduğunu belirten Nurten Parlak, cezaevi yönetiminin “gözlem” gerekçesini de eleştirdi:
“Bize hâlâ, ‘Bu kişinin örgütle bağlantısını tespit edemedik, bu nedenle gözlem ve değerlendirme süreci devam ediyor.’ deniliyor.
Ben bunu gerçekten anlayamıyorum. Mehmet Bey tek kişilik bir koğuşta, yani hücrede kalıyor. Gün içinde sadece bir saat havalandırmaya çıkıyor ve orada görüştüğü kişi de yine kendisi gibi tutuklu bir mahpus. Hastaneye götürüldüğünde yanında sadece jandarma ve infaz koruma memurları oluyor. Hastanede ise görüştüğü kişiler doktor ve hemşirelerden ibaret. Bunun dışında kimseyle teması yok.Böyle bir insan nasıl bir bağlantı kurabilir? Zaten kendi canıyla mücadele ediyor. Buna rağmen ‘araştırma devam ediyor’ denmesini gerçekten aklım almıyor.”
“EŞİMİ BİZE TABUTTA MI TESLİM EDECEKLER?”
Parlak, eşinin ağır sağlık sorunlarına rağmen tek başına tutulmasının hayati risk oluşturduğunu söyledi:
“Üstelik ağır sağlık sorunlarına rağmen hâlâ tek kişilik bir koğuşta tutuluyor. Şu an sağlık durumuyla o hücrede nasıl yaşamını sürdürdüğünü bile bilmiyorum. Hastaneye yattığında üç gün boyunca yüksek doz, 48 miligram kortizon kullandı. Daha sonra dozu kademeli olarak düşürüldü ve şu anda 26 miligram kortizon kullanıyor. Bu ilacın da ciddi yan etkileri var.
Tek başına kaldığı için acil bir durumda sadece acil çağrı butonuna basabilecek. Peki ya o butona basamayacak durumda olursa? Ya da yardım zamanında yetişmezse? İşte benim en büyük korkum bu. Dilim varmıyor söylemeye ama insan ister istemez düşünüyor: Bu insanı bize tabutta mı teslim edecekler?”
NE OLMUŞTU?

TR724’ün edindiği bilgilere göre, KHK’lı zabıt katibi Mehmet Parlak, Hatay Adliyesi’nde görev yaparken Ekim 2016’da ihraç edildi. Böbrek nakilli olması nedeniyle tutuksuz yargılanan Parlak’a, ByLock kullandığı gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Cezası kesinleşince 31 Mayıs 2022’de tutuklanarak Hatay T Tipi Cezaevi’ne gönderildi.
21 Kasım 2013’te annesinden böbrek nakli yapılan Parlak’ın sağlık durumu, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde düzenli kontrollerle takip ediliyordu. Ancak cezaevi sürecinde tedavisinin aksadı. Hatay T Tipi Cezaevi’nde bulunduğu ilk 10 ay içinde 62 kilodan 48 kiloya düştü.
6 Şubat depremlerinin ardından önce Adana’ya, daha sonra sağlık gerekçesiyle Sincan Cezaevi’ne sevk edilen Parlak’ın bu cezaevinde 40 kiloya kadar düştüğü ve böbreğinin yalnızca yüzde 15 oranında çalıştığı ifade ediliyor. DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Parlak’ı geçen hafta ziyaret ederek durumunun ciddi olduğuna ve acilen tahliye edilmesi gerektiğine dikkat çekti.












