• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Gündem

Mümtaz’er Türköne: Lafı eğip bükmenin anlamı yok, Anayasa’nın 4. maddesi değil, Kürt sorunu tartışılıyor

Eylül 19, 2024
in Gündem, Manşet
8
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Siyaset bilimci Mümtaz’er Türköne: “Lafı eğip bükmenin anlamı yok. Anayasanın ‘değiştirilemez’ hükmünü içeren 4. maddesi ve bu hükümle değiştirilmesi engellenen ilk üç madde değil, doğrudan Kürt sorunu tartışılıyor.”

Yeni anayasa tartışmaları, Cumhur İttifakı’nın Hizbullah’a yakın ortağı Hüda-Par lideri Zekeriya Yapıcıoğlu’nun anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeceğini kesin bir şekilde ortaya koyan 4. maddenin kaldırılmasını istemesiyle yeni bir boyut kazandı. MHP’den, AKP’den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ndan bu maddenin değiştirilmeyeceğini belirten yumuşak tonda açıklamalar gelse de tartışmalar sürecek gibi…

Siyaset bilimci Mümtaz’er Türköne, bu tartışmaların adını koydu ve “Lafı eğip bükmenin anlamı yok. Anayasanın ‘değiştirilemez’ hükmünü içeren 4. maddesi ve bu hükümle değiştirilmesi engellenen ilk üç madde değil, doğrudan Kürt sorunu tartışılıyor” dedi.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Özgür Özel: ”Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir”

28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor

Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Türköne, “Kimsenin ne birinci maddede yer alan “Cumhuriyet” ile ne de ikinci maddede sıralanan cumhuriyetin “demokratik”, “sosyal”, “hukuk devleti” niteliği ile sorunu yok. Üçüncü maddede yer verilen “İstiklâl Marşı”na, başkentin Ankara oluşuna ve ay-yıldızlı Türk bayrağına da itiraz eden bir ses kimseden çıkmıyor. Cumhuriyetin “laik” niteliği bile bu sefer tartışma konusu yapılmıyor. Gündeme getirilen 2. Maddede yer verilen “devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü” ilkesinin koruması altına yerleştirilen “dili Türkçedir” kuralı üzerinden Kürtçeye biçilen statü ve değiştirilemez hükümlerin kaynağı olarak 2. maddeye konulan “Atatürk milliyetçiliği” ibaresi” ifadelerini kullandı.

‘HÜDA-PAR, DEM’İ SOLLAYIP ÖNE GEÇMEYE ÇALIŞIYOR’

Turkish Post‘ta yer alan yazısında Türköne şunlara dikkat çekti:

“Anayasa gündemi, her haliyle anayasa gündemi değil. 2011-13 arasında 26 ay boyunca Meclis’te Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmış ve 60 maddede anlaşma sağlanmıştı, şimdi hatırlayan bile yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan “ilk dört maddeyle sıkıntımız yok” diyerek bu tartışmayı noktalamak maksadıyla “Biz yeni anayasa sürecini yönetmek arzusundayız” vurgusu yapıyor. Burada “yönetmek” kelimesi “gündem belirlemek” anlamına geliyor. Ekonominin baş ağrıtan yoğunluğunu biraz azaltmak için. HÜDA-PAR’ın Genel Başkanı Yapıcıoğlu’da, “değiştirilemez” hükmünü içeren 4. Maddeyi ittifak ortaklarına çelme takacak şekilde gündeme getirirken aslında anayasayı değil, “Kürtçe” üzerinden DEM’i sollayıp öne geçmeye çalışıyor.

1961 Anayasası “Türk milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak” diyordu, şimdiki anayasa değiştirilemez maddeler arasında “Atatürk milliyetçiliği” idealine yer veriyor. Hangisi “devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü”nü sağlama konusunda daha elverişli? Cevap yorumunuza bağlı. Güneş Dil Teorisi’ni, Türk Tarih Tezini, o dönemde kafataslarını ölçmek için kullanılan kumpasları Atatürk milliyetçiliği zarfının içinde masaya süren bir ırkçının yorumu bile karşınıza çıkabilir. Ancak bir millet halinde yekvücut kalmak gibi önceliğiniz varsa Anayasanın ruhuna uygun olan yorum, Atatürk’ün kendi kaleminden çıkma Medenî Bilgiler kitabında yer alan “Millet” tanımıdır.

Ortak bir hatıra mirası ve hafıza, geleceği birlikte yaşama iradesi diye tanımlanan “kader birliği”. Anayasadaki Atatürk milliyetçiliğini bu şekilde yorumladıktan sonra Kürtlerle yaşadığımız uzun tarihi hatırlamanız ve hatırlatmanız yeterli olur. Haçlı seferlerini durduran Kılıç Aslan’ın ve Selahaddin Eyyubi’nin ordularındaki Kürtleri ve Türkleri, Yavuz’un Kürtleri de içine alan bir uzlaşma ile Osmanlı’yı koca bir Orta Doğu devletine dönüştürmesini, Balkan bozgununda Osmanlı askerleri ağaçlara asılırken Türk-Kürt diye ayrıma tabi tutulmadıklarını, Çanakkale’de birlikte aynı vatanı savunduğumuzu, Kurtuluş Savaşı boyunca Kürtlerin Ankara Hükümetini desteklediğini hatırlamanız zengin “ortak miras” için yeterli olacaktır. Size düşen bu ortak mirası “geleceği birlikte yaşama” iradesine dönüştürmek için çaba harcamak, en başta da anayasanızı bu ufka yerleştirmek ve bu amaçla yorumlamaktır.

‘TÜRKLERE DE KÜRTLERE DE SORUN…’

Daha önce (1961 anayasası) “resmî dil” ibaresinin şimdiki anayasayı “devletin dili Türkçedir” şeklinde girmesinin de Kürtçenin statüsünü belirlemek adına pratikte hiçbir farkı yok. Aşırıya kaçan yorumlar gerçeği çarpıtmak için yapılır. Bir resmî dil, her devlet için ihtiyaçtır; mühim olan diğer dillere tanıdığınız statüdür. Yine aslolan toplumun ihtiyaçları ve anayasaların güvence altına aldığı temel insan haklarıdır. Bir insanın ana dilini yasaklayamazsınız. O dili kullanmasına ve geliştirmesine engel olamazsınız. Türkiye’de “devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü”nü sağlamak adına bu alanda çok büyük eşikler aşıldı, daha da aşılabilir.

Sorun anayasadan değil, bu maddeleri siyasî çıkar, düşman yaratmak ve kendine bir pay almak için fütursuzca kullananlardan kaynaklanıyor. İstiklal Harbinde, Yunan ordusunu çiçeklerle ve Yunan bayraklarıyla karşılayanlar, millet canını dişine takmış vatanını savunurken asker kaçağı olarak dağlarda eşkıyalık yapanlar, savaşı fırsat bilip karaborsacılıktan servet edinenler, giden gayrımüslimlerin mallarına el koyanlar hala aramızdalar. Aman dikkat edin.Anayasayı maksada uygun yorumlamak bize kalmış; soruyu Türklere de Kürtlere de şöyle sorun: Geleceği birlikte yaşama irademiz ne durumda?”

Tags: AnayasaErdoğan rejimiİşkenceKürtlerMümtaz’er TürköneSiyaset bilimcizulüm
PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne Yalçınkaya davası bildirisi: “Türkiye yükümlülüklerini yerine getirmiyor”

SONRAKİ HABER

BM açıkladı: Gazze’de insanlar iki günde bir öğün yemek yiyor

BENZER HABERLER

Özgür Özel: ”Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir”
Manşet

Özgür Özel: ”Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir”

Mayıs 30, 2026
28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor
Manşet

28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor

Mayıs 30, 2026
Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı
Gündem

Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Mayıs 30, 2026
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”
Manşet

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan
Avustralya

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Mayıs 30, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
  • All
  • Manşet
Özgür Özel: ”Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir”
Manşet

Özgür Özel: ”Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir”

by adminzaman
Mayıs 30, 2026
0

Kurultay çağrısını yineleyen CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel , “Biz seçilmiş CHP’yiz, iktidar yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz. Bu mesele CHP’nin iç...

28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor

28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor

Mayıs 30, 2026
Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Mayıs 30, 2026
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Mayıs 30, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM