• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

3652 günlük masal: Beşikten mezara 10 yıllık “Milli birlik” enkazı!

Temmuz 16, 2026
in Manşet, YAZARLAR
138
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

15 Temmuz’un 10. yılına yine bir sürgündeki bir KHK’lının vefatıyla uyandık.

Allah rahmet etsin, haklarını bırakmasın her birinin…

Önce aşından, işinden ve çok sevdiği mesleğinden edildi.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Av. Engin Emrah Biçer: Gökhan Açıkkollu’ya işkence yapan polisleri gördüm, nerede görsem tanırım”

Çerçeve yasa detayları ortaya çıktı: 12 madde, 6 ay başvuru süresi

Üsküdar seçiminde gerilim çıktı: Başkanvekili CHP’nin adayı oldu

Ülkesinden ayrılmak zorunda bırakıldı.

Sürgünde yeni bir hayat kurmaya çalıştı.

Fakat kurmaya çalıştığı o yeni hayat, İsviçre’de bir hastane odasında geridi diyarı-ı grubette yetim bırakarak gitti. Başkomiser Halit Özsarı, henüz 43 yaşındayken hayatı sona erdi.

Kanun Hükmünde Kararname ile mesleğinden ihraç edilen polis Halit Özsarı, yaklaşık iki yıl önce eşi ve üç çocuğuyla birlikte İsviçre’ye sığınmıştı.

Özsarı’nın vefatı yalnızca bir ölüm haberi değil.

O haber, 15 Temmuz’la kurulan düzenin, soykırım üzerine bine edilen ahlaksız rejimin aslında on yıllık bilançosu:

Kin…

Nefret…

Operasyon…

Cezaevi…

Sürgün…

Zulüm ve ölüm…

On yılın sonunda KHK’lıların yaşadıklarını anlatan şu ifade, Özsarı şahsında bütün mağdurların ortak kaderine dönüştü:

Mağduriyet, adaletsizlik, kin ve nefret beşikte başlıyor, Türkiye’de ve  dünyanın çeşitli topraklarındaki mezarlarda sessiz bir şekilde sona eriyor.

Hatta beşikten de önce, annenin karnında başlayan; kara toprağın bağrına kadar uzanan acımasız bir acı yolculuğu…

Çünkü 15 Temmuz’dan sonra kurulan hain rejim, hiç bir yaş ve cinsiyet ayırmadığı gibi hak, hukuk adına hiçbir ilke ve yasa tanımadı.

Masum insanları;

Cezaevlerine gönderdi.

Ailelerini parçaladı.

Çocuklarını damgaladı.

Pasaportlarını iptal etti.

Yoksulluğa sürükledi.

Mallarına el koydu.

Ülkelerini terk etmeye mecbur bıraktı.

Her türlü diplomatik kuralı ayaklar altına alarak insanları MİT marifetiyle derdest etti, kaçırdı.

Kimileri Meriç’in karanlık sularında boğuldu.

Kimileri Ege’de çocuklarıyla birlikte hayatını kaybetti.

Kimileri hücrelerde hastalandı.

Kimileri tahliye edildikten kısa sonra kanser, kalp krizi ya da ağır psikolojik travmalar nedeniyle hayata veda etti.

Kimileri ise Halit Özsarı gibi sürgünde, vatanından ve sevdiklerinden uzakta teslim-i ruh etti.

Kısacası on yılın bilançosunu tek kelimeyle;

Beşik,

Hapis,

Mezar,

Sürgün…

Hepsinin vardığı yer sosyal ölüme mahkum edildi(ler).

326 GENERALDEN 154’Ü DARBE YAPTI, ÖYLE Mİ?

Hatırlarsanız 10 yıl önce Erdoğan rejiminin anlattığı resmî masalın merkezinde Kurgu Darbesi için olağanüstü bir iddia vardı:

TSK bünyesindeki 326 generalden 154’ü kafa kafaya verecek, darbe planlayacak ve başarısız olacaktı.

İnanmak için gerçekten salak olmak lazım!

Neden mi?

Tanklar…

Uçaklar…

Savaş uçakları…

Askerî birlikler…

İstihbarat birimleri…

Emir-komuta zinciri…

Bütün bunlarla ilgili aradan geçen 10 yıla rağmen hâlâ cevaplandırılmayan yüzlerce soru ortada duruyor.

Kurgu darbenin en kritik isimleri olarak gösterilen süreçte dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar‘ın kamuoyu önünde kapsamlı biçimde hesap vermemiş olması tartışılmaya devam ederken; TBMM’nin kaybolduğu belirtilen darbe araştırma komisyonu raporu hâlâ ortada yokken; o geceye ilişkin sayısız kamera kaydı, çelişki ve cevapsız soru yerini korurken; daha bıyığı bile terlememiş yüzlerce askerî öğrenci yıllardır cezaevlerinde “darbeci” yaftasıyla tutulurken…

Saray rejimi, bütün bu soruların üzerini örten kendi yazdığı “kahramanlık masalına” inanmamızı istiyor.

Daha bıyığı bile terlememiş yüzlerce askerî öğrenci yıllardır “darbeci” diye cezaevlerinde…

Binlerce kadın…

Hamile kadınlar…

Lohusayken sütünü cezaevi lavabolarına akıtmak zorunda bırakılan anneler…

Öğretmenler…

Doktorlar…

Akademisyenler…

Polisler…

Askerler…

Hâkimler…

Savcılar…

Memurlar…

Ev hanımları...

Her meslekten, her yaştan insan “darbeci” yaftasıyla gözaltına alındı; işkenceyle, kötü muameleyle ve insanlık dışı uygulamalarla yüz yüze bırakıldı.

Bugün bile 891 çocuk, anneleriyle birlikte “darbeci” suçlamasıyla cezaevlerinde hayata tutunmaya çalışıyor.

Ve bütün bunlar yaşanırken…

Saray rejimi, gözümüzün içine baka baka 15 Temmuz kumpasını “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” diye dünyaya pazarlamaya, hepimizi bu masala inandırmaya çalışıyor.

Öyle mi?

Oysa planlı darbenin asıl hikâyesi yalnızca o gece yaşananlarda değil; ertesi sabah başlayan ve on yıldır aralıksız sürdürülen tasfiye, nefret ve soykırım operasyonlarında saklı.

Darbe girişimi birkaç saat içinde sona erdi.

Ama “Allah’ın büyük lütfu” olan planlı darbeyle start verilen operasyonlar, 3 bin 652 gündür acımasız ve aralıksız hala sürüyor.

Bir gecelik darbe teşebbüsü, on yıllık bir cezalandırma rejiminin gerekçesine dönüştürüldü.

720 BİN 338 KİŞİ HAKKINDA ADLİ İŞLEM

Rejimin en başından beri yargıyı bir aparata dönüştüren, adaletin köküne incir ağacı diken Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı resmî rakamlar, yıllardır inandırılmaya çalışılan darbe masalının gerçekte nasıl bir soykırım operasyonuna dönüştüğünü bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturmalarda bugüne kadar tam 720 bin 338 kişi hakkında adli işlem yapıldı.

Bu sayı, Türkiye’de orta büyüklükte bir şehrin nüfusuna denk geliyor.

Rakamlar şöyle:

636 bin 934 kişinin soruşturma ve yargılama işlemi yapıldı.

127 bin 102 kişiye hüküm okundu.

124 bin 743 kişi beraat etti.

83 bin 404 kişi hakkındaki soruşturma ve yargılamalar ise hâlâ devam ediyor.

Bu tablodaki en çarpıcı ayrıntılardan biri, 124 bin 743 kişinin beraat etmiş olmasıydı.

Toplum önünde “terörist” ilan edildi…

İşkenceyle hayatları karartan aynı rejim sessizce “pardon” dedi.

Gökhan Açıkkolu öğretmen ve niceleri gibi…

Peki beraat eden bu insanların kaybettikleri yılları kim geri verecek?

Cezaevinde büyüyen çocuklarının çocukluğunu kim iade edecek?

Yıkılan evliliklerin…

Kaybedilen mesleklerin…

Kapanan iş yerlerinin…

El konulan malların…

İntiharların…

Sürgünlerin…

Sizin masalınıza bunlar için mi inanalım?

CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK GASPI

10 yılda yalnızca insanları ve hayatları değil, devasa bir gaspı yaptınız, rantı elde ederek gönül rahatlığıyla  il müftülerini bile utanmadan çekinmeden İstanbul’un göbeğinde el koyduğunuz evlere yerleştirdiniz.Yalnızca toplumsal vicdanda değil, Diyanet, imam, cami, mabed gibi diğerleri yok ettiniz.

MASAK verilerine göre;

329 bin 504 kişi fişlendi.

84 bin 724 dosya hazırlandı.

42,3 milyar lira aktif büyüklüğe sahip 784 şirket, TMSF eliyle el konularak gasp edildi.

6 milyar 108 milyon liralık para, döviz ve altın varlığı donduruldu.

934 okul, 1.125 dernek, 15 üniversite ve 104 vakıf kapatıldı.

Ortaya çıkan tablo, “irtibat” ve “iltisak”  adı verilen hukuk dışı zırva uygulamalarla gerçekleştirilen; Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük gaspı ve mal varlığı transferlerinden birini gözler önüne seriyor.

EN AĞIR BEDELİ ÇOCUKLAR ÖDEDİ

Bu dönemde en ağır yükü, hiçbir suçu olmayan çocuklar maalesef taşıdı.

Onlara “KHK çocukları” dedirttiniz.

Ağzı süt kokan yavruları cezaevi kapılarında büyüttünüz, kalın camların arasında ağlattınız.

Bir saatlik açık görüş için yüzlerce kilometre yol gitmeye devam ediyorlar.

Bazıları o yolculuklarda trafik kazalarında hayatını kaybetti.

Bazıları anneleriyle birlikte cezaevine girdi.

Bazıları cezaevinde doğdu.

Gökyüzünü yalnızca dikdörtgen bir havalandırma boşluğundan gördüler.

İlk adımlarını beton zeminde attılar.

Demir parmaklıklara tutunarak yürümeyi öğrendiler.

Son verilere göre anneleriyle birlikte cezaevinde kalan  sadece 0-6 yaş grubundaki çocukların sayısı 891’e ulaştı.

Yani yaklaşık 800 çocuk, henüz ilkokul çağına bile gelmeden cezaeviyle tanıştı sayenizde.

Kreşte olması gereken çocuklar koğuşlarda büyüdü.

Parklarda koşması gereken çocuklar görüş odalarında bekledi.

On yıllık masalı anlatan Saray rejimine şu soru soruyoruz:

Bir çocuk, anne ya da babasının dünya görüşü yüzünden neden cezalandırılır?

On yıl geçti.

Bu soru hâlâ cevapsız.

Taşlaşmış kalpler bu soruya cevap vermiyor.

PEKİ ON YILLIK MASALIN SONUNDA GERİYE NE KALDI?

Geriye…

Beşikte başlayan…

Cezaevinden geçen…

Sürgünde devam eden…

Mezarda bile sona ermeyen büyük bir toplumsal çöküş, beşikten mezara kadar gaddar bir zulüm kaldı.Kurgu darbe anlatısının geride bıraktığı en büyük enkaz ise, milyonlarca insanın çalınan hayatları oldu.

Ve sürgünde hayatını kaybeden polis Halit Özsarı gibi, nicelerinin hikâyesi gösterdi ki; on yıllık rejim masalının sonunda geriye ne zafer kaldı ne destan… Yalnızca operasyonlar, kelepçeler, uzun namlulu silahlarla basılan evler, cezaevleri, sürgün yolları ve mezarlar kaldı. Bilesiniz  bu masumların ve hepmizin iki cihanda iki elimiz yakanızda olacak.  e.cansever@zamanaustralia.com.au

Tags: 15 temmuz3652 günlük masalıAdalet Bakanı Akın GürlekAKPCezaevienes cansevererdoganErdoğan rejimiHalit ÖzsarıHİZMET HAREKETİİşkenceTürkiyezulüm
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

AKP’li Bekir Bozdağ’ın 15 Temmuz yalanı:Karar gazetesi yazarı ayrıntıyı fark etti

SONRAKİ HABER

AİHM’den Türkiye’ye 8 bin 56 kişiyle ilgili hak ihlali kararı ve 20,6 milyon avro tazminat

BENZER HABERLER

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”
Manşet

Av. Engin Emrah Biçer: Gökhan Açıkkollu’ya işkence yapan polisleri gördüm, nerede görsem tanırım”

Ağustos 6, 2026
PKK’nın bıraktığı silahlar Süleymaniye’de yakılarak imha edildi
Gündem

Çerçeve yasa detayları ortaya çıktı: 12 madde, 6 ay başvuru süresi

Ağustos 5, 2026
Üsküdar seçiminde gerilim çıktı: Başkanvekili CHP’nin adayı oldu
Manşet

Üsküdar seçiminde gerilim çıktı: Başkanvekili CHP’nin adayı oldu

Ağustos 5, 2026
AYM’den ihlal kararı:Bebeğiyle hapisteki KHK’lı Emine öğretmen tahliye edildi
Manşet

AYM’den ihlal kararı:Bebeğiyle hapisteki KHK’lı Emine öğretmen tahliye edildi

Ağustos 5, 2026
Savaş uçaklarını stadyum üzerinde uçuran Tümgeneral Mete Kuş emekli edildi
Gündem

Savaş uçaklarını stadyum üzerinde uçuran Tümgeneral Mete Kuş emekli edildi

Ağustos 5, 2026
Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı: ”Yapılan teklifleri kamuoyu biliyor, isteseydim burada olmazdım”
Manşet

Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı: ”Yapılan teklifleri kamuoyu biliyor, isteseydim burada olmazdım”

Ağustos 5, 2026
  • All
  • Manşet
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”
Manşet

Av. Engin Emrah Biçer: Gökhan Açıkkollu’ya işkence yapan polisleri gördüm, nerede görsem tanırım”

by adminzaman
Ağustos 6, 2026
0

Onunla aynı nezarethanede kalan avukat Engin Emrah Biçer, Açıkkollu’ya yapılan işkenceyi resmi olarak ilk kez kayıtlara geçmesini sağlayan isimlerden biri....

PKK’nın bıraktığı silahlar Süleymaniye’de yakılarak imha edildi

Çerçeve yasa detayları ortaya çıktı: 12 madde, 6 ay başvuru süresi

Ağustos 5, 2026
Üsküdar seçiminde gerilim çıktı: Başkanvekili CHP’nin adayı oldu

Üsküdar seçiminde gerilim çıktı: Başkanvekili CHP’nin adayı oldu

Ağustos 5, 2026
AYM’den ihlal kararı:Bebeğiyle hapisteki KHK’lı Emine öğretmen tahliye edildi

AYM’den ihlal kararı:Bebeğiyle hapisteki KHK’lı Emine öğretmen tahliye edildi

Ağustos 5, 2026
Savaş uçaklarını stadyum üzerinde uçuran Tümgeneral Mete Kuş emekli edildi

Savaş uçaklarını stadyum üzerinde uçuran Tümgeneral Mete Kuş emekli edildi

Ağustos 5, 2026
Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı: ”Yapılan teklifleri kamuoyu biliyor, isteseydim burada olmazdım”

Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı: ”Yapılan teklifleri kamuoyu biliyor, isteseydim burada olmazdım”

Ağustos 5, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM