• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home RÖPORTAJ

Prof Dr. Kırbaşoğlu:AKP iktidarı için; İslamcılar, şu anda kendi yokoluşlarının hikâyesini yazıyorlar

Mart 8, 2017
in RÖPORTAJ
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

İlahiyat
profesörü Kırbaşoğlu: İslam ülkelerinde demokrasi yerlerde sürünüyor; insanlar
yolsuzluğa batmış bir dindarlık nedeniyle “Hayır” diyor!

Ankara
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr. Hayri Kırbaşoğlu, 15
yıllık AKP iktidarında özgürlüklerin daha da kısıtlandığı ve demokrasinin rafa
kaldırıldığını söyledi. “Bugün İslam ülkelerinde demokrasi yerlerde
sürünüyor” diyen Kırbaşoğlu, “İnsanlar da buna bakarak haklı olarak
İslam ile demokrasinin bağdaşmayacağını söylüyorlar” ifadesini
kullandı. 

 

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Köy okulundan sürgüne, Avrupa’nın kalbine: AİHM Başkanı’nı zorlayan Gazeteci Ensar Nur’un hikayesi

10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”

Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”

“İslamcılar
daha önceki iktidarlarda neyi kınadıysalar şu anda tek tek hepsini
yapmaktadırlar. Baskıdan tutun, dışlamadan tutun, kutuplaştırmadan tutun,
yolsuzluktan tutun; bunların hepsini yapar hale geldiler” diyen Prof.
Kırbaşoğlu, “İslam insanlara dayatılmaya başlandığı zaman artık bu İslam
olmaktan çıkar. Artık o firavun düzenine dönüşür” diye konuştu.
“Kendilerini İslam’la özdeşleştirerek, ‘Hayır’ diyenler İslam
inkârcılarıdır; İslam’a ters bakanlardır’ şeklindeki beyanatlar tam bir
talihsizliktir” diyen Kırbaşoğlu, “Halbuki karşı çıkanlar böyle
kokuşmuş, dejenere olmuş, yolsuzluklara batmış bir dindarlıktan ilallah ettiği
için karşı çıkıyorlar. Türkiye’de varoluş davasıyla yola çıkan İslamcılar, şu
anda kendi yokoluşlarının hikâyesini yazıyorlar” görüşünü dile getirdi.

 

Medyascope TV’de
Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlayan (6 Mart 2017) Prof. Kırbaşoğlu’nun
açıklamalarından satır başları şöyle:

 

15 yılın dökümünü
yaptığınızda demokrasi ve özgürlükler açısından nasıl bir blanço çıkıyor
ortaya?

 

Mevcut iktidar
başlangıçta hemen hemen toplumun tüm kesimlerinden destek almıştı. Bunun sebebi
de toplumun bütün kesimlerinin taleplerini nazarı itibara alacağını ve özgürlük
alanlarını genişleteceğini ifade etmesiydi. Hem liberal kesimden, hem sol
kesimden hem de tabiatıyla İslami kesimden büyük bir destek aldı. Biz de ilk
yıllarda bu nedenlerle destek verdik. Ancak iktidardaki yerini pekiştirdikçe bu
konudaki vaatler birer birer yok oldu ve tam tersine hürriyetler alanı
daraltıldı. Demokrasinin rafa kaldırılması için bilinçli ve planlı birtakım
adımlar atılıyor. O dönemlerde AK Parti için dışarıdan bir kontrol
mekanizmasının mutlaka geliştirilmesini söylemiştim. Mutlak bir desteğin
sakıncalı olacağını belirtmiştim. Eskilerin söylediği çok meşhur bir söz var;
“İktidar bozar, mutlak iktidar mutlak bozar.” Bunu yaşayarak
iktidarın bozucu etkilerini gördük.

 

 

 

En başından
“İslam’la demokrasinin bağdaşamayacağını” söyleyenler vardı. Tayyip
Erdoğan iktidarının İslamcılıkla ve İslamiyet’le alakası nerede başlıyor,
nerede bitiyor?

 

Burada bir
arasallaştırılmış bir dinden bahsetmek gerekir. Demokrasiyle İslamiyet’in
bağdaşmayacağını söyleyenler, gerek tarihteki örneklerinden gerek çağdaş
dönemdeki örneklerinden hareket ediyorlar ve maalesef mevcut örnekler; buna
Türkiye’deki örnek dahil, İhvan örneği dahil. Veyahutta işte 50 küsur İslam
ülkeleri dahil. Bu ülkelerde demokrasinin yerlerde sürünmesine bakarak insanlar
haklı olarak İslam ile demokrasinin bağdaşmayacağını söylüyorlar ki, sahaya
bakınca bunun yanlış değil, doğru olduğunu görüyoruz. Ortada din olarak dolaşan
şeyin de ayrıca bir değerlendirilmesi lazım. Türkiye’deki İslami hareketlerin
İslam algısı öncelikle sağcılık hareketi içerisinde yer alıyor. Biliyorsunuz
70’li yılların ‘yeşil kuşak’ projelerinde yer aldı ve kullanıldı. Sağ olduğu
için sağ statükocudur. Devleti kutsar ve itaat kültürü esastır. Bu aynı zamanda
Osmanlı’dan tevarüs ettiğimiz dindarlık anlayışının bir ürünüdür. AK Parti’nin
de dinle boyanmış bir itaat kültürünü kendi eliyle itmesi söz konusu değildi.
Son zamanlarda demokrasiye karşı düşmanlık adeta bir histeri haline gelmiş
durumda. Ancak ahlaki açıdan demokrasi vaadiyle gelen bir iktidar bu vaadinde
durmadığı zaman İslami açıdan günah işlemiş olur. Ve bu günah işlemiş
yöneticiler meşruiyetini kaybederler. Halbuki İslam’ın özüne bakıldığında diğer
dinlerden farklı olan en önemli özelliği bir tek yaratıcı Allah dışında
yeryüzündeki bütün otoritelere karşı insanı mutlak anlamda özgürleştirme
projesidir. Bir tek Allah’ın önünde boyun eğilir. Bunun dışında her otorite
sorgulanabilir. Ancak bu tür özgürlükçü din anlayışının toplumda yayılabilmesi
blokaja uğramıştır. Türkiye’de Diyanet ve iktidara yaslanan cemaatler,
tarikatlar; yöneticilerine hesap soran bir İslam anlayışına müsaade etmezler.

 

Günümüz dünyasında
özgürlükçü İslam anlayışına uyan hareket ya da şahsiyetler var mı?

 

Bunun iki tane
örneği var. Birisi Bosna Hersek’te Aliya İzzetbegoviç’tir. Sadece kendisi için
değil, tüm dinler için özgürlük istemiştir. O kadar özgürlükçüdür ki
Türkiye’deki İslamcıları rahatsız edecek kadar özgürlükçüdür Aliya. İkinci
örnek de Gannuşi’dir. Bu iki örnek de tamamen uzlaşmacıdır. Aliya, “Dini kesinlikle
politikaya sokmayacağız” der. Her yerde, insanları dinden bıktıracak,
soğutacak kadar, bu kadar dini araçsallaştıracak kadar politik amaçlarla
kullanılması tam bir felaket. 

 

Başkanlık
tartışmalarını İslam tarihi üzerinden okumak anlamlı mıdır?

 

Türkiye’deki
İslami hareketin en büyük hatası, Müslümanların yaptıklarıyla İslam’ı
özdeşleştirmesi. Halbuki şu anda Müslümanların yaptıkları İslam’la taban tabana
zıt. İslamcılar daha önceki iktidarlarda neyi kınadıysalar şu anda tek tek
hepsini yapmaktadırlar. Baskıdan tutun, dışlamadan tutun, kutuplaştırmadan
tutun, yolsuzluktan tutun; bunların hepsini yapar hale geldiler. Dolayısıyla
tarih bir referans değildir. İslam şu anda maalesef bir devlet dini haline
getirilmektedir. İslam’ın ölçütü ya Kur’an’dır ya da kurucu tecrübe
peygamberdir. Peygamber tecrübesine bakıldığında şunu unutuyor Müslümanlar; ilk
Medine Site İslam Devleti kurulduğu zaman Yahudilerle birlikte kurulmuştu. Ve
Yahudiler çoğunluktaydı ama tam bir uzlaşma metniyle kurulmuştu. İslami kesim,
Türkiye dediğinde yüzde 99 Müslüman efsanesiyle yürüyor hâlâ. Kendilerini
Müslüman kimliği ile tanımlamak istemeyen insanlar var. Bu gerçeği görmek
zorundayız. İslam insanlara dayatılmaya başlandığı zaman artık bu İslam
olmaktan çıkar. Artık o firavun düzenine dönüşür. Kendilerini İslam’la
özdeşleştirerek, “‘Hayır’ diyenler İslam inkârcılarıdır; İslam’a ters
bakanlardır” şeklindeki beyanatlar tam bir talihsizliktir. Halbuki karşı
çıkanlar böyle kokuşmuş, dejenere olmuş, yolsuzluklara batmış bir dindarlıktan
ilallah ettiği için karşı çıkıyorlar. Türkiye’de varoluş davasıyla yola çıkan
İslamcılar, şu anda kendi yokoluşlarının hikâyesini yazıyorlar. 

 

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Türkiye sefillikte, dünya sıralamasında zirvede

SONRAKİ HABER

Türkiye’de çifte standartlar hep oldu diyen Amberin Zaman: Ergenekon’u çoktan sollayan hukuk katli karşısında bu suskunluk niye?

BENZER HABERLER

Köy okulundan sürgüne, Avrupa’nın kalbine: AİHM Başkanı’nı zorlayan Gazeteci Ensar Nur’un hikayesi
Manşet

Köy okulundan sürgüne, Avrupa’nın kalbine: AİHM Başkanı’nı zorlayan Gazeteci Ensar Nur’un hikayesi

Haziran 23, 2026
10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”
Manşet

10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”

Haziran 21, 2026
Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”
Manşet

Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”

Haziran 11, 2026
KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler
Manşet

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

Haziran 9, 2026
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”
Manşet

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
Üniversitesi KHK ile gasp edildi: Münih Üniversitesi Profesörü Zekeriya Aktürk, öfkeyi umuda, umudu başarıya dönüştürdü
Manşet

Üniversitesi KHK ile gasp edildi: Münih Üniversitesi Profesörü Zekeriya Aktürk, öfkeyi umuda, umudu başarıya dönüştürdü

Mayıs 5, 2026
  • All
  • Manşet
Dünya Kupası’nda son 32 belli oldu, maç takvimi açıklandı:Avustralya–Mısır’la karşılaşıyor
Manşet

Dünya Kupası’nda son 32 belli oldu, maç takvimi açıklandı:Avustralya–Mısır’la karşılaşıyor

by adminzaman
Haziran 29, 2026
0

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası’nda grup etabının bugün oynanan üçüncü maçlarla tamamlanmasının ardından son...

Mahsun Kırmızıgül’den siyasetçilere tepki: “Cenazeleri protokol alanına çevirmeyin”

Mahsun Kırmızıgül’den siyasetçilere tepki: “Cenazeleri protokol alanına çevirmeyin”

Haziran 29, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?

Tamar kimin şamarı?

Haziran 29, 2026
 Kanada, Dünya Kupası’nda son 16 turuna yükselen ilk ülke

 Kanada, Dünya Kupası’nda son 16 turuna yükselen ilk ülke

Haziran 29, 2026
Cezaevlerindeki sayı 2,4 kat arttı:‘Başörtülü kadınlara’ nefret operasyonu sürüyor

Cezaevlerindeki sayı 2,4 kat arttı:‘Başörtülü kadınlara’ nefret operasyonu sürüyor

Haziran 28, 2026
Venezuela’da ölü sayısı 920’ye yükseldi; 50 binden fazla kişi kayıp

Venezuela’da ölü sayısı 920’ye yükseldi; 50 binden fazla kişi kayıp

Haziran 28, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM