• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Bütün Varlığa karşı sevgiyle dopdolu

Ağustos 7, 2019
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Asıl hac eve dönünce başlar!

New Jersey’de bir bayram manzarası

İki Ulu Çınar!

M. Fethullah  Gülen  Hocaefendi “Yeni İnsan” yazısına  devam ediyor: “YENİ  İNSAN, bütün varlığa karşı sevgiyle dopdolu ve insanî değerlerin koruyucusu ve kollayıcısıdır.
O, bir taraftan insanı insan yapan ahlâk ve fazilet gibi esaslarla kendi yerini belirleyip kendini bulurken, diğer yandan da bütün varlığı şefkatle kucaklayacak kadar âlemşümul ‘evrensel’ ve diğergâmdır. Kendisinin nasıl olmasını seçtiği aynı anda, beraber bulunma mecburiyetinde olduğu insan vesâir eşyanın da nasıl olması gerektiğini tasarlar; fırsat doğunca da bütün tasarılarını gerçekleştirmeye çalışır. O, çevresinde iyi olan herşeyi korur-kollar ve onu başkalarına da salıklar… bütün fenalıklara karşı savaş ilan eder ve onları, içinde yaşadığı toplumun bünyesinden söküp atacağı anda kadar bir yay gibi hep gerili kalır. İnanır, inanmayı herkese tavsiye eder… İbadete ‘güzel’ der ve  onun gürül gürül dili olur. Okunması gerekli olan kitapları okur ve okutur. Ruh ve mânâ köküne saygılı gazete ve mecmualara omuz verir… Sokak sokak dolaşır, kendi insanının ihtiyacı olan herşeyin işportacılığını yapar… ve bu haliyle de o, bir sorumluluk ve mükellefiyet remzi olur.”
Hocaefendinin ifade ettiği gibi “bütün varlığa karşı sevgiyle dopdolu” olma zaten İslâmiyetin ruhunda var. Herşeyin Yaradanı Cenab-ı Hak olunca, her şey O’nun sanat eseri… Yani her şey, aynı Sanatkâr Yaradanın harikası, mucizesi… Aynı komutanın emrinde askerlik yapmış olmaktan dolayı bile bir yakınlık, birlik, beraberlik hissi doğuyor. Aynı Hâlık’ın nakşı olmak ise ondan çok daha ileri bir yakınlığı gerektiriyor. Aynı ağacın yaprakları, çiçekleri ve meyveleri olmak gibi… Aynı kökten, aynı aşiret, aynı kabiledeniz hissi gibi…
Dikkat edilirse, ibadet vakitlerimiz bir nevi kâinatla bütünleşip beraber ibadet etme güzelliğini ifade ediyor. Üstad Hazretleri Dokuzuncu Söz’de ibadet vakitlerinin, beş ayrı  zamanını anlatırken bu hususa dikkat çekiyor… “Ettehıyyatünün dört unsura bakışı ve onların tesbihatları ve Efendimizin (S.A.S.) bunları Mirac Gecesince Cenab-ı Hakkı takdimi gibi her namazda bizim de tahiyyatlarda takdimimiz, kainatla bir bütünleşme, sarmaş dolaş olmadır. Onun için her mümine kendi dünyası kadar ibadet etmiş gibi âhirette dünya genişliğinde cennet ihsan edilecek… “Biz Ayrıca Üstad Hazretleri Fatiha Sıresindeki Ancak Sana ibadet ederiz ve biz ancak Senden yardım dileriz.”   yetindeki “Biz” kimlerdir? Hususunda bunlar “Bütün kainat olarak biz… Bütün müminler olarak biz… “Bütün zerrelerimiz ve hücrelerimizle ancak Sana ibadet eder ancak Senden yardım isteriz mânâsına BİZ… Yani en başta BÜTÜN  K İNAT  OLARAK  BİZ…
Netice itibariyle Biz, bütün kainat ağacının en kıymetli varlığı insanız ve ama işte o ağacın meyvesiyiz… Biz bir bütünüz. O ağacın kökü gövdesi elementler unsurlar ise, dalları bitkiler ise, çiçekleri hayvanlar ise, meyveleri de biziz… Yani o ağaca bağlı olarak biz… Ama biz halife ve komutan olarak yaratıldığımız için o kainat ağacı emrimize verilmiş, istediğimiz gibi tasarruf edebiliyoruz. Analiz ve sentezlerle yeni yeni şeylerde yapabiliyoruz. Ayrıca mânevî olarak onların tesbihatlarını da dua ve teşbihlerimiz içine katıp Allah’a takdim ediyoruz, sanki bizim teşbihlerimiz gibi…
Onun için biz müminler, nasıl emr-i bi’l-marûf (iyilik emir) ve nehy-i ani’l-münker (kötülükten nehyetmek)  ile vazifeli olduğumuzdan insanlar arası kötülüklere karşı mücadele ile vazifeli olduğumuz gibi, kainattaki, dengeleri bozan, fıtrattaki varlık âlemine zarar veren, ekolojik muvâzeneyi alt üst eden herşeye karşı da mücadele vermemiz gerekiyor. Çünkü biz kainatın bir parçasıyız. Aynı ağacın vücudun bir parçası olduğumuz için o çeşit zararlar aslında bizim varlığımızı da tehdit etmektedir.
Öbür taraftan okunması gerekenler hususunda da bir gayretimiz gerekiyor… Ruh ve mânâ kökümüze saygılı herşey bizim için çok önemli… Onlara seralar olma… Onların işportacılığını yapma… Okuma, okutma, yayma…
Hocaefendi devam ediyor: “YENİ  İNSAN, inşâ ruhuna sahip ve türlü şablonculuğun karşısındadır. Öze saygı içinde kendini yenilemesini, hadiselere söz dinletmesini bilir. Ve hep yaşadığı devrin önünde yürür… hem de iradesinin sınırları ötesinde bir gayretle, şevkli çalımlı ve Allah’a itimat içinde. Onun hayatında SEBEBLERE  riâyetle TESLİMİYET, o kadar iç içedir ki, işin iç yüzünü bilmeyenler onu, ya esbabperest –sebeplere tapan, sebepleri herşey sanan – veya tam ecbrî –kaderci- sanırlar… Oysa ki, ne o, ne de o; YENİ  İNSAN  TAM  BİR DENGE  İNSANIDIR… Sebeplere riâyeti bir vazife bilir, Hakk’a teslimiyeti de imanın gereği sayar.”
Hocaefendinin bu tesbitlerinden, biz yeni insanın yine onun ifadesiyle, (şabloncu ve taklitçi olmamasını) bilakis her ferdin kendine göre çiçek açması gerektiğini anlıyoruz… Yeni insan hür fikirli olacak ama Kitap ve Sünnete saygı içinde… Elbette bu NESL-İ  CEDİD,  çağıyla yüzleşemememiz, asrı ile hesaplamamız MEZAR-I  MÜTEHARRİK  BEDBAHTLARA  benzemeyecektir. Her zaman için durum muhakemesi ve muhasebesi tam yapacak, yaşananlardan ders çıkaracaktır.
Bir de herkesin gerisinde, güdümünde figüran olmayacak, bilakis sofrayı seren ve gündemleri belirleyen o olacaktır. Dik duracak, muhalif rüzgarlara karşı direnç gösterecek en azından aktif sabır içinde zihnî, fikrî faaliyetlerde bulunu yeni hazırlıklarını iç dünyasında demlendirmeye çalışacaktır.
Hem de arı gibi şevk içinde olacaktır. Şâika duygusu işe fıkır fıkır kaynarken, Sâika anlayışı içerisinde Cenab-ı Hakkın hazırlayıp sevk ettiği ufuklara doğru azm-i râh  edip yol olacaktır.
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Akın İpek: Ayırım yapmadan sadece iyilik yaptık, bize eziyet edenleri Allah’a havale ediyorum

SONRAKİ HABER

Selahttin Demirtaş’a Özgürlük kampanyası Twitter’ı salladı: “#freeDemirtas”

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Asıl hac eve dönünce başlar!

Haziran 2, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

İki Ulu Çınar!

Mayıs 17, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Şaban’a yaptığın yassah Recep, yassah!

Mayıs 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bir asırlık kin: Hüseyini’lerin yaşı büyütüldü idama, Yusufların ismi küçültüldü mezara!

Nisan 22, 2026
  • All
  • Manşet
“Kürt kadın” fıkrasına tepki:16 Barodan Rahmi Koç ve  AKP’li Binali Yıldırım’a suç duyurusu
Gündem

“Kürt kadın” fıkrasına tepki:16 Barodan Rahmi Koç ve AKP’li Binali Yıldırım’a suç duyurusu

by adminzaman
Haziran 7, 2026
0

Doğu ve Güneydoğu’daki 16 baro, “Kürt kadın” fıkrası tepki çeken Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç ve söz konusu sözlere...

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

Haziran 7, 2026
A Millî Takım, hazırlık maçında Venezuela’yı 2-1 yendi

A Millî Takım, hazırlık maçında Venezuela’yı 2-1 yendi

Haziran 7, 2026
Cumartesi Anneleri’nden Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet talebi

Cumartesi Anneleri’nden Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet talebi

Haziran 7, 2026
Devlet eliyle ticaret, AKP eliyle kadrolaşma: Dışişleri’nin vize şirketinden ‘akraba’ çıktı

Devlet eliyle ticaret, AKP eliyle kadrolaşma: Dışişleri’nin vize şirketinden ‘akraba’ çıktı

Haziran 6, 2026
Özel: Gerekirse bu başı vereceğim ama baş eğmeyeceğim

Özel: Gerekirse bu başı vereceğim ama baş eğmeyeceğim

Haziran 6, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM