• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Dış Haberler

Ankara unutunca, 3 ülke de askıya almış

Ocak 1, 2015
in Dış Haberler
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın AB’ye üyelik süreciyle ilgili Prag’da söylediği “Türkiye’yi 54 yıl neden bekletiyorsunuz? Yerine getirmediği ne var? Ağızlarında tek şey Ankara Anlaşması.

Biraz daha gerisine git bakalım, orada ne var?” sözlerindeki sır perdesini Zaman araladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin, kuruluşundan hemen sonra Almanya, Avusturya ve İsviçre ile serbest dolaşım anlaşmaları yaptığı ortaya çıktı. 1927’de Almanya ile imzalanan oturum anlaşması, karşılıklı serbest seyahat, ticaret ve çalışma hakkını öngörüyor. İsviçre ile 1932’de yapılan anlaşma da bunun bir benzeri. Avusturya ile 1924’te Viyana’da imzalanan karşılıklı serbest yerleşim anlaşması ise serbest seyahat etme, oturma, çalışma, ticaret yapma ve mülk edinme hakkı tanıyor. 57 yıl sonra gurbetçilerin yargıya başvurmasıyla gün yüzüne çıkan anlaşmaya ilişkin detayların yer aldığı mahkeme tutanaklarında Avusturya Dışişleri Bakanlığı’nın çarpıcı ifadeleri yer alıyor. Buna göre, Viyana, Ankara ile anlaşmanın devam ettirilmesi için 1940’lı yıllarda çaba göstermiş. Ancak o dönemde Türk Dışişleri oralı olmamış hatta bir memur, anlaşmanın uygulanmamasını telkin etmiş.

BELGENİN BÜYÜK HALİ İÇİN TIKLAYINIZ

Bilgisine başvurduğumuz Avusturya Dışişleri Bakanlığı anlaşmanın geçersiz olduğunu ifade ederken, araştırmamız üzerine 5 Şubat tarihinde anlaşmaya ilişkin hukuki durumu Başbakanlık’ın internet sayfasından duyurdu.Görüştüğümüz Türkiye Viyana Büyükelciliği yetkilileri ise Türk dışişlerinin konu ile ilgili etraflı bir araştırma başlattığı bilgisini verdi.

Zaman’ın ulaştığı ve anlaşmaya ilişkin detayların yer aldığı mahkeme tutanakları çok ilginç bilgiler içeriyor.Avusturya ile 1924 yılında imzalan bu ikili anlaşmanın hikâyesi ancak aradan 57 yıl geçtikten sonra, 1981 yılında haklarını arayan vatandaşlarımızın yargı yoluna başvurmasıyla gün ışığına çıkarılabilmiş.Aşağı Avusturya Eyaleti Tapu Kadastro Komisyonu’nun 1981 yılında bir bina satın almak isteyen Türk vatandaşlarının başvurularını reddetmesi üzerine konu Yüksek Yargı’ya intikal ediyor. Avusturya Yüksek İdari Mahkemesi, anlaşmanın geçerliliği ve uygulanması hakkında Avusturya Dışişleri Bakanlığı’ndan görüş talebinde bulunur.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı’nın mahkeme kayıtlarına geçen ifadesine göre; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1955 yılında tekrar bağımsızlığına kavuşan Avusturya Cumhuriyeti, Türkiye ile olan bu ikili anlaşmanın devam ettirilmesi için, yoğun çaba sarf etmiş. Yine mahkeme kayıtlarında yer alan ifadeye göre Türk Dışişleri Bakanlığı’nda görevli bir memur, bu anlaşmanın uygulanmamasını ve Avrupa Yerleşim Anlaşması’nın beklenmesini telkin etmiş. Avusturya Dışişleri Bakanlığı’nın mahkemeye verdiği resmi cevapta özetle, şu ifadeler yer alıyor:

“Federal Hükümet, Avusturya ile Türkiye arasında mevcut birçok sözleşmeyi, özellikle yerleşim anlaşmasının da dâhil olduğu üç anlaşmayı tekrar uygulamaya sokmak için, 1947 yılından beri yoğun çaba sarf etmiştir. Ne var ki, Türk tarafı Avusturya’nın bu yaklaşımını paylaşmamıştır. Zira Türkiye devamlılık teorisini (esasını), dolayısıyla savaştan sonra söz konusu anlaşmaların bütünüyle geçerliliğini reddetmiştir.”

Avusturya’nın Ankara Büyükelçiliği’nin 13 Ağustos 1958 tarihli bir raporunda, Türkiye’nin söz konusu yerleşim anlaşmasının tekrar uygulanmaya sokulmamasını, bunun yerine 1955 tarihli Avrupa Yerleşim Anlaşması’nın ikame edilmesini telkin ettiği bildiriliyor.

Türk vatandaşlarının büyük hak kaybına sebep olacak bu teklifi inceleyen ilgili Avusturya birimleri, Türkiye’nin fikrinin benimsenmesi ve Ankara Büyükelçiliği üzerinden Avusturya tarafınca 28 Ocak 1924 tarihli yerleşim anlaşmasının tekrar yürürlüğe konulmasında ısrar edilmeyeceğinin Türk Dışişleri Bakanlığı’na bildirilmesine karar veriyor. Bu anlaşmanın Avrupa Yerleşim Anlaşması normları ile ikame edilmesinin daha uygun bir çözüm olacağına dair Türk görüşünün paylaşıldığı hususunun bildirilmesini uygun gören Avusturya bu şekilde Türklere önemli haklar sağlayan anlaşmadan kurtuluyor.

Bu yönde bir talimat Ankara Avusturya Büyükelçiliği’ne 29 Ekim 1959 tarihinde veriliyor. Ankara Büyükelçiliği’nin 20 Kasım 1959 tarihli yazısıyla da talimatın yerine getirildiği bildiriliyor. Ardından Avusturya Dışişleri Bakanlığı/Milletlerarası Hukuk Dairesi bütün ferdi ve eyalet kadastro komisyonlarının sorularına bu anlaşmanın uygulanamayacağına dair hukuki bilgi veriyor. Dolayısıyla, “1924 Avusturya-Türkiye Yerleşim Anlaşması günümüzde uygulanamaz” hale geliyor.

Mahkeme raporlarında, Türk Dışişleri Bakan-lığı’nın 70’li yılların ortasına kadar ferdi müracaatlarda bu anlaşmanın geçerli olduğunu birçok kez teyit ettiği ve bu hususun Avusturya Federal Dışişleri Bakanlığı/Milletlerarası Hukuk Dairesi’ne intikal ettiği de ifade ediliyor. Olayın ortaya çıkmasında önemli rol oynayan İnan’a göre Türkiye o tarihlerde anlaşmanın tekrar uygulanması konusunu “ilerde birlikte incelemeye tabi tutma” görüşünü savunmuş. İnan durumu, “Meselede suçlu aramaktan ziyade hakları gasp edilen vatandaşların kazanılması için adım atılması gerekiyor.” şeklinde özetliyor.

Avusturyalı hukukçu: Anlaşma geçerli

Mevcut duruma ilişkin gazetemize konuşan Avusturyalı ünlü hukukçu Dr. Wilfried Ludwig Weh, bu anlaşmanın milletlerarası hukuka göre halen geçerli olduğunu savunuyor. Weh, bu iddiasına gerekçe olarak, devletlerarası bir anlaşmanın feshi için Avusturya Parlamentosu’nun onayı gerektiğine, bugüne kadar da parlamentodan böyle bir onay çıkmadığına dikkat çekiyor. Ünlü hukukçu anlaşmanın 12. maddesinde anlaşmanın iptali için bunun duyurulması gerektiğini ve bu duyurunun gerçekleşmediğini belirtiyor.

Avusturya anayasasına göre bu anlaşmanın halen yürürlükte olduğunda ısrar eden Weh, 2002 yılında anlaşmaya ilişkin Viyana Büyükelçiliği’ni bilgilendiren bir mektup yazıyor ve elçilik müsteşarı ile de yüz yüze görüşüyor. Ancak o günden sonra olay tekrar unutuluyor.

Dr. Weh “Ben bu konuyu 11 yıl önce gündeme getirdim ve bana bir cevap verilmedi. Bir yandan AB’ye üyelik meselesi konuşulurken diğer yandan bu mesele ile ilgilenilmemesini mantıksız buluyorum” diyerek tepkisini dile getiriyor. “Türkler isterse Avusturya’ya anlaşmanın geçerli olup olmadığına dair dava açabilir, o dönem birliğe şikayet etme imkanı yoktu.” diyen Avusturyalı ünlü hukukçu, 1982’deki Yüksek Mahkeme’nin kararının sadece bir kişi ve eyalet hükümeti arasındaki bir olaya ilişkin olduğunu belirtti.

Binlerce ‘gurbetçi’ mağdur edildi

Avusturya mahkeme kayıtlarına göre bu anlaşmayı kabul etmeyen Türkiye 1961 yılında Almanya, 1964 yılında Avusturya ile işçi gönderimi anlaşması imzaladı. Zaten kazanılmış olan hakların neden birkaç yıl sonra yeni anlaşmalarla daraltıldığı ise hâlâ büyük bir soru işareti. Yıllarca ailelerini getiremeyen, vize sorunları yaşayan Türkiye vatandaşlarına sürekli uluslararası mahkemelerin adresi gösterildi.

Hukukçu Weh, bu anlaşmaların geçerliliği için Avrupa Adalet Divanı’na açılacak birkaç dava ile hukuki durumun tespit edilebileceğini ifade ediyor. Weh, Avusturya’nın sürekli atıfta bulunduğu İdare Mahkemesi’nin görev alanında olmayan bir konu hakkında karar verdiğini, uluslararası anlaşmaların yerel mahkemelerce yok sayılamayacağını vurguluyor. Avusturyalı hukukçu, bugün Schengen anlaşması ile Avusturya’nın bir sınırlama yapıp yapamayacağının sorulması üzerine “Schengen’in 1924’teki anlaşmaya bir kısıtlama yapması mümkün değil.” diyor.

Anlaşma geçerli, Türkler dava açabilir

Avusturyalı ünlü hukukçu Dr. Wilfried Ludwig Weh, 1924’te imzalanan anlaşmanın Parlamento’da feshedilmediği için halen geçerli olduğunu söylüyor. Türklerin isterse Avrupa Adalet Divanı’na dava açabileceğini ifade ediyor. Emekli başkonsolosluk çalışanı Ahmet İnan, “Vatandaşlarımızın hakları göz göre göre gasp edildi.” derken Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği yetkilileri, etraflı bir araştırma başlatıldığını açıkladı.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İsrail’in Gazze’de öldürdüğü Filistinli sayısı 72 bine ulaştı

ABD’deki saldırının şüphelisi teşhis edildi

Macaristan’ın yeni lideri Magyar: Netanyahu gelirse tutuklarız

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Çam deviren ‘Acemi Elçi’ haddini bilmeli

SONRAKİ HABER

Pasifik’te 8,0 büyüklüğünde deprem…

BENZER HABERLER

ABD, Gazze’de savaş suçu kanıtlarını görmezden gelmiş
Dış Haberler

İsrail’in Gazze’de öldürdüğü Filistinli sayısı 72 bine ulaştı

Nisan 26, 2026
ABD’deki saldırının şüphelisi teşhis edildi
Dış Haberler

ABD’deki saldırının şüphelisi teşhis edildi

Nisan 26, 2026
BM üyesi 85 ülkeden İsrail’in Batı Şeria’daki işgalini genişletme kararına  kınama
Dış Haberler

Macaristan’ın yeni lideri Magyar: Netanyahu gelirse tutuklarız

Nisan 20, 2026
İlk ayarı, kendini ekrana çıkarmayan Macar TRT’sine yapan Magyar: Haber servisini kapatıyoruz
Dış Haberler

Magyar seçildi, Orban’a yakın şirketler tutuştu

Nisan 17, 2026
İspanya’dan 500 bin düzensiz göçmene ikamet ve çalışma izni
AVRUPA

İspanya’dan 500 bin düzensiz göçmene ikamet ve çalışma izni

Nisan 15, 2026
İtalya, İsrail’le savunma anlaşmasını askıya aldı
Dış Haberler

İtalya, İsrail’le savunma anlaşmasını askıya aldı

Nisan 14, 2026
  • All
  • Manşet
KHK’lılara ev baskını: Dört öğretmen, iki asker ve bir polis tutuklandı
Manşet

KHK’lılara ev baskını: Dört öğretmen, iki asker ve bir polis tutuklandı

by adminzaman
Nisan 28, 2026
0

Kayseri’de bu sabah, Hizmet Hareketi Cemaatine yönelik davalar kapsamında haklarında kesinlemiş hapis cezası bulunan 7 kişi gözaltına alınarak cezaevine gönderildi....

Barışa adanmış bir ömür: Sırrı Süreyya Önder son yolculuğuna uğurlanıyor

Sırrı Süreyya Önder’in hayatı belgesel oluyor

Nisan 28, 2026
AB raportörleri: Seçilmiş muhalif başkanların tutukluluğu demokrasiye zarar veriyor

AB raportörleri: Seçilmiş muhalif başkanların tutukluluğu demokrasiye zarar veriyor

Nisan 28, 2026
Gülistan Doku soruşturmasında Vali Tuncay Sonel hakkında gözaltı kararı

Gülistan Doku soruşturmasına Soylu’nun adamı müfettiş oldu

Nisan 28, 2026
Saray rejiminin ‘Ağzı bozuk’ kaymakamı Muharrem Eligül görevden alındı, Edirne’ye atandı

Saray rejiminin ‘Ağzı bozuk’ kaymakamı Muharrem Eligül görevden alındı, Edirne’ye atandı

Nisan 28, 2026
Ağıralioğlu’ndan Yusuf Tarık Gül tepkisi: Kalbini yitirmiş siyasi irade, hangi sorunumuza nezaret edecek bizim?

AKP’lilerin taziyede bulunduğunu söyleyen Yusuf Tarık’ın Babası: Evladımı kaybettim, inşallah bu olay KHK sorununun çözümüne vesile olur

Nisan 28, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM