Cezaevinde kansere yakalanan, tahliyesi geciktirilen ve 19 Ağustos 2020’de hayatını kaybeden gazeteci Mevlüt Öztaş, “sosyal soykırım”ın sembol isimlerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Gazeteci Mevlüt Öztaş, cezaevinde yakalandığı pankreas kanseri nedeniyle tedavisinin geciktiği, tahliye taleplerinin uzun süre karşılanmadığı bir sürecin ardından 19 Ağustos 2020’de hayatını kaybetti. Ölümünün 6. yılında Öztaş’ın yaşadıkları, hasta mahpusların durumuna ilişkin tartışmaları yeniden hatırlattı.
15 Temmuz sonrası AKP rejiminin çıkardığı KHK’larla kapatılan Cihan Haber Ajansı’nın Uşak muhabiri olarak görev yapan Mevlüt Öztaş, Şubat 2018’de tutuklandı. Öztaş, Gülen hareketi gönüllüsü olma suçlamasıyla yargılandı ve Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra İzmir Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onadı. Öztaş’ın dosyasında suçlama konusu olarak, Cihan Haber Ajansı’nda çalışmış olması, yaptığı gazetecilik faaliyetleri ve bazı haberleri delil olarak gösterildi.

Cezaevinde kansere yakalandı, Tahliye edilmedi
Cezaevinde bulunduğu dönemde fıtık, böbrek yetmezliği, astım, hipertansiyon ve karaciğer rahatsızlıklarıyla mücadele etti. Daha sonra pankreas kanserine yakalanan Öztaş için ailesi ve avukatları defalarca tahliye başvurusunda bulundu ancak talepler uzun süre sonuçsuz kaldı.

Hastalık ilerledi, tahliyesi geçiktirildi
Öztaş’ın pankreas kanseri teşhisinin ardından hastalık hızla ilerledi. Kızı Büşra Öztaş, babasının durumunun ağırlaşması üzerine kamuoyuna çağrı yaparak destek ve dua istemiş, hastalığın ince bağırsaktan karaciğere ve lenf bezlerine yayıldığını açıklamıştı.









