• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

İşaret-şıra-şûrâ

Ekim 15, 2016
in YAZARLAR
1
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

İzmir Kestanepazarı İmam-Hatip Yurdu’nun muhterem hocalarından Hacı Ali Efendi, Arapça kelimeler üzerinde çok dururdu.

Mesela, istişâre, meşveret ve şûrâ kelimelerini izah ederken tâ köklerinden ele alır, “Şever, şiyâr, meşâr, balı peteğinden süzüp çıkarmak; işaret, bir topluluk içinden birisini seçip göstermek; şıra, meyveleri sıkıp içlerinden özünü süzüp çıkarmak demektir. İstişâre ve meşveret de, çeşitli görüş ve düşüncelerin harmanından doğruyu bulup çıkarmak için gayret etmek demektir. Şûrâ ise, meşveret ve istişâre için toplanma demektir.” derdi. Elbette 50 sene sonra merhum hocamızın sözlerini kelimesi kelimesine aktarmam mümkün değil… Ama o hocalarımızdan M. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bu husustaki ifadelerini motamot aktarmamız mümkündür:

“Kur’an-ı Kerim, herhangi bir te’vil ve yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde, açık ve net olarak, İSTİŞÂRE’yi Müslümanların zarurî vasfı olarak zikretmiş ve onun, hayatın bütün birimlerinde vazgeçilmez bir esas olarak uygulanmasını inananlara emretmiştir. Mesela, ŞÛRÂ Sûre-i Celilesi’nde, “Onlar öyle kimselerdir ki, Rabbi’lerinin çağrısına icabet eder ve namazı dosdoğru kılarlar; onların işleri kendi aralarında ŞÛRÂ iledir; kendilerine rızık olarak verdiğimizden de infakta bulunurlar.” (Şûrâ Sûresi, 42/38) beyân-ı sübhânisinde, MEŞVERETİ namaz ve infakla birlikte zikretmek suretiyle onun, mü’min bir toplum için en hayatî bir vasıf ve ibâdet ölçüsünde bir muamele bulunduğunu hatırlatmıştır. Şûrâyla alâkalı beyânı ihtiva etmesi itibarıyla, bu sûreye ŞÛRÂ isminin verilmesi de gayet mânidardır! (…)

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sessiz yardımlar ve konuşan gözyaşları

‘Çamurlu nehirde’ nitelikli göçmen!

Fıkhi sorumluluk; ayrımcılık ve toplumsal gerçeklik

“Umumu ilgilendiren karar ve faaliyetlerde meselenin umuma mâl edilmesi adına MEŞVERET çok önemlidir. İnsanlar bir mevzuun içine kendi fikirlerini kattıklarında -bu, minnacık bir fikir de olsakendilerini o işin içinde görür ve o yük ağır da olsa ellerini o yükün altına sokarlar. Fakat bir mevzu işe ilgili alınan kararların içinde kendi fikir ve teklifleri yok ise kendi akıl ve düşünceleriyle o meseleye bir katkıda bulunmadılarsa işin içine girmez ve ellerini de taşın altına sokmazlar. O halde yapılması gereken, yapılacak işlerin ağır bir defineyi taşımak gibi düşünülmesini sağlamak ve pek çok omuzun işin altına girerek yükü hafifletmesi için fikir planında insanların meseleye iştiraklerini temin etmektir. Bu açıdan diyebiliriz ki, meşveret, aile içinde ihmâl edildiği takdirde aile çerçevesinde huzursuzluk ve arızalara sebebiyet verir; bir heyet ve topluluk içinde ihmal edilirse o heyet ve topluluk zarar görür; devlet plânında ihmâl edildiğinde ise devlet çapında çok ciddi huzursuzluk, ârıza ve problemlere yol açar. Evet, Hz. Sâdık ve Masduk (sas), mutlak mânâda ‘İstişare eden haybet yaşamaz, hüsrana düşmez.’ (Taberanî) buyurduğuna göre, demek ki en küçük daireden başlamak üzere hayatın bütün birimlerinde bu esasın uygulanması gerekmektedir. (…)

“Evet, meşverette katiyen dayatma olmamalıdır. İslâm’â göre en makbul insan, yarım saatlik bir meşveret içinde karşı tarafı dinlerken on defa ‘Siz bu konuda çok haklısınız. Söylediğiniz her sözün altına imzâmı atarım. Fakat bunların yanında benim de aklıma şöyle bir düşünce gelmişti. Buna ne buyurursunuz?’ diyen kimsedir. İşte meşveretin şerefini koruyan, şeref âbidesi insan budur. Yoksa karşı tarafı dinleme saygısını gösteremeyen ve sürekli kendi düşüncelerini doğru gören kimse esasında nefsini put hâline getirmiş, zavallıdır. Nefsi karşısında rükû ve secdeye varan böyle bir zavallı ise din ve hizmet adına konuştuğunu zannetse de hakikatte nefsi hesabına konuşuyor demektir. Dolayısıyla onun ortaya koyduğu düşünceler hep reaksiyona sebebiyet verecek, tepkiyle karşılanacaktır.”

Dâhî bile olsalar, ferdlerin infiradî düşünce ve dayatmaları yerine, sıradan bile olsalar çeşitli görüş ve anlayış sahiplerinin istişâre ve meşveretlerinden çıkan heyet kararlarına daha fazla ihtiyacımız var.

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Takva

SONRAKİ HABER

Medya dünyasında Zaman’ın rolü

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Sessiz yardımlar ve konuşan gözyaşları

Nisan 13, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

‘Çamurlu nehirde’ nitelikli göçmen!

Nisan 2, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Fıkhi sorumluluk; ayrımcılık ve toplumsal gerçeklik

Mart 31, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Mecnun!

Mart 30, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Beton çok soğuk, üşüyorum!

Mart 30, 2026
O bir Hakas kızı
YAZARLAR

Evrensel Bayramlara Doğru

Mart 23, 2026
  • All
  • Manşet
‘Cemaat’ tehdidiyle 1,3 milyon liralık dolandırıcılık: Tüm parasını ve altınlarını aldılar
Manşet

Devlet hastanelerine operasyon, 15 doktora gözaltı: Suçları birlikte TUS sınavına çalışmak

by adminzaman
Nisan 14, 2026
0

12 ilde Hizmet Hareketi Cemaati yönelik yürütülen soykırım soruşturma kapsamında TUS kampında birlikte çalıştıkları iddiasıyla 15'i aktif doktor olmak üzere,...

Avustralya ordusunda 125 yıllık bir ilk: Susan Coyle kadın Kara Kuvvetleri Komutanı atandı

Avustralya ordusunda 125 yıllık bir ilk: Susan Coyle kadın Kara Kuvvetleri Komutanı atandı

Nisan 14, 2026
TRT’den yayın teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

AİHM, Ekrem İmamoğlu’nun başvurusunda hükümetten savunma istedi

Nisan 14, 2026
Yargıtay, Tahşiye davasını bozdu:Hidayet Karaca ve polis müdürlerinin davası sil baştan

Yargıtay, Tahşiye davasını bozdu:Hidayet Karaca ve polis müdürlerinin davası sil baştan

Nisan 14, 2026
Müebbet verilen KHK’lı Binbaşı Gökhan Balcı ve KHK’lı Astsubay Halil Burak Balcı’nın babaları intihar etti

Müebbet verilen KHK’lı Binbaşı Gökhan Balcı ve KHK’lı Astsubay Halil Burak Balcı’nın babaları intihar etti

Nisan 14, 2026
CHP’li Tanrıkulu, AKP’li Adalet Bakanı Gürlek’e: Yapman gereken net cevap vermek

‘Tapu ve Yargıdaki çeteleşmeye’ operasyon perdesi: AKP’li Bakan Akın Gürlek’in soykırım itirafı

Nisan 14, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM