• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

‘İTİNAYLA İFTİRA ATANLARIN PÎRİ…

Nisan 27, 2018
in Genel Gündem, KONUK YORUM
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

EMİNE EROĞLU-TR724.COM

Firavun’u gücü, Karun’u serveti, Haman’ı zekâsı zehirlemişti.Onu rekabet duygusu, görünme arzusu, alkış ve iltifat tiryakiliği zehirledi.Hakikatten önce o hakikatin kendisiyle temsil edilmiyor oluşuna itiraz etti.

Aşağılayıp karaladığı “sıradan” insanlarla aynı cenneti paylaşmaktansa cehenneme gitmeyi tercih etti.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

AİHM’in Şaban Yasak kararına uyulursa ne olur?

Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi

Utanç davası: Hidayet Karaca, Silivri’de 12. yıla giriyor!

Kendisini seçmeyen bir Allah’a iman etmek istemedi.

Aklına sığıştıramadı, “Taif’te Urve b. Mesut, Mekke’de Velid b. Muğire gibi peygamberliğe daha layık isimler varken, nasıl oluyor da Ebû Talib’in yetimi gibi fakir ve kimsesiz bir insan peygamber olabiliyor?”

Şeytan’ın Hazreti Adem’le sınanması gibi “insan-ı kamil”le sınandı.

Yoklukla değil, varlıkla imtihan edildi.

Kendine takıldı.

Ebedi hüsrana uğrayanlardan oldu.

ZAAFLARIN PERÇEMİ

Biliyordu. Kur’an’ın Allah kelamı olduğunu gayet iyi biliyordu. Gelişmiş bir şiir zevki, güçlü bir hitabet yeteneği vardı. “İçinizde şiiri, kasideyi ve cin sözlerini benden daha iyi bilen biri yoktur. O’nun söylediği bunların hiçbirine benzemiyor” diyordu.

Resûl-i Ekrem’le (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşılaşmış, İlahi beyanı dinlemiş, sözden iyi anladığı için de Kur’ân’ın ifadelerinin tesirinde kalmış ve O’nun bir beşer kelâmı olamayacağını hissetmişti.

Fakat manipüle edilmeye o denli elverişliydi ki… Ebu Cehil, kendinden gayet emin, “Ben onun hakkından gelirim.” diyor ve hakkından da geliyordu.

“Ey Velid! Kavmin sana vermek için mal topluyor. Çünkü sen Muhammed’den bir şeyler elde etmek için O’nun yanına gidiyormuşsun!” gibi bir taciz atışı karşısında kolayca kibrine yenik düşüyordu.

Yalnız kaldığında konuşturabildiği vicdanı ikinci bir kişinin yanında dilsizdi.

Artık hakikati reddetmesi yetmiyor, bir de ona küfretmesi gerekiyordu ki kendini ispatlasın. Düşmanlık etmesi gerekiyordu ki zihinlerdeki imajını tazelesin.

Zaaflarının perçeminden yakalanmıştı bir defa.

Tarihin bütün münkir ve münafıklarıyla aynı şeyleri mırıldanmaya hazırdı.

Küstahlıkta, Efendimize “ebter” diyen As bin Vail’le, eblehlikte, bir kemik parçasını gösterip “Bu mu dirilecek?” diye soran Übey ibni Halef’le yarışabilir; dilerse Ebu Cehil gibi “Getirin zakkumu, pişirip yiyeyim!” diye saçmalayabilirdi.

O da firavunlardan bir firavundu en nihayetinde.

Hepsiyle aynı kumaştandı.

HAKİKATİ EĞİP BÜKEN BİR İFTİRACI

Velid b. Muğire bir prototipti. Hakikati eğip büken, onu alaya alan ve kahr olası hükümler veren bir iftiracı prototipi.

“O iftirayı attık tutmadı, bu iftirayı attık tutmadı. Şöyle dersek tutturabiliriz” diye kafa yoranların üstadı, pîri.

Sahil-i selâmete bir adım kala ökçeleri üzerine gerisin geriye dönüveren, bunun için de Cenâb-ı Hakk’ın, “Ben onu sekara (Cehennem’e) sokacağım” (Müddessir, 26) diye buyurduğu talihsiz…

Attığı iftiranın inandırıcılığı ile övünen belagat ustası…

Kalkıp kavminin toplandıkları yere geldi.

“Siz, ‘Muhammed mecnun!’ diyorsunuz; O’nda hiç cinnet emaresi gördünüz mü? ‘Kahin!’ diyorsunuz; O’nu hiç kahinlik yaparken müşahede ettiniz mi? ‘Şair!’ diyorsunuz; O’nu hiç şiirle uğraşırken ve şiir söylerken gördünüz mü? ‘Yalancı!’ diyorsunuz; O’nun hiç yalan söylediğini duydunuz mu?” diye şaşkınlık uyaran sorular sordu.

Orada bulunanlar, ”Hayır. Ama peki öyleyse O nedir?” dediler.

Velid, “Durun bir düşüneyim!” dedi.

BU NASIL BİR ÖLÇÜP BİÇME?

Kur’an bu düşünüp taşınma, ölçüp biçme ve sonra da bir hüküm verme halini bütün jest ve mimikleriyle tasvir ediyor:

“Zira o, düşündü taşındı, kendince ölçtü biçti.

Canı çıkasıca, bu ne biçim ölçüp biçmekti!

Kahrolası nasıl (ölçüp biçti) ve nasıl ölçtü biçtiyse!

Sonra (başını kaldırıp halka) baktı.

Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.

Sonunda da, kibrini yenemeyip sırt çevirdi.

‘Bu (Kur’ân) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir.

Ve bu, insan sözünden başka bir şey değil” (Müddessir, 18-25).

Kur’an’ın çizdiği tabloda bu “kahrolası ve sonra yine kahrolası” adam alabildiğine tiyatral. Yapmacık, zorlamalı. Alaycı bir ciddiyeti var. Zihnini yoruyor, sinirlerini geriyor, alnını kırıştırıyor, yüz hatlarını ve mimiklerini oynatıyor.

Düşünüp taşınıyormuş, ölçüp biçiyormuş gibi yapıyor.

Aslında Kur’an’ı karalayacak bir söz söylemeye hazırlanıyor.

Sözün tesirini arttırmak için sessizlik efekti veriyor.

Ortamı önce gerip sonra rahatlatmak istiyor.

Başını kaldırıp halkı süzüyor. Söyleyeceği şeyi merak etmelerini istiyor.

Kaşlarını çatarak ve yüzünü asarak derin düşünceye dalmış gibi gösteriyor.

Ve hakikate sırtını dönerek veriyor hükmünü.

ASRIN VELİDLERİ

Gerçek olan şu ki, Velid b. Muğire aslında bu şeytani tiyatroyu zamanın kürsüsünde sergilemeye devam ediyor.

Üzerinden on dört asır geçse de sahneden inmiyor.

Hala yüzünü ekşitip kaşlarını çatıyor. Ölçüp biçiyor.

Hakikati değil, kendini mahkum ediyor. Müminlere değil, Allah’a savaş açıyor…

Ve biz Kur’an’ın irşadıyla teşhis ediyoruz onu.

Mimiklerinden, kurduğu cümlelerden, dönüp alkışçılarına bakışlarından anlıyoruz kim olduğunu.

Süfyaniyet asrının özneleriyle benzerliğinden tanıyoruz.

İbretle seyrediyoruz, “sarp mı sarp yokuşlar”a sürülüşünü.

Susup kenara çekiliyor, hükmü Rabbimize bırakıyoruz:

“Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkanı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak” (Müddessir, 11-14).

PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Urfa’ya götürülen öğretmene TEM’de bir aydır işkence ediliyor

SONRAKİ HABER

AKP zulmü devam ediyor: 133 gün kayıp olan Ümit Horzum’un gözaltı süresi 14 güne uzatıldı

BENZER HABERLER

AİHM’in tarihi kararındaki isim Şaban Yasak: “55 ay hapis yattım, umudumu ve mücadeleyi bırakmadım, vazgeçmeyin
KONUK YORUM

AİHM’in Şaban Yasak kararına uyulursa ne olur?

Mayıs 10, 2026
Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi
KONUK YORUM

Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi

Şubat 3, 2026
Kılıçdaroğlu’na haber verin: Hidayet Karaca, Mustafa Ünal neden içerideyse Osman Kavala da o nedenle tutuklu!
KONUK YORUM

Utanç davası: Hidayet Karaca, Silivri’de 12. yıla giriyor!

Aralık 14, 2025
Belçika’nın önemli gazetesi De Morgen: İslam’da biz Batılıların kucaklayabileceği bir akım varsa, o da Fethullah Gülen’in akımıdır
KONUK YORUM

Simurgu arayanlara!

Aralık 3, 2025
Gıyabi cenaze namazı kılındı: Hocaefendi, vefat eden kadim dostu Erdoğan Tüzün ile kamp hayatını anlattı
KONUK YORUM

Asrın Mazlumu ve Düşünce Mimarı-2

Ekim 30, 2025
Dumankaya: ‘Malınızın yüzde 50’sini verirseniz şirketler iade edilebilir’ dediler
KONUK YORUM

Dumankaya Holding muhbirinin hazin sonunu yazan Uğur Dumankaya: “O kayboldu, biz hayatta kaldık.”

Ekim 16, 2025
  • All
  • Manşet
Kelepçeye uzanan minik el: 2 yaşındaki Azra’nın cezaevi karesi yürek burktu
Manşet

Türkiye’deki tutsak bebekler Alman basınında haber oldu

by adminzaman
Mayıs 25, 2026
0

Türkiye cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan 0-6 yaş arası 891 çocuk, Alman basınında geniş yer buldu. Uluslararası haber ajansı Pressenza’da yayımlanan haberde,...

İstanbullular CHP için sokakta: “Saray’ın fermanını yırtıp atacağız”

İstanbullular CHP için sokakta: “Saray’ın fermanını yırtıp atacağız”

Mayıs 25, 2026
Meclis’e yürüyen Özgür Özel, TOMA’ya çıktı: Bundan sonra CHP’nin genel merkezi TBMM’dir

Meclis’e yürüyen Özgür Özel, TOMA’ya çıktı: Bundan sonra CHP’nin genel merkezi TBMM’dir

Mayıs 24, 2026
Polis CHP’ye girdi: Biber gazı ve plastik mermi ile müdahale etti

Polis CHP’ye girdi: Biber gazı ve plastik mermi ile müdahale etti

Mayıs 24, 2026
Kosova’dan kaçırılmıştı: 6 yıl hapis yatan Prof. Dr. Osman Karakaya artık Youtube’ta

Kosova’dan kaçırılmıştı: 6 yıl hapis yatan Prof. Dr. Osman Karakaya artık Youtube’ta

Mayıs 24, 2026
Fransa, İsrailli Bakan Ben Gvir’e ülkeye giriş yasağı getirdi

Fransa, İsrailli Bakan Ben Gvir’e ülkeye giriş yasağı getirdi

Mayıs 23, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM