Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şaban Yasak kararıyla Türkiye’yi, mahpusun uzun süre yerde yatmak zorunda kalması nedeniyle mahkum etmişti. Cezaevlerindeki aşırı doluluk bir kez daha gündemde. Mahpusların yerde betonda ve dolap üstlerinde yatmak zorunda kaldığı belirtiliyor.
Koğuşlar kapasitenin çok üzerinde
Türkiye’de cezaevlerinin durumu, son dönemde artan doluluk oranlarıyla yeniden tartışma konusu oldu. Resmî verilere göre cezaevlerinde 420 binden fazla kişi bulunurken, saha gözlemleri aşırı doluluğun kritik boyutlara ulaştığını gösteriyor.
İnsan Hakları Savunucusu ve DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu sosyal medya hesabından gazeteci İsmail Arı’nın ziyaretinde sonrası aldığı bilgileri paylaştı. “Cezaevlerinin hali içler acısı “diyen Gergerlioğlu kapasitesi artırılmış olsa da 28 kişilik koğuşlarda 60’ın üzerinde mahpusun kaldığı, bazı koğuşlarda bu sayının 68’e kadar çıktığı ifade etti.
Gergerlioğlu’nun paylaşımı söyle; Cezaevlerinin hali içler acısı. Öylesine büyük bir kalabalık var ki, kapasitesi 28 kişi artırılmış olan koğuşlarda bile 68 kişi kalıyor. Mahpuslar yerde yatacak yer bulamadığı için dolapların üstüne döşek atıp uyumaya çalışıyor. Bunu ziyaretimde gazeteci İsmail Arı anlattı. Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki tablo maalesef bu. Suçu yalnızca daha ağır koşullarla cezalandırmayı değil, suçu ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmayı düşünseniz nasıl olurdu?
Cezaevi’nde Ağır tablo
Ceza İnfaz Kurumları Kampüslerinde gözlemlenen durumun ise çok kötü. Daha önce cezaevinde yatıp çıkanlardan edinilen bilgiye göre,
- Koğuşlar kapasitenin çok üzerinde dolu
- 7 kişilik yapılan L Tipi Cezaevi koğuşlarında 68 kişiye kadar mahpus barındırılıyor
- 1 kişilik yapılan kabinlerde 8 kişi kalıyor, 4’ü yerde yatıyor
- Kabinlerde yer kalmayınca mahpuslar koridor ve merdiven altında yatmak zorunda
- 8-10 kişilik yapılan T Tipi cezaevi koğuşlarında ise 33 kişi tutuldu
- Yatak ve yaşam alanı yetersiz
- Mahpuslar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor
- Tuvalete önünde bekleme sırası oluşuyor.
- Sıcak suyun verilme saatleri kapasitenin üstünde tutulan mahpuslara yeterli değil. Sıcak su bitiyor
- Plastik masalar yeterli olmadığı için mahpuslar sıra ile yemek yiyebiliyor.
- Yemekler yetersiz ve doyurucu değil.
- Mahsuplara verilen yatak, yastık ve battaniyeler kir içinde
- Çoğu mahkum ortası kısa sürede çöken sünger yataklar nedeniyle bel ağrısı çekiyor.
- İbadetler yeterli alan olmadığı için sırayla yapılıyor, namaz bile sırayla kılınıyor.
- Havalandırma alanı yeterli değil
- 8 kişi için yapılan koğuşlarda havalandırma alanı 30-35 metre kare ancak 33 kişiye kadar mahpusun barındırıldığı bu yerlerde adım atacak yer bile yok.
Bu durum, cezaevi koşullarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Çözüm arayışı tartışılıyor
Ceza infaz sistemine ilişkin tartışmalarda şu başlıklar öne çıkıyor:
- Alternatif infaz yöntemleri
- Denetimli serbestlik uygulamaları
- Tutukluluğun daha istisnai hale getirilmesi
- Sosyal politikaların güçlendirilmesi
Uzmanlar, bu tür adımlar atılmadan cezaevlerindeki yoğunluğun kalıcı olarak azaltılmasının zor olduğuna dikkat çekiyor.
AİHM Türkiye’yi mahkum etmişti
Cezaevlerindeki aşırı doluluk ve yetersiz koşullar, uluslararası yargı kararlarına da konu oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şaban Yasa/Yasak başvurusunda Türkiye’yi, mahpusun uzun süre yerde yatmak zorunda kalması ve insan onuruna aykırı koşullarda tutulması nedeniyle mahkûm etti.Mahkeme, bu tür koşulların “insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağını” ihlal ettiğine hükmetti. Kararda, özellikle:
- Koğuşlarda aşırı kalabalık bulunması
- Mahpuslara yeterli yatak sağlanmaması
- Kişisel yaşam alanının ciddi şekilde sınırlı olması
gibi unsurların temel hak ihlali oluşturduğu vurgulandı.
İnsan hakları boyutu
Aşırı doluluğun sadece bir kapasite sorunu olmadığına da işaret ediliyor. Cezaevlerindeki mevcut koşulların: İnsan onuruna uygun yaşam hakkı sağlık ve barınma koşulları açısından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Genel tablo
- Cezaevlerinde ciddi bir aşırı doluluk sorunu var
- Koğuşlarda kapasitenin çok üzerinde mahpus kalıyor
- Fiziki koşullar yetersiz
- Tartışma artık sadece güvenlik değil, insan hakları ve sosyal politika meselesi
Yargı sisteminde milyonlarca dosya
Verilere göre:
- Cumhuriyet başsavcılıklarında yaklaşık 6 milyon dosya
- Ceza ve hukuk mahkemelerinde milyonlarca dosya
- İstinaf mahkemelerinde:
- 1 milyonun üzerinde ceza dosyası
- 1 milyonun üzerinde hukuk dosyası
- Yargıtay’da ise yüz binlerce dosya bulunuyor
Bu tablo, yalnızca cezaevlerinde değil, tüm yargı sisteminde yığılma yaşandığını gösteriyor. ÖZKAN YAZAR | BOLDMEDYA













