• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

‘Batıl musallat edildi, elleriniz kollarınız kırılıp hapse atıldınız ama…’

Ocak 2, 2018
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Asıl hac eve dönünce başlar!

New Jersey’de bir bayram manzarası

İki Ulu Çınar!

Himmetimiz şevk atına binip engelleri birer birer aşa aşa yoluna devam ederken Üstad Hazretleri bizleri ikaz ederek yedinci olarak bu sefer “Allah’ın işine müdâhale eden dinsiz düşman gelir; himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder.

Siz de ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ (Hûd Suresi, 112) âyetinin ve ‘Efendine, âmirlik, efendilik taslama’ prensibini, kârlı ve vazifeyi  bilme hakikatı olarak o düşmanın üzerine gönderiniz, tâ ki, onun haddini bildirsin.” diyor.
Müslümanları yanlışa sevk eden işlerden birisi de, hâşâ Cenab-ı Hakkın hikmetlerini sorgularca ve başa gelecekleri hiç hesaba katmadan kumar oynar gibi “Artık ne olacaksa olsun” diyerek en büyük tehlikelere doğru yürümek ve saf kitleleri de peşine takarak dipsiz girdaplara sürüklemektir. Allah’ın koyduğu kanunlar vardır; bunlar değişmez… Bunları, sevgili Habîbi Muhammed Aleyhisselam için bile çoğu defa değiştirmemiştir. O da, savaşta zırh giyme dâhil her türlü tedbiri almıştır. Hatta, “Savaşalım, savaşalım yâ Resulullah!” diye ısrar edenlere karşı beklemiş Allah’tan izin gelmeden savaşa başvurmamıştır…
Sömürgeciler yüzlerce senedir, insanların nasıl sokaklara döküleceğini çok iyi bilirler. Hassas damarlar vardır, onlara dokununca, murdar iliğinden gelen emirlerle, algı operasyonları ile hareket eden saf kitlelerinin kurbanlar gibi boğazlanacakları meydanlara ve sokaklara nasıl döküleceklerini çok iyi hesaplarlar. Onun için beyinsizlerin sürükledikleri zavallılar, yeşil ekinleri biçenler gibi biçer, kıyım kıyım kıyarlar veya biçtirir ve kıydırırlar…
Sık sık “Bu süreç ne zaman biter?” diye sorulara muhatap oluyoruz… Üstad Hazretleri 1919’larda yazdığı ve “Çekirdeklerin Çiçekleri” adını verdiği Lem’aat Risalesinde şöyle diyor: “Dördüncü Nokta şudur: Bir HAK bilkuvve (potansiyel halde) kalmış, yahut kuvvetsiz kalmış, ya mahluttur (içine başka şeyler karıştırılmış) hem mağşuş (kalpazanların kalp para karıştırması gibi karışık hileli ise), ona da bir inkişaf, ya bir taze kuvvet vermek lâzım gelir. Mühezzeb ve müzehheb yapmak (tehzible altınla süslemek) için muvakkaten bâtıl ona musallat edilir, tâ ki sebîke-i HAK (Hak külçesi) ne mikdar lüzum vardır (süreç o zamana kadar sürer ki). Tâ mahz (katıksız, saf) ve hâlis çıksın.”
Eğer süreç olgunlaşmadan biterse, erken doğum ve düşük olur… Düşünelim bir kere, maalesef Müslümanlığın anarşi ve terörle birlikte anıldığı bir dönemde bir eğitim hizmeti 170’ten fazla ülkede dünya çapında bir gelişme gösteriyor. Eğitim veriyor, evrensel değerleri fiilen, hâlen ve kavlen ders veriyor… Bunların hepsi güzel ama, “Biz muhabbet fedaileriyiz, biz sulh-i umumînin temsilcisi bir barış hareketiyiz” deseniz de temelinde bir Müslüman grupsunuz. Ne kadar hâlis, yumuşak ve sıcak davranan iyi insanlar olsanız da neticede Müslümansınız. Yani Müslüman olmanız kuşkulandırıyor, hatta ürkütüp korkutuyor. Acaba bunlar radikalleşir mi, diye bir endişe var. Bir testten, bir imtihandan geçmediniz… Onun için kader izin verdi, İlahî hikmet müsâade etti, bâtıl size musallat edildi… Ellerinizi kollarınızı kırdılar, hapislere doldurdular, Hizmetin mülklerine çöktüler, hatta atadan-babadan kalan mallarınıza zâlimce el koydular… Yetmedi… Sizin en hassas tarafınız hanımlarınız ve kızlarınız… Onları da kelepçeleyip cezaevlerine attılar… Beklediler, bakalım sokaklara dökülüp meydanlara çıkacak mısınız? Hiçbir menfi harekette bulunmadınız. Çünkü senelerdir, ilk günlerden beri sizin Hocaefendiniz bütün samimiyetiyle; “Ben vaaz ederken, hutbe okurken gelip beni öldürseler, intikam almayacaksınız… Etlerimi parça parça sokaklara dağıtsalar, sokaklara dökülmeyecek, meydanlara çıkmayacaksınız!..” diye vicdanlarınıza sesleniyor…
Şimdi artık bütün dünya sizin samimiyetinize inandı, bu imtihanı yüz akı ile geçtiniz…
Fakat bütün insanlarımıza bilhassa ehl-i vicdana ve bilhassa gerçekleri çok iyi bilenlere anlatıyorum:
1980 darbesinden sonra, Kayseri’deki yurdumuzda bir idareci yaramaz bir öğrenciye, yaptığı şeylerden dolayı bir tokat vuruyor. O da ben size gösteririm diyerek, Sıkıyönetime “Bu yurtta irticaî faaliyetler var.” diyerek şikayette bulunuyor. Hemen askeriye, gelip, idareciyi, ara-sıra öğrencilerin tedavisi için üniversite hastanesinden gelip-giden bir Doçenti ve asistanını da içeri alıyorlar. Esnaf ve mütevelli telaşa kapılıyor. Hizmet henüz çok yeni… Bir anda ne yapacaklarını bilemiyorlar. Vakfı, derneği kapatalım, yurdu kapatalım, diyenler çıkıyor. Yaşlı bir amcamız bunları topluyor; “Biz köyümüzden Kayseri’ye inerken çoğumuzun elinde bir ip vardı, hamallık yapıyorduk. Bize Allah neler verdi… Şimdi Sıkıyönetim Komutanına durumu arz edelim.  “Bu yurdu biz açtık… Bir çocuk bir yaramazlık yaptı diye bir tokat vurulmuş, keşke vurulmasaydı. Ama şimdi bunun için yurdun idaresi, Doç.  Dr. Bir hekim ve asistanı hapse atıyor, bu ne iştir. Biz de askeriyeye kablo üretip yetiştiren bir şirketin üyeleriyiz. Bizi de hapse atın… Çünkü bu yurdu biz açtık. Suçlu arıyorsanız, biziz… Biz de bu şirketi kapatıp hapse girelim. Onar sene yatmaya râzıyız, diyelim.” diyor. Toplanıp Komutana durumu arz ediyorlar. Komutan haberi olmadığını söylüyor. Gerçeği öğrenince, bir emirle hepsini serbest bıraktırıyor… Gerçekleri söyleyecek cesur yüreklere ihtiyaç var. Bunları insanlık hayırla yad edecektir. Sonra bu bir Hak davadır. Kıyamete ayarlı bir hizmettir. Kimsenin bitirmesi söz konusu değildir. Bitirmek isteyenleri Allah bitirir…  
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Meral Akşener’den şok iddia: Silahlı eğitim kampları mı kuruluyor?

SONRAKİ HABER

AKP’li Erdoğan’ın yeğeni ile evlenince , damada ihale yağmur gibi yağdı

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Asıl hac eve dönünce başlar!

Haziran 2, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

İki Ulu Çınar!

Mayıs 17, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Şaban’a yaptığın yassah Recep, yassah!

Mayıs 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bir asırlık kin: Hüseyini’lerin yaşı büyütüldü idama, Yusufların ismi küçültüldü mezara!

Nisan 22, 2026
  • All
  • Manşet
KHK’lı polis eşi Sağlam: İhraç edildiğimizi köyde öğrendik; annem “Gün ağarmadan evi terk edin” dedi, kardeşim ise beni 3 çocuğumla köyden kovdu
Manşet

KHK’lı polis eşi Sağlam: İhraç edildiğimizi köyde öğrendik; annem “Gün ağarmadan evi terk edin” dedi, kardeşim ise beni 3 çocuğumla köyden kovdu

by adminzaman
Haziran 7, 2026
0

KHK’lı polis eşi Ayşe Sağlam: “Sabah kahvaltı sofrasındaydık. İhraç edilenler listesinde eşimin adını gördük. Annem bize ‘Gün ağarmadan köyü terk...

Sydney’de eğitim gören Norveç Prensesi mahkeme korumasında

Sydney’de eğitim gören Norveç Prensesi mahkeme korumasında

Haziran 7, 2026
“Kürt kadın” fıkrasına tepki:16 Barodan Rahmi Koç ve  AKP’li Binali Yıldırım’a suç duyurusu

“Kürt kadın” fıkrasına tepki:16 Barodan Rahmi Koç ve AKP’li Binali Yıldırım’a suç duyurusu

Haziran 7, 2026
KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

Haziran 7, 2026
A Millî Takım, hazırlık maçında Venezuela’yı 2-1 yendi

A Millî Takım, hazırlık maçında Venezuela’yı 2-1 yendi

Haziran 7, 2026
Cumartesi Anneleri’nden Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet talebi

Cumartesi Anneleri’nden Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet talebi

Haziran 7, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM