• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Abdullah Aymaz – Ali Fuad Başgil

Ocak 1, 2015
in YAZARLAR
3
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

“Yakın Maziden Hatıra Kırıntıları” isimli kitabında Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil şunları anlatıyor:

1960 yılının yazı boyunca Yeni Sabah’a yazıyordum. Son bir seri yazıya başlamıştım. (…) 1961 Ocak başlarında bana bir telefon: “–Burası İstanbul Emniyet Müdürlüğü kısm-ı siyasî;, sizi bugün Örfî; idareden çağırıyorlar. Evinize bir memur gelecektir, beraber gideceksiniz. (…)

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İki Ulu Çınar!

ANALAR!

Şaban’a yaptığın yassah Recep, yassah!

Ertesi sabah gazeteler geldi. Vatan, Cumhuriyet, Dünya… Bermutat yalan ve iftira dolu. O sıralarda resmi dairelerde, bunlardan başka gazete görünenler, şüpheli şahıslardan sayılıyordu. Sanki vatan ilgisi (sevgisi) bu birkaç gazeteye münhasır kalmıştı. Hepsine bir göz attım. Vatan’da Ahmet Emin Yalman’ın mutat bir arşınlık yazısı makalesi… Sabrınız varsa fukaranın akşam çorbası gibi, ısıtıp ısıtıp öne sürdüğü elli senelik fikirleri ve cümleleri okuyunuz. (…) Ömründe bir gün olsun içine hakikat sevgisi düşmeyen bu ihtiyar, seksenine yaklaştı, hâlâ zehri ağzında bir yılan. Bunu da nereden çıkarıp uydurmuştu, bu kötü gün fırsatçısı: Tabanına memleket çamuru değmemiş, ihtiyar züppe… (…) Talihsiz Türk Milleti! Başka bir yerde ekmek parasına muhtaç olarak yaşamaya mahkum olan sefilleri sinende besler, prensler gibi yaşatırsın da, öz evlatlarını hücre ve nezâret altı, hapislerinde süründürürsün? Bu da senin kaderin! (…)

Hâkimin önünde iki yığın kitap, kâğıt, mektup… “Evvelâ, şu kâğıt parçası üzerindeki eski harfli yazı sizin midir? Ne yazıyor, okur musunuz?” dedi. Dedim ki: “Benim efendim. ‘Gülistanı kargalar istilâ edince, bülbüller siner ve susar’ yazıyor. Mevlânâ’nın Mesnevî;’sinden meşhur bir beytin tercümesidir. Ziyaretime gelen bir zâttan yazmıştım. Baş yazımda kullanmak üzere masamın üzerine koymuştum.”

-Yazıdaki kargalardan kastınız kimlerdir? Milli Birlik Komite üyeleri midir?

-Söz benim değil, arz ettim, Mevlânâ’nındır.

-Kâğıda sizin yazdığınıza ve bir yazınızda kullanmak istediğinize göre bir kasdınız var?

-Gülistan Türkiye’dir. Kargalar, onu velveleye veren Bâb-ı Âli’nin soysuz yazarları, bülbüller de benim gibi milliyetçilerdir.

-Yine masanızda, Nurculuğa dair bir mektup ele geçmiştir. Bunun hakkında ne dersiniz? Biliyorsunuz Nurculuk yasaktır? Böyle bir mektup aldığınızda, bunu derhal ait olduğu makama gönderecektiniz.

-Sizin dediğiniz hareket benim ahlâk anlayışıma girmez. Bence, bir kimseye gönderilen mektup, o kimsenin namusuna emanet edilmiş bir vediâdır. Eğer mektupta bir cinayet haberi, can, mal tehlikesi yoksa, onu ait olduğu makama vermek veya ihbar etmek ahlâksızlıktır. (…) Ben bir hocayım, hem hukukçu-sosyolog bir hocayım. Memleketimdeki bütün fikir ve kanaat cereyanlarını bilmeye, mesleğim icabı mecburum.

Tahliye beklerken, Balmumcu’ya götürüldüm.

Başta Adalet Partisi olmak üzere, Yeni Türkiye ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi milletvekilleri, grup grup ziyaretime geliyorlardı. Gelenlerin hepsi, benim Cumhurreisliğine adaylığımı koymamı istiyorlardı. Gösterilen bu umumî; arzu talep karşısında, Cumhurreisliğine namzetliğimi koymaya karar verdim. (…) Bizi Başvekalete çağırdılar.

Bizi kapıdan Fahri Özdilek ve Sıtkı Ulay karşıladı.

Sıtkı Ulay: “Haber aldık ki, siz Cumhurreisliğine adaylığınızı koymuşsunuz… Adaylığınızı geri almanız lâzım. Gürsel Paşa’nın karşısında başka bir adaylığa müsaade etmeyiz.” dedi.

Tehditler korkunçtu; gerçi ömrümüm çok senelerini geride bırakmıştım, önde kalan üç beş senenin nazarımda hiç kıymeti yoktur. Fakat Meclis dağıtılacak, seçimler iptal edilecek, partiler kapatılacak, askeri idare devam ettirilecek ve bütün bu felâketler benim yüzümden kopacaktı. Yani İnönü-Bayar düşmanlığı şeklinde yeniden hortlayacaktı. Allah bunu bana göstermesin. Memleketini seven bir insan sıfatıyla ben elbette buna razı olamazdım.

PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Zafer Polat – Avustralya’nın terörle imtihanı!

SONRAKİ HABER

Zafer Polat – 100 yılda gelinen nokta

BENZER HABERLER

O bir Hakas kızı
Manşet

İki Ulu Çınar!

Mayıs 17, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Şaban’a yaptığın yassah Recep, yassah!

Mayıs 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bir asırlık kin: Hüseyini’lerin yaşı büyütüldü idama, Yusufların ismi küçültüldü mezara!

Nisan 22, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Nedim Şener vakası!

Nisan 15, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Sessiz yardımlar ve konuşan gözyaşları

Nisan 13, 2026
  • All
  • Manşet
CHP Genel Merkezi’nde dün ne yaşandı: Polis tahliyesi ve Melis’e yürüyüş
Manşet

CHP Genel Merkezi’nde dün ne yaşandı: Polis tahliyesi ve Melis’e yürüyüş

by adminzaman
Mayıs 25, 2026
0

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal eden kararı sonrası başlayan kriz, dün parti genel merkezinde yaşanan sert...

Kelepçeye uzanan minik el: 2 yaşındaki Azra’nın cezaevi karesi yürek burktu

Türkiye’deki tutsak bebekler Alman basınında haber oldu

Mayıs 25, 2026
İstanbullular CHP için sokakta: “Saray’ın fermanını yırtıp atacağız”

İstanbullular CHP için sokakta: “Saray’ın fermanını yırtıp atacağız”

Mayıs 25, 2026
Meclis’e yürüyen Özgür Özel, TOMA’ya çıktı: Bundan sonra CHP’nin genel merkezi TBMM’dir

Meclis’e yürüyen Özgür Özel, TOMA’ya çıktı: Bundan sonra CHP’nin genel merkezi TBMM’dir

Mayıs 24, 2026
Polis CHP’ye girdi: Biber gazı ve plastik mermi ile müdahale etti

Polis CHP’ye girdi: Biber gazı ve plastik mermi ile müdahale etti

Mayıs 24, 2026
Kosova’dan kaçırılmıştı: 6 yıl hapis yatan Prof. Dr. Osman Karakaya artık Youtube’ta

Kosova’dan kaçırılmıştı: 6 yıl hapis yatan Prof. Dr. Osman Karakaya artık Youtube’ta

Mayıs 24, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM