• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Ahmet Altan: Dünya Türkiye’de ne olup bittiğini çok iyi biliyor

Ekim 16, 2017
in Genel Gündem, POLİTİKA
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

“Adalet kalmadı” diye AKP’den ayrıldı, bedeli cezaevi oldu, 11 gündür hapiste

Yargıtay’dan Yeni Parti’ye tebligat: Adınızı değiştirin

Türkiye’de “Terörist” diye yaftalandı, İsveç “Saygıdeğer Profesör” dedi: Prof. Dr. Akdemir şimdi Linköping Üniversitesi öğrenci yetiştiriyor


Ahmet Altan: Türkiye’deki baskı ve yasaklamaya rağmen, dünya burada ne olup bittiğini çok iyi biliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Silivri Cezaevi’nde gazeteci yazar Ahmet Altan, akademisyen Mehmet Altan, Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, muhabir Ahmet Şık, muhasebe çalışanı Emre İper  ve Sözcü muhabiri Gökmen Ulu’yu ziyaret etti. Utku Çakırözer, Ahmet Altan’ın “Hükümet özgürlüğümüzden alıkoyarak bizi cezaevinde baskı altında tuttukça, özgür dünyada buna tepki artıyor. Mahkemede yaptığım savunmam, yazdığım makale Avrupa’nın dört bir yanında gazeteler tarafından farklı farklı dillerde yayımlanıyor. Türkiye’de her tür baskı ve yasaklamaya rağmen, dünya burada ne olup bittiğini çok iyi biliyor” dediğini aktardı.
T24’e konuşan Utku Çakırözer, “Cuma günü Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan bir grup gazeteciyle görüştüm. Görüştüklerim arasında Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Murat Sabuncu, muhabir Ahmet Şık, Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve muhasebe çalışanı Emre İper, tutuklu yazarlar Ahmet ve Mehmet Altan kardeşler ile Sözcü gazetesi muhabiri Gökmen Ulu vardı” dedi.
“İlk duruşmada bu haksızlığın bitmesini bekliyoruz”
389 gündür tutuklu bulunan Mehmet Altan, kendisi gibi 60 gazeteci ve yazarın müebbet hapis istemiyle yargılandığını belirterek, “Bizler TCK’nın 309, 311 ve 312. maddelerine göre yargılanıyoruz ama bu maddeler cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ya da parlamentoyu devirme teşebbüsüyle alakalı maddeler. 2007 yılına kadar aranan suç unsuru ‘cebir ve tehdit’ idi. 2007 yılında düşünce özgürlüğü korunsun diye ‘tehdit’ kavramı çıkarıldı, yerine ‘şiddet’ kavramı getirildi. O dönem Adalet Bakanı Cemil Çiçek’ti. Çiçek hala AKP’de milletvekili. Hükümet yine AKP hükümeti. Cebir ve şiddet kullanmayan bir kişinin ağırlaştırılmış müebbet içeren TCK 309, 311 ve 312. maddelere göre yargılanmaması lazım. Nitekim bunun böyle olduğu Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin temmuz ayında F… davalarıyla ilgili kararında açıkça vurgulanıyor. Bu kararda ‘anayasal düzenin değiştirilmesine yönelik teşebbüsün ancak cebir ve şiddet kullanarak, yani bireylerin iradeleri zorlanmak suretiyle ifsat edilerek gerçekleştirilmesi gerekir. Kanunun aradığı cebrilik maksadın fiziki – maddi cebir olduğu açıktır’ denmektedir” diye konuştu.
Altan, “Yargıtay’ın 15 Temmuz darbe suçlarıyla ilgili bu içtihadı çok önemlidir. Ben ve benim gibi müebbetle yargılanan gazeteci ve yazarları da kapsar. ‘Darbeyi önceden biliyorlardı’ suçlamasıyla bizi terörist, darbeci diye suçlamanın ve cebir ve şiddet unsuru gerektiren maddelerden suçlayarak müebbet hapis cezası istemenin ne kadar haksız ve hukuksuz olduğunu kamuoyu bilmelidir. Bizlerin ne cebirle, ne şiddetle, ne darbeyle, ne terörle hiçbir ilgimiz yok. Bırakın müebbet cezasıyla yargılanmayı, bir dakika dahi cezaevinde bulunmamamız lazım. Anayasal özgürlükleri kullanarak mesleklerini yapan gazetecileri terörist ilan etmek, darbecilikle suçlamak hukuken kabul edilebilir değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 14 Temmuz tarihli içtihat kararı da bunu belgelemektedir. Hangi görüşten olursa olsun, yargılanmakta olan biz gazeteci ve yazarları sevsin ya da sevmesin, hukuk devletine, demokrasiye azıcık inancı, saygısı olanların eli kanlı darbecilerle, şiddetle en ufak ilgisi olmayan gazeteci ve yazarların aynı kefeye konması ve müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasına karşı durmaları gerekir. İlk duruşmada bu haksızlığın bitmesini ve özgürlüğümüze kavuşmayı bekliyoruz” dedi.
Ahmet Altan: Dünyaya verilen resim çok bozuk
Yine bir yılı aşkın süredir yazar Ahmet Altan da, Türkiye’nin dünyaya verdiği resmin son derece bozuk olduğunu, demokrasiden ve hukuk devletinden giderek daha da uzaklaşıldığını vurguladı. 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin gazeteci yargılamalarının, bunun en somut örneği olduğunu belirtti. Ahmet Altan “Hükümet özgürlüğümüzden alıkoyarak bizi cezaevinde baskı altında tuttukça, özgür dünyada buna tepki artıyor. Mahkemede yaptığım savunmam, yazdığım makale Avrupa’nın dört bir yanında gazeteler tarafından farklı farklı dillerde yayımlanıyor. Türkiye’de her tür baskı ve yasaklamaya rağmen, dünya burada ne olup bittiğini çok iyi biliyor. İşte Amerika’yla yaşanan kriz, işte Avrupa’yla yaşanan kriz… Türkiye giderek uygar dünyadan, demokrasiden, hukuk devletinden uzaklaşıyor” diye konuştu.
Murat Sabuncu: Başımız dimdik girdik, dimdik çıkacağız
Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu da 31 Ekim’de bir kez daha mahkeme önüne çıkacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Bundan tam bir yıl önce 31 Ekim sabaha karşı evimden gözaltına alındım. Tam 1 yıldır ben ve diğer Cumhuriyet çalışanları özgürlüğümüzden, sevdiklerimizden, gazetemizden mahrumuz. 31 Ekim’de bir kez daha hakim karşısına çıktığımızda 365 gündür Silivri’de kalıyor olacağız. Başından beri söylüyoruz. İddianamede de, bundan önceki duruşmalarda da görüldü ki haksız, hukuksuz yere yatırılıyoruz. Cezaevine girerken daha ilk gün söylemiştim, nasıl başımız dimdik giriyorsak aynen başımız dimdik çıkacağız. Sadece Cumhuriyet davasında değil, düşünceleri, ifadeleri nedeniyle tutuklanan diğer tüm gazeteciler ve siyasetçilerin davalarının gösterdiği tek bir şey var. O da demokrasimizin geri gidişi.”
“İddianame hukuksuzluğun kanıtı”
142 gündür tutuklu bulunan Sözcü gazetesi muhabiri Gökmen Ulu da geçtiğimiz günlerde hazırlanan iddianamesinin, hiçbir suç ortaya koyamadığını belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:
“Aylar sonra bizimle ilgili iddianame çıktı. Yeni hiçbir şey yok. Haksız, hukuksuz yere burada tutulduğumuzun kanıtı bu iddianame. 7 Kasım’da ilk kez hakim karşısına çıkacağım. İnanıyorum ki özgürlüğüme, çok sevdiğim eşime ve oğluma, özgür kalmamı yürekten isteyen meslektaşlarıma kavuşacağım. Basın özgürlüğüne, demokrasiye inanan herkesi bu duruşmaya bekliyorum.”
Gökmen Ulu: Avukatımla daha çok görüşmek istiyorum
Gökmen Ulu cezaevi koşullarına ilişkin de şunları söyledi:“Aylardır ailemden, sevdiklerimden mektup alamıyor, onlara yazamıyordum. Geçen hafta mektup kısıtlaması kaldırıldı. İçeride dört duvar arasında yatan insan için bunun değerini kelimelerle anlatamam. Okurlarımızın, dostlarımızın mektupları cezaevi karanlığına ışık oluyor. Bu süreçte bir talebim daha var. OHAL kısıtlamaları nedeniyle avukatımla haftada sadece 1 saat görüşebiliyorum. Mahkeme önüne çıkmama çok az süre kaldı. Bunun için avukat görüş kısıtlamasının kaldırılmasını istiyorum. Eğer kabul edilirse duruşmaya daha da hazırlıklı çıkacağım.”
“Bu ayıptan kurtulmalıyız”
Gazeteci kökenli Eskişehir milletvekili Utku Çakırözer, tutuklu gazetecilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:“Türkiye cezaevindeki gazeteci sayısı açısından maalesef dünya birincisi. Bir an önce tutuklu gazeteciler ayıbından kurtulmamız gerekiyor. Şiddet içermediği, şiddet çağrısı yapmadığı sürece her türlü görüş serbest bir şekilde ifade edilebilmeli. Kimse düşündüğü, yazdığı, çizdiği, eleştirdiği için özgürlüğünden yoksun bırakılmamalı. Cezaevindeki tutuklu gazeteciler konusu Türkiye demokrasisinin turnusol kağıdıdır. Demokrasimiz gelişecekse, gerçek bir hukuk devleti olacaksak bu ülkede gazeteciler özgürce yazabilmeli, eleştirebilmeli. Gerek Cumhuriyet çalışanları, gerek Sözcü muhabiri, gerekse diğer tutuklu gazeteci ve yazarların önümüzdeki günlerde gerçekleşecek duruşmalarda özgürlüklerine kavuşmalarını diliyorum.”
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Akıllı telefonla ilgili çarpıcı veriler: Kullanıcıların yarısı günde 5 saat vakit geçiriyor

SONRAKİ HABER

KHK ile el konulan Cihan binası, ihalesiz damadın kardeşine verildi

BENZER HABERLER

“Adalet kalmadı” diye AKP’den ayrıldı, bedeli cezaevi oldu, 11 gündür hapiste
Manşet

“Adalet kalmadı” diye AKP’den ayrıldı, bedeli cezaevi oldu, 11 gündür hapiste

Eylül 16, 2026
Yeni Parti kurulduğu gün ana muhalefet oldu
Manşet

Yargıtay’dan Yeni Parti’ye tebligat: Adınızı değiştirin

Eylül 15, 2026
Türkiye’de “Terörist” diye yaftalandı, İsveç “Saygıdeğer Profesör” dedi: Prof. Dr. Akdemir şimdi Linköping Üniversitesi öğrenci yetiştiriyor
Manşet

Türkiye’de “Terörist” diye yaftalandı, İsveç “Saygıdeğer Profesör” dedi: Prof. Dr. Akdemir şimdi Linköping Üniversitesi öğrenci yetiştiriyor

Eylül 14, 2026
7 yıl sonra tahliye oldu: Selçuk Mızraklı, Demirtaş’ın annesini ziyaret etti
Manşet

7 yıl sonra tahliye oldu: Selçuk Mızraklı, Demirtaş’ın annesini ziyaret etti

Eylül 10, 2026
Tutuklama, transfer ve kayyım: Erdoğan rejimi 918 bin İstanbullunun oyunu yok saydı
Manşet

Tutuklama, transfer ve kayyım: Erdoğan rejimi 918 bin İstanbullunun oyunu yok saydı

Eylül 9, 2026
7 Yıl sonra tahliye olan Selçuk Mızraklı: ‘Burada olması gereken benden önce Demirtaş’tır’
Manşet

7 Yıl sonra tahliye olan Selçuk Mızraklı: ‘Burada olması gereken benden önce Demirtaş’tır’

Eylül 8, 2026
  • All
  • Manşet
Avustralya nüfusu 26,3 milyona yükseldi: Bir önceki döneme göre 496.800 kişi arttı
Avustralya

Nüfus bir yılda 392 bin 700 arttı: Avustralya’nın nüfusu 27,9 milyona çıktı, göç geriliyor

by adminzaman
Eylül 17, 2026
0

Avustralya İstatistik Bürosu’nun (ABS) açıkladığı son verilere göre ülke nüfusunun 31 Mart 2026 itibarıyla 27 milyon 921 bine ulaştığı belirtildi....

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Avustralya göçü durdurmuyor: Sıkı vizeyle geçiş koridorlarını daraltıyor

Eylül 17, 2026
Avustralya göçte frene basıyor: Bakan Burke, yeni göç ve vize sistemini açıkladı

Avustralya göçte frene basıyor: Bakan Burke, yeni göç ve vize sistemini açıkladı

Eylül 17, 2026
Harbiyeli ‘Hürriyet Anne’nin 10 yıllık yürek yakan feryadı: “Çocuğum içeride, ben dışarıda yaşlandım”

Harbiyeli ‘Hürriyet Anne’nin 10 yıllık yürek yakan feryadı: “Çocuğum içeride, ben dışarıda yaşlandım”

Eylül 17, 2026
“Adalet kalmadı” diye AKP’den ayrıldı, bedeli cezaevi oldu, 11 gündür hapiste

“Adalet kalmadı” diye AKP’den ayrıldı, bedeli cezaevi oldu, 11 gündür hapiste

Eylül 16, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

İki darağacı, iki tarih: Ömer Muhtar, Menderes ve gölgedeki demokrasi!

Eylül 16, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM