• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

AKP rejiminin işkenceyle öldürdüğü Gökhan Öğretmenin eşi: Kızım ‘baba demeyi özledim’ dediğinde çaresiz kalıyorum

Aralık 6, 2018
in Genel Gündem, Gündem, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Saray Rejimi’nden Furkan Cemaati Lideri Alparslan Kuytul’a tehdit

Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

İşkence ile öldürülen öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Mümine Açıkkolu İspanya’nın önemli yayın kuruluşlarından eldiario.es’e konuştu. “Kızım 7 yaşındaydı eşim vefat ettiğinde, şimdi 9 yaşında “ben ‘baba’ demeyi özledim” dediği zaman çaresiz kalıyorum.”

Bir devlet okulunda tarih öğretmeni olan Gökhan Açıkkolu, Temmuz 2016’da Türkiye’deki darbe girişiminden sonra tutuklandı ve 13 gün gözaltında tutulduktan sonra işkence sonucu öldü. Öldükten sonra eşi için işkence devam etti: Cenaze işlemleri, cenaze arabası, bir tabut ve eşini onuruyla gömmek için bir yer ona çok görüldü. Hatta cenazenin defnedilene kadar bozulmaması için yapılması gereken tahnit işlemlerini bile reddettiler.“Kızım 7 yaşındaydı eşim vefat ettiğinde, şimdi 9 yaşında “ben ‘baba’ demeyi özledim” dediği zaman çaresiz kalıyorum”, diye gözyaşları içinde yaşadıklarını paylaşan Mümine Açıkkolu İspanya’nın önemli yayın kuruluşlarından eldiario.es‘e konuştu.

Gökhan Açıkkolu, on üç gününü gözaltında geçirdi. Henüz polis tarafından resmi bir ifadesi dahi alınmadan işkenceyle öldürüldü. Bir devlet okulunda tarih öğretmeniydi, ama ‘gülenist’ olması onu tehlikeli bir “hain” yapıyordu, bunun için ne yargılamalara, ne kanıtlara, ne ifadelere ne de diğer ‘önemsiz’ şeylere gerek yoktu. İşkence ölümünden sonra da devam etti: Cenaze işlemleri, cenaze arabası, bir tabut ve eşini onuruyla gömmek için bir yer ona çok görüldü.

Kendisi de bir devlet okulunda öğretmen olan Mümine hanıma, eşinin cenaze töreni yapılmadan “hainlerin mezarlığına” gömüleceği söylendiğinde bunu reddetti. İşte o an ölümden sonraki işkence başlamış oldu. Üstelik, eşine atfedilen suçu devralmışçasına, kocasının tutuklanmasını emreden aynı savcı tarafından ifadeye çağırıldı. Kocasının dosyasından dolayı sorgulamak istiyordu: “Kocan darbe gecesi tanklara emir verdi” dedi. Vefatının üzerinden altı ay geçmişti.

Gökhan Açıkkolu, 5 Şubat 2016’da vefat etti ve bir buçuk yıl sonra, 22 Şubat 2018’de Mümine hanım, kocasının çalıştığı okuldan arandı. Millî Eğitim Bakanlığı, gözaltındayken açığa alınan kocasını görevine iade ediyordu.

Muhalefet bu garip durumu meclise taşırken, hükümet yanlısı havuz medyası Mümine hanımı kocası gibi “hain” ilan ederek saldırmaya başladı. 31 Mayıs 2018 tarihine duruşma için gün verildi. Dehşete düşmüştü. İki çocuğuyla beraber Meriç nehrini geçerek ülkeyi terk etmeye karar verdi. Güvenlik endişesinden dolayı nerede olduğunu söylemek istemiyor.

AĞABEYİM KENDİ ELLERİYLE KOCAMIN CESEDİNİ İLAÇLADI

Açıkkolu ailesi İstanbul’da yaşıyordu ve Gökhan’ı oraya defnetmek istiyorlardı. Mümine hanım eldiario.es’e verdiği demeçte, ‘Eşimi İstanbul’da defnetmek istediğimiz takdirde cesedini bize vermeyip cenaze işlemleri yapılmadan ‘hainler mezarlığı’na gömeceklerini söylediler. Henüz yargılama bile yapılmadığını söyleyerek bunu reddettiler. “O an kimsenin bize yardımcı olmak istemediğini anladık. Yukarıdan aldıkları emirleri yerine getirmek istiyorlardı”.

Bahsi geçen bu hainler mezarlığının amacını, zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Kadir Topbaş şöyle tarif etmişti: “Bir yer ayıracaksınız ve Vatan hainleri mezarlığı diyeceksiniz, geçenler lanet okuyacak. Her giden lanet okusun ve kabirlerinde yatamasınlar.” Bu işi en iyi yapansa yetkililerdi.

Onu, İstanbul’a yedi saat mesafede bulunan memleketi Konya’da defnetmeye karar verdiler. Yetkililer bu şartla cenazeyi verdiler, ancak, garip bir şekilde Gökhan Açıkkolu’nun boyuna orantısız biçimde çok büyük bir tabutla vermişlerdi. “Üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi mührü olmayan tabut bulmaya çalıştık” dediler. Gökhan öğretmen bunu da hak etmemişti çünkü. Mümine hanım ağlayarak anlatıyor: “Çok acı verici zor bir durum. Vatanına, milletine bu kadar sahip çıkan, seven, hizmet etmeye çalışan bir insana yapılan bu muamele, bir tabutu bile çok görmeleri, ‘üzerinde Büyükşehir Belediyesi logosu olmamalı’ ifadeleri çok ağır.

Cenazenin ilaçlanması (tahnit) gerektiğini ama ilaçlama hizmeti de vermeyeceklerini söylediler. Yaz sıcağında yedi saatlik yol boyunca cenaze bozulmaya başlayacaktı. Kardeşleri ‘Madem öyle ilacın ismini verin, biz temin edelim ve kendimiz ilaçlayalım’ deyince memurlardan biri gizlice kardeşime ilacı verdi ve ona ilacı nereye nasıl enjekte edeceğini tarif etmiş. Ağabeyim kendi elleriyle ilaçlamış eşimin cenazesini” diye ekliyor.

KENDİ MEZARINI KAZMAK

Açıkkolu’nun eşi şu ifadeleri kullanıyor: “Ebatları normal dışında çok büyük olan tabutu arabaya yükleyip Konya’ya doğru yola koydular. Köy muhtarından cenazenin defni için izin aldılar, ama mezar kazmak için iki ilçe belediyesinden kepçe talep etmelerine rağmen ikisinden de olumsuz yanıt aldılar. “Ailem mezar kazımı için bir akrabamızın tanıdığından kepçe kiralayıp mezar yerini hazırladı. Cenaze namazı için imam da bulamadılar, namazı köy ahalisinden biri kıldırdı. İki gün sonra, kaymakam ve ilçe savcısı köy muhtarını çağırıp bu cenazeden neden haberdar edilmediklerini sormuşlar.” Muhtar daha önce hiçbir zaman cenazeler için izin istemediğini söyledi. “Bu olayı duyduğumda zaman, zaten acınızı yaşatmıyorlar, o acının üstüne tekrar be tekrar başka sıkıntılar yaşatıyorlar, o kadar korktum ki o esnada (Üstad döneminden) çok (daha) zor zamanlardan geçtiğimizi ve (aynı Üstad’a yaptıkları gibi) eşimi kabrinden çıkarıp başka bilinmeyen bir yere götürecekleri aklıma geldi.”

Mümine hanım Ekim ayında yayınlanan bir KHK ile öğretmenlik mesleğinden ihraç edildi. “Bir taraftan ev kredi ödüyorduk. Evde erişte keserek, örgü örerek, birşeyler yapıp satmaya çalışarak geçinmeye çalıştık. 24 Şubat’ta gözaltına alındım. Zaten sürekli diken üstünde yaşıyorduk. Her asansör sesinde her kapı çalınışında irkiliyorduk. Kızım bazen endişelenmemem için asansör sesini duyunca ‘Anne korkma bizim katta durmadı’ diyerek beni teselli etmeye çalışırdı. “Kızım 7 yaşındaydı eşim vefat ettiğinde, şimdi 9 yaşında “ben ‘baba’ demeyi özledim” dediği zaman çaresiz kalıyorum”, diyor gözyaşları içinde Mümine Açıkkolu.

İLAÇLARINI VERDİĞİM GİBİ İADE ETTİLER

15 Temmuz 2016 Cuma günü Türkiye’de bir darbe girişimi yaşandı. Pazartesi günü Açıkkolu ailesi şehir dışındaydı, ancak çocuklarının okuduğu okulların Gülen Hareketi okulları olduğu gerekçesiyle kapatıldığı haberini aldılar. Gökhan bey, kayıt parasını geri almak için tek başına İstanbul’a döndü. Ve her şey burada başladı. Mümine hanım sabah saat yedide bilmediği bir numaradan arandı: “Eşiniz Terörle Mücadele Şubesi tarafından gözaltına alındı, bilginiz olsun” dediler ve telefon kapandı. Mümine hanım günler boyunca, Gökhan beyin nerede olduğunu bulmak için aynı numarayı arayıp durdu ama hiçbir cevap alamıyordu. Eşinin ismini bile sormadan sadece “Eşiniz iyidir, burada bakıyorlar” dediler. Sayılı günleri kalmıştı Gökhan Açıkkolu’nun.

En sonunda dördüncü gün eşinin nerede gözaltında tutulduğunu söylediler ve Mümine hanım eşinin ilaçlarını götürebildi. Eşi diyabet hastasıydı. “Eşimin vefatından sonra bu ilaçlarının hiç kullanılmadığını fark ettim çünkü ben nasıl verdiysem ilaçları aynı şekilde geri aldım.“Evin altını üstüne getirmişlerdi.” diyor Mümine hanım. “Balkondaki saksılardaki toprakları topraklara varana kadar her şeyi yerlere saçmışlardı, ne bulmayı umuyorlardı bilemiyorum.”

Eşi tutuklanırken orada bulunan bir tanığın anlattığına göre, Gökhan bey avukat talep ettiğinde polis “Avukat tutamazsın, gerekirse biz sana avukat temin ederiz” diyor. Türk makamlarının işkenceyi reddetmesine rağmen, aksine kanıtlayan çok sayıda delil var. Gözaltında bulunanların darp ve cebir raporları alınmak zorunda. Doktor kendisine “Darp var mı? diye sorduğu zaman Gökhan bey hem evde hem arabada darp edildiğini doktora anlatıyor ve bu ifadeler doktor raporlarında bulunuyor.

Gökhan beyin cenazesi teslim edildiğinde gözlükleri de kırılmıştı. Gözaltında beraber kaldığı Gürol Berber’in ifadesine göre, Gökhan beyin gözlüğü sorgu için nezarethane dışına çıkarıldığında darp neticesinde kırılmış. Etrafını saran 8-10 tane polis var. İçlerinden biri “Neden yüzüme bakıyorsun?” diyerek vurmaya başlıyor. Yüzüne bakmayıp yere baktığında: “Neden yere bakıyorsun? Yüzüme bak!” diye vurmaya başlıyor. Yüzüne yüzlerce kez darbe alıyor Gökhan bey. Sonra yere yatırıp sırtına dizleriyle bastırarak kaburgalarına tekme atmaya başlıyorlar.

Gözaltında tutulduğu 13 gün boyunca Gökhan Açıkkollu panik atak ve krizler yaşadı, bayıldı… Vücudunda şişlikler ve morluklar vardı… Göğsünde ve kaburgalarında ise dayanılmaz bir acı… Bunların hepsi doktor raporlarında var. Kaburgalarındaki ağrıdan dolayı ise hiç röntgen filmi çekilmedi, nihayet otopside kaburgaların kırık olduğu ortaya çıktı.Bu yazı www.prodorechos.org sitesinin katkılarıyla hazırlanmıştır.

Kaynak:
https://www.eldiario.es/internacional/Morir-torturado-carceles-Turquia-condenada_0_841316162.html

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Rusya Genelkurmay Başkanı: IŞİD, Türkiye ve Irak’a petrol satıyor

SONRAKİ HABER

DİSK bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası: Türkiye’de açlık sınırı 15 yılda 4.6 kat arttı

BENZER HABERLER

Saray Rejimi’nden Furkan Cemaati Lideri Alparslan Kuytul’a tehdit
Manşet

Saray Rejimi’nden Furkan Cemaati Lideri Alparslan Kuytul’a tehdit

Ağustos 18, 2026
Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu
Gündem

Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Ağustos 18, 2026
Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu
Gündem

Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

Ağustos 18, 2026
Özel’den İmamoğlu davasına tepki: Rezaletin daniskası, bu devran böyle sürmez
Gündem

Özel’den İmamoğlu davasına tepki: Rezaletin daniskası, bu devran böyle sürmez

Ağustos 18, 2026
Pervin Buldan’dan faili meçhul başvurusu: Eşinin katillerinin bulunmasını istedi
Manşet

Pervin Buldan’dan faili meçhul başvurusu: Eşinin katillerinin bulunmasını istedi

Ağustos 18, 2026
“Ama acılı ama acısız; iktidar değişecek!”diyen Emekli Amiral Türker Ertürk tutuklandı
Gündem

“Ama acılı ama acısız; iktidar değişecek!”diyen Emekli Amiral Türker Ertürk tutuklandı

Ağustos 18, 2026
  • All
  • Manşet
Saray Rejimi’nden Furkan Cemaati Lideri Alparslan Kuytul’a tehdit
Manşet

Saray Rejimi’nden Furkan Cemaati Lideri Alparslan Kuytul’a tehdit

by adminzaman
Ağustos 18, 2026
0

Saray Rejimi'nin Danışmanı Oktay Saral yaptığı paylaşımda Alihan Kuriş ve geçmişteki dini yapılanmalarla ilgili göndermelerde bulunarak;" Senin de suyun yeterince...

Ünlü şef  Türkiye’den çekiliyor: Somer Sivrioğlu Sydney’e geri geliyor

Ünlü şef Türkiye’den çekiliyor: Somer Sivrioğlu Sydney’e geri geliyor

Ağustos 18, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

Ağustos 18, 2026
AKP, Menderes’i de ele geçirdi; ilk kutlayan butlan CHP oldu

AKP, Menderes’i de ele geçirdi; ilk kutlayan butlan CHP oldu

Ağustos 18, 2026
Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Tülay Hatimoğulları’ndan Sabahat Akkiraz’a ‘süreç’ protestosu

Ağustos 18, 2026
Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

Sen misin TRT’nin propaganda dizisi ‘Asırlık Gece’yi eleştiren: “15 Temmuz şehidi”nin eşi de terörist oldu

Ağustos 18, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM