Beton çok soğuk, üşüyorum!
Halmstad’ın rüzgârı, mülteci kampının gri betonlarına çarptıkça keskinleşiyor; insanın sadece tenine değil, doğrudan kemiklerine sızıyordu. Karşımda Muhacir Arif oturuyordu. Üzerindeki ...
Read moreDetailsHalmstad’ın rüzgârı, mülteci kampının gri betonlarına çarptıkça keskinleşiyor; insanın sadece tenine değil, doğrudan kemiklerine sızıyordu. Karşımda Muhacir Arif oturuyordu. Üzerindeki ...
Read moreDetailsArkasında buruk bir rayiha bırakarak bir bayram rüzgârı daha esti ruhumuzdan. Dünya; savaşların isiyle kararmış, zulmün ve yokluğun pençesinde sarsılmış ...
Read moreDetailsKuzeyin sonsuzluk senfonisi gibi uzanan beyaz gecelerine, Ramazan’ın ruhu bir kandil inceliğiyle asılmıştı. Mütevazı salon, sanki sihirli bir el değmiş ...
Read moreDetailsCamın ardında, gökyüzünden boşalan beyaz bir sessizlik gibi uçuşan kar taneleri, sokakların nabzını yavaşlatıp şehri gümüş bir kefene bürürken; Gülşen ...
Read moreDetailsGöğün boşluğundan ağır ağır inen kar taneleri sadece yolları değil, koca bir geçmişin üzerini örtmek ister gibi yağıyordu. Yol kenarındaki ...
Read moreDetailsGurbetteyim; yürek yakıcı bir yalnızlığın ortasında. Ama bu yalnızlık sağır değil. Rüzgârın uğultusu odaya kadar ulaşıyor. Rüzgâr, ince ince yağan ...
Read moreDetailsEfsanevi genci ilkin bir İskandinav ülkesinde gördüm. Mülteci çocuklarla basketbol oynuyordu. Bir NBA oyuncusuna dokunmanın, onunla aynı sahayı paylaşmanın heyecanı, ...
Read moreDetailsBir kış günü kutuplara yakın bir eve düşüyor yolumuz. Safa ve Derya çifti iki sevimli çocuklarıyla kapıda karşılıyorlar bizi. Kara ...
Read moreDetailsKuzey ülkelerinin birinde bir mülteci kampındayız. Yeni gelen muhacirler arasında genç bir kız da var. Daha beni görür görmez, “Ben ...
Read moreDetailsTatlı bir sonbahar gecesi sabaha akıyor. Evimizin önündeki meydan büyük bir tiyatro sahnesi gibi. Belli aralıklarla belediye otobüsleri geçiyor. Zevkle ...
Read moreDetails