• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Avustralya

İbrahim Dellal: Dün kendine ‘din düşmanı’ diyenler bu okulları yakmak istedi, bugün ise dindarlar yıkıyor

Ekim 16, 2018
in Avustralya, Genel Gündem, RÖPORTAJ
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter




BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Merkez Bankası faiz kararı öncesi piyasalarda tedirgin bekleyiş

Melbourne’de sadece 5 kişinin yaşadığı kasaba satışa çıkardı

Avustralya Ulusal İmamlar Konseyi’den resmi başvuru: İsrail Cumhurbaşkanı’nın ziyareti iptal edilsin

ENES CANSEVER-MELBOURNE

İBRAHİM DELLAL’IN, HERKESİN ÜZERİNDE BÜYÜK HAKKI VAR

 Bundan tam 50 yıl önce (1968). 168 kişiden oluşan Avustralya’ya gelen ilk kafileyi, daha önce göç etmiş Kıbrıslı Türkler, büyük bir törenle, renkli görüntüler,
davul ve zurnalar eşliğinde karşılar. Bu yolculuğun temelleri, 5 Ekim 1967
yılında Canberra’da bir araya gelen Türkiye Cumhuriyeti heyeti ile Avustralyalı
yetkililerin, Türkiye Avustralya işgücü anlaşmasını imzalamasıyla atılır.

İstatistik bilgilerine göre; 1968 ile 1974 yılları arasında yaklaşık 11 bin
Türkiye vatandaşı, Anadolu’dan Kıta Ülkesi ’ne göç ettiğini kaydeder.

Kıbrıslı Türkler, Anadolu insanından 27 yıl daha kıdemli sayılırlar. Çünkü, Kıbrıslıların gelişi 1940’lı yıllara dayanır.

Beyaz Avusturalya politikalarının uygulandığı yıllardır ve bu Müslüman grup
bu politikalar gölgesinde yerleşir buralara ve öylelikle ömür sürerler.

Anadolu’dan gelenlere kucak açar öncekiler, bilhassa İbrahim Dellal bu
sıcak iklimin ateşleyicisi ve her hayırlı teşebbüsün öncüsüdür.

Dellal, Avustralya’ya göç eden, bu uzak adaya,  hayli anlamlı gelişin ve konaklayışın öncülerindendir, hiç kuşkusuz.

İbrahim Dellal, Liberal Partide etkin görevde olan ve adeta fahri konsolos görevi
ifade eder, cansiparane çalışır. ‘Aman memleket evladı, yaban durmasın
buralarda, tez zamanda buralı olsun ve boynu bükük kalmasın.’ telaşını, bugün
olduğu gibi o dönemlerde tüm kılcallarında hisseder. 

Bilaşüphe vesile olan yapan gibidir. O, kutlu bir göçe aracı olur ve gelenleri de Sydney Havaalanında büyük bir
heyecanla yine kendisi karşılar.

Ve memleket hasretiyle coşkunlaşan İbrahim Dellah, mahalli giysilerle
kuşattığı çocuklarını alır ve Anadolu’dan kopup gelmiş yağız, kavruk
hemşehrilerini karşılar. Kolay olmuyor tabi… Dil problemleri, ilk kafiledekilerin yakasını uzun yıllar bırakmaz.

Dil bilmeceye dönüşür, b gariplerin ağzında.

Dünyayı güzelleştirme, insanı güzelleştirme ve insanın insan olarak kalması
yolunda, harcanan çabalar, ortaya konan ömürler, emekler, gözyaşları, uykusuz
geceler, pır pır edip duran bir yürek.

Kocaman yürekler, İbrahim Dellal ve İbrahim Dellallar…

Durmadan yapanlar, onaranlar, bir taraftan yıkanlar, yıkmaya çalışanlar…

Bu böylesi bir devrandır, zira oluklar çift, bir nur, bir kir…

Güzellik, çirkinlik…

Ama esas yörünge ve geri dönüşümü olan ise elbette güzellikler ve
unutulmayan iyiliklerdir…

İşte Selimiye Vakfı Onursal Başkanı İbrahim Dellal de tarihe not düşen,
dünün vefasını, bugünün vefasızlıklarını kapsayan ve adeta altın harflerle yazılacak şu
cümlesiyle dillendiriyor, o yokluk dönemlerini;  “Avrupa’dan buralara farklı insan grupları
boşaltılıyordu. ‘Türkiye’den neden binlerce insan gelmesin’ dedim.

Ve 1968 de,
Sydney ve Melbourne getirdiğimiz ilk kafileleri, davul zurna eşliğinde,
çocuklarımıza giydirdiğimiz bayramlılarla uçağın kapısında karşıladık ” diye
sonradan hikaye eder yaşadıklarını ve yürek heyecanını. EC

 

Dün olduğu gibi bugün de istisnasız birçok kişinin üzerinde emeği ve hakkı
olan, hasta haline rağmen Göç’ün 50. Yıldönümü nedeniyle röportajımızı kabul
ederek, bizi o dönemlere götüren Sayın İbrahim Dellal, satır ve cümlelerinin arasında adeta  son 50 yılın tarihini sığıdıran sorularımızı şöyle cevaplandırdı: 

TAM 50 YIL ÖNCE İLK TÜRK KAFİLESİ AVUSTRALYA’YA GELDİ:

 Zaman au: Efendim, Anadolu’dan Kıta Ülkesi‘ne göç
eden insanların yaşanmış hikâyelerine geçmeden önce, sizin Avustralya’ya
gelişinizin tarihçesiyle başlayalım isterseniz
.

 

İ.Dellal: Böyle bir
fırsatı tanıdığınız için teşekkür ederek, başlayayım. 1950’de Avustralya’ya göç
eden ilk Kıbrıs Türklerindenim. 18 yaşındayken 2 sene önce göçme kararı alan
ağabeyimin ardından ayrıldım Kıbrıs’tan. 35 gün gemi yolculuğuyla geldim.
Defalarca ağladığımı çok iyi hatırlıyorum. Şu anda 86 yaşındayım. 20
Temmuz 1974’te, Türkiye’nin Kıbrıs’a asker çıkardığı gün annem vefat etti.
Larnaka Rumlara geçince babam ceketini alıp ayrıldı. 1978’de Türk kesiminde bir
huzur evinde vefat etti. Ömrümün 68 yılını doğduğum topraklardan binlerce
kilometre ötede, ikinci vatanım Avustralya’da geçirdim. Aslında, Avustralya’ya
gelmeden önce, 7 yaşında bir çocukken buraları yakaza halinde görmüştüm.

 

Zaman au:  Nasıl bir durumdu, biraz açar mısınız. Rüya
gibi bir şey miydi?

 

İ. Dellal: Yok, rüya
değildi. Çünkü uyanıktım. Zaten yatmıyordum. 1937 yılıydı. Henüz 7 yaşındaydım.
Bir gün hasırın üzerinde sırtüstü yatmış, gökyüzündeki yıldızları izliyordum.

Baktım gökyüzü adeta bir kapı gibi açıldı, her tarafı yemyeşil bir olan
devasa geniş bir alan açıldı ve kısa bir süre sonra kapandı. İnanılmaz
büyülenmiş ve etkilemişti beni. Adeta cennet gibi… Camiler gibi farklı mekanlar
vardı. Durumu nineme söyledim, ‘o da hayır ola inşallah’ dedi. Sonra aradan
yıllar geçti, Avustralya’ya geldiğimde, yaklaşık 11 yıl önce gördüğüm
manzaranın aynısıyla karşılaşmıştım. O yeşil manzara ve Avustralya’daki
yemyeşil alanlar ve mekanlar…

 

TÜRKİYE’DEN BİNİLERCE İNSAN
GETİRME PROJEMİ ÇETELER ENGELLEDİ

 

Zaman au: Ailenizin Osmanlı ile
sadece ticaret yapmadığını, aynı zamanda Seyit olduğunuzu ve Osmanlılarla bir
soy bağınızın olduğunu da biliyoruz.

 

İ. Dellal: Türkiye’ye ilk
kez 1978’lerde gittim. Halam hep söylerdi ‘Seyyid’ soyundan geldiğimizi. Babam,
Osmanlı coğrafyasında canlı hayvan tüccarıydı. Anneanemin babası, Kıbrıs’ın
son Şeyhülislamı. Kıbrıs’ın son Osmanlı Müftüsü Şeyh Mehmet Abdul Al’ın
torunuyum. Hem annem hem de baba tarafından. Hz. Hüseyin soyundan. Dedelerim
Anadolu’dan gelme. Geçmişimle ilgili birçok detayı 1984’te, son Türkiye
ziyaretinde Cemaliye halamdan öğrendim. Birkaç yıl sonra o da vefat edince
ancak bu kadar malumat elimde kaldı.

 

Zaman au: Anadolu’dan insanları
getirme fikri nasıl gelişti ve ilk kafile gelişiyle ilgili neler yaşandı?

 

İ. Dellal: Avrupa’dan buralara
değişik tipte insanlar adeta boşaltılıyordu, o yıllarda. ‘Türkiye’den neden
insan gelmesin’ dedim. Binlerce Türkiye vatandaşını getirme projem vardı.
1968’de, Sydney’de inen ilk kafileyi Türkiye’den getirmiş olduk. 15 Kasım
1968’de ise; 176 kişilik ikinci kafile Melbourne’a indi. Göç eden ilk
kafile Türkleri havaalanlarında, çocuklarıma milli kıyafet giydirerek, onları
karşılamada bizzat bulundum. Türklere vize bizim referansla oluyordu.
Türkiye’den gelen göçün lideriydim. Liberal Parti’de siyaset yapıyordum. Çok
güçlü bir pozisyonum vardı. Canberra’yı arıyordum, hemen işler hal oluyordu. Onlara
her aşamada yıllarca yardımcı oldum. Hatta Sydney’de karışlamada, Osmanlı’dan
kalma gözleri ama olan Mustafa amca tekerlekli sandalyesiyle, gelenleri karışılmayanların
arasındaydı.

 

Zaman au: Bir milyon Anadolu
insanını getirme projeniz neden gerçekleşmedi?

 

İ. Dellal: İlk kafileyle gelenlerden bazıları çete kurmaya başladı.
Bazılarını haraca bağladı. Çete, kebap dükkanını işleten birini çok zorlamış,
haraç istemiş. Para konusunda çok zorlayınca, baltayı bilemiş ve bu çete
başının kafasını kesmiş. Avustralya karıştı, adeta. Büyük bir yankı oldu. Zor
durumda kaldık. Herkes benim kapımı çalıyordu. Haberim oldu gittim, biri
hastanede öteki poliste. Elçilik konsolosluk yok. Dil de bilmediklerinden
gidecek yerleri de yoktu. Bu tür olaylar, binlerce Türkiye vatandaşını buraya
getirme hayalimi de aslında söndürdüler. Gelenler bu tür sıkıntılar çıkarınca
devlet yetkilileri ürktü.

 

Zaman au: O hayaliniz
gerçekleşseydi bugün nasıl bir tablo karşımıza çıkardı?

 

İ. Dellal: Şayet binlerce bilinçli ve eğitimli insan gelseydi buralara,
Yunanlar ve İtalyanlar gibi bizde buralarda en iyi noktalarda ve söz sahibi
olurduk. Yunanlar, bu fırsatları çok iyi kullandı. Bugün, hâkim, doktor,
siyasetçi, yargıç, tüm mesleklerde en iyi noktadalar.

 

Zaman au: Sizin Şeyh Nazım
Kıbrısi’yi de önce hapisten kurtardığınız, sonra da yurtdışına çıkardığınızı
bir kitapta okumuştuk.

 

İ. Dellal: Evet. Doğru

 

ŞENGÜL HOCA’NIN ‘MUHABBET’ KONULU
VAAZI, BENİ BU KERVANA KATTI

 

Zaman au: Bir taraftan
gelen göçmenlerle ilgilenirken, diğer taraftan da dernek cami, okul gibi
hayırlı işlerin de temelini attınız. Bunları biraz açar mısınız?

 

İ. Dellal: Allah’a
şükürler olsun, birçok hayırlı işlere vesile olmaya çalıştım. Bildiğiniz gibi,
Sadaka-i câriye: Cami, mektep, yol, çeşme gibi sürekli sevâba vesîle olan
hayırlara denir. Bir insan öldükten sonra da amel defterine sevap yazdırmaya
devam ettiren iyiliklerdir. İnşallah, bizler de bu düşünceyle, yola çıktık.
Afgan Deveciler için yapılmış 7-8 kişinin namaz kılabileceği Muhamedan
 Chapel diye anılan yeri bulup, yıllarca orada 3-5 kişi ile cuma kıldık.
Sonra Carlton, Preston, Coburg, Sunshine camilerinin kurulmasında aktif rol
oynadık, katkıda bulunduk.

 

Zaman au: Bildiğim kadarıyla, Avustralya İslam
Konseyi’nin (Australian Federation of Islamic Councils-AFİC)  hem kurucusu
hem de uzun yıllar yönteminde bulundunuz.

 

İ. Dellal: İki ağabeyimle
birlikte, 1962 yılında Avustralya
İslam Dernekleri Federasyonu’nu (AFIS) kurduk. Başkanlığını da yaptığım AFIS,
Avustralya’daki tüm İslami toplulukları temsil eden bir şemsiye kuruluştu.

İslam ülkelerinden gelen Müslümanları da bu şemsiye altında toplama amacını
taşıyordu. Yönetiminde uzun yıllar görev yaptım. Maksadımız,
 Müslümanların ihtiyacını gidermek ve devletle köprü kurmaktı.  Ayrıca yeni göçmenleri ev sahibi yapmak maksadıyla
ise kooperatif kurumaya öncülük ettik.

 

Zaman au: Avustralya gazetelerinde; “Türkler tembeldir, cahildir, bu
memlekette kalmak istemiyorlar.” diye yazılar çıkmaya başladığı ortamda,
İngilizce öğrenimini yaygınlaştırmak için gazete çıkarmaya karar verdiniz. İlk
Türk yayını olma özelliğini taşıyan Türk Sesi Gazetesi nasıl yayına başladı?

 

 İ. Dellal: 27 sene aralıksız devam eden Türk Sesi Gazetesi’ni 1970’te
yayına soktuk. Haftalık çıkan gazetenin arka sayfasını İngilizce dil
derslerine ayırdık. Bütün bu telaş içinde anne babama verdiğim “5 sene
sonra döneceğim” sözünü ancak, 17 yıl sonra yerine getirebildim. Ve ilk kez
memlekete gidebildim.

 

Zaman au: Eğitim Gönüllüleriyle,
Hizmet Hareketi mensuplarıyla yolunuz ne zaman kesişti?

 

İ. Dellal: 1990 yılında Mehmet Ali Şengül Hoca’nın, Coburg Camii’ndeki
‘muhabbet’ konulu vaazını dinledim. Çok etkilendim. Ve vaazdan sonra ‘yıllardır
aradığımı buldum’ diyerek, eğitim gönüllüleriyle böylece 27 yıl önce tanıştım.
Hizmet Hareketi kervanına böylece katılmış olduk. Sonra, ben 1991’da,
İstanbul’a bir ziyaret gerçekleştirdim. Bir vesileyle,  Zaman Gazetesini
ziyaret ettim. Dönemin Genel Müdürü Naci Tosun Bey beni kabul etti. Sohbet
sırasında, Avustralya’daki projelerimden söz ettim. Yarım kalan bir milyon
Anadolu insanını Avustralya’ya götürme hayalimden söz ettim. Bu arada
Hocaefendi’yi duymuştum, o da ondan söz etti ve buluşturdu. Beraber bir
kahvaltı yaptık. Göçmenlerle ilgilendiğimi, binlerce kişiyi götürmek
istediğimi, ancak gelen ilk kafilelerin, kültür ve anlayışının istenilen
seviyede olmadığını, bu nedenle bu projemin 1969’dan beri gerçekleşmediğini
paylaştım. Hocaefendi o zaman; ‘bin eğitim gönüllüsünün’ oraya gitmesi
gerektiğini söyledi. Ve oraya eğitim hizmetlerinin, başlaması gerektiğini belirtti.
Eğitim kurumlarıyla ilgili ufkum adeta bir pencere gibi açıldı. Böylece, okul
açma fikrinin, altyapısı ve temelini atmış olduk.

 

BUGÜNKÜ OKULLARIN YERİNİ 20 DOLAR
DEPOZİTLE SATIN ALDIK

 

Zaman au: Yakın yıllara kadar ‘Işık Kolleji’ olarak devam eden bugünkü
Sirius Koleji’nin açılmasında bizzat katkınız oldu. Kuruluş aşamasını paylaşır
mısınız?

 

İ. Dellal: 1997 yılıydı. Melbourne’daki kız lisemizin hali hazırdaki
yerinde eski bir okul binası ve arsası satışa çıktı.  Bakanlıkta da
tanıdıklarım vardı. Ve 20 dolar depozit verdim.

 

Zaman au: Yanlış duymadım değil mi? 20 dolar.

 

İ. Dellal: Evet, evet 20 dolar.

 

Arkadaşlar önce inanmadılar. Koca bina nasıl olur da 20 dolar depoziti
olur. Makbuzu da gösterince inandılar. Bakanlığa dedim ki, buraya ancak 350 bin
dolar vereceğiz dedim ve anlaştık. Yani depoziti 20 dolar, binanın kendisini
ise 350 bin dolarla satın aldık. Ve böylece Hocaefendi’nin 1991 yılında
söylediği eğitim hizmetinin, temeli atılmış oldu. Fakat biz Türkler hani şu
anda olduğu gibi, kıskanç ve haset içinde oluyoruz ya.

Ben okulu almak için depozit verince, bazıları şikâyette bulunmuş, okul
neden açık artırıma çıkarılmadan satıldı diye şikâyette bulunmuşlar. Bu şikâyet
üzerinde bakanlık bizi toplantıya çağırdı. Hacı Baki, Ali Rıza Bey diye genç
bir eğitimci arkadaşımız ve Rahmetlik Hacı Mehmet Aydınoğlu…

Dördümüz bakanlığa gittik. Bakanlık bizi karşıladı. Ve kontratımızı
imzalamış olduk. İmzamızı attık ve okul bizim oldu. Bunun üzerine bazı cahil
cühalalar okulu yakmaya çalıştılar. Kendine din ve iman düşmanı diye tanıtarak,
bunları yaptılar.

 

DÜN DİN DÜŞMANLARI BU OKULLARI
YAKMAK İSTEDİ, BUGÜN İSE DİNDARLAR YIKMAK İSTİYOR

 

Zaman au: Okulu aldıktan sonra mı?

 

İ. Dellal: Evet, aldıktan sonra, maalesef bunu yaptılar.

 

Zaman au: Yani 11 yıl önce kendine din düşmanı diyenler okulu yakmıştı,
bugün ise kendini dindar diyenler bu eğitim kurumlarını kapattırmaya çalışıyor.

 

İ. Dellal: Ne yazık ki aynen öyle. Hatta bugün dindar olduğunu iddia
edenler, hem yakıyor, hem yıkıyor hem de kapatıyorlar. Aradaki tek fark,
 eskiden cahil, eğitimsiz, inanç düşmanı olanlar bu okulları yakmaya
çalışıyordu, açtırmamak için çabalıyordu, şimdi ise sözüm ona bazı eğitimli ve
dindar olduğun söyleyenler tarafından, hem de devletin eliyle, dünyanın çeşitli
ülkelerinde engellemeye çalışıyorlar. Eli öpülesi öğretmenleri ve eğitimcileri
 eşkıya usulü kaçırıyorlar. Diplomatik nezaketi yok ederek, devletleri
zehirleyerek, bin bir emekle açılan bu eğitim kurumlarını kapattırmaya, yine
bin bir iftira karalamalarla kirletmeye çalışıyorlar. Halbuki, bugün burada
diğer gruplar tarafından açılan okullara, Işık koleji ışık tuttu. Onlara her
türlü lojistik destek verildi. Hiçbir zaman, bir şey esirgenmedi. Bugün
düşmanlığı besleyenler ise karşılığında bunu veriyorlar.

 

Zaman au: Işık Koleji, ışıklı yüzünü gösterince neler oldu, öğrenci
sayıları nasıl seyretti?  

 

İ. Dellal: Okul 28 öğrenciyle eğitime başladı. Aslında, okula ilk olarak
bulduğumuz öğrencilerin de ayrı bir hikâyesi var. Bir gün ticari taksiye
bindim. Selam verdim. Mehmet Ali diye bir Türk çıkmasın mı? Biraz konuştuktan
sonra, konu çocuklara ve eğitime geldi. Adam ‘7 çocuğum var’ dedi. Mehmet Ali’
ye dedim, okul açıyoruz, çocuklarını al bize getir kaydettirelim. Döndü bana
‘ama param yok’ dedi. Ben de ‘önemli değil’ dedim. Sınav yaptık. Dil durumları
iyiydi. Ve aldık. ‘Para almayacağız bari, çalışkan öğrenci olsunlar’ dedim.
Adamcağız, sonra o da yapılan bu karşılıksız iyilikten etkilenerek ve verilen
hizmetleri görerek, gönüllü eğitimcilerin kervanına katıldı.

 

TOPLADIĞIM GIDALARI PARAYA DÖNÜŞTÜRÜP,
MAĞDUR AİLELERE GÖNDERİYORUM

 

Zaman au: İlerleyen yaşınıza ve hastalığınıza rağmen, hala hayır işleri
için koşturuyorsunuz. Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinde zulme maruz
kalmış mağdur insanların dertleriyle ilgileniyor ve koşturduğunuzu duyuyoruz.

 

İ. Dellal: Evet, bir zamanlar benim ailelerine el uzattığım insanların
evlatları şimdi çeşitli işlerle ticaretle uğraşıyorlar. İki yıl önce, bir gün
gıda ürünü satan bir genç yolumu kesti. “İbrahim abi benim aileme 49-50 yıl
önce çok büyük yardımınız dokundu. Dedem hep anlatırdı, şimdi de annem hep
anlatır. Yıl 1969’mış, yaptığınız iyilikler hiç unutulmuyor. ‘Ben de helal
olsun’ dedim. Dün ben onlara yardımcı oldum, bugün de siz yardım edin, mağdur
insanlara bu yardımlarınızı gönderelim’ dedim. Ben de ‘senin sattığın süt
ürünlerini istiyorum’ dedim. Hafta 20 kg. alıyorum. Bir buzdolabı da aldım,
yanına para kutusunu da koydum, ihtiyacını alan parasını kutuyu atıyor.
Haftalık 200 dolara yakın. Bir fırıncıdan ekmek alıyorum. Geçen sene 10-15 bin
dolar bu şekilde toplayıp, zulüm gören kardeş ailelere bir şekilde ulaştırdık. İlk
geldiklerinde dil bilmedikleri için yardımcı oluyordum, şimdi ise onlar
yardımcı oluyor ve hayırda yarıştırıyorum aynı zamanda.

 

Zaman au: Kraliçe’nin iki madalyasına sahipsiniz. Bu ‘Üsttün Hizmet
Madalyaları’ topluma yaptığınız hangi hizmetlerinizden dolayı verildi?

 

İ. Dellal: Evet. Kraliçe iki madalya taktı. Topluma hizmetten dolayı
veriliyor. Avustralya kültürüne ve toplumsal hizmetlerinden dolayı, Kraliçesi
II. Elizabeth tarafından 1975’ten bu yana her yıl veriliyor.  26 Ocak
Avustralya Günü’nde açıklanan Üstün Hizmet Madalyası, çok kültürlülüğe ve
topluma katkıda bulunan isimlere veriliyor. Ama asıl madalyayı ise öbür dünyada
bekliyoruz inşallah. Allah nasip eder. 


PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

HDP EŞ GENEL BAŞKANI TEMELLİ: CEZAEVİNDEN ÇIKMAK İÇİN YARGI DEĞİL, DEVLET BAŞKANI RİCASI GEREKİYOR

SONRAKİ HABER

İnceleme heyeti Suudi Başkonsolosluğu’na geldi

BENZER HABERLER

Avustralya Merkez Bankası faiz oranını değiştirmedi
Avustralya

Merkez Bankası faiz kararı öncesi piyasalarda tedirgin bekleyiş

Şubat 2, 2026
Melbourne’de sadece 5 kişinin yaşadığı kasaba satışa çıkardı
Avustralya

Melbourne’de sadece 5 kişinin yaşadığı kasaba satışa çıkardı

Şubat 1, 2026
Avustralya Ulusal İmamlar Konseyi’den resmi başvuru: İsrail Cumhurbaşkanı’nın ziyareti iptal edilsin
Avustralya

Avustralya Ulusal İmamlar Konseyi’den resmi başvuru: İsrail Cumhurbaşkanı’nın ziyareti iptal edilsin

Şubat 1, 2026
50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti
Manşet

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti

Ocak 30, 2026
Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu
Manşet

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Ocak 29, 2026
Queensland’da uçak kazası: Pilot Greg Ackman ve bir yolcu hayatını kaybetti
Avustralya

Queensland’da uçak kazası: Pilot Greg Ackman ve bir yolcu hayatını kaybetti

Ocak 28, 2026
  • All
  • Manşet
Ekrem İmamoğlu’nun eşi  Dilek İmamoğlu’nun kardeşi de gözaltına alındı
Manşet

Kardeşi gözaltına alınan Dilek İmamoğlu: Artık yeter, ailemin üzerinden elinizi çekin

by zmnaus
Şubat 4, 2026
0

Yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında kardeşi Ali Kaya'nın da gözaltına alınması üzerine Dilek İmamoğlu bir açıklama yaptı. "Artık yeter" diyen İmamoğlu, "Kayınpederim,...

Depremde 6 evladını kaybeden aile: Devleti övmedik diye çocuklarımızla tehdit ettiler

Depremde 6 evladını kaybeden aile: Devleti övmedik diye çocuklarımızla tehdit ettiler

Şubat 4, 2026
KHK’lı öğretme aile boyu  ceza:”Oğlum annesiyle 6 ay, kızım beş, ben 70 ay hapis yattım”

KHK’lı öğretme aile boyu ceza:”Oğlum annesiyle 6 ay, kızım beş, ben 70 ay hapis yattım”

Şubat 4, 2026
Yemin töreni dahil TBMM’de 6 dakika konuştu:  19 milyonluk saat takan AKP’li vekilin kazancı,  20 yıllık emekliden fazla

Yemin töreni dahil TBMM’de 6 dakika konuştu: 19 milyonluk saat takan AKP’li vekilin kazancı, 20 yıllık emekliden fazla

Şubat 4, 2026
ABD, Gazze’de savaş suçu kanıtlarını görmezden gelmiş

Fransa, 2 İsrailli aktivist hakkında ‘soykırıma iştirak’ suçundan yakalama emri verdi

Şubat 4, 2026
Devlet Bahçeli: Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir

Devlet Bahçeli: Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir

Şubat 3, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM