• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home RÖPORTAJ

61 yaşına geldim,paradan ziyade artık zihni ve vicdani rahatlık istiyorum

Ocak 1, 2015
in RÖPORTAJ
1
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Hadi Uluengin, medya dünyasındaki en ilginç yazarlardan biri. İçe dönük, münzevi bir hayatı var. Mümkün olmadıkça evinden dışarı adım atmıyor, 92 yaşındaki annesi hariç pek kimseyle görüşmüyor. Çok kısa bir süre önce Hürriyet’ten ayrılarak Taraf’a geçen Uluengin ile birlikte annesi Selma Hanım’ı ziyaret ettik, anılarını dinledik.

Taraf, Hürriyet’e göre maddi imkanları kısıtlı bir gazete, maddi açıdan Hürriyet’ten ayrılmanız risk değil mi?

Doğru, şüphesiz ben de aynı kanaatteyim. Taraf’la konuşmadan önce benim asgari ihtiyaçlarımı karşılayıp karşılamayacaklarını sordum ve öyle ayrıldım. Artık 61 yaşına geldim paradan ziyade zihni ve vicdani rahatlık istiyorum.

Taraf’a başladığınız gün ruh halinizi ‘sonsuz mutluyum’ şeklinde özetlediniz. Sizi böylesine mutlu eden Hürriyet’ten ayrılmak mıydı yoksa Taraf’a geçmek miydi?

21 sene ekmeğini yediğim bir müessese hakkında kötü bir laf etmek istemem. Taraf’a geçmiş olmak beni mutlu etti, çünkü ezelden beri aynı dalga boyutunda olduğumuz insanlarla şimdi aynı mekândayız. Buna da biliyorsunuz liberaller deniyor. Her ne kadar bu kelime bana itici gelse de bu açıdan baktığınızda Taraf’a geçmekten sevinç duyuyorum.

İlk yazınızda, “Hezimetten ders çıkartamadıkları ve kişiliklerindeki vasatı aşamadıkları için dehşet bir kindarlık içgüdüsüne kapıldılar, her türlü baskıya karşı çıkan bizlere nefret kusuyorlar” dediniz. Sizi döneklikle suçlayanlara karşı yapılmış bir eleştiriydi bu değil mi?

Biz, 1960’lı yılların sonunda ahlakî;, vicdanî; ve insanî; değerlerle yola çıktık. Kendilerini hâlâ solcu sananlar, çizgiden sapmadıklarını iddia edenler, o insanî;, vicdanî; ve ahlakî; boyuttan son derece uzaklaşmış durumdalar ve o gün yola çıktığımız değerlerin tam zıddını savunuyorlar.

Bugüne bakınca ne değişti peki?

Ben değişmedim. Değişen onlar. Mesele hezimeti kabullenmemekten kaynaklanıyor, çünkü hiçbir zaman yenilgiyi kabul etmediler, bunun özeleştirisini, kökten ve radikal bir şekilde hesaplaşma yapmadılar. Ben kendi adıma bunu yaptım. Ne zamanki benim mensup olduğum hareket 12 Eylül 1980 günü darbeyi destekledi, ben o an köprüleri attım ve en az 10 yıl Marksizm’i yeniden gözden geçirdim.

‘Döneklik’ yakıştırması Türkiye’de niçin böylesine pervasızca kullanılıyor? Bir insan gençlik yıllarında gönül verdiği ideolojiyle ilerleyen yıllarda yüzleşemez mi? Bu anormal bir durum mu?

Bu dönekli yakıştırması Batı ülkelerinde karşılığı olan bir kavram değil. İnsanın kendini sorgulaması son derece normal. Aslında hem benim hem de 60’lı yıllarda sola bulaşmış insanların izlemiş olduğu parkur son derece sıradan, son derece normal ve abartılacak bir yanı olmayan bir şey.

Neden bir 68 kuşağı efsanesi var peki?

Bir sahte efsane, bir sahte mitos oluşturuluyor. Aslında bütün mesele buradan kaynaklanıyor. Biz feodal bir toplumuz. Sanki kendini sorgulamak bir suçmuş bir cürümmüş gibi algılanıyor. Dolayısıyla bu durum, kendilerini hâlâ solcu ve Marksist olarak adlandıranların kendi feodal önyargılarını kıramamış olduklarından kaynaklanıyor.

Gazetecilik maceranız nasıl başlamıştı?

Brüksel’e ilk gittiğim yıllarda profesyonel militanlık yaptım. Daha sonra Aydınlık Gazetesi’nde muhabirlik yapmaya başladım. Benim bu konuda yeteneğimin olduğunu anlayan örgüt temsilcimiz militanlıktan vazgeçmemi, bir burjuva gazetesinin temsilcisi olmamı istedi.

Doğu Perinçek ile de o dönemde mi tanıştınız?

1969-70’te İstanbul Teknik Üniversite-si’nde tanışıp onu lider olarak görmeye başladım. Brüksel’e gelince benim evimde kalırdı. Militan lider ilişkisinden öteye bir ahbaplığım olmadı.

Siz, Hürriyet’te yazarken bir doku uyuşmazlığınız vardı gazete ile. Hep ayrıkotu olarak görülüyordunuz…

Bu doğru. Ben yazarak ekmek parasını kazanan biriyim. Yazdığım gazeteden değil yazılarımdan sorumluyum. Geçmişteki bütün yazılarımın altına imzamı atarım.

Son dönemde AK Parti’ye yöneltilen ‘devletçi reflekslerle hareket etmeye başladı’ eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mademki bizler kendimizi liberal olarak tanımlıyoruz şu bilinmeli, bizim çizgimiz ayrı, AK Parti’nin çizgisi ayrı. En azından ben kendi adıma konuşayım. Kimseye açık çek vermiş değilim. Pragmatik olmayı, mağdurdan yana tavır almayı tercih ettim.

Uludere ve sonrasında yaşananların etkisi var mı görüşlerinizde?

Ben Başbakan’ın iki yıl önceki tutumunu çok daha olumlu olarak görüyordum. Son dönemlerde ise devlet söylemine yakınlaşmaya başladı. Uludere, bunun yansımalarından biri. Belki de iktidar derin devleti bitirdiğini sanıp muktedir olduğuna inanınca tutumunu değiştirdi.

Babam, 6-7 Eylül olaylarında Rum

ortağının evinde günlerce nöbet tuttu

Doğup büyüdüğünüz semt olan Fatih sizin için ne anlam ifade ediyor?

Baba ve anne tarafım yedi kuşaktır Fatih Cibalili. Burada doktor olan büyük dayılarımın muayenehanesi vardı. Bizim evde hep büyük Fatih yangınları konuşulurdu. O dönemde semtteki bütün evler hep ahşapmış. Ben Laleli’de doğdum. 10 yaşıma kadar burada büyüdüm. Ortanın birazcık üstü insanların oturdukları bir semtti.

Anne ve babanız yanılmıyorsam Batılı yaşam tarzını benimseyen bir aileydi…

Babam matbaacıydı. Son derece de entelektüel biriydi. Aynı zamanda iyi resim yapardı. Nadir bulunan bir kütüphanesi vardı. Kendi kendini yetiştirmiş bir insandı. Darphanede uzun yıllar çalıştı ve daha sonra kendi ofset matbaasını açtı. Annem ise ev hanımıydı. Ailem, Batılı yaşam tarzını benimseyen bir aile olmasının yanında geleneklerine de bağlıydı.

Matbaacılık aile mesleği miydi?

Baba tarafımın hepsi de bahriyeliymiş. Babam, Rum ortağı Koçi amcam ile mesleğe başlamış. Koçi amcam, sanki aileden biriydi. Babam 6-7 Eylül olaylarında Koçi amcamın Yeşilköy’deki evinde günlerce nöbet tuttu. Onun kılına halel gelsin istemiyordu. Koçi amcam, Yunanistan’a taşınınca bile babam ilişkilerini koparmadı. Onu ziyarete gitti. Babam beyin kanaması geçirdiği dönemde Koçi amcam ölmüştü. Annemler bu haberi babam üzülmesin diye yıllarca sakladı.

Saint Joseph Lisesi’nde zor günler geçirip ayrılmak zorunda kalmışsınız…

Ben aslında Robert Koleji’ne gitmek istiyordum ama babam disiplinli olduğu için Saint Joseph’e gönderdi. Son derece disiplinli ve tutucu bir okul olduğu için ayrılmak zorunda kaldım. Sınıfın sonuncusuydum. Benim uğraş alanlarım farklıydı!

Neydi sizin uğraş alanlarınız?

Solculuk falandı. Daha çok kitaplarla ilgileniyor, ders çalışmıyordum. Marjinalliğe meyilli bir çocukluğum vardı. Salim Rıza Kırkpınar komşumuzdu. Bana kitaplar verirdi. Babamın naaşı gömülürken Salim amca o gür sesiyle Yahya Kemal’in Rindlerin Ölümü şiirini okumuştu…

Lise diplomam

olmadığı için sinema eğitimi alamadım

Lise ikide babanız sizi Brüksel’deki bir yaz kampına gönderiyor ama siz dönüş biletinizi yırtıyor ve uzun yıllar orada yaşıyorsunuz. Bu bileti yırtma mevzuu bir şehir efsanesi mi yoksa gerçek mi?

Kesinlikle doğru. Trene biner binmez dönüş biletini yırttım!

Neydi sizi böylesine başına buyruk hareket ettiren?

Çok cüretkârdım. Brüksel’e gittikten sonra zaten istesem de dönemezdim çünkü 12 Mart muhtırası olmuştu. Ben aslında sinema yönetmeni olmak istiyordum. Polonya’da çok iyi bir okul olduğunu biliyordum. Polonya olmayınca Brüksel’de şansımı denedim. İmtihanları kazandım ama lise diplomam olmadığı için gidemedim.

Brüksel’de evinize gelen misafirleri bir müddet sonra nazikçe kovuyormuşsunuz…

Evet. Böyle bir yanım var. İçe dönük münzevi bir hayat yaşıyorum. Öyle çok dışarı çıkan, sosyal ilişkileri olan bir insan değilim. Son derece çekingen içe dönük biriyim. Babam da öyleydi. Alışkanlıkları olan, klasik anlamda bir burjuva gibiyim. Objelere bağlı olan, kitaplarının yeri değiştirilse deli olan biriyim… Aynı zamanda son derece düzenliyim.

Camia diyerek doğru bir tanımlama yaptığımı düşünüyorum

Hizmet hareketi için camia tanımlamasını ilk siz kullanmıştınız. Neden böyle bir tanımlama yapma ihtiyacı hissettiniz?

Cemaat dediğiniz zaman sayı itibarıyla daha kapalı, marjinal, parametreler itibarıyla daha katı olan bir yapılanmayı kastediyorsunuz. Camia dediğiniz zaman ise daha geniş kapsamlı, ortak paydalı bir oluşum anlaşılıyor. Fethullah Gülen camiasını kastettiğiniz zaman Hocaefendi’nin birtakım yaklaşımlarını onaylayan onları doğru bulan, aynı zamanda belirli konularda daha geniş yelpazeye yayılabilen insanları anlıyoruz. Ben bunu kastetmiştim ve doğru bir tanımlama yaptığımı düşünüyorum.

Türkiye’de özellikle Ergenekon davası sürecinden sonra her olumsuzluğun faturasını hizmet hareketine kesmek isteniyor. İçeri alınan gazetecilerde ve şike davasında bunu gördük mesela. Ne amaçlanıyor olabilir?

Söz konusu camianın olumsuz olarak algılanması için her türlü öcünün, korkunun ve propagandanın yayılmasını isteyenler var. İkincisi de belki camianın şeffaflaşmak konusunda çekincelerinin olması, daha muhafazakâr davranması kafalardaki soru işaretlerini artırmış olabilir.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Bekir Görmez, rejmin zulmüyle öldürülen ailesini anlatıyor: Kelepçeyle oğlunu gömdü, KHK’lı eşine ise veda ettirmediler

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Öğrenci vizelerinde bazı değişiklikler yaptık ki, Avustralya’da kalmak isteyenlere kolaylık sağlansın

SONRAKİ HABER

En büyük hayal kırıklığım solun CHP’lileşmesini önleyememek oldu

BENZER HABERLER

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti
Manşet

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti

Ocak 30, 2026
Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu
Manşet

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Ocak 29, 2026
Bekir Görmez, rejmin zulmüyle öldürülen ailesini anlatıyor: Kelepçeyle oğlunu gömdü, KHK’lı eşine ise veda ettirmediler
Manşet

Bekir Görmez, rejmin zulmüyle öldürülen ailesini anlatıyor: Kelepçeyle oğlunu gömdü, KHK’lı eşine ise veda ettirmediler

Ocak 12, 2026
Fabrikası yağmalanan Cesur, sürgünde yeniden inşa etti: 300 öğrenciye burs verdi, Erdoğan rejimi “terörist ilan etti
Manşet

Fabrikası yağmalanan Cesur, sürgünde yeniden inşa etti: 300 öğrenciye burs verdi, Erdoğan rejimi “terörist ilan etti

Ocak 12, 2026
Liberal Parti Lideri Gülabi KHK’lılar için: Bugünün mağdurları, yarının kazananları olacak
Manşet

Liberal Parti Lideri Gülabi KHK’lılar için: Bugünün mağdurları, yarının kazananları olacak

Aralık 31, 2025
11. Yargı paketini değerlendiren DEM Parti  Milletvekili Aydın: “Bu paketler barış getirmez, sadece adaletsizliği derinleştirir
Manşet

11. Yargı paketini değerlendiren DEM Parti Milletvekili Aydın: “Bu paketler barış getirmez, sadece adaletsizliği derinleştirir

Aralık 29, 2025
  • All
  • Manşet
Sakız Adası’da yine göçmen dramı: 15  kişi öldü, hamile kadınlar bebeklerini kaybetti
Dış Haberler

Sakız Adası’da yine göçmen dramı: 15 kişi öldü, hamile kadınlar bebeklerini kaybetti

by adminzaman
Şubat 5, 2026
0

İzmir’in Çeşme ilçesi açıklarında, Sakız Adası yakınlarında göçmen ve mülteci taşıyan bir teknenin Yunan Sahil Güvenlik botuyla çarpışması sonucu 15...

Dokuz yıldır cezaevindeki KHK’lı Kurmay Albay ve F-16 pilotundan Meclis’e mektup

Dokuz yıldır cezaevindeki KHK’lı Kurmay Albay ve F-16 pilotundan Meclis’e mektup

Şubat 5, 2026
Queensland’i sarsan dijital istismar ağı: 23 bin içerik, yüzlerce çocuk

Queensland’i sarsan dijital istismar ağı: 23 bin içerik, yüzlerce çocuk

Şubat 5, 2026
Eski AKP’li Hüseyin Kocabıyık: 1946’da CHP, 2019’da AKP hile yaptı

Eski AKP’li Hüseyin Kocabıyık: 1946’da CHP, 2019’da AKP hile yaptı

Şubat 5, 2026
Hamileyken tutuklandı: Dört ay hapis yatan ev hanımı Doğru beraat etti

Hamileyken tutuklandı: Dört ay hapis yatan ev hanımı Doğru beraat etti

Şubat 5, 2026
Erdoğan, ‘katil ve darbeci’ dediği Sisi ile ikinci kez buluşup, tokalaştı

‘Erdoğan ‘aynı masaya asla oturmam’ dediği Sisi’ye togg hediye etti

Şubat 5, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM