• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Abi Tolong: Modern dervişlerin tarihe geçen hikâyesi!

Nisan 9, 2018
in YAZARLAR
2
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

Malum Tsunami Ache şehrini yerle bir etti.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avustralya göçü durdurmuyor: Sıkı vizeyle geçiş koridorlarını daraltıyor

İki darağacı, iki tarih: Ömer Muhtar, Menderes ve gölgedeki demokrasi!

Kavmini küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler!

Yaklaşık 163 bin kişi hayatını kaybetti.

Tsunami olur olmaz, Endonezya’daki Türk okullarında çalışan fedakâr öğretmenler hemen yardıma koştular.

Türk Hükümeti de yardım gönderdi.

Fakat dağıtacak adamları yok.

Hükümetin ve Kimse Yokmu Derneği’nin yardımlarını da fedakâr öğretmenler ve öğrencileri dağıttı.

Sonra bütün yardım kuruluşları çekildi.

Fakat öğretmenler az da olsa yetimlerin gözyaşlarını silelim deyip bir kısmı orada kaldı ve geçici bir binada büyük çoğunluğu yetim olan öğrencilerle eğitime Fatih Koleji’nde başladılar. Sonra iki uçak dolusu (onların çoğu bugün zindanlarda) Hizmet Hareketine omuz veren esnaf, Ache’ye gelip orada himmet yaptı ve Fatih Koleji’nin modern binası yapıldı.

HİKÂYEYİ KAHRAMININDAN DİNLEYELİM

Hikâyenin gerisini Doğu Anadolu’nun bir vilayetinden liseyi yeni bitirip bir gün önce belletmen olarak gelen delikanlıdan dinleyelim: “Yıl 2005. Yetimleri sevindirmek için okul yönetimi bazı veliler ile piknik düzenlerler.

Okulda belletmenlik yapan Türkiye’den zengin bir ailenin çocuğu olan bir yiğit delikanlı daha vardır.

Hatta ailesi onun, Endonezya’nın Güneydoğusu sayılan çok geri kalmış Ache’de vazife yaptığını bilmiyor.

 Onun ilk gittiği yer olan Jakarta’da biliyorlar.

Piknikte öğrenciler ve çocuklar plajda oynuyor, fedakâr öğretmenlerde mangal yakıyorlardı.

Aniden öğrenciler bağırmaya başladı.

Zengin ailenin çocuğu elindeki telefonunu attı, tişörtünü çıkartıp deli gibi okyanusa doğru koşmaya başladı.

Ben de koştum.

Bir baktım ki, üç çocuk denizde dalgalarla boğuşuyor ve “Abi Tolong, Abi Tolong” (Abi ne olur yardım) diye bağırıyorlar. Meğer çocuklar deniz kenarında oynarken üçünü büyük bir dalga alıp götürmüş.

 Zengin ailenin çocuğu birini yakaladı ve kıyıya doğru getiriyordu.

Öbürleri bağırmaya devam ediyor. Dalgalar çok büyük. Kimse yüzme bilmiyor.

Ben çok az biliyordum, ölümü göze alarak okyanusa daldım.

Çocuğun yanına kadar vardım. Kelimeyi şehadet getiriyordu.

Çocuğu tuttum fakat ağırdı taşıyamadım.

Hayatımda denizden nasıl adam kurtarılır hiç bilmiyordum.

Çocuğu su üstünde tutmaya çalışıyordum.

Takatim kesilmişti.

Birbirimize sarılıp kelimeyi şehadet getiriyor, ölümü bekliyorduk.

 Nasıl oldu ise kocaman bir dalganın yaklaştığını gördüm ve çocuğu son gücümle alıp dalganın üstüne fırlattım.

Dalga çocuğu kıyıya doğru götürdü.

 Ben de son gücümle kıyıya doğru yaklaşmaya çalıştım.

Derken ayaklarım toprağa değdi.

Gerisini hatırlayamıyorum.

Bayılmışım.

AÇELİ YETİMLER BÜYÜDÜ VE HİZMETLE MEŞGULLER

Gelip beni çekerek kıyıya çıkarmışlar.

Gözlerimi açtığımda kendimi değil, diğer belletmen arkadaş ve çocuğu düşünüyordum.

 Acaba ne oldu onlara?

Meğer bir velinin şoförü bulduğu bir tahta parçasını onlara doğru fırlatmış, onlar da o tahtaya tutunarak yavaş yavaş kıyıya yanaşmışlar.

Sonra belletmenler yetim öğrencilerinin hem babası, hem annesi olmuş.

Yoksulluğa rağmen Ache’yi çok sevmişler.

Bugün o üç Ache’li yetim büyümüşler dünyanın değişik yerlerinde hayırla meşguller.

Gel gör ki canını ortaya koyan bu belletmenin biri bugün zindanda, diğeri ise;  yeni doğan bebeğine dahi Türkiye’nin ehli hased rüsesası bugün “terörist” muamelesi yapıyor, pasaport vermiyor, bu nedenle yeni doğan bebeği ise; vatansız.

Ache’nin tarihini biraz araştırdım.

Çok ilginçtir ki, ilk yatılı medreseyi (Dayah deniliyor) Seyyidlerden Al- Singkili (ö.1693), Osmanlı bir Türk askerinin oğlu olan en gözde talebesi Dawud al- Jawi  al -Rumi ile beraber kuruyor.

Büyük bir ihtimalle Dawud al-Jawi hocasına tavsiye ediyor. Çünkü al-Singkili daha önce böyle bir şey düşünmemiş gibi. Bu medresede hem şer’i ilimler, hem tasavvuf hem de adeta askeri disiplin var.

Peki ya sonra?

Bu medreseden esinlenerek başka âlimler de o zaman ve daha  sonra ki asırlarda binlerce medrese kuruyor.

Bu medreseler halkı Müslümanlaştırıyor. Aynı zamanda koloni güçlerine karşı bir ribat vazifesini görüyor.

1980 yıllara kadar Dayah denilen bu medreselerde ihlas ve samimiyet doruk noktasında.

Mezunları devletten maaşlı din adamı olmayı ihlasa aykırı bularak adeta günah ve de büyük bir ayıp sayıyorlar.

 Çiftçilik yapıp geçiniyorlar.

Bu medreseler daha sonra bugün Endonezya’da binlercesi bulunan ve Psantren denilen yatılı İmam Hatip okullarına da ilham kaynağı oluyorlar. Bu medrese sonra üniversiteye donüstürülmüş.

Evet, bir tane büyük zatın Türk kökenli samimi bir talebesi ile kurduğu medrese bölgede  binlercesine ilham kaynağı olup Endonezya halkının imanını muhafaza etmiş, ediyor. 

İşte ihlas ve samimiyetin meydana getirdiği somut ürün.

Özellikle 20’inci asrın ortalarından itibaren değişen çağa hitap edemedikleri için medreseler asıl f
onksiyonlarını icra edememişler.

İşte bu anda yine Türkler imdada yetişiyor.

Ache’deki Fatih Koleji dâhil ilim, din ve modernitenin birleştirildiği ve herkesin gıpta ile baktığı Endonezya Türk okulları bölgedeki Hıristiyan misyonerlerin ve Çinlilerin kurdukları en iyi okullarla yarışıyor, hatta çok kez geçiyorlar.

Endonezya halkı için yeni bir umut.

Varsın bazıları bu fedakârlığı bilmesin, çekilen çilenin ve ıztırabın perde arkasını anlamasın, anlayamasın.

 Bu eğitim kurumların vizyon ve misyonuna karşı kin ve düşmanlığını sürdürsün, kapattırmak için her türlü şeytani planlar ve tuzaklarla meşgul olmaya devam etsin.

Evet, sen bir tohum at, yeşertmeyen toprak utansın. Bu kahramanları terörist gören gözler utansın. yucelsalih@yahoo.com

 

 

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

ERDOĞAN’IN OHAL’LE YÖNETTİĞİ VE İŞKENCE YAPTIRDIĞI TÜRKİYE İÇİN : OHAL’İ KALDIRDIK, İŞKENCEYİ SIFIRLADIK

SONRAKİ HABER

Ehl Beyt’e Zulüm ve Gönül Medeniyeti !

BENZER HABERLER

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
YAZARLAR

Avustralya göçü durdurmuyor: Sıkı vizeyle geçiş koridorlarını daraltıyor

Eylül 17, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

İki darağacı, iki tarih: Ömer Muhtar, Menderes ve gölgedeki demokrasi!

Eylül 16, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Kavmini küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler!

Eylül 15, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

“Cihan”ın sırtından attığı Üsküdar’daki yağmacı!

Eylül 12, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Işık evler’ mi, ‘ışık insanlar’ mı?

Eylül 11, 2026
Sınırsız kontenjan
Manşet

Kendi kendiyle yarışma nasıl olur?

Eylül 11, 2026
  • All
  • Manşet
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
YAZARLAR

Avustralya göçü durdurmuyor: Sıkı vizeyle geçiş koridorlarını daraltıyor

by Enes Cansever
Eylül 17, 2026
0

Avustralya’da haftalardır siyasetin en sıcak başlıklarından biri olan göç tartışmasında beklenen açıklama nihayet geldi. Dünyanın en çok kültürlü ülkelerinden biri...

Avustralya göçte frene basıyor: Bakan Burke, yeni göç ve vize sistemini açıkladı

Avustralya göçte frene basıyor: Bakan Burke, yeni göç ve vize sistemini açıkladı

Eylül 17, 2026
Harbiyeli ‘Hürriyet Anne’nin 10 yıllık yürek yakan feryadı: “Çocuğum içeride, ben dışarıda yaşlandım”

Harbiyeli ‘Hürriyet Anne’nin 10 yıllık yürek yakan feryadı: “Çocuğum içeride, ben dışarıda yaşlandım”

Eylül 17, 2026
“Adalet kalmadı” diye AKP’den ayrıldı, bedeli cezaevi oldu, 11 gündür hapiste

“Adalet kalmadı” diye AKP’den ayrıldı, bedeli cezaevi oldu, 11 gündür hapiste

Eylül 16, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

İki darağacı, iki tarih: Ömer Muhtar, Menderes ve gölgedeki demokrasi!

Eylül 16, 2026
Avustralya öğrenci vizelerinde yeni dönem: Aile getirmeye ciddi kısıtlama geliyor

Avustralya öğrenci vizelerinde yeni dönem: Aile getirmeye ciddi kısıtlama geliyor

Eylül 16, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM