• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
in Manşet, RÖPORTAJ, VİDEO HABERLER, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
2
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

RÖPORTAJ | SEVİNÇ ÖZARSLAN 

KHK’lı öğretmen Gökhan Açıkkollu (42), 5 Ağustos 2016’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gördüğü işkencenin ardından hayatını kaybetti.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

New Jersey’de bir bayram manzarası

Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Onunla aynı nezarethanede kalan avukat Engin Emrah Biçer, Açıkkollu’ya yapılan işkenceyi resmi olarak ilk kez kayıtlara geçmesini sağlayan isimlerden biri. Yazdığı dilekçeler o kadar önemliydi ki, Anayasa Mahkemesi’nin Gökhan Açıkkollu’yla ilgili bir ay önce açıkladığı ihlal kararında Biçer’in dilekçesine atıf yapıldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere 20 Eylül 2016 tarihinde yazılan dilekçe çok kısa ve netti:

“Tarafım usul ve yasaya aykırı olarak 22.07.2016 tarihinde gözaltına alındım. 04.08.2016 tarihinde tutuklandım. Gözaltında iken yaklaşık 14 gün, başka bir dosyadan gözaltına alınan öğretmen “Gökhan Açıkkollu” ile beraber kaldım. Kendisi gözaltında iken döve döve öldürülmüştür. Bu durum en az on beş kişi şahittir. Deliller sabittir. Bu kişi için açılan bir soruşturma olup olmadığının, var ise soruşturma numarasının tarafıma bildirilmesi saygılarımla talep olunur. 20.08.2016 Bilgi edinme kanunu çerçevesinde. Tutuklu Engin Emrah Biçer. C-6 Blok 45 No’lu Oda”

Biçer’in 15 Temmuz’un hemen ardından, o iklimde, üstelik cezaevindeyken bu dilekçeyi yazması büyük bir cesaret. Nitekim, ‘yazma etme, sana da işkence yaparlar’ diye kendisini çok uyaran olmuş ama o kimseyi dinlememiş.

KHK’lıların avukatlığını yaptığı için gözaltına alınan Biçer, Açıkkollu vefat etmeden bir gün önce tutuklanıp Silivri 9 Nolu Cezaevi’ne gönderildi. On günden fazla birlikte kaldığı Açıkkollu’nun vefatını duyunca şok olduğunu söyleyen Biçer, dilekçeleri bu duygularla kaleme aldığını belirtiyor.27 ay Silivri Cezaevi’nde hapis yattıktan sonra tahliye edilen ve şu anda bir Avrupa ülkesinde yaşayan Biçer, Gökhan Açıkkollu ile geçirdiği günleri ve tanıklıklarını ilk kez TR724’e anlattı.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 

Aslen Kırıkkaleli’yim. Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2006’da mezun oldum. 10 yıl İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık yaptım. 22 Temmuz 2016 sabahı, özellikle KHK davalarına baktığım için gözaltına alınıp tutuklandım. 27 ay Silivri’de hapis yattıktan sonra Kasım 2018’de tahliye oldum.

Gözaltına alınınca siz de ilk başta İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne mi götürüldünüz?

Sabaha karşı 06.00’da gözaltına alındım. İki memur geldi evime. Zaten bir hafta boyunca hiç uyumadan bugün mü gelecekler, yarın mı gelecekler diye bekledim. Polislere ev araması yapamayacaklarını söyledim. ‘Evi aramayacağız’ dediler. Direkt beni alıp götürdüler. Doktor muayenesinden sonra kelepçelenip nezarethaneye konuldum.

Engin Emrah Biçer.

Gökhan Açıkkollu ile ilk nasıl karşılaştınız?

Gözaltına alındığımda cuma günüydü. İki gün farklı nezarethanede kaldım. Vatan Emniyet Müdürlüğü Mali Şube’nin altında bir nezaretti. Bir zamanlar üst katta ifadesi alınanlara avukat olarak nezaret ederken o gün gözaltındaydım. 24 Temmuz 2016 günü Gökhan Açıkkollu’nun olduğu C koğuşu 3 Nolu nezarethaneye getirildim. 4 Ağustos’a kadar birlikte kaldık. Zaten kendisi 5 Ağustos’ta vefat etti. Ben vefatından bir gün önce tutuklandım.

Birlikte kaldığınız süre boyunca size ne anlattı?

Gökhan bey ilk başta çok konuşmuyordu. İki kişilik nezarette beş kişi kalıyorduk. Adli tıp uzmanı Gürol Berber vardı, sonra aile terapisti Efkan Yeşildağ geldi. Beş kişi, aynı yatakta sırt sırta gelecek şekilde ancak sığabiliyorduk. O Temmuz sıcağını, nezarethanenin basıklığını, havasızlığını düşünün. Normal bir insanın bile bunaldığı bu ortam, Gökhan bey gibi hem şeker hastası, hem panik atak, hem de sürekli darp edilen birinin dayanabileceği bir yer değildi. Gökhan bey ilk başta içine kapanıktı. Çok korkuyordu. Bizimle konuşmadığı gün, onu çok dövdüklerini sonradan anladım.

İşkenceyi nerede yapıyorlardı, seslerini duyuyor muydunuz?

Resmi ifadenin alındığı 3. ya da 4. katta bir yerde yapıyorlardı ama hiçbir şekilde resmi bir sorgulama yoktu. Her şey gayriresmiydi. Yanında ne avukatı var, ne yasal bir temsilci var, ne de ailesinin haberi var. Aileler zaten eşlerinin ya da çocuklarının yaşayıp yaşamadıklarını, nerede olduklarını bir hafta sonra öğrenebildi. Gökhan beyi bu kata genelde gece çıkarıyorlardı ve gittiğinde en az 3-4 saat kalıyordu. Uzak olduğu için ses hiç duymadık.

“TİTREMEYE BAŞLAYINCA APAR TOPAR AŞAĞIYA GETİRiYORLAR”

Geri geldiğinde hali nasıl oluyordu?

Gökhan beyi ilk ifadeye götürdükleri gece çok kötü dövmüşler ve orada şeker komasına girmiş. O gece ben henüz o nezarette değildim ama şimdi anlatacaklarımı bana bizzat kendisi söyledi. Bir süre dövüldükten sonra Gökhan bey titremeye başlamış, sanki ölecekmiş gibi. Ama asıl sebep şeker koması. İnsülin iğnesi kullanıyor ama o gün iğnesini yapamıyor. Korku ve panikle beraber, insilün de vurulmayınca o hale geliyor. Titremeye başlayınca apar topar aşağı getirmişler. Ölecekse nezarette ölsün mantığıyla getiriyorlar, başka bir sebebi yok. Bunları bize ilk başta anlatmadı. Biraz tanıdıktan sonra açıldı. Burada bir parantez açarsam; Gökhan beyin gözaltında kaldığı süre boyunca psikolojisi de çok kötüydü. En ufak bir şeyden korkuyordu, ağlıyordu, bağırma hissiyatı vardı.

“DÜN ELİMİZDE KALACAKTIN, BUGÜN ŞEKER İĞNENİ VURUL, ÖYLE GEL, SENİNLE İŞİMİZ UZUN”

Başka yakından tanık olduğunuz bir olay var mı?

En yakından tanık olduğum olay şu; yine bir akşam ifadeye götürmek için geldiler. Üç kişiydiler. İlk başta gündüz 17.00-18.00 gibi geldiler. Polislerden biri benim boyumdaydı, 1.70 civarı. Sarı saçlıydı ve 90-100 kilo vardı. Oradaki polisler genelde birbirlerine “baboş” diye hitap edeler ya da takma isim kullanırlar. Teşhis edilmemek için kullandıkları bir yöntem bu. Katil diye yüzüne bağırmak istediğim o sarı saçlı polis, Gökhan beye “Dün gece seninle işimiz yarım kaldı. Az kaldı elimizde kalacaktın, çabuk kurtuldun. Bugün insülin iğneni vurul, yukarı öyle gel, seninle işimiz bu gece çok uzun’ dedi.

“SARILDIM, SIRTINI SIVAZLADIM, YARIM SAAT OMZUMDA AĞLADI”

Aslında o sarışın polis işkence yapacağını hepinizin önünde itiraf etmiş.

Evet hepimiz duyduk. Gökhan bey orada ağlamaya başladı. Biz de duygulandık. Gökhan bey çok korktu, geriye doğru çekildi. Efkan bey, Gürol bey hep birlikte onu teselli etmeye çalıştık ama… Sonra 21.00-22.00 gibi gelip onu götürdüler. Gece yarısı saat 2-3 gibi geri geldi. İşkence çok uzun sürdü. Nezarete geldiğinde hiç konuşmadı. Hiç kimse de bir şey diyemedi. Herkesin morali çok kötüydü, ağlamaklı halde. Ben sarıldım, sırtını sıvazladım. Başladı ağlamaya, belki yarım saat kollarımı sıkarak, ağladı, ağladı, ağladı… Aradan on yıl geçti ama bu anları unutacağımı zannetmiyorum. Her şey, her an bir film karesi gibi gözümün önünde duruyor.

“BURADA ALLAH YOK LAN”

Sakinleşince konuşabildiniz mi kendisiyle?

Biraz toparlanınca konuştuk. “Ne oldu Gökhan?” diye sordum. “Vurmayın diyorum, vuruyorlar. Biri boğazımdan tutuyor, biri tokatlıyor. Vurmayın Allah aşkına dediğimde, ‘Burada Allah yok lan’ dediler. Bir daha vurdular.” dedi. İsim vereceksin diye 3-4 saat dövüyorlar. Sonra elini yüzünü yıka dedik. WC’ye gitti, orada duş aldı. Saat 3-4’e geliyordu. Kendisinin eşyaları daha gelmemişti, benim kapri pantolonumu ve temiz atletlerimden verdim. 1.80 boyunda olduğu için benim kıyafetler ona biraz küçük geldi. Kendi eşyaları gelene kadar öyle idare etti. Elbiseleri gelince çok sevinmişti.

“ADLİ TIP DOKTORU, VÜCUDUNDAKİ MORLUKLARIN FOTOĞRAFINI ÇEKTİ”

Adli Tıp’a götürüldüğünüzde bazı tanıklıklarınızın olduğunu söylemiştiniz…

Evet, her sabah Adli Tıp’a götürülüyorduk ama Adli Tıp, Vatan Emniyet’in 50 metre gerisindeydi. Yürüyerek 1 dakikada gidilecek yere bizi arabayla götürüyorlardı. Vatan Emniyet’in alt katından sizi çıkartıyorlar. Otobüse bindiriyorlar. Araba çalışıyor, biraz gidiyor, teker duruyor ve Adli Tıp doktorlarıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Gürol Berber, Gökhan beye yaşadıklarının hepsini doktora yazdırmasını söyledi. Vücudundaki morluklar, eziklikler gözle görülüyordu. Ben de gördüm. Ve o Adli Tıp doktorundan Allah razı olsun. Bir kadındı. Her şeyi yazdı. Vücudunun fotoğraflarını çekti. Göğüs hizasından, kollarından, boynundan fotoğrafının çekildiğini gözlerimle gördüm. Adli Tıp dosyasında bu fotoğraflar vardır. Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Gökhan beyle ilgili bir rapor yayınlamıştı. Raporda işkence sonucu kalp krizi geçirdiği söyleniyordu ve Adli Tıp’ın çektiği bu fotoğraflara atıf yapılıyordu.

Gökhan beyin ölüm raporunda kaburgasındaki kırıkların kriz geçirdikten sonra kalp masajı sırasında olduğu yazıyor ama sizin tanıklığınıza göre durum farklı sanırım. 

Gökhan beye kalp masajı yapılırken göğüs kemiklerinin kırıldığı iddia ediliyor ama kendisi, Gürol beye “Göğsümden nefes alamıyorum” demişti. Bunu söylerken ben de duydum. Zaten muayene için götürüldüğümüz Adli Tp doktorları da kırık olduğunu tespit etmişlerdi.

İşkence sırasında gözlüğü kırılmıştı. Onunla ilgili size bir şey anlattı mı?

Gözlüğü kırılınca çok ağlamıştı. Yaşlı bir memur ona başka bir gözlük bulmaya çalıştı. Her nezaretin bir şefi oluyor. C3 nezarethanesinin şefi, biraz daha yaşlı, kır saçlı, babacan bir adamdı. Daha insani konuşuyordu diğerlerine nazaran. O günlerde görevliler size, 15 Temmuz’un sıcaklığıyla ‘katiller, şerefizler’ diye başlayıp inancınıza dair hangi küfür varsa akıllarına geleni söylüyordu. Her sabah bu küfürlerle uyanıyorduk ya da bu küfürlerle yatıyorduk. Bu yaşlı adam en azından bağırmıyordu ve Gökhan beye ‘Neyin var, bir ihtiyacın var mı’ diye soruyordu. Gözlüğü kırıldığında ağladığını görünce yardımcı olmaya çalıştı.

Gökhan beyin gözaltındayken Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğünü ve orada kendisiyle ilgili kapsamlı bir rapor tutulduğunu, işkencelerin kayıt altına alındığını biliyoruz. Sizin bu konuda bilginiz var mı?

Biz birlikte bir kere doktora gittik ama hangi hastaneydi hatırlamıyorum. Bir gün Gökhan beye, tekrar doktora çıkması için tembihledik. Ben de istiyorum, dedim. ‘Sen niye istiyorsun’ dediler. Yanımızdaki adam sürekli dövülüyor, ölüm korkusu, işkence korkusu yaşıyorum, uyuyamıyorum, ağlama nöbeti geçiriyorum, dedim. Doktor talebini sabah yazdırdık. Bizi gece götürdüler. Bu tarz istekler çok olmasın diye nezaretten çıkarken ters kelepçe takıyorlar. Doktor muayenesine gitmek için arabaya ters kelepçeli bindirildik. Plastikti kelepçe. Hastaneye varınca Gökhan bey bir odaya, ben bir odaya girdim. Onun muayenesi iki saate yakın sürdü. Başına gelen her şeyi anlatmış, rapor tutmuşlar. Doktor ona Zanax verdi. Bana da sakinleştirici verdiler. Gökhan bey Zanax içtiği için hep uyuyordu. Vefat ettiği gece de işkenceye götürüldü. Aslında onların da kamera kayıtları vardır.

İşkence yapan polisleri görseniz tanır mısınız, teşhis edebilir misiniz?

Ben zaten iki kişiyi iyi hatırlıyorum. Biri dediğim gibi sarışındı. İkinci kişiyi ise başka bir gün Gökhan bey gösterdi. Bir gün nezarette oturuyoruz. Bizim olduğumuz koridora gazeteci-yazar Mümtazer Türköne’yi getirdiler. O da o günlerde gözaltına alınmış. Sanırım onların WC’sinde sorun varmış. Ben kendisini görünce ‘Mümtazer bey geçiyor’ dedim. Gökhan bey Mümtazer Türköne’yi getiren polisi görünce korktu, irkildi, geri çekildi. ‘Bu da beni dövenler arasında’ dedi. Görsem onu da teşhis ederim. Boyu 1.80’den fazla, zayıf, saçlarını arkadan topuz yapmış genç bir polisti.

Siz o dilekçeleri cezaevinde yazdınız, aslında bugün düşününce büyük cesaret, korkmadınız mı? 

İnsan çekiniyor tabi. Zaten dilekçeleri yazınca F tipi cezaevine sürüldüm ama yazmasam ömrüm boyunca vicdan azabından kurtulamazdım. Gökhan Açıkkollu’nun vefat ettiğini ben cezaevinde öğrendim ve bir yakınım ölmüş gibi şok oldum. Ben aslında iki dilekçe yazdım. Biri zaten dava dosyasına girdi. Öteki dilekçede nezarethanedeki isimleri tek tek yazmış ve tanıklık yapmak istediğimizi söylemiştim. ‘Yazma etme, sana da işkence ederler’ diyenler oldu, ama yine de vazgeçmedim. Biz savunmayız, her şartta hakkı savunmak durumundayız, zor olsa bile… Gökhan Açıkkollu’na işkence yapıldığı resmi olarak ilk benim dilekçemle kayda geçti ama onun yaşadıklarına o koridordaki nezarethanelerde kalan yaklaşık 15 kişi şahittir. Bence tüm tanıklıklar bütün ayrıntılarıyla kayda geçirilmeli. Çünkü bu bir insanlık ve onur meselesi. On yıl sonra da olsa bunları daha ayrıntılı olarak anlatabildiğim için vicdanım şimdi daha rahat.

Tags: AKPAv. Engin Emrah BiçerCezaevierdoganErdoğan rejimiGökhan AçıkkolluHİZMET HAREKETİİşkenceİstanbul Emniyet Müdürlüğüİstanbul EmniyetiKHK’lı öğretmenMümtazer Türkönezulüm
PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

BENZER HABERLER

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan
Avustralya

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Mayıs 30, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır
Manşet

Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Mayıs 29, 2026
Pervin Buldan ‘Barış süreci’ için : Bayramdan sonra süreç ete kemiğe bürünecek
Manşet

Pervin Buldan ‘Barış süreci’ için : Bayramdan sonra süreç ete kemiğe bürünecek

Mayıs 29, 2026
Eski Vali Mustafa Türkay Sonel kasten adam öldürmeden tutuklandı
Manşet

Valinin oğlundan polislere uzanan ‘koruma’ ağı: Gülistan Doku cinayetinin tüm detaylar ortaya çıktı

Mayıs 29, 2026
Tokayev ve Putin’den “stratejik ortaklık” vurgusu: 53 milyar dolarlık 177 ortak proje masada
AVRASYA

Tokayev ve Putin’den “stratejik ortaklık” vurgusu: 53 milyar dolarlık 177 ortak proje masada

Mayıs 28, 2026
  • All
  • Manşet
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”
Manşet

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

by adminzaman
Mayıs 30, 2026
0

RÖPORTAJ | SEVİNÇ ÖZARSLAN  KHK’lı öğretmen Gökhan Açıkkollu (42), 5 Ağustos 2016’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gördüğü işkencenin ardından hayatını kaybetti....

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Mayıs 30, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Mayıs 29, 2026
Pervin Buldan ‘Barış süreci’ için : Bayramdan sonra süreç ete kemiğe bürünecek

Pervin Buldan ‘Barış süreci’ için : Bayramdan sonra süreç ete kemiğe bürünecek

Mayıs 29, 2026
Eski Vali Mustafa Türkay Sonel kasten adam öldürmeden tutuklandı

Valinin oğlundan polislere uzanan ‘koruma’ ağı: Gülistan Doku cinayetinin tüm detaylar ortaya çıktı

Mayıs 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM