• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

‘Cehennemde ateş azabı olarak aynen kendilerine dönecek’

Ocak 17, 2017
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

New Jersey’de bir bayram manzarası

İki Ulu Çınar!

ANALAR!

Bediüzzaman Hazretleri, Yirminci Söz’ün İkinci Makamı için, “Peygamberlerin mucizelerinin yüzünde parlayan Kur’an’ın bir mucizelik parıltısı” ifadesini kullanarak, aslında Kur’an’da anlatılan peygamber mucizelerinin, insanlar için ilim, feni teknik ve teknolojinin gelişmesinde ilham kaynağı olduklarını ve ilimlerin nirengi noktalarına işaret ettiklerini söylüyor.
Ayrıca Kur’an’da anlatılan bazı tarihî olayların içinde de bu çeşit işaretlerin bulunduğunu söyleyerek Buruc Suresinde geçen Uhdûd Ashabının zulümlerini anlatırken, trene de işaret ettiğini ifade etmektedir…
Genel olarak bu sureyi ele aldığımız zaman, “buruc” kelimesi “burc”un çoğuludur. Görünen şeye, görünme mânasından gökteki burçlara, yıldız kümelerine delâlet ettiği gibi, daha sonraları her bakanın gözüne çarpacak şekilde görünen yüksek köşk ve saraylara da burç denilmiştir. 
Kısaca Buruc Suresinin meâli: “Burçlara sahip gökyüzüne… Geleceği bildirilmiş kıyamet gününe… Orada şâhitlik edene ve edilene de yemin olsun ki: Ateş dolu hendekler hazırlayanlar (Uhdud Ashabı) kahrolsun (İlahî rahmetten kovulmak suretiyle ezilmek ve başkalara ibret olacak şekilde cezalandırılsın). Onlar o ateşin üzerine oturmuş (ateşin çevresine oturmuş) lardı. O işkence yaptıkları müminleri seyrediyorlardı. O müminlerden sırf, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, Aziz ve Hamîd olan Allah’a iman ettikleri için intikam aldılar. Hâlbuki Allah, her şeyi görmektedir. Şüphesiz ki, mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip sonra da tevbe etmeyenlere hem cehennem azabı hem de yanma cezası vardır. İman edip sâlih ameller işleyenlere ise ırmaklar akan Cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur. Muhakkak ki, Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir. Bilin ki, O, ilk olarak yaratan ve ölümden sonra tekrar geri getirendir. O, çok bağışlayan ve çok sevendir. Şerefli Arşın Sahibidir. Dilediği şeyleri, durmadan yapıp  Yaratandır. Orduların, Firavun ve Semûd kavminin başlarına gelen felâketlerin haberi sana geldi mi? Doğrusu inkârcılar, hakikatları yalanlayıp dururlar. Allah da onları arkalarından kuşatmaktadır. Hakikatta ise, onların yalanlamaya çalıştıkları şerefli Kur’an, Levh-i Mahfuz’da bulunmaktadır.” (Buruc Suresi, 85/1-22)
Uhdud, uzun hendek veya yarığa, bir de kamçı ile işkence edilip dövülen kimselerin bedenlerinde yol yol kan oturarak moraran kamçı yerlerine denir. 
Yani işkenceciler sadece, ateşli hendeklere atmıyorlar, böyle de işkence yapıyorlar. Ama bu yaptıkları şeyler, mümin erkek ve kadınları inandıkları davadan vazgeçirmiyor. Bilakis işkenceci zâlim ve gaddarlar lânete uğrayıp nihayette ezilerek mağlup edilmişlerdir. Bunlar ister, Necran Hıristiyanlarına zulmeden Zûnüvas olsun, ister Mekke Müşrikleri, ister, Hitler, ister, Stalin, isterse, başka zâlimler olsun, ister çağımızın zâlim ve gaddarları olsun fark etmez. 
Kur’an okyanusu küçük bir testide gösterircesine, cüz’î bir hâdise ile benzer bütün olayları gözler önüne serer. 
Meseleyi sadece, Peygamber Efendimiz’den (S.A.S.) yüz-yüz elli sene önce olup bitmiş bir olay olarak görürsek, ders ve ibret alamayız. Kur’an, geçmişi, geleceği ve hâli hazır her şeyi birlikte mütâlaa etmemiz için olayları gözlerimizin önüne koyar: Surenin altıncı âyetinde zâlimler için “Ashab-ı Uhdud, o ateşin üzerinde bulunuyorlar” buyuruyor. Halbuki onlar ateşli hendeklerin çevresine dizilmişler, yaptıkları işkenceleri hoyrat bir zevkle seyrediyorlar… Ama Kur’an, onların Cehennem ateşinin üzerindeki hallerini de o anda tasvir ediyor. Yani yaptıkları ateş zulümleri, aynen Cehennemde ateş azabı ve işkencesi olarak kendilerine dönecek… Aynı zamanda sömürgeci işkencecilerin İslamın başını dağıtmak için ateşli vasıtalara binerek (şimenfider ve o zamanın harp gemileriyle Osmanlı ülkelerini) işgallerine de işaret etmektedir. Bu husus ayrı bir yazı konusudur.
Ashab-ı Uhdud ve benzeri zâlimlerin mümin erkeklere ve kadınlara inanç ve davalarından döndürmek için yaptıkları fitnelerden tevbe etme yolu da gösteriliyor. Tevbe etmeyenlere hem Cehennem azabı hem de ateş azabı var. Bu ikinci azap Cehennemde zaten olacak, ayrıca dünyada da hem maddi hem de vicdanlarını yakan mânevî azap olabilir… 
PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Büyükakçay, Avustralya Açık’ta Fransız rakibine yenilerek, veda etti

SONRAKİ HABER

AB istihbarat merkezi: Erdoğan tasfiyeleri 15 Temmuz’dan önce planladı

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

İki Ulu Çınar!

Mayıs 17, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Şaban’a yaptığın yassah Recep, yassah!

Mayıs 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bir asırlık kin: Hüseyini’lerin yaşı büyütüldü idama, Yusufların ismi küçültüldü mezara!

Nisan 22, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Nedim Şener vakası!

Nisan 15, 2026
  • All
  • Manşet
28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor
Manşet

28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor

by adminzaman
Mayıs 30, 2026
0

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şaban Yasak kararıyla Türkiye’yi, mahpusun uzun süre yerde yatmak zorunda kalması nedeniyle mahkum etmişti. Cezaevlerindeki...

Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Mayıs 30, 2026
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Mayıs 30, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Mayıs 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM