• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home RÖPORTAJ

Demirtaş: Cezaevi süreci, AKP’lilerin bir masa etrafında gün gün planladıkları bir organizasyondur

Ocak 19, 2017
in RÖPORTAJ
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş: “Benim çocuklarımın diğer mahpus çocuklarından bir farkı yok. Bütün çocuklar masumdur ve hiçbiri acıyı, üzülmeyi, anasız-babasız kalmayı hak etmiyor. Yaşamını yitiren bir polisin-askerin gözü yaşlı çocuklarından daha kıymetli değil benim çocuklarım. Onlara ve nicelerine, Cizre’de, Sur’da, Şırnak’ta öldürülen, ağlatılan çocuklardan daha değerli değil benim çocuklarım. Ama benimkiler de çocuk işte, özlüyorlar, özlüyorum.”dedi.

Tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın 27 Aralık 2016’da Cumhuriyet gazetesinin cezaevine gönderdiği sorulara verdiği yanıtlar yayımlandı. Demirtaş, milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına giden süreçte ilk adımı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından atıldığını belirtti. Demirtaş, “Anketlere göre ‘başkanlığa’ olan halk desteği hiçbir zaman yüzde 42’yi geçemedi. İşte HDP’ye yönelik kapsamlı bir gece operasyonuyla bir anda şovenist milliyetçi duygular kabartılacak, MHP+AKP milliyetçiliğiyle bir anda destek yüzde 50’nin üzerine çıkarılacak, bu esnada hemen anayasa değişiklik teklifi de TBMM’ye sunulacaktı. Kabaca plan buydu. Bizi cezaevine götüren süreç üst düzey AKP’lilerin bir masa etrafında oturup saat saat, gün gün planladıkları bir organizasyondur” dedi.

Demirtaş’ın Cumhuriyet gazetesinin 27 Aralık’ta sorduğu 1,5 aylık cezaevi sürecinden sonra ulaşan yanıtları şöyle:

– Sizinle birlikte 10 milletvekilinin tutuklanma sürecini siyasi gelişmeleri de göz önüne alarak nasıl yorumluyorsunuz?

Partimizin iki eş genel başkanı, iki grup başkanvekili ve iki eş genel başkan yardımcısı (MYK Üyesi) olmak üzere 12 milletvekili ve binlerce üyesi tutuklanmış durumda. Bizim tutuklanma sürecimiz, AKP tarafından çözüm süreci sonlandırıldıktan sonra kararlaştırıldı. Özellikle 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin siyasetteki dengeleri halkın lehine, egemen kliğin aleyhine değiştirebileceği ortaya çıkınca düğmeye basıldı.

Bir laf vardır, hani derler ya; “Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklarlardı” diye. İşte 7 Haziran’da oy vermenin çok şeyi değiştireceği görüldü ve doğrudan, alenen yasaklanamayacağı için dolaylı olarak, HDP’ye oy vermek yasaklandı. Fakat 1 Kasım seçimlerinde bunun da yeterince işe yaramadığı ve HDP’nin bir kez daha barajı aşmasıyla, AKP’nin tek başına referandumsuz anayasa değişikliğini yapabilme çoğunluğunu elde etmesine imkân vermediğini gördüler. Bize yönelik tutuklama sürecinin siyasi kararı o zaman verildi, ama sosyo-psikolojik atmosfer ile yasal kılıfların oluşturulması arayışlarına girildi.

15 Temmuz darbe girişimi arkasından OHAL ve KHK’ler ile bu fırsat yakalanmış oldu. Başkanlık adı altında tek adam rejimi inşa edilirken HDP’nin temsil ettiği kitlelerin siyaset dışına itilmesi AKP için olmazsa olmaz görülüyordu. Anketlere göre “Başkanlığa” olan halk desteği hiçbir zaman yüzde 42’yi geçemedi. İşte HDP’ye yönelik kapsamlı bir gece operasyonuyla bir anda şovenist milliyetçi duygular kabartılacak, MHP+AKP milliyetçiliğiyle bir anda destek yüzde 50’nin üzerine çıkarılacak, bu esnada hemen anayasa değişiklik teklifi de TBMM’ye sunulacaktı. Kabaca plan buydu. Bizi cezaevine götüren süreç üst düzey AKP’lilerin bir masa etrafında oturup saat saat, gün gün planladıkları bir organizasyondur.

Tutuklama operasyonundan hemen önce Bahçeli-Erdoğan görüşmesi de anlaşılıyor ki bundan bağımsız değildir. Ancak bütün bu siyasi tutuklama operasyonlarının ilk adımını atan maalesef Sayın Kılıçdaroğlu’nun “Dokunulmazlık teklifi anayasaya aykırıdır, ama yine de evet oyu vereceğiz” şeklindeki açıklamasıdır.

 Bu bir gizli anlaşma”

-Anayasa değişikliğine ilişkin olası bir referandum sürecinde HDP’nin
tavrı ne olacak?

AKP+MHP ittifakıyla sunulan teklif bir toplumsal sözleşme anlamında
anayasa değişiklik önerisi değildir. İki parti arasında yapılmış “gizli” bir
anlaşmanın anayasa kılıfına büründürülmüş bir halidir. Anayasayı partiler ya da
liderler yapmaz; halk yapar, parlamento yasalaştırır. Bunun dışındaki her yol
gayri meşrudur, kabul edilmezdir ve maalesef tehlikelidir. Rejim ve sistem
değişikliğini aynı anda ve emrivakiyle oldu bittiyle yapmaya çalışan bir
girişimdir. Cezaevi koşullarının yarattığı kısıtlamalar nedeniyle henüz parti
yetkili kurulları ile sağlıklı bir görüş alışverişi yapamadım. Ama net olan
kararımız şudur ki, TBMM’de de olası referandumda da tavrımız “hayır”dır.
Şahsen ben TBMM’de milletvekillerinin durumun vahametini görerek 330 “evet” oyu
vermeyeceğine inanıyorum. Ama eğer referanduma gidilirse halk kesinlikle
“hayır” diyecektir. Bunun için etkili bir “hayır” kampanyası yürütülmelidir. 
Nasıl ki, anayasayı yapma süreci sivil bir halk inisiyatifinin işiyse, aynı şekilde referandum kampanyasını da sivil halk platformları yürütmelidir. Siyasi partiler bu halk inisiyatiflerinin çalışmalarını destekleyen ve güçlendiren konumda olursa daha uygun olacaktır. Böylesi bir tutumla referanduma gitmek hem halk demokrasisine daha uygundur hem de siyasi partilerin kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı etkisi en aza indirgenmiş olacaktır.

“Çekilmek abes olur”

-Tutuklanmanızla birlikte partiniz HDP, parlamento çatısı altında kalıp kalmama konusunda çeşitli tartışmalar yürütüyor. Sizin düşünceniz nedir? HDP parlamentoda kalmalı mı, kalmamalı mı?

HDP demokratik siyaseti toplumsal yaşamın değişmez ve kaçınılmaz bir parçası olarak görüyor ve demokratik siyasetten çekilme gibi bir tartışmayı abes karşılıyor. Demokratik siyaset sadece parlamentarizm değildir. İkisi birbiriyle karıştırılıyor sanırım. Demokratik siyaset, evde, okulda, sokakta, işyerinde, kadın-erkek ilişkilerinde vb. yaşamın her alanında zaten vardır ve devam etmektedir. Parlamento sadece bunun bir ayağıdır. HDP, demokratik siyasetten çekilme gibi bir başlığı gündemine bile alamaz, zaten bu HDP’nin ya da herhangi bir partinin yetkisinde olan bir konu da değildir. Bir parti demokratik siyasetten çekildi diye halkın kendisi demokratik siyasetten otomatikman çekilmiş sayılmaz. Bu zaten toplumun doğasına aykırıdır.

Son dönemde Türkiye’de yaşanan terör saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son zamanlarda ülkenin değişik yerlerinde yaşanan bombalama vb. saldırıları buradan büyük üzüntüyle takip ediyorum. Lanetlememek, kahrolmamak mümkün değil. Siyasetçinin işini ve görevini tam ve layıkıyla yapamamasının bedelini gencecik çocuklar ödüyorlar. Bu kahredici bir sorumluluk duygusu yüklüyor bizlerin omzuna. Ancak ülkeyi yönetenler bütün bu olanların temel siyasi sorumluluğunu almak yerine muhalefeti hedef göstererek sorumluluktan sıyrılamaz. Güvenliği de barışı da sağlama görevi şu anda iktidar partisinde ve hükümettedir. İnşallah bütün bu ölümlerin önüne geçilebilecek barış merkezli bir sağduyu giderek öne çıkar diye temenni ediyorum.

Moralliyiz, güçlüyüz”

-Cezaevine ilk kez girdiğinizi biliyoruz. Bir gününüz nasıl geçiyor? Koşulları
anlatabilir misiniz? Gazete ve TV’leri takip edebiliyor musunuz?

Yaklaşık 50 gündür tutukluyuz ve maalesef halen tek başımıza
tutuluyoruz. Türkiye’de yüzlerce ağır hasta tutsak, binlerce mağdur mahkûm
varken kendi durumumuzu çok da öne çıkarmak istemeyiz. Ama cezaevleri sistemi
bir bütün olarak demokrasi ve insan haklarına aykırı yüzlerce uygulama ve
düzenleme içeriyor zaten. Mücadelenin mekânla sınırlı olamayacağını burada daha
iyi anlıyor insan. Moralliyiz, umutluyuz, güçlüyüz.

“Benimki ler de çocuk işte, özlüyoruz”

-Bir baba olarak çocuklarınız bu durumu nasıl karşılıyor?

Benim çocuklarımın diğer mahpus çocuklarından bir farkı yok. Bütün
çocuklar masumdur ve hiçbiri acıyı, üzülmeyi, anasız-babasız kalmayı hak
etmiyor. Yaşamını yitiren bir polisin-askerin gözü yaşlı çocuklarından daha
kıymetli değil benim çocuklarım. Onlara ve nicelerine, Cizre’de, Sur’da,
Şırnak’ta öldürülen, ağlatılan çocuklardan daha değerli değil benim çocuklarım.
Ama benimkiler de çocuk işte, özlüyorlar, özlüyorum.

Yanıtlar önce sakıncalı bulundu

Demirtaş’ın tutuklanmasının ardından 2 Aralık 2016 tarihinde HDP Meclis
Grubu aracılığıyla söz konusu dönemde yaşanan siyasi ve güncel tartışmalarla
ilgili yönelttiğimiz sorulardan oluşan söyleşimizi 1,5 ay sonra
yayımlayabiliyoruz. Demirtaş’a soru yönelttiğimiz tarihte AKP ile MHP arasında
anayasa konusunda anlaşmaya varıldığı kulisleri yapılıyordu.

Demirtaş sorularımıza 27 Aralık 2016 tarihinde yanıt verirken,
yanıtların Demirtaş’ın TBMM’deki özel kalemine ulaşması 16 Ocak 2017 tarihini
buldu. 1,5 aylık süreçte Edirne Cezaevi Mektup Okuma Komisyonu, Demirtaş’ın
sorularımıza verdiği yanıtlardan oluşan mektubuna ilişkin yaptığı
değerlendirmede “6 sayfa düz yazı iletide kişi ve kuruluşları paniğe
yöneltebilecek ifadelere yer verildiği düşünülerek söz konusu mektubun
ilgilisine gönderilmeyerek alıkonulmasına” karar verdi. Bu karar üzerine
Edirne Cezaevi Disiplin Kurulu Başkanlığı; söz konusu mektupta sakınca
görülmeyerek mektubun gönderilmesi yönünde yeni bir karar verdi.

“Benimki ler de çocuk işte, özlüyoruz”

-Bir baba olarak çocuklarınız bu durumu nasıl karşılıyor?

Benim çocuklarımın diğer mahpus çocuklarından bir farkı yok. Bütün
çocuklar masumdur ve hiçbiri acıyı, üzülmeyi, anasız-babasız kalmayı hak
etmiyor. Yaşamını yitiren bir polisin-askerin gözü yaşlı çocuklarından daha
kıymetli değil benim çocuklarım. Onlara ve nicelerine, Cizre’de, Sur’da,
Şırnak’ta öldürülen, ağlatılan çocuklardan daha değerli değil benim çocuklarım.
Ama benimkiler de çocuk işte, özlüyorlar, özlüyorum.

Yanıtlar önce sakıncalı bulundu

Demirtaş’ın tutuklanmasının ardından 2 Aralık 2016 tarihinde HDP Meclis
Grubu aracılığıyla söz konusu dönemde yaşanan siyasi ve güncel tartışmalarla
ilgili yönelttiğimiz sorulardan oluşan söyleşimizi 1,5 ay sonra
yayımlayabiliyoruz. Demirtaş’a soru yönelttiğimiz tarihte AKP ile MHP arasında
anayasa konusunda anlaşmaya varıldığı kulisleri yapılıyordu.

Demirtaş sorularımıza 27 Aralık 2016 tarihinde yanıt verirken,
yanıtların Demirtaş’ın TBMM’deki özel kalemine ulaşması 16 Ocak 2017 tarihini
buldu. 1,5 aylık süreçte Edirne Cezaevi Mektup Okuma Komisyonu, Demirtaş’ın
sorularımıza verdiği yanıtlardan oluşan mektubuna ilişkin yaptığı
değerlendirmede “6 sayfa düz yazı iletide kişi ve kuruluşları paniğe
yöneltebilecek ifadelere yer verildiği düşünülerek söz konusu mektubun
ilgilisine gönderilmeyerek alıkonulmasına” karar verdi. Bu karar üzerine
Edirne Cezaevi Disiplin Kurulu Başkanlığı; söz konusu mektupta sakınca
görülmeyerek mektubun gönderilmesi yönünde yeni bir karar verdi.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Patlamış mısır ilk kez nerede, nasıl patlatıldı

SONRAKİ HABER

Berejiklian, muhtemel yeni başbakan olarak görülüyor

BENZER HABERLER

Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”
Manşet

Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”

Haziran 11, 2026
KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler
Manşet

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

Haziran 9, 2026
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”
Manşet

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
Üniversitesi KHK ile gasp edildi: Münih Üniversitesi Profesörü Zekeriya Aktürk, öfkeyi umuda, umudu başarıya dönüştürdü
Manşet

Üniversitesi KHK ile gasp edildi: Münih Üniversitesi Profesörü Zekeriya Aktürk, öfkeyi umuda, umudu başarıya dönüştürdü

Mayıs 5, 2026
Pervin Buldan’dan gündemi sarsacak tarihi açıklamalar: Devlet, İmralı notlarını Kandil’e götürmemizi istedi
Manşet

Buldan: Öcalan CHP’ye yapılanlardan rahatsız, Erdoğan’a söylüyoruz cevap vermiyor

Nisan 13, 2026
3. Tıp fakültesini ABD’de kuran KHK’lı Prof.Dr. Adam:”Bizi kaybettiler, dünyaya kazandırdılar”
Manşet

3. Tıp fakültesini ABD’de kuran KHK’lı Prof.Dr. Adam:”Bizi kaybettiler, dünyaya kazandırdılar”

Nisan 13, 2026
  • All
  • Manşet
Tunus’u, İsveç forması giyen Tunuslu oyuncu yıktı: İsveç-5, Tunus-1
Manşet

Tunus’u, İsveç forması giyen Tunuslu oyuncu yıktı: İsveç-5, Tunus-1

by adminzaman
Haziran 15, 2026
0

2026 Dünya Kupası F Grubu’nda dramatik bir mücadeleye sahne olan maçta İsveç, Tunus’u 5-1 gibi net bir skorla mağlup etti....

Abdestli olduğunu söyleyen rejim polisi KHK’lı öğretmene:Konuşmazsan üzerinden geçerim”

Abdestli olduğunu söyleyen rejim polisi KHK’lı öğretmene:Konuşmazsan üzerinden geçerim”

Haziran 15, 2026
Almanya, Curaçao karşısında çok farklı skor: Karşılaşmada gol yağmur gibi yağdı

Almanya, Curaçao karşısında çok farklı skor: Karşılaşmada gol yağmur gibi yağdı

Haziran 15, 2026
Trump’tan Netanyahu’ya: Ona söyledim, hiçbir muhakeme yeteneği yok

Trump’tan Netanyahu’ya: Ona söyledim, hiçbir muhakeme yeteneği yok

Haziran 15, 2026
Hakan Çalhanoğlu ile Avustralyalı gazeteci tartıştı:İyi oyun oynadık, sadece skora dökemedik

Hakan Çalhanoğlu ile Avustralyalı gazeteci tartıştı:İyi oyun oynadık, sadece skora dökemedik

Haziran 15, 2026
Hollanda kaçtı, Japonya yakaladı: 2-2’lik eşitlikle sonuçlandı

Hollanda kaçtı, Japonya yakaladı: 2-2’lik eşitlikle sonuçlandı

Haziran 15, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM