• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Fransa Seyahatim

Şubat 18, 2018
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

   

Birkaç sene evvel kaleme aldığım bu yazımı, bir iki arkadaşımın isteğiyle burada da yayınlamaya kadar verdim.  Birkaç sene evvel kaleme aldığım bu yazımı, bir iki arkadaşımın isteğiyle burada da yayınlamaya kadar verdim.

Öteden beri Avrupa’ya işçi olarak Türkiye’den giden insanların hayat hikâyelerini,  yaşantılarını ve gurbet elde neler yaptıklarını aslında önceden görmeliydim. Onların acı-tatlı hatıraları filmlere, romanlara ve bağrı yanık Anadolu insanının türkülerine konu olmuştu. Yarım asırlık bu acı serüvenin meyve vermeye başlaması ve meyvelerinin olgunlaşmaya başladığı Avrupa’yı,  hassaten de Fransa’yı gezmeyi ve Türk işçilerinin arasında bulunmayı çok istiyordum. Paris’i birkaç defa görmüştüm bu defa da Güney Fransa’yı görmek istedim. Son yolculuğumda Lyon uçağıyla oraya uçtum. Arkadaşlardan beni gezdirmelerini istemiştim; onlar bunu kabul etti  ve beni havaalanından alıp şehre getirdiler. Etap isimli mütevazi bir otelde birkaç saat dinlendikten sonra Yüksel isimli bir arkadaş Lyon’da beni gezdirdi birkaç yere uğrattı, bazı insanlarla tanıştırdı. Sonra Lyon’a 80 km mesafede bulunan Macon şehrine götürdü. Çoğu Yozgatlı 30-40 arkadaşla görüşüp sohbet ettik, bu civarda Yozgatlı’lar çokmuş.  Her birisi iyi-kötü birer iş sahibi olmuş. Tanıdıklarına haber veremedikleri için çok insan gelememişti. Onlarla konuştuk şakalaştık ve daha çok insan davet ederlerse yine gideceğimi söyleyip oradan ayrıldım.

Valance’den Macon’a sohbete gelmiş olan Sivas’li Ömer isimli bir arkadaş ikamet ettiği Valance’e beni davet edip götürdü. Orada hoşuma giden bir aktiviteyle karşılaştım. 100 kadar öğrencinin gelip gittiği ve 20 kadar  öğrencinin de yatılı kalabileceği küçük minyon bir Eğitim-Kültür evi yapmışlar o civardaki Türkler. Geceyi orada geçirecektim akşam ziyaretime 25-30 kadar civar sakinlerinden Türkler geldi. Tanışma sırasında emekli bir imam da vardı. Onun geliş sebebini merak edip sordum, oradaki Türkler, Şükrü hocayı 3 aylığına davet etmişler, boş zamanlarında çocuklarına Kur’an-ı Kerim öğretiyormuş, yakında büyüklere de öğretmeye başlayacakmış, bravo tarafları tebrik ettim.  Sabah namazı için cemaate 15 kadar öğrencinin katılımı beni memnun etti.

Kahvaltıdan sonra Valance’den  hızlı trenle Marsilya’ya hareket ettim. Hızlı trene ilk kez binecektim. Marsilya 250 km dediler ve tam bir saate Marsilya tren garına geldik. Burada beni Paris’ten tanıdığım Serkan bey bir-iki arkadaşıyla karşıladı, oradan ileride okul yapmayı planladıkları Kültür Merkezlerine götürdü. Gideceğimiz yerde kermes varmış Türkiye’den geldiğimizi duyunca sohbete davet ettiler. Sohbette bizi soru yağmuruna tuttular; bir saat kadar onlarla sohbet ettik. Gördüm ki Türkiye ve dünyadaki gündemlerini çok iyi takip eden entellektüel bir yapıya sahip oradaki dinleyicilerin hepsi. Sorulara cevap vermede zorlandığım da oldu.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hocaefendi ile bir hatıra: Kemanın sesi

‘Suç’ unsurları raflarda duruyor!

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

Orada  ticaret yapan Ali Beyle Serkan  Bey bizi alıp gece kalacağımız Hakan beyin evine götürdüler. Hakan Beyin babası Halil Bey bizi karşıladı, öğle namazımızı kıldıktan sonra Ali bey, evine yemeğe götürdü, hanımı Nesrin abla güzel bir öğle yemeği hazırlamış, kızı Esra oğlu Alperen’lerle sohbet ettik ve güzel çaylarımızı yudumlarken tekrar bir davetle karşı karıya kaldık, yeniden Kültür Merkezine döndük. Türkiye’den oralara giden 20 kadar esnafla sohbet ettik. Evinde kalacağımız Hakan beyle orada tanıştık bizi evine götürdü,  bahçeli yeşilliklerin çevrelediği iki katlı güzel şirin bir ev. Bir de küçücük müstakil bir misafirhane yapmış evin bitişiğine. Hem akşam yemeğini orada yedik hem de gece orada kaldık. Ertesi günü Marsilya’yı gezdirdi arkadaşlar ve akşamüzeri Serkan beyle Ali Bey  beni Nice yakınlarında bir ilçeye getirdiler, Ali Bey Marsilya’ya döndü Serkan beyle ben gece Yavuz Haşlak beyin evinde kaldık,  yine civardan bizim geldiğimizi duyan Türkler geldiler. Yavuz beyin  hanımı Özlem abla güzel bir akşam yemeği hazırlamış 15 kadar arkadaş yemek yiyip sohbet ettik. Geceyi orada geçirdik ve Nice’den Amsterdam’a sabah  09.15 uçağıyla uçtum. Gece evinde kaldığımız Yavuz Haşlak bey Serkan beyle birlikte beni Nice havaalanına götürdüler. Nice biraz engebeli arazi üzerinde boydan boya Ak Denize sahili olan yeşillik mi yeşillik şirin mi şirin bir il. Öteden beri Türkiye’nin ileri gelen zengin ve mutlu azınlığın senenin birkaç ayını burada geçirdikleri güzel manzaralı dağlarla denizin  öpüştüğü turistik bir bölge.

Zamanla deniz doldurularak havaalanı pisti yapılmış.  Ayrıca da pist zaten denizin de tam kenarında.

Akşamleyin sohbetimize gelmiş olan Azerbaycanlı İsmail isimli bir arkadaş yola vurmak üzere Hava Limanı’na  gelmişti. Ortak sevdamız olan Azerbaycan ve Bakü ile alakalı bu arkadaşla bir müddet görüşüp konuştuk, vakit gelince  ben uçağa geçtim.

Amsterdam için uçağımız havalandıktan sonra 2 saate yakın karla kaplı muhteşem manzaralı Alp dağ silsilesinin üzerinden uçup Amsterdam’a indik. Orada beni hem Zaman gazetesi hem de eğitim hizmetleriyle meşgul olan Erdem karşıladı. Yakın bir yerde kültür evi varmış oraya götürdü. Bir-iki saat kadar dinlendim. Sonra Bekir bey ve İsmail beyle beraber tarihi turistik bir mekanında balık yemeye çıktık. Yemek dönüşü akşama, gerek Hollanda’da doğmuş büyümüş, gerek Türkiye’den gelip orada üniversite okuyan ve yeni gelen öğrencilere rehberlik yapan yaklaşık 100 kadar arkadaşın Kutlu Doğum münasebetiyle kültür evinde programları varmış. Hem çokça selâtu selam, hem de Peygamberimizin hayatını anlatan Sonsuz Nur’dan yarışırcasına okumuşlar. 17 defa da Kur’an-ı Kerim’i hatim indirmişler. Sanırım, Allah Resulüne 1 ayda 23 milyon selât u selam okumuşlar

Benim de kısa bir sohbetim istendi. Öğrencilerin huzurunda çok duygulanarak 15-20 dakika kadar konuşmaya ve onların duasını almaya çalışıp yanlarından ayrıldım. Şu kadarını diyebilirim ki o gün orada o arkadaşların  vahdet-i ruhiyeleri ve bir araya gelişlerinin meydana getirdiği sinerji, cemaatle kılınan akşam namazı, oradaki maneviyatı zirveye taşıdı. Biz ayrıldıktan sonra arkadaşlar kendi programlarına devam etti. Biz de   -yine çoğu Amsterdamlı- ziyaretimize gelen 10 kadar tıp doktoru arkadaşla çay içip sohbet ettik.

Sabahleyin 09.00 gibi senelerdir Hollanda’da hizmet eden Ömer isminde kıymetli bir arkadaş kaldığım Öğretim Merkezinden beni aldı ve beraber Amsterdam’daki Türk iş adamlarından Erdoğan Beyin Lokantasına kahvaltı yapmaya götürdü. Hollanda’nın Alpereni olarak tanınan ve oradaki eğitim-öğretim faaliyetlerine,  diyalog çalışmalarına,  iki ülke arasında dostluk köprüleri kurup, ticari faaliyetlerimizin artmasına katkı sağlayan, Hollanda’daki Türkiyeli esnaf, işçi, öğretmen, öğrenci velhasıl her kesimden insana babalık yapan B. Uyanık beyin de hazır olduğu 7-8 kadar iş adamının katılımıyla güzel temiz ve nezih lokantada şark usulü hem mükemmel bir kahvaltı yaptık, hem de dünyanın çeşitli ülkelerinde gezip gördüğümüz fedakâr Türk iş adamları ve yatırımcılarının kurdukları okulları, eğitim öğretim hizmetlerini ve Muhterem Fethullah hocamızın bu koca hizmeti sevk ve idaredeki dehasına misaller vererek sohbetimizi sürdürmeye çalıştık.

Gencecik, daha çiçeği burnunda bay ve bayan civanmert öğretmen, belletmen ve öğrencilerin bu kulvardaki bitmek tükenmek bilmeyen samimiyet ve fedakârlıklarından da örnekler vermeye çalıştık.

Samimiyet ve fedakârlıkta sınır tanımayan ülke insanımızın, bay bayan fark etmeden büyük yatırımcısından tutun, işçisine, esnafına, memuruna, köylüsüne, kentlisine hatta öğrencisine kadar elindeki maddi ve manevi varlığını bu hizmetlerin yapılması için veren Türkiye insanı yeniden bir dünya inşa ediyor. Gelecekte kim bilir bu destanı kimler kaleme alacaktır!  Ne mutlu uzaktan yakından bu hizmetin içinde olanlara hatta bu hizmete alaka duyanlara, yazıklar olsun milyonların takdir ettiği bu hizmet ve hizmet sevdalıları hakkında ileri geri söz söyleyip kötülük edenlere!

Kahvaltıdan sonra Bekir bey beni iki arkadaşıyla havaalanına getirdi chekin işlemlerimi yapıp pasaport kontrolünden geçinceye kadar bana refakat ettiler. Kendilerine teşekkürü borç bildiğim bu arkadaşlardan ayrıldıktan sonra KLM hava yollarının 757 sefer sayılı MD-11 tipi uçağıyla Amsterdam – Panama  City uçuşuna başladım.

İnşallah oraya varınca orada göreceğim  güzellikleri değerli okuyucularımla paylaşırım inşallah.

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Alanyaspor’u 3-0 mağlup eden Fenerbahçe, yenilmezlik serisini 15 maça çıkardı.

SONRAKİ HABER

AKP zulmü hukuk tanımıyor: Görme engelli gazeteci Cüneyt Arat’ı akli dengesini yitirmiş hükümlülerin arasına gönderecekler.

BENZER HABERLER

Sırlı zarf!
Manşet

Hocaefendi ile bir hatıra: Kemanın sesi

Ağustos 24, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Suç’ unsurları raflarda duruyor!

Ağustos 20, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

Ağustos 18, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Darbeci Erdoğan!

Ağustos 16, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

REŞHA

Ağustos 16, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Süleymanlılar’ operasyonu: Ben bu filmi gördüm!

Ağustos 14, 2026
  • All
  • Manşet
Tarihi adım: Suriye’de Kürtçe ‘ulusal bir dil’ olarak devlet okullarında
Dış Haberler

Tarihi adım: Suriye’de Kürtçe ‘ulusal bir dil’ olarak devlet okullarında

by adminzaman
Ağustos 28, 2026
0

Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde Kürtçenin devlet ve özel okulların müfredatına dahil edilmesine karar verdi....

Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan: Eli silah tutanı affedip kalem tutanı içeride tutamazsınız

Saadet lideri Arıkan: 3Y ile geldiler 13Y ile gidiyorlar

Ağustos 28, 2026
AİHM’den bir ihlal ve tazminat kararı daha:Türkiye, 3 ay içinde tazminatları ilgililerin hesaplarına yatıracak

AİHM’den tutuklu polisler için hak ihlal kararı: Türkiye bir tazminat mahkumiyeti daha

Ağustos 28, 2026
Mazlum Abdi, Suriye Devlet Başkanı Danışmanı oldu

Mazlum Abdi, Suriye Devlet Başkanı Danışmanı oldu

Ağustos 28, 2026
‘Bosna kasabı’ savaş suçlusu Mladiç cezaevinde öldü

‘Bosna kasabı’ savaş suçlusu Mladiç cezaevinde öldü

Ağustos 28, 2026
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu

Ağustos 28, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM